Aşağıdaki  Halkbilim Sözlüğü, Folklor Sözlüğü adlı kısa çalışmada efsane, hikaye, gelenek, şarkı, bilmece, söz düzeni hatta yıldızlara ait inanma ve büyüleri bile kapsayan kültür ögeleri maddeleştirilmiş olup, aşağıda O – Ö harfi ile başlayan maddeler verilmiştir.

Obambo Orta Afrika’da çalılıklarda yaşadığına inanılan bir hayaletin adı olup, geceleyin köy kadınları tarafından şarkı ve danslarla anılmaktadır.

Obeah Batı Hint Adaları’nda Afrika kökenli büyücülük ve cadılık uygulamalarının genel adıdır.

Oberek Hızlı vals formunda oynanan bir Polonya halk oyununun adı olup, ‘zıpla ve dön’ anlamına gelmektedir.

Oblevania, Smigus Dyngus, Lany poniedzialek Polonya’da paskalya yortusundan sonraki ilk Pazar gününe verilen isimdir. Çek Cumhuriyetinde ise Velikonokni, Pondeli ve Pomlazka adlarıyla bilinmektedir.

Oblevania günü erkek çocuklar, kızları sabah erkenden suyla ıslatarak uyandırmakta ve bacaklarına huş veya söğüt ağacından ince dallarla vurarak muhtemelen kökleri pagan dönemlere dek inen bir geleneği yaşatmaktadır.

Obo Sibirya’da dağ başları ve geçilmesi zor geçitlerde rastlanılan taş yığınlara Yakut halkının verdiği isim olup, yolcuların bölgeden sağ salim geçebilmek için o bölgenin ruhuna sunulan sembolik bir kurbandır.

Ocak Ateşi Neredeyse tüm kültürlerde ateşin kötü ruhları korkuttuğuna ve evden uzak tutacağına inanılmıştır. Bu yüzden hastalıklara yol açan kötü ruhların kovulması gibi pek çok nazar bozucu ritüel ocak başında gerçekleştirilmektedir.

Odalanma Düğün gecesi yatsı namazından sonra sağdıçın anası ya da karısının gelini güveyin odasına getirmesi adetinin adıdır (Sinop).

Oduncular Samsun ve civarında erkekler tarafından oynanan bir halk oyununun adı olup, düz sıra halinde yürüme, diz çöküp kalkma figürlerini içermektedir.

Ogiri Pigme halkının inanışında insan yiyen gezgin büyücülerin adıdır. Pigmeler, ogirileri evlerinden uzaklaştırmak için bir dua okumaktadır:

 

Ogiri duası
 

Sen ki dünyada insan yerdin Ogiri!

Kulübelerimize yaklaşma Ogiri!

Karanlık gecede gözlerinin parladığını gördük, Ey Ogiri!

Kra kra diye ses çıkaran dişlerinin sesini duyduk, Ey Ogiri!

Sen ki dünyada insan yerdin

Biz seni iyi biliriz ey Ogiri!

Kulübelerimize yaklaşmaya kalkışma.

 

 

Ogopogo British Columbia’da Okanagan gölünde yaşadığı farz olan bir göl canavarının adı olup, kriptozoolojinin ilgi alanına girmektedir.

Ogre 1. Fransız masal ve efsanelerinde kötü huylu, insan eti yiyen devlerin adı olup, ilk olarak Hperrault’un Histoires ou Contes du Temps Passé (1697) adlı eserinde yazılı kaydı yapılmıştır.

  1. İskandinav masallarında insan eti yiyen zalim ve acımasız insanımsı yaratıkların adı olup, aynı zamanda korkak ve yarım akıllı tasvir edilmektedirler. Şekil değiştirebildiklerine inanılan erkek ve dişi ogreler kimi varyantlarda yeraltı mağaralarında kimilerinde ise saray ve şatolarda yaşamaktadır.

Kelime Latince Orcus kelimesinden kök aldığı düşünülse de Uygur veya Hungar (Hun, Macar) kelimeleriyle de ilişkili olabilir.

Oğul Yaşı Doğumun ilk gününden itibaren komşu ve akrabalarca yapılan lohusa ve bebek ziyaretinin adıdır (Uşak).

Ohtas Bir kız çocuğunun mısır kabuklarından yapılmış bir bebekle tek başına dans ettiği geleneksel bir Leni Lenape ayinin adıdır.

Ojankanu Kuzey İspanya’da yer alan Kantabria bölgesi halkının inanışında mağaralarda yaşayan tepegöz benzeri dev canavarların adıdır. Kan içmeyi seven karısı Ojancana’da kocası kadar çirkin ve vahşidir.

Ok Kuzey Amerika Yerlileri tarafından kendi kabilesinden birisini öldüren savaşçıların arındırılması gibi dini törenlerde kullanılırken, Arabistan’da bedende kan akışının düzenlenmesi için taşınmakta, Buşmenler tarafından nehirlerde yaşadıklarına inandıkları atalarına hediye olarak sunulmaktadır.

Oku Dağıtılması Düğüne çağrılacak davetlilerin iki tarafın da onayınca tespit edilmesinin ardından, konuklara davetli olduklarını duyurmak amacıyla görevlendirilen kişilerin, görevlerini yerine getirirken konuklara havlu, mendil, sabun, şeker, kibrit gibi küçük armağanlar vermeleri işinin adıdır (Fethiye).

Okuli Nikaragua’da şamanlara verilen isimdir.

Okuyucu 1. Düğün öncesinde geline hediyelerin verildiği, takıların takıldığı ve konukların şerbet içtiği ‘Şerbet günü’nü evleri dolaşarak haber veren kadınların adıdır (Amasya).

  1. Düğünden bir hafta önce ev ev dolaşarak helva dağıtan kadınların adıdır (Denizli).

Ola Nordmann, Norveçli Ola Norveç’in kişileştirilmiş formunun adı olup, Ola Norveç’te sık rastlanan bir erkek adı, Nordmann ise Norveçli anlamına gelmektedir. Kari Nordmann ise kelimenin daha nadir kullanılan dişil varyantıdır.

Omak Papua’da yaşayan Melpa halkı erkeklerinin boyunlarına taktıkları bambudan yapılmış çetele çubuklarının adı olup, domuz veya nakit para olarak verdikleri kredilerin hesabını tutmak amacıyla kullanılırlar. Omakların çokluğu erkeğe toplumda statü ve saygınlık kazandırmaktadır.

Ondalık, Öşür Şebinkarahisar Ermenilerinin (1915 öncesinde) oynadığı seyirlik bir oyunun adı olup harmandan onda bir oranında alınan vergiyle ilişkilidir.

Onsekizbin Alem Anadolu’da evreni tanımlamak için kullanılan geleneksel terimdir.

On üçüncü Cuma Cuma gününün uğursuzluğu bir Ortaçağ inanışı olmakla birlikte 13. Cuma gününün uğursuz kabul edilmesine ilk olarak 17. Yüzyıl kayıtlarında rastlanmış, 19 ve 20. yüzyıllarda inanış tüm dünyaya yayılmıştır.

Oplatek Doğu Avrupa’ya özgü bir noel geleneğinin ve bu geleneğe ismini veren, Noel arifesinde (vigilia) pişirilen, aile üyelerinin birbirine ikram ettiği ince dikdörtgen formda bir çeşit ‘wafer’in (undan yapılmış bisküvi) Polonya’daki adıdır.

Ora Arnavut halkının inanışında her insanın doğumundan itibaren sahip olduğu bir koruyucu ruhun adıdır.

Orang Pendek, Orang Pendak Sumatra adasında yaşadığına inanılan orangutana benzeyen bir maymun cinsinin adı olup, kısa boylu bir insan görünümünde olduğundan ‘küçük adam’ veya orangutan ‘orman adamı’ olarak da adlandırılan bir kriptiddir. İlk olarak Marco Polo’nun 1292 yılında adayı ziyareti sırasında kayda geçen 1818 yılından itibaren çok sayıda Avrupalı kaşifin bahsettiği yaratıktan, 1916 yılında yaptığı folklor derlemelerinde Dr. Edward Jacobson bir Hollanda dergisinde yayınlandığı makalesinde bahsetmiştir.

Ordog Macar halkının inanışında sonradan şeytanla özdeşleştirilmiş olan bir iblisin adıdır.

Orko Mamman Arjantin’de Tucumán, Salta ve Catamarca bölgeleri halklarının inanışında ormanın derinliklerinde yer alan gümüş, altın ve diğer metallerin koruyucusu güzel bir kadın görünümünde doğaüstü bir yaratığın adı olup, ‘Dağın Anası’ olarak da bilinir.

Ornias Kadın kılığına girerek erkeklere yaklaşan vampire Güney Avrupa’da verilen isimdir.

Orta Oyunu Kadın veya erkeklerin kendi meclislerinde, yöreden yöreye değişen enstrüman ve türküler eşliğinde amaçlı oynadıkları oyunların adıdır.

Osschaart Flaman halkının inanışında Kludde adı su ruhunun bir formu olup, özellikle sarhoş yolcuların sırtına atlayarak hareket etmelerini engellemektedir. Ellerinde zincir bulunan insan başlı boğa formunda görünmesine karşın başka hayvan formlarına da bürünebilmekte varlığı zincir sesinden hissedilmektedir.

Otçu Göçü Haziran ayının son haftasında mısır fidelerinin ikinci kez ayıklanmasının ardından köylülerin Temmuz ayı süresince köyden yayla ve mezralara ot kesme amaçlı yaptığı seyahatin adıdır (Giresun, Batı Trabzon)

Otçular Haftası Yaz mevsiminin bitiminde yayla dönüşüne denk gelen Eylül ayı içinde yapılan yayla şenliğinin adıdır (Batı Trabzon, Giresun).

Oturak alemi Bağ, bahçe işlerinin bitmesinin ardından ‘hovarda’ adı verilen ev erkeğinin karısını annesinin evine gönderdikten sonra dost ve arkadaşlarını davet ederek düzenlediği, ‘kötavrat’ adı verilen oturak kadınlarının hizmet gördüğü yemek, içki ve müzikli akşam eğlencelerinin adıdır. Kadınlar önce erkeklere tütün sarıp, rakılarını kadehlere doldurur ardından çalgıcıların ‘Bozkır havası’ çalmasıyla zil takıp oynamaya başlar, zamanla müziğin ritmi hızlandıkça kadınlar daha kıvrak oynar ama erkekler asla oyuna katılmazdı (Konya)

Ovinnik Rus ve Ukrayna halklarının inanışında kötü niyetli bir ev ruhunun adıdır. Evi ateşe vermemesi için Ovinnik’e düzenli olarak horoz ve bliny (Rus usulü gözleme) ikram etmek gerekir. Ev halkı yılbaşı gecesinde Ovinnik’in kendilerine dokunmasına izin verir; soğuk dokunuş yıl boyu şanssızlık sıcak dokunuş ise şans getirecektir.

Oya Kadınların ipek veya pamuk ibrişimden iğne, mekik, tığ kullanarak yatıkları geleneksel dantel işinin adı olup, giyim aksesuarı ve dekoratif amaçlarla üretilmektedir. Anadolu’nun ipek yolu üzerinde bulunması sanatın gelişimini etkilemiş olmalıdır. İğne oyası, Karadeniz (Kastamonu, Trabzon, Rize, Ordu), Ege (İzmir [Tire,Ödemiş], Muğla, Kütahya, Aydın [Çine, Bozdoğan], Uşak), İç Anadolu (Konya, Ankara [Nallıhan]), Doğu Anadolu (Bitlis, Elazığ) ve Akdeniz (İçel [Namrun]) ve Marmara (Bursa, Balıkesir, Bolu) bölgelerinde yaygın bir gelenektir.

Oyuk Etrafı üzerine çaputlar bağlanmış ağaçlarla çevrelenen yatır ve gömütlerinin üzerinin insan formuna benzer şekle sokulmasının adıdır (Muğla).

Oyun Şans, ustalık ve beceriye dayanan, insanların hoşça vakit geçirmelerine yarayan belli kuralları olan eğlencelerin adıdır.

Johan Huizinga (1872-1945) ‘Homo Ludens’ adlı çalışmasında oyunun kültürden önce var olduğunu, çeşitli kültürlerde rastlantı olarak değil tam tersine bizzat kültür biçimlerinin (dil, mit, gelenek) doğuşunda temel etkenlerden birisi olduğunu iddia etmiştir. Huizinga, oyunun temel niteliklerini şöyle sıralamıştır:

  1. Boş zamanlarda gönüllü olarak yapılan bir eylem olup ısmarlama ya da zorlama ile yapılamaz yapılsa da bu başka bir şey olur.
  2. Gerçek yaşamdan kopuk kendi düzeni kendine ait bir dünyası vardır ve oyuncu oyun sırasında gerçeğin dışında olduğunun farkındadır.
  3. Oyun gerçek yaşamdan süre ve mekân bakımından ayrılmış ve sınırlanmıştır.

Boratav’a göre oyunlarda oyuncunun davranış ve becerilerinin temel niteliklerini belirleyen davranışlar üç grupta incelenmektedir.

  1. Büyü, gelenek ile şartlanmış davranışlar,
  2. Beden gücü ve becerisine bağlanan davranışlar,
  3. Zihin gücü ve becerisine dayanan davranışlar (Boratav 1984: 235).

Boratav, Oyunları beş temel grupta incelemiştir:

  1. Sadece çocuklara özgü oyunlar
  2. Büyüklerin çocuklar için çıkardığı oyunlar
  3. Çocukların sözlü oyunlar
  4. Basit taklit oyunları, sözlü ve türkülü takım oyunları
  5. Talih oyunları
  6. Talih oyunları
  7. Kumar oyunları
  8. Niyet ve fal oyunları
  9. Törelik ve büyülük oyunlar

III. Beceri ve güç oyunları

  1. Asıl beceri oyunları
  2. Utmalı beceri oyunları
  3. Jimnastikli ve ritmik oyunlar
  4. Asıl güç oyunları

5.Güç ve beceri karmaşıklı oyunlar

  1. Zekâ oyunları
  2. Aldatmacalı oyunlar
  3. Bellek gücü ve sezinleme oyunları
  4. Saklanma oyunları
  5. Çizgili oyunlar
  6. Taşlı oyunlar
  7. Diğer zekâ oyunları
  8. Katışımlı oyunlar
  9. Katışımlı oyunlar
  10. Oyuncaklar (Boratav 1984: 236-7)

Oyun Dede Adak olarak göbek atmak adanan ve adağın gerçekleşmesi halinde türbesine gidilerek göbek atılan yatırın adıdır (Bursa).

Bkz. Tropa, zar oyunu

Ozaena İspanya’da kötü kokulu bir ahtapot türünün adı olup dev büyüklükte olanlarının denizde yüzenlere saldırıp dibe çekip batırdıklarına dair pek çok öykü bulunmaktadır.

Ozan 1. Saz veya başka bir enstrüman eşliğinde şiir ve destan okuyan halk şairlerinin adıdır.

  1. 16. yüzyılda yaşadığı sanılan ve tekbir semaisinin yazılı kaydı bulunan bir halk şairinin adıdır.

“Gerçek aşık olanların

Yüreciği yanar olur

Her canipten suriş ile

Şavkı odu yanar olur…”

Öcü Çocukları korkutarak bazı tehlikeli işlerden sakınmalarını sağlamak amacıyla uydurulmuş hayali bir yaratığın adıdır. Neredeyse tüm kültürlerde benzer varyantları olan öcülerin ortak özelliği belirli bir görünüşünün tanımlanmayıp, çocuğun hayal gücüne bırakılmasıdır. Anadolu’da umacı ve gogo, ABD ve İngiltere’de bogeyman adlarıyla da bilinmektedir.

Bkz. Bogeyman

Öğülme Kına gecesinin Nevşehir civarındaki adı olup, gelinin avucuna konulan paranın alınarak güveye ulaştırılmasının bereket getireceğine inanılmaktadır.

Öksüz Dede 16. yüzyılda yaşadığı sanılan bir yeniçeri şairin adı olup, destan ve türküleri kayıtlıdır.

“… Öksüz Dede durma söyle sözünü

Hakk’a doğru tutup gider yüzünü

Bizim için öpün iki gözünü

İmirza’mı hoşça tutun ağalar”

Ölmez Ana Yörüklerin yayla çıkışı sırasında yerleşik köylülerin yaz mevsimini birlikte geçirmeleri için Yörüklere emanet ettikleri koyun, keçi ve sığırlarının adıdır. Yaz mevsimi süresince doğan yavrular köylü ile Yörük arasında paylaşılırken, köylü verdiği her inek için on, koyunlar için ise dört kilo yağ alacaktır. Yörük’e verilen ilk hayvanın telef olması Yörük’ün özrü olarak görüldüğünden, hayvan ölse bile Yörük ileriki yıllarda bu hayvanın karşılığı olan miktarda yağı köylüye vermek zorundadır. Bu yüzden gelenek ve verilen ilk hayvan ölmez ana adıyla anılmaktadır (Antalya).

Ölü Bayramı Nevruz kutlamalarının ikinci gününe denk gelen (Perşembe) günü gerçekleştirilen etkinliklerin adı olup, evlerde helva yapılıp, mezarlık ziyareti sırasında çocuklara dağıtılmakta, mevlit ve kuran okunmaktadır (Kars).

Ölü Hamamı, Yas Hamamı Cenaze töreninden bir müddet sonra ölü evi kendilerine taziye ziyareti yapan akraba ve komşularıyla hamama giderek yıkanarak yasın sona erdiğini bildirmektedir. Genellikle yemek-li düzenlenen yas hamamının yapıldığı gün yöreden yöreye değişmektedir. Pek çok yörede kırkından sonra (Çorum, Kayseri, Urfa) bazı bölgelerde ise cenazeden üç (Erzurum) veya yedi (Erzincan) gün sonra düzenlenmektedir.

Ölüler Diyarı, Ölüler Dünyası, Ölüler Ülkesi, Yeraltı dünyası Pek çok halkın inanışında yeraltında bulunan, bir tanrı veya tanrıçanın yönettiği, ölü ruhların gittiği ayrı bir dünyanın adıdır. Yeraltı dünyasına genellikle yeryüzünden ulaşılabilen bir geçit ya da nehir (Bkz. Styks) olup, bu giriş genellikle bir canavar (Bkz. Garm, Kerberos) tarafından korunmaktadır.

Eski Yunan’da Demeter’in halkı olarak bilinen ölüler başlangıçta ata ruhlarına tapınılma geleneğinin bir parçası olarak saygı görürken zamanla hastalık getiren hortlaklar olarak algılanmışlar, ölülerin ruhları kuş, kelebek, yılan formunda tasvir edilmiştir.

Ölüler Dünyası Terminolojisi:

Hades (Yunan ve Roma), Duat (Eski Mısır), Naraka (Hint), Helheim (Alman), Uca Paça (İnka), Miktlan (Aztek), Mitnal, Ksibalba (Maya)

Ölüm  Canlı varlıkların yaşamlarının sona ermesi durumunun adıdır. Ölüm korkusu dinlerin varlık sebebidir demek yanlış olmayacaktır.

Çeşitli dillerde ölüm
 

·   Almanca: Tod

·   Arnavutça: vdekje

·   Arapça: mavt

·   Boşnakça: smrt

·   Çince: sivang

·   Danca: Død

·   Estonca: surm

·   Farsça: mot

·   Fince: kuolema

·   Fransızca: mort

·   Hırvatça: smrt

·   Hintçe: mrityu

·   Hollandaca: dood

·   İbranice: mavet

·   İngilizce death

·   İskoçça: bàs

·   İsveççe: död

·   İtalyanca: morte

·   Japonca: şi

·   Katalanca: mort

·   Korece: jugeum

·   Kürtçe: mirin

·   Latince: mors

·   Lehçe: śmierć

·   Letonca: nāve

·   Litvanca: mirtis

·   Macarca: halál

·   Norveççe: død

·   Portekizce: morte

·   Rumence: moarte

·   Rusça: smert

·   Swahili: kifo

·   Türkçe: ölüm

·   Urduca: mot

·   Yunanca: Tanatos

 

 

  1. Anadolu’da insan hayatının kesin olarak son bulması anlamına gelen ölüm ve ölümden sonraki yaşamla ilgili pek çok batıl inanç yaşatılmaktadır. Bunlardan bazıları:
  • Ölümden hemen sonra:

Ölenin gözleri kapatılır, çenesi bağlanır, baş kıbleye çevrilip, eller yana ya da göbek üzerine konulur, karnına bıçak ya da makas konulur, bulunduğu odanın pencereleri açılır (Ankara).

  • Ölünün arkasından yorumlar:

Tabutun ağır olması, ölü yıkama suyunun bulunduğu kazanın devrilmesi, cesedin tabut içinde sallanması, cesedinin etinin yumuşaması hayra yorulmaz ve rahmetlinin günahlarının çokluğuna yorulur (İç Anadolu).

  • Ölümden kaçınmak için:

Ölü evinde açık tuzun üzeri örtülüp, evdeki yemekler dökülür, köy veya mahalledeki su dolu kaplar boşaltılır, cenaze ölü evinden çıkartılırken ya da kapısının önünden geçen evlerden tabutun arkasından su dökülür, mezar dönüşünde arkaya bakılmaz (İç Anadolu).

Cenaze geçerken uyuyan kişiler uyandırılır, ölünün yattığı yatağa su serpilir, su ısıtılan kazan başka işlerde kullanılmaz (Amasya).

Ömürleme Düğünden bir hafta sonra gelin ve güveyin kız evine el öpmeye gitmeleri geleneğinin adıdır (Bartın); eveleme (Amasra).

Bkz. Yedilemek

Öncek Kadınların şalvarın üstüne bağlanan, enine çizgili geleneksel önlüğün adıdır (İçel)

Ördek Ördeğin hareketlerinin taklit edildiği bir sözlü halk oyunun adıdır:

“Aman ördek, yeşil ördek

Hani eşin yeşil ördek

Aman ördek, yeşil ördek

Kanadını düşür yeşil ördek.” ( Bolu)

Ötzi, Oetzi, Buzadam Ötzi, Frozen Fritz 19 Eylül 1991 yılında Avusturya ile İtalya sınırında, Helmut ile Erika Simon adlı Alman turistler tarafından Ötztaler Alplerinde bulunan MÖ 3300 yılından (Chalcolithic (Bakır Çağı) Avrupa’sından) kalma donma sonucu mumyalanmış bir insan cesedinin adıdır. Günümüzde Bolzano’da bulunan Güney Tyrol müzesinde görülebilir durumdadır. 30-45 yaşları arasında yaklaşık 160 cm boyunda olup vücudunda elli yedi ayrı dövme olduğu tespit edilmişse de bazı bilim adamları bu izlerin o döneme ait bir çeşit ilkel akupunktur olduğunu belirtmiştir.

Ötzi’nin cesedini bulan veya üzerinde araştırma yapan altı kişinin ölümü cesedin lanetli olduğuna dair tartışmaları beraberinde getirmiştir.

Kurbanlar:

  1. Helmut Simon (Ötzi’yi bulan Alman turist) 50.000 Sterlin değerinde bir ödülün sahibi olmuşsa da Ötzi’yi bulduğu mevkiden 200 km uzakta 100 m derinliğinde bir çukura düşerek öldü.
  2. Rainer Henn (Ötzi’nin cesedini inceleyen doktor) Trafik kazasında öldü.
  3. Kurt Fritz (Doktor Henn ve araştırma ekibine kılavuzluk eden dağcı) üzerine çığ düştü.
  4. Rainer Hoelzl (Ötzi hakkında bir saatlik belgesel bir film hazırlamıştı) Bilinmeyen bir hastalık sonucu öldü.
  5. Dieter Warneck (Helmut Simon’un kurtarma ekibinin başkanıydı) Helmut’un gömülmesinin ardından kalp krizi geçirip öldü.
  6. Konrad Spindler (Arkeolog) Araştırma ekibinin başıydı. 2005’de 66 yaşında öldür.

Özengilik Gelin alayıyla birlikte güvey evine getirilen geline güvey tarafının araba veya attan inmesi için verdiği bahşiş veya hediyelerin adıdır (Sinop).

Folklor Sözlüğü önceki bölümler

AA-AK,  AL -AS, AS, AZ, BA -BAŞ, BAT-BLU, BO-BY, C, Ç, DA, 

DİN-DZ, E, F, GA-Gİ, GJ-GZHA-HAL, HAM-Hİ, İ, , KA-KARKAR-KILIÇKINA-KOVBOY, L, MA, ME-MZ, N

Kaynak

Özhan Öztürk. Folklor ve Mitoloji Sözlüğü. Phoenix Yayınları. Ankara, 2009

Takip, tavsiye ya da beğeni için