Osmanlılar Konstantinople’u ilk olarak I. Beyazıd döneminde 1394-1402 arasında kuşatmış, uzun soluklu bu kuşatma sırasında kıtlık yaşanan kent teslim olmasa da Batı’dan yardım gelmeyince zayıf bir hedef olduğu ortaya çıkmıştır. 1422’de II. Murad ise taht kavgası yüzünden kuşatmayı kaldırmak zorunda kalmıştır. 

Tarih boyunca Ruslar, Bulgarlar, Araplar, Smyrna emiri Çaka Bey hatta 4. Haçlı seferi sırasında Latinler tarafından kuşatılan tarihi kent fethedildiği 1453’e dek Osmanlılar tarafından iki başarısız kuşatma yaşamıştır. Bizans kaynakları kuşatmanın 1391-1402 arasında kesintilerle gerçekleştiğini yazarken, Uzunçarşılı ilk 1396’da ikincisi 1402’de Niğbolu Savaşı’nın hemen ertesinde, Danişmend ise 1391, 1395, 1396/1397 ve 1400’de 4 ayrı kuşatmadan bahsetmiştir. Tarihçi S. W. Reinert II. Manuel’in annesine gönderdiği bir mektuba dayanarak ilk kuşatmanın 1393-1394 arasında olduğunu iddia etmiştir.

Anonim veya İoannes Chortasmenos tarafından yazıldığı sanılan bir Bizans kaynağına göre yazarın görgü tanığı olduğu 1394 kuşatması başlayınca halkın büyük bölümü Türklere teslim olmaya razı olmuş, hatta I. Bayezid’in huzuruna bir elçi heyeti gönderilmiştir. Anlatıda Manuel Palaiologos döneminde kent Türkler tarafından zap edilme tehlikesi altındayken (Pers) Timur’un Galatya’nın Ankara zaferiyle ile kentin kuşatılmaktan mucize eseri kurtulduğu anlatılmaktadır. Süleyman Paşa’nın 1354’de Rumeli’ye geçmesinden birkaç ay sonra VI.  İoannes Kantakouzenos (1347–1354) yerini İonnnes Palaiologos’a (1341/54–91) bırakmış o da 20 yıl boyunca nafile yere Rumeli’deki Osmanlı ilerleyişini durdurmaya çalışmış, bu amaçla -1204’ün acı deneyimine karşın- Papa ve Batılı devletlerden yardım talep etmiş, hatta Papa V. Urbanus ile görüşmek için 1369–1371 arasında İtalya’ya bile gitmiştir.  Osmanlıların 26 Eylül 1371 Çirmen Savaşı’yla Makedonları yenilgiye uğratıp, Bulgar ve Sırpalrı haraca bağlamasıyla iyice umutsuzluğa kapılan ve Batı yardımının hayal olduğunu gören V. İoannes Osmanlılara haraç ödemeyi hatta vasal devlet statüsünde Osmanlı seferlerine asker göndermeyi bile kabul etmiştir. Bu dönemde İoannes’in oğlu IV. Andronikos ile Sultan Murad’ın oğlu Savcı Çelebi babalarına isyan edince 1373-1381 arasında iki hükümdar arasında işbirliğini geliştiren ilginç bir dönem yaşanmıştır. Sonuçta V.  İoannes oğluna Silvri civarını bırakarak onu tahtın resmi varisçisi ilan ederken, Osmanlıalrla uzlaşı politikasından memnun olmayan imparatorun diğer oğlu I. Manuel Selanik’e giderek bölgede egemen olmaya çalışmışsa da 1383’de peşinden gelen Hayreddin Paşa 9 Nisan 1387’de Selanik’i ele geçirmiştir. Bu dönemde bir yandan Anadolu’daki Türk beylikleri Osmanlı hâkimiyetini tanımış diğer yandan Serez (1383), Sofya (1385) ve Niş (1386) Osmanlı egemenliğine girmiş, Konstantinople iyice izole edilmiştir. I. Beyazıd döneminde Cenevizlilerin ve Türklerin desteğini alan VII. İoannes 1390’da Bizans tahtını ele geçirmişse de Latinlerce desteklenen II. Manuel yeniden kente hâkim olmayı ve rakibini Silivri’ye göndermeyi başarmıştır. Vasallık antlaşması gereğince Bayezid’e Karaman seferinde asker sağlayarak eşlik eden Manuel Altın Kapı’ya bir hisar yaptırınca Osmanlı sultanı tarafından kör edilip, zindana tılmakla tehdit edilmiş o da kuleyi yıktırmış ama ertesi gün 16 Şubat 1391 günü eceliyle vefat etmiştir.

İoannes’in vefatı üzerine Bursa’da bulunan II. Manuel rakibi VII. İoannes’ten önce Konstantinople’e giderek tahta geçince I. Bayezid kendisine kentte bir Türk tüccarların kalabileceği bir İslam mahallesi oluşturup buraya bir de kadı tayin etmesini istemiştir. İmparator Sultanın isteklerini kabul ederken, I. Beyazid 1389-92 arasında Anadolu’daki Türk Beylikleririn toprakalrını ilhak etmiş ardından 1393’de Bulgaristan’ın kuzeyinde yer alan Tırnova’yı fethetmiştir. Bu dönemden itibaren gözünü Konstantinople’e diken Sultan bahsi geçen anonim Bizans kaynağına göe Eylül 1394’te kenti kuşatmıştır. Kuşatmanın 8. Yılında yürüyen kuleler inşa edip, merdivenler ve diğer savaş gereçlerini hazırlayan Osmanlı ordusu kenti ele geçirmeye çok yaklaşmışken Bayezid Timurla karşılaşmak için kuşatmayı kaldırmıştır.  Dukas, kent halkının açlık yüzünden kentin teslim edilmesini tercih ettiğini bir başka kaynak halkın önemli bir bölümünün kentten kaçarken bazı ileri gelen kişilerin kentin anahtarını Sultan’a teslim etmeye kalkıştığını kaydetmiştir. Beyazid’İn Timur’a esir düştüğü Ankara Savaşı sonrasında Ağustos 1402’de Rumeli’ye geçen Süleyman Çelebi Bizans ile ittifak yapmak istemiş, 1403 antlaşmasıyla Selanik’e dek uzanan geniş bir bölgeyi imparatora bırakmıştır.

Timur’un 1405’de ölümünden sonra Osmanlılar gücünü tekrar toparlamış, 1411’de Konstantinople’e başarısız bir saldırı daha gerçekleşmiştir. Ocak 1421’de 5. Osmanlı I. Mehmed ölünce Amasya’da Sancakbeyliği yapan oğlu II. Murat 17 yaşında tahta çıkmıştır. Aynı anda John Palaiologos Bizans imparatoru olarak taç giymiş ve o zamana dek Limni adasında gözaltında tutulan Murat’ın amcası Mustafa’yı tahta geçerse Gelibolu, Selanik ve Kalymnos’u iade etmesi şartıyla Bizans donanması eşliğinde Rumeli’ye bırakmıştır.  Burada İzmiroğlu Cüneyd Bey’in de yardımıyla Rumeli beylerinin desteğini alan Mustafa ile Edirne’den yola çıkan II. Murat’ın veziriazamı olan Amasyalı Beyazıt Paşa karşılamışsa ordusunun büyük kısmı taraf değiştirince Sazlıdere Muharebesinde yenilip, teslim olmak zorunda kalmış ve idam edilmiştir. Mustafa Çelebi, Edirne’de hükümdarlığını ilan etmiş, adına hutbe okutup, sikke kestirmişse de Bizans’a vaad ettiği sözü yerine getirmeyerek önce ilk destekçisini kaybetmiştir.  Ardından Bursa’yı kuşatmasında kullandığı Rumeli asıllı askerlerinin Anadolu’da savaşa girmek istememesi ve hakkında çıkarılan “gerçek veliaht olmadığı” yönündeki iddialarla adı “Düzmece Mustafa”ya çıkmış siyaseten ve askeri alanda yaptığı hatalarla sonu 1422’de Edirne kalesinde asılmak olmuştur. İmparatorun Mustafa Çelebi’ye verdiği destek II. Murat’ı öfkelendirmiş, 10 Haziran 1422’de Konstantinople yeniden kuşatılmıştır. Bu kuşatma sırasında Bizans ordusu Osmanlı ordusunun da kullandığı ateşli ilk silahları kullanmıştır. Çok sayıda saldırıda başarı elde edilemeyince üstün üstlük bir de kardeşi Şehzade Mustafa Ağustos ayında tahtı elde etmek için ayaklanınca Sultan Eylül ayında kuşatmayı kaldırmak zorunda kalmıştır. Bizans kaynakları kuşatmanın kaldırılışını Meryem Ana’nın yardımına bağlamakla birlikte Bizans yöneticileri Bursa’ya yürüyen Şehzade’ye para hatta asker yardımı yaparak II. Murad’ın dikkatini başka yere çekmeyi başarmışlardır.

Bizans Tarihi Makale Serisi

Byzantium Kuruluş Söylencesi
Byzantium: Antik Topografya ve Antik Çağ Tarihi
Byzantium Kuşatması (Roma İç savaşı) 193-195
Byzantium Sikkeleri
Byzantium Tarihi: Konstantinopolis’e dek
Konstantinopolis’in Kuruluşu
Konstantinopolis: Antik eserlerin başkente getirilmesi
Konstantinopolis Aristokrasisi
Konstantinopolis Ermenileri
Konstantinopolis Surları
Konstantinopolis Sarnıçları
Konstantinopolis: Bizans dönemi tarihi
Konstantinopolis: 1204 Latin İşgali
Konstantinopolis: 1261 Latin İşgalinin Sona Ermesi
Konstantinopolis: 1394-1403 ve 1422 Başarısız Osmanlı Kuşatmaları
Konstantinopolis’in Sonu: 1453 İstanbul’un Fethi

KAYNAKÇA

Bartusis, M.C., The late Byzantine army: arms and society, 1204-1453. Philadelphia, 1992. s. 336-337

Bernicolas-Hatzopoulos, D., “The first siege of Constantinople by the Ottomans (1394-1402) and its repercussions on the civilian population of the city”, Byzantine Studies/Etudes Byzantines 10:1 (1983), s.40-50

Danişmend, İ.H., İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi 1. İstanbul, 1971. s. 94.

Doukas,  Istoria Turco-Byzantina (1361–1462), ed. Vasile Grecu, Editura Academici Republicii Populaire Romine, Bucharest 1958 s. 77

Gautier, Paul , “Un Récit Inédit du Siège de Constantinople par les Turcs (1394–1402)”,  Revue des Études Byzantines, 23 (1965), s. 100–117.

Mollaoğlu, Ferhan Kırlıdökme. Sultan I. Bayezid Dönemine Ait Grekçe Bir Anlatı. OTAM. Ankara, 1990 Ankara s. 129-146

Reinert, Stephen “The Palaiologoi, Yıldırım Bāyezīd and Constantinople: June 1389-March 1391”- Hellenic Antiquity and Byzantium. New York 1993, s. 303, 331–332

Uzunçarşılı, İ.H., Osmanlı Tarihi 1: Anadolu Selçukluları ve Anadolu Beylikleri hakkında bir mukaddime ile Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan İstanbul’un fethine kadar. Ankara, 1988. s. 271

Takip, tavsiye ya da beğeni için