Khalkedon (Yunanca Χαλκηδών, Χαλκηδόνιος, Χαλκιδεύς), Byzantium’un karşısında yer alan Megaralılar tarafından kurulmuş antik bir kent olup, adı Yunanca “bakır” anlamına gelen Halkis (Χαλκίς) kelimesiyle ilişkilidir. Euboea’da bakır madenlerine yakın konumlanmış olan Halkis, Aetolia’da Halkia (Χάλκεια), Epirus’da Haliki gibi benzer isimli kentler bulunmaktadır. 1952-1954 yılları arasında Fikirtepe’de yapılan kazılarda Kalkolitik döneme (MÖ 5500-3500) tarihlenen bir yerleşimin varlığı saptanmıştır.

Khalkedon tarihi

Herodot, Khalkedonia adlı bir bölgenin varlığından bahsederken, Menippus,

Kadıköy meydan, 1910’lar

Kurbalıdere, Kuşdili. Kadıköy (Khalkedon), 1910’lar

Kadıköy, 1910’lar

Pontus’un ağzında yer alan Zeus Urius tapınağı ile Khalkedon arasında 120 stadia mesafe olduğunu, Yaşlı Pliny, Byzantium ile Khalkedon arasında 7 stadia, Polybius ise 14 stadia mesafe olduğunu bildirmiştir (Plin. Nat. v.32,42.149; Polybius 4.39). Buna karşın Ksenofon’un Propontis’de Bosphorus’un giriş noktasına vardığı halde Khalkedon’dan bahsetmemesi dikkat çekicidir (Anabasis VI.6). Herodot, Megabazus adlı Pers yazarın Khalkedon’un Byzantium’dan 17 yıl önce (MÖ 685) kurulduğunu, yazarın Avrupa kıyısından önce Asya yakasına yerleştikleri için kurucuların kör olması gerekir dediğini aktarmıştır (Herodot. 4.144). Strabon, Yaşlı Pliny ve Tacitus Khalkedon’daki beyaz bir kaya çıkıntısından korkan palamut sürülerinin Avrupa yakasına akın ettiğini Byzantionlular’ın bu işten karlı çıktığını bildirmiştir (Plinius Naturalis Historae 9.15; Tacitus. Annales 12.63).

MÖ 513’de Perslerin eline geçen önemli bir ticaret kenti konumundaki Khalkedon’da biri Apollon’a adanmış pek çok tapınak bulunmaktadır ki MS 2. Yüzyılda Bizanslı Dionysios, kentin biri doğu diğeri batıya bakan 2 limanı bulunduğunu bildirirken Apollon tapınağını da anmıştır. Bu dönemde Pers imparatoru Darius İstanbul Boğazı üzerinde kurduğu bir gemi köprüsü ile Avrupa yakasına çıkarak İskit seferini gerçekleştirmiştir (Herodot. IV.85). MÖ 476’da Attika-Delos Deniz Birliği Khalkedon dâhil Yunan kolonilerini Pers baskısından kurtarmış ve Karadeniz üzerinden Yunanistan’a taşınan tahıl ticareti yolunun güvenliğini sağlamıştır. MÖ 405’de önce Sparta ardından Makedonların hâkimiyetine girmiş, Bithynler MÖ 315’te başarısız bir kuşatma gerçekleştirmişlerse de bağımsız bir Bithynia Krallığı kurulunca Khalkedon’da bu ülkenin sınırları içerisinde yer almıştır. MÖ 74 yılında Mithridates’in Bithynia’yı işgali sonrasında kente saldıran Roma ordusundan 3 bin asker öldürülmüştür (Appian. Mithrid. 71). Roma döneminde serbest kent statüsü kazanan kent İskitler tarafından Valerian ve Gallienus dönemlerinde yağmalanmıştır (Zosimus I.34). MÖ 395 yılında Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesiyle başlayan Bizans döneminde kent 616 ve 626 yıllarında iki defa II. Hüsrev (590-628) liderliğindeki Sasaniler tarafından yağmalanmış, 2. Emevi halifesi I. Yezid ibn Muaviye ibn Ebu Süfyan (645-683) döneminde ve 781’de Abbâsî halifesi Harun ür-Reşid’in komutanlarından Battal Gazi tarafından ele geçirilmişse de kurtarmalık verilerek geri çekilmeleri sağlanmıştır. Başlangıçta Nikomedeia’ya bağlı yardımcı piskoposluk olan kent, 451’de bağımsız metropolitlik olmuştur. 8 Ekim-1 Kasım 451’de ekümenik konsili oluşturan Hristiyan liderler burada toplanmış, Khalkedon Konsili’nde İsa’da hem insani hem de tanrısal özellikler bulunduğuna karar verilerek Monofizci düşünce dışlanmıştır. Bizans döneminde Khalkedon’un varoşlarında Rouphinianai ve Auxentios dağında önemli manastır merkezleri bulunmaktaydı.

MS 615 ve 626’da Persler ve sonrasında Araplar tarafından ele geçirilen Khalkedon, 1, 2 ve 4. Haçlı seferlerinden ana üs olarak kullanılmış, Selçuklular hatta 1350’de Osmanoğlu Orhan Bey tarafından yağmalanmışsa da II. Mehmet döneminde Byzantion ile birlikte kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır. II. Mehmet’in Khalkedon’u İstanbul kadısı Hızır Bey’e vermesinden sonra kent Türkçe Kadıköy olarak adlandırılmıştır. Bizans dönemine ait saray, hipodrom ve en önemlisi St. Euphemia olan çok sayıda kilise günümüze ulaşamamıştır. Küçükyalı’daki Bizans Dönemi yapılar 2004 yılında Alessandra Ricci başkanlığında incelenmiş, buradaki yapının MÖ 9. yüzyıla tarihlenen Bryas Sarayı değil MS 867-877 yıllarına tarihlenen üç apsidli kare-haç planlı Satyros Manastırı olduğu anlaşılmıştır.

Khalkedon Sikkeleri

Khalkedon ile Byzantion kentleri sürekli ilişki içerisinde olmuşlardır. Bu yüzden

Gümüş Khalkedon sikkesi (MÖ 340 – 320). Pers Megabazus (Herod. iv. 144) Khlakedon’u tam karşısında ki Byzantium’dan 17 yıl önce kuranların yanlış kıyıyı seçtikleri için kör olmaları gerektiğini bildirmişti. Ön yüzde KAΛX yazısı, buğday başağı üzerinde boğa figürü, arka yüzde değirmen veya 3 başaklı buğday figürü

olacak en eski Khalkedon sikkeleri dışında iki kent paraları arasındaki fark Byzantion sikkelerinde boğa ve yunus figürüne karşılık, Khalkedon’da boğa ve buğday başağı fügürlerinin kullanımıdır.

MÖ 480 sikkelerinde Khalkas olduğu sanılan sakallı bir adam arka yüzde tekerlek figürü, MÖ 450-400 sikkelerinde ilk dönemler Khalkas son dönemlerinde sakalsız Apollon olduğu sanılan bir erkek arka yüzde ΚΑΛΧ yazısı ve çentikli bir tekerlek figürü, MÖ 400’de ön yüzde Appolon arka yüzde ΚΑΛ yazısı ve tekerlek arasında sarmaşık yaprağı ve ön yüzde yuvarlak üzerinde Medusa yüzü bulunan bir kalan arka yüzde dört tekerlek parmaklığı arasında ΚΑΛΧ yazısı, MÖ 4. yüzyılda ön yüzde ΚΑΛΧ yazısı, boğa ve buğday başağı arka yüzde değirmen veya 3 başaklı buğday firgürleri

Roma dönemi (Tranquillina) Khalkedon sikkesi ön yüzde imparatorsun büstü arka yüzde dört kürekçi ile kadırga figürü

bulunmaktadır. MÖ 280 sonrası sikkelerde ise ön yüzde Demeter başı arka yüzde ΚΑΛΧ yazısı ve bir omphalosta oturan Apollon figürü yer almaktadır. Roma İmparatorluğu döneminde Khalkedon’da Tiberius ile Tranquillina arasında sikke basılmış olup, kent adı ΚΑΛΧΑΔΟΝΙΩΝ olarak yazılmakta, sikkelerde lir ve defne figürlerinin yanı sıra Apollon, Poseidon, Hermes, Herakles gibi tanrıların tasvirlerine rastlanmaktadır.

Kaynakça

Dionysios Byzantinos: Deniz Yoluyla Boğaz. Çev. Erendiz Özbayoğlu. İstanbul: TB Yayıncılık, 2010. ISBN 978-605-5745-07-3

Özhan Öztürk. Pontus: Antik Çağ’dan Günümüze Karadeniz’in Etnik ve Siyasi Tarihi (Genişletilmiş 3. Baskı). Nika Yayınları, Ankara 2016

Takip, tavsiye ya da beğeni için