Aşağıdaki  Halkbilim Sözlüğü, Folklor Sözlüğü adlı kısa çalışmada efsane, hikaye, gelenek, şarkı, bilmece, söz düzeni hatta yıldızlara ait inanma ve büyüleri bile kapsayan kültür ögeleri maddeleştirilmiş olup, aşağıda N harfi ile başlayan maddeler verilmiştir.

Nadro Bebeklerin uykusuzluk çekmesine sebep olan cinlerin adı olup, bu durumu engellemek için Perşembe günü öğle ezanı zamanında çocuk kapı önüne çıkarılarak ‘Nadrolar, suda, dağda, taşta beldede misiniz? Bebeğimin (ya da çocuğun adı söylenerek) uykusunu getirin’ diye bağırılır (Artvin)

Nahuelito Adını Arjantin’de bulunan Nahuel Huapi gölünden alan bir su canavarının adı olup, görgü tanıkları tarafından çeşitli boyut ve biçimde tarif edilmiştir.

Nain Rouge Normandiya halkının inanışında evde insanlarla birlikte yaşayan, özellikle balıkçılarla iyi geçinen yaramaz karakterli bir cinin adı olup Nain Rouge Fransızca ‘Kırmızı cüce’ anlamına gelmektedir. Le petit homme rouge ‘Küçük kırmızı adam’ anlamına gelmektedir.

Nakayi Cazu Karagöz oyunlarından Cazular’da Çelebi’nin cadı olan annesinin adıdır. Zenne’nin cadı anası Azraka Banu tarafından eşek haline dönüştürülen oğlunun istediği üzerine önce Zenne’yi sonra Karagöz’ü çarparak eşek haline sokmuştur.

Nakh Estonya’da şekil değiştirebilen su cinlerine verilen isim olup, genç kız ve delikanlı formlarına bürünerek söyledikleri şarkılarla kurbanlarını büyüleyerek dere ve göllerde boğulmalarına sebep olurlar.

Nakıl Çıkarma Bir ağaç dalının renkli kâğıt, meyve ve mumlarla süslendikten sonra gelin ile güveyin başları üzerinde sallanması geleneğinin adıdır (Nevşehir)

Nal Çerkezlerin yılan boynuzuna verdikleri isim olup yılanların yolu üzerine konulan bir mendilin içine konulursa bereket ve mutluluk getireceğine inanılmaktaydı.

Nanay Çalgısız yalnız türküsü eşliğinde kadın erkek birlikte söylenilen düğün türkü ve oyunlarının adıdır. Oyuncular serçe parmaklarından tutuşmakta, oyun başının söylediği mısra tüm oyuncularla tekrar edilmektedir.

Nang Kvak Eve para getirdiğine inanılan bir ruhun adı olup, diz çökmüş sağ eliyle para veren bir kadın görünümündeki heykeli Tayland ev ve dükkânlarında bulunmaktadır.

Nanyemez Sıtma hastalığına tutulanlara şifa verdiğine inanılan bir yatırın adıdır (Van).

Nareke Karagöz adlı gölge oyununu başlamasından hemen önce perdeye yerleştirilmiş göstermelik adlı görüntünün çıkartılıp oyunun başladığını bildiren düdük sesinin adıdır.

Nari Slav ülkelerinde iblis ve cinlere verilen isimdir.

Nasi Lemak Kızartılmış küçük balıkların, haşlanmış pirinç, fırınlanmış fıstık, salatalık dilimleri eşliğinde servis edildiği Brunei, Malaysiya ve Singapur’un milli yemeğinin adıdır.

Nasreddin Hoca 13. yüzyıl Anadolusu’nda yaşadığına inanılan bir halk bilgesinin adı olup, Türk folklorunun en önemli fıkra kahramanıdır. İnsanın varoluşu ve çevresiyle ilişkilerinin yanı sıra toplumsal sorunları da Bektaşi anlayışıyla yorumlayan Hoca’nın Konya’da medrese eğitimi gördükten sonra bir müddet kadılık yaptığı sanılmaktadır. Anadolu varyantlarında eşeğe ters binmesi gibi Hıristiyanlığı çağrıştıran motiflere karşın Horasanlı olduğu varsayılan bu satirik sufi karaktere ait fıkra ve hikâyelere Arap, Fars, Afgan, Özbek ve Türk (Anadolu) öykülerinde rastlanılmaktadır.

Sürekli borçlu, karısı ve alacaklılarıyla başı dertte, aklından geçeni ince nüktelerle çekinmeden söyleyen, her kurumu eleştiren Nasreddin Hoca’nın bazı hikâyeleri sufi dervişleri tarafından özellikle öğretiyi yaymak amacıyla yayılmış olmalıdır. İranlı sufi İdris Şah (1924-1966) ‘Molla Nasreddin, yaşamı bir an için durdurup, belirli zihinsel durumların ortaya çıkmasını sağlar. Bir Nasreddin fıkrası dünyevi yaşamla bilincin dönüşümü arasındaki boşluğu doldurur; hem de henüz hiçbir edebi biçimin şu ana kadar başaramadığı bir şekilde. Bu da, mistik bir deneyimi, Sufi bir bilinci mümkün kılar” sözleriyle fıkraların mistik gücünü açıklarken derlediği şu örneği vermiştir:

‘Bir gün Molla bir dükkana girer. Dükkan sahibi ona yaklaşıp, ne istediğini sorar. Nasreddin, “Dur bakalım der, her şey sırayla; sen benim dükkanına girdiğimi gördün mü?” Satıcı, “Evet” diye yanıtlar, “Elbette!” Nasreddin, “Peki sen beni daha önce görmüş müydün?” diye sorar; “Hiç görmedim” yanıtını alır. Molla’nın cevabı: “Öyleyse ben olduğumu nereden biliyorsun?”

Folklorik Hoca karakterinin yanı sıra tarihî bir şahsiyet olarak var olduğu (‘Seyyid Mahmûd Hayrâni’ [Hicri 655] ve ‘Hacı İbrahim Sultan’ [Hicri 659] vakıfnamelerinde şahit olarak hâkim huzuruna çıktığı) (Köprülü: 22) ya da 19. yüzyılda yaşamış Sivrihisar müftüsü Hüseyin Efendi’nin Mecmua-i Maarif adlı eserinde Sivrihisar’ın Hortu köyünden olduğu iddia edilmişse de doğrulukları şaibelidir.

Nasreddin Hoca’nın varlığına dair en eski yazılı belge 1480 (Ebu’l Hayr-i Rumi’nin Saltuknamesi) ve 1571 yıllarına aittir. Selçuklu döneminde yaşamış derviş Behlül-ü Dânâ, Bulgar ve Makedon Hitar Petar (16-17. Yüzyıl), Sicilyalı Giufà ve Alman Till Eulenspiegel (14. yüzyıl) adlı öykü karakterleriyle şaşırtıcı benzerliklere sahiptir. Uygurcada bile Eski Yunanca kökenli ‘eğitim görmüş kişilere verilen unvan’ (TDK, 673) adıyla bilinmesi karakterin Anadolu’dan ihraç edilmiş bir kahraman olduğuna dair sağlam bir delildir. Folklorik Nasreddin Hoca Akşehir ile özdeşleşmiş gibidir: “Hocam dünyanın ortası neresi” sorusuna bastonunu toprağa batırarak; “Dünyanın ortası burasıdır, inanmazsanız ölçün”, deyişi ile Akşehir’i dünyanın merkezi yapmış, Akşehir gölünü “ya tutarsa” diyerek birkaç kaşık yoğurtla mayalamıştır. Hoca’nın fıkralarında dine meydan okuyan, İslam öncesi inanışların etkisiyle yapılan yorumlar, cinsellik yüklü kelime ve olaylar kuşaktan kuşağa anlatılırken törpülenerek yok edilmiş olmalıdır. Bununla birlikte halkın günlük dilinin kullanıldığı “Eşeğin sözüne mi inanacaksın benimkine mi?”, ‘Parayı veren düdüğü çalar’ benzeri deyişlerinin vurucu gücü pek az değişime uğramış olmalıdır. Moğol işgali altında kıvranan Anadolu halkının çaresiz yazgısının sembolü yine Nasreddin Hoca olmuş, yazılı basının olmadığı bir dönemde yöneticiler ve kamu düzeninin eleştirisi Hoca’nın ağzından dile getirilmiştir. Saltukname sonrası kaynaklarda hocanın bilgeliği ve kerametlerinden bahsedilmemesini Boratav, dinin zaman geçtikçe kurumlaşarak inanç alanında hâkimiyetini genişletmesine bağlamıştır.

Terminoloji:

Türkçe, Farsça: Nasreddin Hoca, Hoca, Efendi

Arapça: Hoca, Molla, Efendi, Hacı, Giufa

Arnavutça: Nostradin Hoca

Azerice: Molla Nasreddin

Boşnakça: Nasrudin Hoca

Özbekçe: Nasriddin Efendi, Afendi

Kazakça: Hoca Nasır

Kürtçe: Meşhur Molla

Sefarad Yahudileri: Coha

Uygurca: Efendi (Yang, J.C.)

Bkz. Till Eulenspiegel, Eşeğe ters bindirilmek, Herşele Ostropoler, Ludas Matyi, Nasruddin

Nasruddin Amerikalı kukla sanatçısı Ricard Merril’in, Nasreddin hoca’nın Farsça varyantlarını derleyen İranlı sufi İdris Şah’ın bir derlemesinden esinlenerek geliştirdiği yersiz yurtsuz aptal görünüşü ama bilge bir karakterin adıdır. Sanatçı Nasruddin.org adresli web sitesinde “Nasruddin bazen aptalca davranabilir. Evet ama bu farklı bir aptallıktır: Hedefi olan bir aptallık. Bu aptal, dinleyenin zihinsel savunma mekanizmalarını aşar ve zekâsını bir hançer gibi kalbe saplar.” sözleriyle orijinal Nasreddin Hoca’nın sufi karakterine gönderme yapmıştır.

Nats Birmanya halkının inanışında hava, su, rüzgâr, gökyüzü, nehir, tepe, göl, tarla ve ev ruhlarına verilen isimdir.

Nauç Hindistan’da profesyonel kadın dansçılar tarafından gerçekleştirilen geleneksel bir dansın adıdır.

Nav Hayatı yakın bir zamanda trajik olarak sonlanmış insanların ruhlarına Slav ülkelerinde verilen isimdir.

Nazar Boncuğu Kem gözleri üzerine çektiği böylece taşıyana veya asıldığı nesneye nazar değmesini engellediği düşünülen üzerinde göz sembolü bulunan mavi boncukların adıdır.

Nazar Değmesi Kötü bir olayın gerçekleşmesinin doğaüstü bir sebebe yüklenmesi inanışının adı olup, özellikle çiğ mavi gözlülerin potansiyel nazar gücü olduğuna inanılmaktadır. Nazar sadece insanlara değil, mala mülke, hayvanlara da değebilmekte bu yüzden ‘nazarlık’ adı verilen tılsımları kullanmak gerekmektedir.

Nazar, sadece kötü niyetten ve kıskançlıktan kaynaklanmayıp, aşırı hayranlık ve sevgide nazar değmesine yol açabilmektedir.

Nazari Şenliği Kırklareli ilinin Kofçaz yöresinde Hıdrellez’den bir ay önceki Perşembe günü niyet tutulup iş yapılmayan, bir sonraki Perşembe ise niyet çömlekleri çıkarılıp eğlenceler düzenlenen, kurban edilen koç etinden yahniler yapılıp yenilen bir şenliğin adıdır. Nazari gününde çocuklar söğüt dalından çelenkler yapıp çiçeklerle süsler ve köyün tüm evlerini Nazari’nin özgün türküsünü söyleyerek tek tek dolaşır, evlerden üzerlerine sular serpilirken, çocuklara yumurta, para, börek ve yemek yapımında kullanılacak malzemeler verilir. Çocuklar topladıkları yemekleri yedikten sonra dönüşte birbirlerini ıslatarak eğlenirler:

“Oyna nazari nazari

Şimdi geldi pazari

Pazarinin şalvarı

Beş yumurtaya yalvarı

Olluçak olsun

Bollucak olsun

Kocakarılar yoğursun

Genç karılar doğursun

Nazariye ne gelir

Bir maşrapa su gelir

Ollucak olsun

Bollucak olsun” (Yurt, 4872)

Bkz. Yağmur duası, Papra Pubrik

Nazarlık Nazar değmesine karşı kullanılan tılsımların genel adı olup, bunlar çitlembik ağacı kabuğu, kurt dişi, deniz kabuğu, kaplumbağa yavrusu kabuğu, yeşil kahve tanesi, şap parçası yapılması ve taşınması en kolay nazarlık çeşitleridir (Boratav 1984: 105).

Kastamonu’da çocuğun ilk kakasının çörek otu ve üzerlik tohumu bir beze sarılarak çocuğun odasının kapısına nazarlık olarak asılmaktadır.

Bkz. Tılsım, Amuletum, Kamia, Nazar

Neccar, Habib-i Neccar Nusayri inancında Hatay’ı ele geçiren İslam orduları komutanı Ebu Übeyd’in kahraman bayraktarının adı olup, kuşatma sırasında başı uçurulup bir mızrağın ucunda Antakya kalesinin surlarına dikilmesine karşın, inanışa göre arkadaşlarına yol göstermeye devam etmiştir. Türbesi Hatay ilmerkezi yakınlarında bulunan Silpiyus tepesi üzerindedir. Bir başka söylenceye göre Neccar ilk Hıristiyanlardan birisi olup İslamlaşmanın ardından efsane değiştirilmiştir. Hz. İsa tarafından Hıristiyanlığı yaymak için Karya’ya gönderilen Butras ve Lukas’ı misafir edip yemek veren bu arada Hıristiyanlığı kabul eden Neccar taşlanarak öldürülmüş ve Silyipus tepesinde kafası kesilmiştir.

Nejma Tüm şifacı ruhların lideri olduğuna ve Fas’ta d’El Makta mağarasında yaşadığına inanılan doğaüstü bir varlığın adıdır.

Nekrofaji Ölenin bazı yeteneklerini (cesaret, bilgelik, iyi huy…) kazanmak amacıyla etini yeme inanışının adıdır.

Nene Hatun 93 Harbi olarak da bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sırasında Erzurum şehrini işgal eden Rus askerlerine karşı savaşmak üzere ellerine geçen tırpan, sopa, balta gibi araçlarla yardıma giden köylü kadınlardan birisinin adıdır. Erzurumlular, Rus askerlerini işgal ettikleri Aziziye tabyasından çıkarmış bu sırada daha sonra Nene Hatun olarak tanınacak genç kadın da yaralanmıştır.

Nestinari Dionysos ayinleriyle bağlantılı eski bir Trak geleneğinin uzantısı olan ateş dansçılarının adı olup, 21 Mayıs günü (St. Konstantin günü) güneydoğu Bulgaristan’da Istranca dağları bölgesi halkı tarafından yanan odun ve kömürlerin üzerinden atlanarak gerçekleştirilmektedir.

Nevruz, Nevroz, Nav Roze, Navroz Fars takviminde yeni yıl olarak kutlanılan ilkbahar noktasına (21 Mart) verilen isim olup, 3.000 yıllık Zerdüşt dinine ait bir ritüelin devamı olarak bugün İran, Irak, Afganistan, Hindistan, Pakistan, Türkmenistan, Tacikistan, Özbekistan ve Azerbaycan’da kutlanmaktadır.

Yeni gün < Farsça no ‘yeni’ + ruz ‘gün’

Anadolu’dan örnek:

  • Nevruz öncesi evlerde temizlik yapılır ve bir gece önce damlarda ateş yakılır ve Hz. Ali’nin halifeliği kutlanır. Ertesi gün (Perşembe) helva yapılıp çocuklara dağıtılır, mezarlıklar ziyaret edilir. Ertesi gün hindi kızartılır, akraba ve arkadaşlar birbirlerine hediyeler verir, nişanlılar buluşurlar (Kars).
  • Alevi inancında farklı anlamlar kazanmış olup Hz. Ali’nin doğum günü, halife olduğu gün, Hz. Fatma ile evlendikleri gün, hatta oğulları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in doğduğu gün ve Kerbela olayının olduğu gün olarak da kabul edimektedir (Artun; Temren 1995: 152-155).
  • Nuh peygamberin Ağrı dağından aşağı Sürmeli çukuruna indiği gün kabul edilmektedir (DoğuAnadolu).

 

Ney Mevlevi müziğinde kullanılan kamıştan yapılmış damaksız düdüğün adıdır. Mısır piramitlerindeki duvar resimlerinde rastlanmasının yanı sıra Ur şehri civarındaki kazılarda 4.500-5.000 yıllık bir ney bulunmuştur.

Arap müzik sisteminde akorduna göre 7 ayrı ney bulunmaktadır:

  1. Kerdene (C, Do): En uzun ney
  2. Doga (D, Re)
  3. Buselik (E, Mi)
  4. Yaharka (F, Fa)
  5. Nava (G, Sol)
  6. Hüseyni (A, La)
  7. Ayam (B, Si)

< Eski Farsça ney ‘kamış düdük’

Nezr Çocuğu olmayan ailelerin Şeyh Hüsamettin ve Veren Hıdır türbelerini ziyarete gidip adakta bulunması geleneğinin adıdır. Dileğin gerçekleşmesi durumunda yedi kez kurban kesilip eti dağıtılmakta doğan çocuğa Hıdır veya Hüsamettin adı verilmektedir (Tunceli).

Nhang Ermeni halkının inanışında nehirde yüzenlere musallat olup, kanlarını içen kadın veya suda yüzebilen bir hayvan görümünde olan korkunç bir yaratığın adıdır.

Nick, Old Nick, Eski Nick 17. yüzyıldan itibaren İngiltere’de ‘şeytan’ anlamında kullanılan bir kelime olup Almanca Nickel ‘cin’ kelimesinden ödünçlenilmiş olmalıdır.

Nifitza Maçka ilçesi Hamsiköy civarındaki Paparza yaylası ile Dernekpazarı ilçesi Zenozana (Günebakan) köylerinde bulunan gelin taşlarının Trabzon Rumcası’nda aynı anlama gelen adı olup, taşa dönüşen gelinlerle ilgili söylenceleri vardır (Trabzon).

Nikah Erkekle kadının evlilik bağı kurmasını sağlayan törenin adıdır. Anadolu’da geleneksel nikah kız evinde yakın akrabalar ve erkek tarafının iştirakiyle kıyılmaktadır. Kızın sağ koltuğuna kuran sol koltuğuna bir ekmek tutturulurken, odadaki erkeklerden birisi üç kez “Vekilin olayım mı? Nikahını kıyayım mı diye” sorar, üçüncü de kız olumlu cevap verirse nikah kıyılırdı (Bursa).

Nikobo Japonya’da Nikaido bölgesi yöneticisinin karısını korkunç bir hastalığın pençesinden kurtaran ünlü bir üfürükçünün adıdır. Yönetici onu ödüllendireceğine öldürünce kısa bir süre sonra sebebi anlaşılmayan bir hastalıktan ölmüştür.

Nikulden Bulgaristan’da 6 Aralık günü kutlanılan büyük bir kış festivali olup adını St. Nikolas’tan almıştır.

Ningyo, Ninyo Japon halkının inanışında insanları kaza ve kötülüklerden koruyan bir deniz kızının adıdır.

Ninnanay Sinop’un Boyabat ve Durağan ilçelerinde kadınlar tarafından özgün türküsü eşliğinde oynanan bir halk dansının adıdır.

“Çalıya mı gidiyon

Ben de varıyon ardından

Korkıyodun karından

Ninnanay, tinanaynay

Oğlan adın Mehemmed

Yüzün gül koynun cennet

Sen alursan ben varurum

Vallah canıma minnet

Ninnanay, tinanay nay

Değirmenin taşına

Yüzük kodum başına

Ben nereye gideyim

Bu sevdalı baş ile

Ninnanay, tinanay nay”

Ninni Küçük çocukları uyutmak için söylenen türkülerin genel adıdır.

Örnekler:

“Huu hu hu kuşu

Derenin tepenin baykuşu

Enginlerde yuvası

Mamalar getirir babası

Yavrum yesin büyüsün

Hembüyüsün hem yürüsün

Huu hu hu kuşu

Ben çıkamadım yokuşu

Yokuş bülbül yuvası

Mamalar pişirir hanım ninesi

Yavrum yesin büyüsün

Hem yürüsün hem büyüsün

Mini mini yavruma ninni

Küçücük yavruma ninni” (Ankara)

Nisan 1, April’s fool, All Four Days Aile içinde ve arkadaşlar arasında birbirlerine sulu şakalar yapma adetinin uygulandığı güne verilen isimdir. Fransa’da ‘un poisson d’Avril’, İskoçya’da ‘gowk’ (guguk-kuşu) adıyla bilinen geleneğin benzerinin Hindistan’da 31 Mart’ta ‘Huli Festivali’ adıyla kutlanması adetin yayıldığı coğrafyanın genişliği ve muhtemel kökünün ne derece eskiye gittiğine dair ipuçları vermektedir. Eski Roma’da 25 Mart’ta kutlanılan, kökleri tanrıça Kybele-Attis hatta İsis-Osiris kültüne dek inen Hilaria festivali de aynı geleneğin bir varyasyonu olmalıdır. Tüm kuzey yarımkürede 21 Mart’ta gerçekleşen ilkbaharın geliş zamanı dolayısıyla meydana gelen ani iklim değişikliğinin insan organizması üzerindeki sarsıcı etkisi bu etkinliğin başlangıcına sebep olmuş olabilir.

Nişan Evlenmek amacıyla kız ve erkek tarafının birbirine söz verip sembolik bir törenle bağlanması adetinin adı olup, amaç toplumun ve ailelerin onayıyla onları arkadaş gruplarından ayırarak evlilik psikolojine alıştırmaktır. “Nişan gençlerle birlikte ailelerin birbirlerini daha yakından tanımasına, ekonomik kudretlerinin ölçülmesine, akraba ve komşuların yardımlaşma ilgilerini açığa vurmalarına sebep olur.”

Nişan öncesinde erkek tarafı kız tarafına içinde kumaş, yüzük, kına, beşibirlik altın, kızın annesine yemeni babası ve kardeşlerine çorap gibi küçük armağanlar konulan bir bohça ve içine çörek, kurabiye konulan bir nişan sepeti göndermektedir. Kız evinde yapılan nişan sırasında davetlilere şeker ve kahve sunulmakta ve kıza takı takılmaktadır.

Nişan Yüzüğü Evlenecek çiftin nişan töreni sırasında taktıkları ve düğünden sonra da taşımaya devam ettikleri halka biçiminde altın veya gümüş yüzüğün adıdır. Erkeğin nişanlısına yüzük verme geleneğinin Roma İmparatorluğu’nda hatta daha öncesinde var olan bir Hindu geleneği olduğu bildirilmiştir (Erdentuğ 1970: 239).

Nişanlık Nişandan bir gün önce renkli kâğıtlarla süslenmiş bir sepet içerisinde kız evine gönderilen ve aralarında nişan yüzüğünün de bulunduğu armağanların adıdır (Batı Trabzon).

Nixie, Näcken, Nixe, Nix Almanya ve İskandinav ülkelerinde su perilerine verilen isimdir. Erkek olanları insanlara pek görünmemekle birlikte dişilerine güneş altında su kenarında otururlarken rastlanabilir. Bakire Nixieler uzun saçlı, mavi gözlü güzel kızlardır. Bununla birlikte dişi ya da erkek tüm Nixieler balık ve yılan şekline bürünebilirler. Eğer bir erkek dişi Nixie’lerin güzelliğini gizlice gözetlerse, Nix’in söylediği şarkılar aklını kaybetmesine veya boğulmasına sebep olabilir.

Niyazi-i Mısrî 1618 yılında Malatya’nın Soğanlı köyünde doğmuş, medrese eğitimi alıp Mısır’da uzun süre kaldıktan sonra, Bursa’ya giderek Halvetiye tarikatına bağlı Mısriyye kolunu kurmuş, tasavvuf ağırlıklı pek çok şiirin yazarı bir halk şairinin adıdır.

“Ayetin hadisin sırrın anlayan

Daim tevhit ile gönlün eğleyen

Biçare Mısrî’nin sözün dinleyen

Yetiş Elmalı’da Ümmî Sinan’a”

 

Noknitsa, Noknica Rusya, Polonya, Sırbistan ve Slovakya’da geceleri ortaya çıkıp, çocuklara işkence eden yaşlı bir cadının adıdır. Bazı bölgelerde kadınlar bebeklerini bu cadıdan korumak için beşiğe bir bıçak koyarlar. Noknitsa’nın Bulgar varyantının adı ‘Gorska Makva’dır.

Noggle İngiliz halkının inanışında eğerli gri at kılığına girmiş bir iblisin adı olup, sırtına binen kişiyi su kenarına götürüp boğulmasını sağlamaktadır.

Nosferatu Romanyalı çift cinsiyetli bir vampirin adı olup, kurbanlarını bir yandan cinsel yönden tatmin ederken diğer yandan kanlarını emmektedir. Nosferatu’yu öldüren kişi de vampire dönüşmekte, vampirin birlikte olduğu kadınlar ileride cadı veya büyücü olacak çocuklar doğurmaktadır. Yunanca nosophoros (hastalık taşıyan) kelimesiyle ilişkili olmalıdır.

Nuberu, El Nuberu, Nubero İspanya’nın Asturias bölgesi halkının inanışında koyu ciltli, parlak gözlü, kıllı vücutlu, koca kulaklı, kocaman bir şapka ve pelerin giymiş küçük bir yaratığın adı olup, bir çeşit rüzgâr ruhudur.

Nuckalavee İrlanda masallarında Yunan kentaurunun (insan başlı at) benzeri olup, nefesinin salgın hastalık getirdiğine inanılır.

Nuckelavee İskoç halkının inanışında denizde yaşayan korkunç bir elfin adı olup, salgın hastalıklardan, kuraklıktan ve hastalıklı ekinlerden sorumludur.

Nurikabe Japon halkının inanışında yolcuların önüne çıkan küçük elleri ve ayakları olan büyük ve görünmez bir duvarın adıdır.

Nurtunja Avustralya’da yaşayan Arunta adlı Aborijin halkının inanışında varlıklarının kabile üyelerine güç verdiğine inanılan kutsal eşya ve totemlerin adıdır.

Folklor Sözlüğü önceki bölümler

AA-AK,  AL -AS, AS, AZ, BA -BAŞ, BAT-BLU, BO-BY, C, Ç, DA, 

DİN-DZ, E, F, GA-Gİ, GJ-GZHA-HAL, HAM-Hİ, İ, , KA-KARKAR-KILIÇKINA-KOVBOY, L, MA, ME-MZ

Kaynak

Özhan Öztürk. Folklor ve Mitoloji Sözlüğü. Phoenix Yayınları. Ankara, 2009

 

Takip, tavsiye ya da beğeni için