Makale: Özhan Öztürk

ZEUS (Yunanca Ζεύς) Yunan Mitolojisinde Olympos tanrılarının efendisi ve insanoğlunun babası olup, Roma panteonundaki Jupiter’in karşılığıdır (Hesiodos, Theogonia 886).

Zeus Kimdir?

Zeus diğer tanrıları ve insanı yaratmamış olmasına rağmen, insanların ve diğer

An 19th century CE illustration of what the 5th century BCE statue of Zeus at Olympia, one of the Seven Wonders of the World, may have looked like

Dünyanın Yedi Harikasından birisi kabul edilen Olympia’daki Zeus heykeli

tanrıların koruyucusu, gökyüzü ve yağmurun efendisi, adalet, Pazar yerleri ve siyasi meclisleri koruyan, kızdığında yıldırımlar fırlatan bir baba figürü olarak tasvir edilmiştir. Homeros’a göre Teselya’daki Olympos dağının zirvesinde oturan Zeus’a adanmış en önemli tapınaklar Dodona’da kutsal meşe ormanında (Efir bölgesi) bulunmaktaydı (Homeros İlyada i. 221, 354, 609, xxi. 438).

Zeus’un liderliğinde Tanrılar ile Titanların Savaşı

Zeus, bir Titan olan Kronos ile Rhea’nın en küçük oğlu, Poseidon, Hades, Hestia, Demeter ve Hera’nın kardeşidir. Efsaneye göre

Zeus (Delphi Cemiyeti, 1913)

doğacak oğlunun kendini tahttan edeceğini düşünen Kronos çocuklarını doğduğunda yutmaktaymış. Rhea, Zeus’un elbiselerini giydirdiği bir taşı Kronos’a yutturduktan sonra oğlunu Neda nehrinde yıkamış ve büyütmeleri için Girit’te yaşayan su perilerine emanet etmiştir. Melisseus’un kızları Adrastea ve İda tarafından Amalthea adlı keçinin ballı sütü ile büyütülen Zeus, Kronos ile kavga ederek, babasını zamanında yuttuğu kardeşlerini kusmaya zorlamıştır. Zeus büyüdüğünde tanrıça Metis’ten babasıyla savaşırken kendisine yardım etmesini istemiş, kadında Kronos’a bir ilaç yutturarak yuttuğu bütün çocuklarını kusmasını sağlamıştır. Böylece Kronos ve Titanlarla savaşan Zeus ve diğer tanrılar (Demeter, Hades, Hera, Hestia ve Poseidon), Titanları ölüler dünyasının bile altında bulunan yeryüzünün en derin çukuru Tartaros’a göndermişlerdir (Apollod. i. 2. 1; Hes. Theog. 617, 717). Evrenin kontrolünü ele geçiren tanrılardan Zeus gökyüzünü, Poseidon denizleri, Demeter, bereketi, Hera evlilik, Hestia ev ve kalbi Hades ise yeraltının kontrolünü ele almıştır. Bununla birlikte Tanrıların yönetimine karşı bir dizi başarısız ayaklanma olmuş, sırasıyla Gaia’nın çocukları olan devler, canavar Typhon ve Aloadae adı verilen ikiz kardeşler yenilerek Tartarus’a sürülmüşlerdir.

Zeus ve devler (Gayley, 1893)

Zeus’un Aşkları ve Çocukları

Zeus ilk aşk macerasını Metis ile yaşamış (Hes. Theog. 881), bir kâhin doğacak çocuğun babasını tahtından edeceğini söyleyince tanrı Metis ile henüz doğmamış çocuğunu yutmuşsa da bebek Athena babasının kafasından çıkmayı başarmıştır. Zeus daha sonra kız kardeşi Hera ile evlenmiş çiftin beraberliğinden Ares, Eileithyia, Hebe ve Hephaestus dünyaya gelmiştir. Bununla birlikte Zeus karısına sadık kalmamış pek çok tanrı ve ölümlüyle aşk yaşayarak çok sayıda çocuğun sahibi olmuştur. Leto’dan Apollo ve Artemis’in babası olan tanrı kuğu kılığına girerek Sparta kraliçesi Leda ile birleşmiş kadının doğurduğu yumurtalardan Kastor ve Polydeuces ile Klytemnestra ve Helen (Troyalı) çiftleri çıkmıştır. Bir seferinde boğa kılığına giren tanrı Fenike prensesi Europa’yı Girit adasına kaçırmış buradan ondan Minos, Rhadamanthys ve Sarpedon adlı üç oğlu olmuş, bir başkasında prenses Danae ile altın yağmur formunda birlikte olmuş bu ilişkiden ise kahraman Perseus doğmuştur. Bir söylencede ise Zeus’un genç Troya prensi Ganymede’yi Olympos dağına kaçırarak yardımcısı yaptığı delikanlı ile aşk yaşadığı anlatılmıştır. Semele adlı ölümlü kadın Zeus’un kendisiyle karşısına insan ya da bir başka canlı formunda değil de tüm haşmetiyle çıkmasını istemiş, tanrı kendini olduğu formuyla gösterince kadın ölmüşse de bu ilişkiden tanrı Dionysus doğmuştur. Anlaşıldığı gibi Yunan destanlarında Zeus’un biri kahraman diğeri kadın düşkünü iki yönü açıkça görülmekte olup, çok sayıda kadınla birlikte olması eski Yunanistan’da pek çok soylu ailenin kendi soyunu Zeus’a dayandırmasına yol açmıştır. Homeros’un İlyada destanında, Zeus’un sarayının kapısında birisi iyilikleri diğeri kötülükleri barındıran iki küp bulunduğu ve daha o çağda evrensel bir kudret olarak görülen tanrı Zeus’un her iki küpü de gönlünce kullandığı kayıtlı olup, Zeus’un insanların karmaşık ne yapacağı belirsiz karakterini sahip olduğu görülmektedir. Bununla birlikte Homeros destanlarından itibaren gelişen Zeus odaklı tek tanrı düşüncesi stoacılıkta tanrının evrenin ta kendisi olarak görülmesi düzeyine ulaşmıştır.

Zeus Kültü

Kartal ve meşe ağacı Zeus’un kutsal sembolleri olup, özellikle kartal ve yıldırım figürleri Yunan sanatında sıkça kullanılmıştır. Olympia tapınağında yer alan ve Phidias’ın altın ve fildişi kullanarak yaptığı sanılan 12 metrelik Zeus heykeli Antik Dönemin Yedi Harikasından birisi kabul edilmekteydi.

ZEUS DEMAROS Fenike Mitolojisinde -Bibloslu Philo’nun yaratılış söylencesine göre- Ouranos ile Gea’nın oğlu olup El varyantlarından birisi olmalıdır.

Jupiter (Gayley, 1893)

Jüpiter (Gayley, 1893)

Jupiter

Jupiter, Roma Mitolojisinde gökyüzü ve gök gürültüsü tanrısı olup, Hıristiyanlık devlet dini olarak benimsenene dek Cumhuriyet ve İmparatorluk dönemlerinde Roma Senatosunun baş tanrısı kabul edilmekteydi. Jove adıyla da bilinen tanrıların kralı Roma’nın ikinci kralı Numa Pompilius sayesinde bu statüsüne kavuşmuştur. Jüpiter ile ilişkilendirilen yıldırım ve kartal sembolleri devlet ve Roma ordusunun tarafından benimsenmiş, hatta pençelerinde yıldırım tutan kartal formunda birleştirilmiştir. Capitoline tepesinde başlangıçta Mars ve Quirinus ile birlikte sonradan Juno ve Minerva ile birlikte devletin koruyucusu sayılan Capitoline üçlemesini oluşturmuştur. Ayrıca Meşe ağacı ile ilişkilendirilen Jüpiter’in, Yunan tanrısı Zeus ile bir tutulmakla birlikte Roma devletinin fetihçi karakteri yüzünden savaşçı nitelikleri ön plana çıkarılmıştır. Yunan kültürü etkisiyle her biri ayrı bir dünyaya hükmeden Jüpiter, Neptune ve Pluto ile kardeş sayılmıştır. Jüpiter, gün ışığıyla özdeşleştirilen Latin kökenli gök tanrısı Diespiter ile Etrüsk tanrısı Tinia’dan farklı özelliklere sahip olarak düşünülmüştür.

Jüpiter adının Hint Avrupa dil grubunun orijinal tanrısı olup etimolojisi diu-pater (ışığın babası) olarak yapılmaktadır.

Kaynak: Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınları. Ankara, 2016

Takip, tavsiye ya da beğeni için