İmparator I. Konstantin, Byzantium’u 324’de yeni başkent yapmaya karar vermiş, 328’de kararını ilan etmiş, şehri büyütmek ve savunmasını güçlendirmek amaçlı yoğun bir imar faaliyetinden sonra 330 yılında Konstantinopolis (Konstantin’in şehri) adını alan kent Roma imparatorluğu’nun yeni başkenti olmuştur (Bkz. Konstantinopolis, 11 Mayıs 330 Kuruluş).

Yeni Roma: Konstantinopolis

I. Konstantin (272-337) Yeni Roma olarak adlandırdığı başkentin görkeminin Roma’dan geri kalmaması için ülkenin dört bir yanından yapı ustalarını çağırırken şehri süslemek için çok sayıda antik sanat eserini de getirtmeyi ihmal etmemiştir (Bkz. Konstantinopolis, Antik Eser Toplanması). 330-37 arasında şantiye görünümüne bürünen kentte çok sayıda kamu binası, su kemeri, yol ve tapınağın yanı sıra Konstantin Forumu ve Büyük Saray inşa edilirken Hippodromos genişletilmiş ayrıca şehri büyütmek için kenti çevreleyen Septimius Severus surlarını yıktırarak eski surların batısına yeni bir sur ve kule sistemi ördürmüştür. Bizans kuruluş döneminde pagan ve Hristiyanların birlikte yaşadığı bir kent olduğundan imparator hem pagan ve hem de Hristiyan tapınakları inşa ettirmiştir.

I. Konstantin dönemi Konstantinople bronz sikkesi MS 327. Ön yüzde başı defne yaprakları ile süslü imparatorun portresi arka yüzde Hristiyanlığın sembollerinden biri olan Labarum, SPES PVBLIC yazısı, 3 madalyon ve kazık sokulmuş yılan tasviri.

Büyük Konstantin ile ikinci karısı Fausta’nın üç oğlunun ortancası olan II. Konstantius (337-361) babası ölünce aceleyle Konstantinopol’e gelmiş, Havariyyun kilisesinde düzenlenen şaaşalı törenden sonra Romalı tarihçi Flavius Eutropius’a göre (350-370) ilk iş olarak dedesi Konstantius Khlorus’un ikinci karısı Theodora’dan doğan erkek akrabalarını (amcası ve 6 kuzenini) katletmiştir. Bu olaydan sonra kardeşleriyle imparatorluğu bölüşen II. Konstantius Doğu’yu (Konstantinopol, Küçük Asya, Suriye, Mısır ve Kyrenaica) kendi payı olarak alırken, II. Konstantin’e Britanya, Galya ve Hispanya, Konstans İtalya, Afrika ve İlliryum’u vermiştir. 337’de Sasani kralı II. Shapur’un Bizans topraklarına girmesi ile Nisibis (Nusaybin), Singara, and Amida’da (Diyarbakır) kanlı çarpışmalar yaşanmışsa da Narasara savaşında kazanılan kesin zafer sonrası II. Konstantius başkente dönmüştür. Bu dönemde imparatorluğun batısı taht kavgaları, isyanlar ve barbar saldırıları ile çatırdamakta olup, Konstans’ın kardeşi II. Konstantin’i 340’da, tahtın bir başka talibi Magnentius’un 350’de Konstans’ı öldürmesi Konstantius’un dikkatini Doğu’dan batıya çevirmesine sebep olmuştur. 351’de Mursa Savaşı’nda Magnentius’u bozguna uğratan imparator onun yerine hayatta kalan son akrabası Julian’ı 355 yılında Sezar yapmışsa da Batı artık Germen kabilelerine haraç vererek ayakta durabilecek denli zayıflamıştır.


II. Konstantius altın sikke (337-347) ön yüzde imparatorun portresi arka yüzde oturan Zafer ile aşk tanrısı ve VOT XV MVLT XX, SMANA

Konstantinopol, II. Konstantius döneminde büyük ölçüde imar edilmiş, babası döneminde inşaasına başlanan surlar ile Havariyyun kilisesi tamamlanmış, 15 Şubat 360’da Ayasofya ibadete açılmıştır. Konstantius’un ölümünden sonra yerine geçen Julian (361-363) daha çocukken imparator kuzeni tarafından kendisi ve ailesine dayatılan Hristiyanlığı reddederek Yunan Mitolojisi ve Neoplatonist öğretiyi benimsemiş bu yüzden Apostate (dönek) lakabıyla anılmıştır. Julian imparatoluğun çöküşünü durdurmak ve eski şanlı günlere dönebilme arzusuyla çoktanrıcılığa dayanan eski Roma inancını desteklemiş, en azından yönetici sınıftan Hristiyanlığı uzak tutmak istemiştir. Julian, 4 Şubat 362’de çıkardığı ve yasalar önünde tüm dinleri eşit kılan bir yasadan sonra kilisenin el koyduğu toprakları sahiplerine iade ederken, piskoposların yetkilerini azaltmış, Pagan tapınakları yağmalayanları aldıklarınıı iade etmeye zorlamıştır. 363’de II. Kosntantinus döneminde kaybedilen Roma kentlerini kazanmak için Sasaniler üzerine bir sefer düzenleyen imparator Tizpon Savaşı’nda Sasani ordusunu yenmiş olmasına karşın Pers başkentine giremeden ülkesine geri dönmek zorunda kalmış, bu sırada gerçekleşen Maranga muharebesinde 26 Haziran 363’te ölmüştür. Son pagan imparator Julian saltanatının ilk 10 ayını başkentte geçirmiş olup, onun dönemi sonrasında Konstantinopol’de pagan kültür ve tapınaklarına ait izler hızla yok olmuştur. Jovian’ın (363-64) tahtını güvence altına almak için aceleyle Konstantinopolis’e giderken Dadastan’da zehirlenerek ölmesinin ardından 26 Şubat 364 günü imparator ilan edilen Valentinianus 28 Mart’ta Hebdemon sarayında kardeşi Valens’i (364-378) ortak imparator ilan etmiştir. Valens, 365 yılında Jovian döneminde Sasaniler’e kaptırılan Mezopotamya ve Ermenistan topraklarını yeniden ele geçirmek için Pers seferine çıktığında, fırsattan istifade eden kuzeni Prokopius sadık birliklerle Konstantinopol’e gelip,  28 Eylül 365 günü kendini imparator ilan etmiştir.

Valens dönemi Konstantinople sikkesi. Ön yüzde incili tacıyla imparatorun portresi arka yüzde I. Valentinian ile Valens ayakta iki sütuna rasında ve askeri kıyafetler içerisinde küre ve asa tutarken.

Valentinianus’un öldüğü dedikodusu çıkaran, II. Constantius’un eşi ve kızını kendisiyle işbirliği yapmaya zorlayan, Konstantin hanedanıyla olan ilişkisini vurgulayan sikkeler bastıran Prokopius’un ihanetini duyan Valens önce tahttan çekilmeyi hatta intihar etmeyi düşünmüşse de mücadele etmeye karar vermiştir. Bununla birlikte ordusunun büyük bölümü Suriye’de olduğu için hızlı hareket edememiş Konstantinopolis’e gönderdiği 2 lejyon da Prokopius tarafından taraf değiştirmeleri için ikna edilmiştir. Valentinianus’un tarafsız kalması, Prokopius’un Kaldedon civarında Valens’in zayıf birliklerini dağıtmasıyla zor duruma düşen imparator Frigya ve İç Anadolu’dan topladığı askerlerle Akhisar civarında Procopius’un generali Gomoarius’u yendikten sonra 27 Mayıs 365’te rakibini yakalyıp idam etmeyi başarmıştır. 367-369 Goth seferinin ardından Sasaniler’in Ermenistan ve Kafkasya’ya sızma planlarıyla mücadele eden Valens, 375’de Hun istilası yüzünden 200 bin Got Moesia ve Dacia’da Roma topraklarına sığınınca yeni bir sorun patlak vermiştir. Gotlar imparatordan sığınma ve toprak talep edince Valens sadece önceki seferlerinde işbirliği yaptığı Fritigern’in kabilesine izin vermişse de diğer kabileler de onu takip ederek Roma topraklarına girmiştir. Göç kontrolden çıkınca Roma sınır birlikleri ile Gotlar arasında çatışma kaçınılmaz bri hal almış, 377’de Trakya’da çıkan isyan Gotlar Roma birliklerini ardı ardına yenilgiye uğratmış 9 Ağustos 378’de gerçekleşen Edirne savaşında mağlup olup yaralanan imparator Ammianus Marcellinus’a göre sığındaığı bir kulübede Gotlar tarafından yapıyla birlikte yakılarak öldürülmüştür. Konstantinopol’de Valens döneminde gerçekleştirilen en önemli yapı imparatorun kendi adıyla da tanımlanan Bozdoğan Kemeri’nin inşasıdır.

Hristiyanlığın devletin meşru dini olması

I. Theodosius (MS 380) Konstantinopol altın sikke. Ön yüzde imparatorun incili çelenkli portresi ve DN THEODO-SIVS P F AVG arka yüzde tahta oturan miğferli, sağa bakarken sağ elinde asa sol elinde küre taşıyan Konstantinopolis ve CONCORDIA AVGGGD.

I. Valentinianus’un 375’de ölümünden sonra oğulları II. Valentinianus ve Gratianus Batı Roma İmparatorluğunu yönetmeye başlamış, Valens’in 378’de ölümü üzerine Gratianus emekli bir general olan (dux) I. Theodosius’u (MS 379-395) Doğu’nun augustusu olarak atamıştır. Gratianus 383’de II. Valentinianus’un 392’de ölümlerinin ardından 6 Eylül 394’te Frigidus Savaşı’nda Eugenius’u yenen Theodosius Doğu ve Batı Roma imparatorluklarının ikisini birden yöneten son imparator olmuştur. Theodosius, 391’de Hıristiyanlığı imparatorluğun meşru dini olarak ilan edip açık destek verirken, İznik teslisini teşvik etmiş, o güne dek bir şekilde korunan çok tanrıcı Roma dinine olan desteğe de son vermiştir. Konstantinopol’e geldikten 2 gün sonra 24 Kasım 380’de İznik itikatından olmayan psikopos Demophilus’u görevden alarak yerine Antakya’dan Nazianzuslu Gergory’i Konstantinopolis patriği olarak atayarak dönemin başta Homoousios (Oğul İsa’nın Tanrı’ya eşit, bir ve aynı özden olduğu konusunda) tanrısallığı konusunda) olmak üzere dini tartışmalarında açıkça taraf olmuştur. Şubat ayında Theodosius ve Gratianus yayınladıkları ortak bir fermanla tebalarına Roma ve İskenderiye psikoposlarının yolundan gitmelerini emretmiştir. 388 yılında pagan tapınaklarını yıkmak ve çoktanrıcı toplulukları dağıtmak için Mısır, Suriye ve Anadolu’ya temsilciler gönderen Theodosius 391’de tapınaklara girmeyi ve kurban kesmeyi yasaklamış, kâhinlik ve büyücülük yapanlara ceza uygulamış, 393’de son kez düzenlenmesinin ardından Olimpiyat oyunlarına da son vermiştir. 7 Ocak 395’de Milano’da ölen imparator 8 Kasım 395’te Konstantinopolis’te defnedilmiştir. Theodosius, bugün Sultanahmet Meydanın’da bulunan firavun III. Thutmosis’e ait dikilitaşı 390’da İskenderiye’den getirerek Hippodrome’a diktirmiş olup, yapının altındaki mermer kaidede bulunan rölyefinde elinde defne çelengi taşır formda tasvir edilmiştir. Theodosius ayrınca Kondoskalion limanının batısında Langa’da (Vlanga, Yenikapı) kendi adını taşıyan ticari bir liman inşa ettirmiş olup, yapının kalıntıları 2005 Marmaray projesi inşaatı sırasında ortaya çıkarılmıştır (Bkz. Theodosius Limanı).

Arkadius Konstantinopolis bronz sikke (383-388). Ön yüzde inci çelenkli, zırhlı imparatorun portresi ile DN ARCADIVS P F AVGVSTVS arka yüzde ayaklarının dibinde bir esir duran, elinde küre ve labarum tutan imparator, VIRTVS EXERCITI ile CONST.

Arcadius 383-395 arasında babası I. Theodosius’la 402’ye dek tek başına, 402’den sonra ise oğlu II. Theodosius’la birlikte hüküm sürmüştür. Saray oyunlarına alet olup, zayıf bir imparator portresi çizen Arkadius imparatorluk topraklarını yağmalayan Gotlarla mücadele etmiştir. Magister Militum ünvanıyla I. Theodosius döneminden itibaren Roma ordusuna hizmet eden Gainas adlı Got lideri Gainas kentte 400 yılında çıkan isyan sırasında askerlerini kaçırmaya çalıştıysa da 7 bin Got imparatoriçe Aelia Eudoxia’nın da teşviğiyle katledilmiştir. Kyreneli Synesius’un “Aegyptus sive de providentia” adlı çalışmasına göre Gainas ve bazı adamları Tuna nehrine doğru kaçmayı başarmışsa da burada Hun hükümdarı Uldin tarafından öldürtülen Gainas’ın kafası Arkadius’a hediye olarak gönderilmiştir. Arkadius döneminde Konstantinopolis’in 7. Tepesinde (Xerolophos) imparatorun adını taşıyan yeni bir forum inşa edilirken, buraya imparatorun Gainas’a karşı kazandığı zaferin anısına üzeri kabartmalı bir sütun dikilmiştir. Arkadius Patrik Aziz İoannis Khrysostomos ile çatışmış, eşi Eudoxia’nın adı patriğin öldürtülmesi olayına karışmış, çıkan ayaklanmada Ayasofya Kilisesi yanmıştır. 408 yılında ölen imparatorun Pendeli mermerinden yapılan portresi 1949 yılında gerçekleşen kazılarda Tauri Forum’da (Beyazıt) bulunmuştur.

II. Theodosius Konstantinopolis altın sikkesi (408-420). Ön yüzde taçlı, miğferli, göğüs zırhı takan imparatorun portresi ile D N THEODO-SIVS P F AVG arka yüzde tahtta otururken elinde mızrak diğerinde düşmanı tutan imparator ile GLORIA REI-PVBLICAE yazısı

II. Theodosius (408-450) çocuk yaşta tahta geçmiş olmasına karşın taşıyan yeni kanunlar (Codex Theodosianus) çıkarmış, 431’de İkinci Efes Konsilinin toplanmasını sağlamış ve gerek siyasi gerekse mimari açıdan Konstantinopolis üzerinde en çok iz bırakan hükümdar olmuştur. Theodosius kendi adını Nüfusu gittikçe artan kenti genişletmek için Konstantin surlarının batısına kendi adıyla anılacak 6 km uzunluğunda yeni bir duvar ördürtmüş olup, surların planlamasını imparatorun naibi ve kentin valisi Anthemios yapmışsa da ancak 439’da vali Kyrus döneminde tamamlanabilmiştir (Bkz. İstanbul Surları). Bu dönemde kent büyük ölçüde yeniden imar edilmiş olup, Notitia Urbis Constantinopolinae adlı listeye göre idari açıdan bir praefectus urbi tarafından yönetilen kent 12’si sur içinde olmak üzere 14 bölgeye ayrılmıştır (Bkz. Notitia Urbis Constantinopolitanae). Khalkopretia tes Theotokos (Acem Ağa Mescidi), Polytokos gibi yeni kiliseler inşa edilirken 404’de yanan Ayasofya yeniden inşa edilerek 415’de Patrik Attikus tarafından ibadete açılmıştır. Ayasofya’nın doğu köşesinde dairesel formda kagir bir yapı olan Hazine Dairesi (Skeuophylakion) de bu dönemde inşa edilmiş olmalıdır. 421’de Sasaniler’e karşı başarılı bir sefer düzenleyen, donanması 431’de Vanddalar’a yenilen, 441-49 arasında gerçekleşen Hun istilasını ise ancak haraç vererek durdurabilen Theodosius 450 yılında Lykos deresini geçerken atından düşüp ölmüştür.

Markianus (450-457) Attila’nin Galya ve İtalya seferi ile 455’de Roma’nın Vandallar tarafından yağmalanması sırasında Batı’ya yardım etmeyerek Batı Roma imparatorluğu’nun yıkılma sürecini hızlandırmıştır. İmparator daha tahta geçtiği yıl II. Theodosios döneminde Hunlar’a verilen yıllık tazminatı ödemeyeceğini Hun kralı Atilla’ya (434-453) bildirince Hunlar Doğu Roma yerine daha kolay lokma olan Batı’ya saldırmışlardır. Markianus, Monofizit görüşü reddedip,  İsa’nın tanrısal ve insansal olmak üzere iki tabiati olduğu görüşünü onaylayan IV. Ekumenik Konsil’in 451’de Khalkedon’da (Kadıköy) toplanmasını sağlamıştır.

Markianus, Konstantinpolis altın sikke (450). Ön yüzde elinde mızrak tutan imparatroun portresi ile D N MARCIANVS AVG arka yüzde yüzü sola dönük ve ayakta durup elinde uzun bir haç taşıyan Zafer, sağında yıldız ile VICTORIA AVGGG yazısı.

Doğu’yu elde tutabilmek için Batı’yı elden çıakrırcasına ihmal eden Markianus kısa süreli hükümranlığında gerçekleştirdiği ekonomik reformlarla imparatorluğun mali yapısını güçlendirmiş, Barbarlarca yağmalanan Roma eyaletlerine nüfus takviyesi yaparak güçlendirmiş, Teodosius hanedanı’na üye olmak için evlendiği ikinci karısı Pulcheria ile ikisi Doğu Kilsiesi tarafından aziz ilan edilmişlerdir. Fatih semtinde günümüzde Kıztaşı olarak adlandırılan Mısır granitinden sütun praefectus urbi Tatianus (450-452) tarafından imparatorun onuruna dikilmiştir (Bkz. Kıztaşı).

I. Leo altın sikke. Ön yüzde imparatorun taçlı ve miğferli portresi ile DN LEO PE-RPET AVC yazısı arka yüzde arka yüzde yüzü sola dönük ve ayakta durup elinde uzun bir haç taşıyan Zafer, sağında yıldız ile VICTORI-A AVCCC yazısı.

Büyük Trakyalı (Magnus Thrax) ve kasap (Makalles) lakaplı I. Leo (457-474) aristokratlarca ve Konstantinopolis’te iktidarı elinde tutan Alan asıllı general (magister militum) Aspar (400-471) tarafından kukla yönetici olarak tahta oturtulmuşsa da becerikli bir yönetici olduğunu kısa zamanda göstemiştir. Asper’in emri ile askerlerin kalkanları üzerinde taşınarak imparator ilan edilen Dacialı bir asker olan Leo’ya 7 Şubat 457’de Ayasofya kilisesinde patrik Anatolius tarafından taç giydirilmiştir. Böylece Doğu Roma imparatorlarına Ayasofya’da kent patriği tarafından taç giyidirilmesi geleneği başlamıştır. Bir süre sonra Asper’in oğluna yüksek mevkide devlet memurluğu vermeyen imparator ile generalin arası açılmıştır. Bu dönemde Bizans ordu ve devletindeki Germenlere denge oluşturmak için Konya civarı ve Toroslarda yaşayan İsauryali kabilelerin lideri Tarasicodissa Rousombladadiotes (veya Tarasis sonradan Zeno adını almış ve imparator olmuştur) ile büyük kızı Ariadne’yi evlendirerek ittifak yapmıştır. Bu dönemde 467’de taç giydirdiği Anthemius’u imparator olarak atayan Leo’nun iyice zayıflayan Batı Roma imparatorluğu üzerindeki nüfuzu iyice artmıştır. Leo, Vandalların eline geçen Kuzey Afrika’da ki eski Roma kolonilerini yeniden ele geçirmek için Kartaca merkezli Vandal krallığı üzerine kayınbiraderi Basiliscus komutasında 1.113 gemi ve 100 bin askerin katılımıyla 70 ton altın ve 350 kg gümüş harcanarak gerçekleştirilen bir başarısız sefer düzenlemiştir. 600 kadar gemi batıp, binlerce asker Normanlarca katledilirken bir gemiyle Konstantinopolis’e kaçan Basiliscus halkın öfkesinden kaçmak için Ayasofya’ya sığınmıştır. Halk arasında imparatorun canını bağışladığı Basiliscus’un hain olduğu dahası Vandal kralı Gaiserik ile General Aspar’in mensup oldukları Aryanizm mezhebi yüzünden ittifak kurup Bizans ordusuna ihanet ettikleri söylencesi yayılmıştır. Aspar, siyasi rakip olarak gördüğü İsauryali Zeno’ya başarısız bir suikast tertip ettikten sonra oğlu bir yandan küçük oğlu Patrikius’u imparatorun ikinci kızı Leontinin ile evlendirip pozisyonu güçlendirmeye çalışırken diğer yandan büyük oğlu Ardabur vasıtasıyla İsauryalılarla anlaşıp I. Leo’yu tahttan indirmeye çalışınca imparatorun emriyle saray kapısı önünde Aspar ve Ardabur öldürülmüş ağır yaralanan Patrikius ise iyileşmeyi başarmıştır.

Zeno dönemi (476-491) Konstantinopol altın sikke. Ön yüzde taçlı, miğferli imparatorun portresi ile D N ZENO PERP AVG yazısı arka yüzde sola bakan ve linde mücehverlerle sülü bir haç taşıyan Zafer sağda yıldız ve VICTORIA AVGGG E yazısı

18 Ocak 474de dizanteriden ölen I. Leo’nun yerine geçen 7 yaşındaki torunu II. Leo babası (I. Leo’nun damadı) Zeno ile ortak imparator ilan edilmişse de çocuğun 17 Kasım 474’de bilinmeyen bir hastalıktan ölmesi üzerine babası Zeno tek başına imparator olmuştur.

I. Leo’nun kızı Arkadia’nın kocası olan İsauryali Zeno 9 Şubat 474–9 Ocak 475 ve 476-491 arasında iki defa tahta geçmiş hükümranlığının büyük bölümü iç isyanlar ve dini çatışmaları bastırmaya çalışmakla geçmiştir. Arkadius Hamamı’nda heykeli bulunan imparator Batı Roma İmparatorluğu tarih sahnesinden çekilirken ülkesini tek parça halinde tutmayı

İmparatoriçe Aelia Verina Konstantinopolis altın sikke (462-466). Ön yüzde Verina’nın taçlı portresi ve AEL VERINA AVG arka yüzde çelenk içerisinde haç tasviri ve CONOB yazısı.

başarmıştır. Barbar kökeni sebebiyle halk tarafından sevilmeyen, kayınvalidesi Verina, kendisi gibi Isaurialı olan General İllus ile kardeşi Trondukes ve ordusundaki Germen kökenli askerlerin en önemlisi Ostrogot kökenli Theodoric Strabo gibi güçlü düşmanlar kazanan Zeno, 7 yaşındaki imparator oğlu II. Leo’nun ölümünden sonra Ocak 475de çıkan isyanda tahtı bırakarak devlet hazinesi ve beraberindeki İsauryalı arkadaşlarıyla birlikte Antiokh’a (Antakya) kaçmıştır. Bu sırada Bu sırada Verina’nin erkek kardeşi ve Kartaca hezimetinin sorumlusu General Basiliscus 9 Ocak 475’de Senato’nun da onayıyla Hebdemon sarayında imparator ilan edilmiştir.

Anktiokh’ta kabilesinin başına geçen Zeno elindeki parayla İsauryalılardan bir ordu oluşturmayı başarmışsa da Basilicus’un üzerine gönderdiği General İllus ve kardeşi Trokundus komutasındaki orduya dirnememiş daha ilk çarpışmada kardeşi kardeşi Longinus esir edilmiştir. Bununla birlikte Zeno hazinede para bırakmadığı için koyduğu yüksek vergilerle halkı bezdiren ve Münofizitler’e destek vererek antipati toplayan Basilicus’un halk desteğini yitidiğini anlayan İllus taraf değiştirip Zeno’ya destek verince güç dengesi değişmiştir. 476’da Konstantinopolis üzerine yürüyen Zeno üzerine magister militum rütbesiyle gönderilen Basilicus’un yeğeni Armatus ile anlaşarak onunda taraf değiştirmesini sağlamıştır. Kentteki birlikler ise Strabo komutasında Trakya’da bulunan ve Zeno’yu destekleyen Gotlar üzerine gönderildiğinden Zeno Konstantinopolis önlerine geldiğinde Senato’nun kapıların açılması emri yerine getirilince savunmasız kente hiç bir direniş görmeden girdi. Ayasofya’ya sığınan Basiliscus öldürülmeyeceğine dair söz alınca teslim olmuşsa da sürgün gönderildiği Kapadokya’daki bir kalede açlık ve soğuktan ölmüştür. Zeno, Kartaca Vandallarıyla anlaşarak kral Geiserik’i tanınması ve Hristiyan Kilsiesi tarafından aforoz edilmiş Aryanistlerin din serbestliği karşılığında Bizans ticaret gemilerine saldırmalarını engelleyebilmiştir. Batı Roma imparatoru Anthemius’un (467–472) oğlu Marcian kardeşleri Procopius Anthemius ve Romulus’un yardımıyla Theodosius Forumu’nun güneyinde toplanan askerler ve sivillerden oluşan bir kalabalığın başında Zeno’yu devirmek için saray üzerine yürümüşse de tüm gün süren çatışmada İllus kenti yeniden ele geçirmeye muktedir olmuş, Theodoric Strabo’nun yardımının gecikeceğini anlayan Marcian aldığı rehinelerle Havariyyun kilisesine sığınmışsa da yakalanıp, sürgüne gönderilmiştir. Zeno, Marcian isyanının ardından 484’de hemşerisi İlius ile açılması sebebiyle İsaurya’da çıkan bir kanlı isyanı (484–488) bastırdıktan sonra 487’de Ostrogotlarla savaşarak onları Balkanlarda değil de İtalya’da bir krallık kurmaya ikna etmiştir. Zeno hükümranlığının son yıllarında bir kâhinin sözüne kanarak kendisinden sonra kardeşi Longinus değil ülkede 30 kişinin taşıdığı silenterius ünvanlı bir kişinin yerini alacağı sözüyle silenteriusların en ünlüsü Pelagius’u tutuklatıp boğdurunca zaten İsauryalı olduğu için sevilmeyen imparator halkın iyice nefretini kazanmıştır. 9 Nisan 491’de bir epilepsi nöbeti sırasında ölen impaatorun yerine İsauryalı olan kardeşi Longinus seçilmemiş, Zeno’nun karısı Ariadne halkın isteğine uygun olarak gerçek bir Romalı olan silentiarius Anastasios’u hem imparator hem de yeni kocası olarak seçmiştir.  Zeno 482’de Henotikon (birlik için kanun) adlı bildiriyle Khalkedon Konsili ile Miaphysitler arasındaki görüş farklılıklarını sonlandırmaya çalışmışsa da başarısız olmuş, 9 Nisan 491’de epilepsi ve dizanteriden ölmüştür.

I. Anastasios (491-518) Zeno’nun akrdeşi Longinus’a rağmen iktidara geldiğinde ilk

I. Anastasios Konstantinopolis gümüş sikke. Ön yüzde taç giyen imparatorun portresi ile D N ANASTA-SIVS P P AVG, arka yüzde bir çelenk içerisinde 3 ayrı satırda VOT MVLT MTI yazısı ile CONOS.

iş olarak rakibine destek verebilecek İsaurialıları Konstantinopolis’ten çıkararak Trakya’ya yerleştirmek olmuştur. Memurlukların satışını yasaklayıp, muhbirlerin ödüllendirilmesini son veren imparator vergi sistemini düzenlerken çiftçilere ek vergiler getirmiştir. Yönetimden dışlanan İsaurialılar 492’de ayaklanmış ve Anastasius’un generlalerinden Iohannes Scytha asi lider 497’de Longinus’u öldürünceye kadar imparatorluk güçleri ile İsaurialılar arasında küçük çaplı çatışmalar yaşanmıştır. 502–505 arasında Theodosiopolis ve Amida’yı ele geçiren Sasaniler’e karşı sefere çıkılmış, doğu sınırını korumak için yeni kaleler inşa edilmişse de barış ancak Pers kralına haraç ödenerek sağlanabilmiştir. Anastasios 512’de Karadeniz’den Marmara Denizi arasında kendi adıyla anılan surları inşa ettirerek Konstantinopolis’i Trakya üzerinden gelecek Bulgar ve Slav saldırılarına karşı korumayı amaçlamıştır (Bkz. Anastasios Suru). Geleneksel inanca bağlı olan imparator zamanla Monofizit öğretiye bağlanınca Doğu eyaletlerinde halk desteği artarken Trakya, Konstantinopolis ve civarında halkın tepkisini çekmişse de bu yüzden Trakya’da başlayan Bitalianos ayaklanması bastırılmıştır. Anonymous Valesianus’a göre Anastasios tahtını 3 yeğeninden birine bırakmak istemekle birlikte karar veremeyince sözde odasına ilk giren kişinin imparator olacağı kararını almış bu kişide muhafız komutanı Justin olmuştur.

Justin’in askerlerce kendilerinden birisi olduğu için sevilmesi, atlı araba yarışı takımlarından Mavilerce desteklenmesi, alt tabaka halkın dini olan geleneksel Hristiyanlığa bağlılığı, yeğeni Justinianus’un ona destek sağlayabilecek kişileri ayarlaması ama en önemlisi o sırada Trakya’da ordusunun başında Konstantinopolis’e girme planalrı yapan Vitelian’a karşı çıkabilecek gerçek bir asker olması ilerleyen yaşına rağmen anadili olmayan Rumcayı zar zor konuşan bu basit Sırp köylüsün imparator olmasını gerçek nedenleridir. 9 Temmuz 518’de ölünce Havariyyun Kilisesi’ne gömülen I. Anastasios da halefine hazinede 23 milyon solidi altın bulunan zengin bir devlet bırakmıştı.

I. Justin (518-527) alaylı bir asker olup, politikadan anlamamakla birlikte Justinianos

I. Justin dönemi Konstantinopolis bronz sikke. Ön yüzde imparatorun taçlı portresi ve DN IVSTINVS PP AVG arka yüzde büyük K, uzun haç, officinae harfi

adını verip oğlu gibi sevdiği yetenekli ve zeki yeğeni Flavius Petrus Sabbatius’u Senato üyesi yapmış, Bizans’In Gizli Tarihi’ni yazan Prokopius’a göre dönemin tüm önemli kararlarını amcasının yerine perde arkasından Justinianus vermiştir. Trakya’da isyan eden Vitelian ordu komutanı (magister militum) ve konsül yapıalcağı bahanesi ile Konstantinopolis’e çağrılmışsa da burada muhtemelen Justinianus’un kurguladığı bir suikaste kurban gitmiştir. Roma ile Konstantinopolis arasında 464 yılında Konstantinopolis Patriği Acacius’un afaroz edilmesi ile başlamış olan dini anlaşmazlığı Justin sona erdirmeye çalışmıştır. Justin tahtta çıktıktan birkaç ay sonra Papa Hormisdas’a bir mektup göndererek taktığı imparatorluk tacını onaylamasını isteyince gerginlik azalmış karşılıklı mektuplaşmanın ardından 21 Mart 519 tarihinde Papa’nın gönderdiği elçi Konstantinopol’e gelince resmi ve şaaşlı bir törenle karşılanmıştır. Yapılan görüşmelerden bir kaç gün sonra Konstantinopolis Patriği John Ayasofya’da yaptığı konuşmada Roma kilisesinin tek parça olduğunu ilan etmiş, kilisedeki Zeno ve Anastasius’un isimleri silinirken, bazı din adamları afaroz edilmiş böylece Hristiyan kilisesinin ikiye ayrılması geciktirilmiştir. Justin, Anastasios döneminde eğlence işlerinden yapılan kısıntılara son vermiş, 521’de Justinianos’un konsüllüğünün kutlanmasında olduğu gibi Hippodrom’da pahalı kutlamalar gerçekleştirilmiştir. Justin, 525’de Senatörlerin alt sınıftan kadınlarla evlenmesini yasaklayan bir kanunu kaldırarak yeğeninin babası ayı bakıcısı olup, kendisi de bir dönem fahişelik yapmış Theodora ile evlenmesini sağlamıştır. 526’da sağlığı kötüye giden Justin, yeğenini ortak imparator ve varis seçtikten sonra 1 Agustos 527’de ölmüştür.

Bizans imparatorluğunun en parlak döneminde hüküm süren “Büyük” ünvanlı I. Justinianus (527-565) ana dili Latince olan son impatordur. Roma Hukukunda yaptığı reformla anılan imparator Ortodoks Hıristiyanlarca aziz olarak kabul edilmiştir. Roma Hukukunda yaptığı reformlarla (kodeks) anılan imparator, Belisarius ve Narses adlı generalleri vasıtasıyla imparatorluğun sınırlarını

I. Justinian dönemi Konstantinopolis altın sikke. İmparatorun miğferli portresi ve D N IVSTINI-ANVS P P AVG yazısı, arka yüzde ayakta duran melek tasviri VICTORI-A AVGGG yazısı ve CONOB

genişletmiş, özellikle başkentte büyük çaplı imar faaliyetleri gerçekleştirmiş, Ortodoks Hristiyanlarca aziz olarak kabul edilmiştir. Justinianus imparatorluğun eski gücüne kavuşması için 530’da Sasaniler, 533-34’de Kuzey Afrikada ki Vandal krallığı, 535–554 arasında İtalya’da ki Gotlar ve 540-62 arasında yeniden Sasaniler’e karşı başarıyla savaşmıştır.

Hippodrom’da yapılan at yarışlarının Mavi-Yeşil takımlarının 537’de başlattığı ayaklanma (Bkz. Nika İsyanı) sırasında sokaklar, kamu binaları, Ayasofya ve Büyük Saray’ın bazı kısımları yakılmışsa da ancak imparatorun emriyle Hippodrome’da 30 bin silahsız sivilin katledilmesiyle bastırılabilmiştir.

I. Justinian dönemi gümüş Konstantinopolis sikkesi (527-537). Ön yüzde incili taçlı imparatorun büstü ile AD. D N IVSTINIANVS P P AVG yazısı arka yüzde imparatorun küre taşıyan elini yukarıya kaldırmış yüzü sola dönük portresi ile GLORIA ROMANORVM yazısı.

Nika isyanı sonrasında Aya İrini ve Ayasofya başta olmak üzere yıkılan kiliseler ve pek çok kamu binası yeniden inşa edilmiş, Konstantinopolis uzun yıllar şantiye görünümüne bürünmüştür. Prokopius “De Aedificiis (Yapılar)” adlı çalışmasında kentte inşa edilen görkemli yapılar hakkında bilgi verirken “Anektoda (Gizli Tarih)” adlı çalışmasında ise Justinianus’un halkın hayatı ve mülkiyet hakkına önem vermeyen birisi olduğundan şikâyet etmektedir. Justinianus’un görevlendirdiği imparatorluğun en önemli mimarlarından Trallesli Antemios ile Miletoslu İsidorus 10 bin işçiyi 5 yıl boyunca Ayasofya’nın inşaası için çalıştırarak yapının 27 Aralık 537 günü Patrik Menas tarafından yeniden ibadete açılmasını sağlamıştır. Başkentte Havariyyun Kilisesi, Yerebatan Sarayı, İmparatorun prenslik dönemini geçirdiği Hormistas Sarayı’da bulunan Sergios ve Bakkhos Kilisesi ile İtalya Ravenna’da San Vitale, Mısır’da Katherina Manastırı da Justinianus döneminde inşa edilmiştir. Büyük Saray’da yapılan kazılarda Augustaeum’da mozaik döşeli bir alanda askeri kıyafet giyip, at üzerinde tasvir edilen imparatorun bronz heykeli bulunmuştur. Konstantinopolis’in altın çağını yaşadığı bu dönemde kent nüfusunun 1 milyon olduğu sanılmaktadır. 565 yılında ölen imparator iktidarında halktan topladığı ağır vergiler sayesinde güçlü bir devlet ama yoksul bir tebaa bırakmıştır.

Bizans Tarihi Makale Serisi

Byzantium Kuruluş Söylencesi
Byzantium: Antik Topografya ve Antik Çağ Tarihi
Byzantium Kuşatması (Roma İç savaşı) 193-195
Byzantium Sikkeleri
Byzantium Tarihi: Konstantinopolis’e dek
Konstantinopolis’in Kuruluşu
Konstantinopolis: Antik eserlerin başkente getirilmesi
Konstantinopolis Aristokrasisi
Konstantinopolis Ermenileri
Konstantinopolis Surları
Konstantinopolis Sarnıçları
Konstantinopolis: Bizans dönemi tarihi
Konstantinopolis: 1204 Latin İşgali
Konstantinopolis: 1261 Latin İşgalinin Sona Ermesi
Konstantinopolis: 1394-1403 ve 1422 Başarısız Osmanlı Kuşatmaları
Konstantinopolis’in Sonu: 1453 İstanbul’un Fethi

KAYNAKÇA

Ammianus Marcellinus Historiae, 31.12-14

Browning, Robert. Justinian and Theodora. Gorgias Press LLC. New Jersey, 2003 s.23

Eutropius, Historiae Romanae Breviarium X.9

Evagrius Scholasticus, Historia ecclesiastica, 3.26

Festus, Brevarium XXVII

Friell, J. G. P.; Williams, Stephen Joseph (1999). The Rome that did not fall: the survival of the East in the fifth century. New York: Routledge s.11-12

Gregory, Timothy E. Bizans Tarihi. Yapı Kredi Yayınları. İstanbul, 2008

Harrison, R.M. “The Emperor Zeno’s Real Name”, Byzantinische Zeitschrift 74 (1981) 27–28

Norwich, John Julius. Byzantium: The Early Centuries.Penguin. Londra, 1988 s. 59-181, 189

Ostrogorsky, Georg. Bizans Devleti Tarihi, Türkiye Tarih Kurumu. Ankara, 1999 (5. Baskı)

Pekak, Sacit. İstanbul Ansiklopedisi. NTV.2010 S.45-61

Procopios. Bizans’in Gizli Tarihi.Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları İstanbul, 2005

Smith, William . Dictionary of Greek and Roman Biography and Mythology. 3 Cilt. Boston, 1867

Vasiliev, A. A. History of the Byzantine Empire, 324–1453. Madison, 1952 s.147-192

Williams, Stephen and Gerard Friell, Theodosius: The Empire at Bay, Yale University Press, 1994. s. 54-64, 129-134, 181–187

Zosimus, Nea Historiae II.57-8

Takip, tavsiye ya da beğeni için