Aşağıdaki  Halkbilim Sözlüğü, Folklor Sözlüğü adlı kısa çalışmada efsane, hikaye, gelenek, şarkı, bilmece, söz düzeni hatta yıldızlara ait inanma ve büyüleri bile kapsayan kültür ögeleri maddeleştirilmiş olup, aşağıda K (KINA-KOVBOY) harfi ile başlayan maddeler verilmiştir.

Kına Basma Gelinin avucuna kına yakıldıktan sonra oğlan tarafının en önde kayınvalide olmak üzere kızın avucuna sırayla para koyması adetinin adıdır (Burdur).

Kına Çerezi Kına gecesinde, geline kına yakılırken misafirlere dağıtılan fındık, fıstık, kuru üzüm gibi yiyeceklerin adıdır (Gümüşhane).

Kına Davarı Yemekli nişanlarda güvey tarafının kız evine kesecek kişi ile birlikte hediye olarak gönderdiği kurbanlık hayvanın adıdır.

Kına Gecesi Gelinin baba evinde geçirdiği son gece kadınların kendi aralarında eğlenmesi amacıyla düzenlenen türkülü, oyunlu toplantıların adıdır. Adını bu gecede gelinin avucuna kına sürülme adetinden almıştır.

Kına manisi Kına gecesinde darbuka eşliğinde söylenilen manilerin adıdır Örnek (Yurt, 1520: Bolu)

‘Altın tas içinde kınan ezilsin

Sabah olsun güzel yüzün yazılsın

Görümceler etrafına dizilsin

Gelinim kınan kutlolsun

Bunda dirliğin tatlolsun’

Kına Mumu Kına gecesi yapılacak gün güvey evinden kız evine gönderilen hediyeler arasında bulunan bir kaç düzine renkli mumun adıdır (Kayseri)

Kına Parası Kına gecesi eline kına yakılan geline elini açtırmak için kayınvalidesi tarafından verilen bahşişin adıdır.

Kına Türküsü Kına gecesi eğlencelerinde kadınlar tarafından topluca söylenilen türkülerin adıdır.

Kınalamak Kurbanlık hayvanların kesilmeden önce postunun kına ile süslenmesi geleneğinin adıdır. Bazı yörelerde kınalamanın yanı sıra koç yıkanmakta ve gelin teli ile de süslenmektedir.

Kırım Cazilari Doğu Karadeniz Bölgesinde yaygın inanışa göre Kırım cadıları (cazilari) en kötü ve en tehlikeli cadı türü olup, yamyamdırlar. Geceleri uçarak (ya da kayığa binerek) Karadeniz’i aşmakta (gözlerini kapatıp ve ‘Püsni Handa’ dedikleri anda istedikleri yere giderler) ve Kırım’a gitmekte orada insanların yüreklerini söküp kavanozlar koyup getirmekte, getirdiklerini çoluk çocuk yemektedirler.

Kırıntı Damat adayının bir arkadaşı ile birlikte kız isteme amacıyla giderken yanında getirdiği kuru yemiş ve ayna, çakı, tarak gibi hediyelik eşyalardan oluşan paketin adıdır (Ankara, Beypazarı).

Kırk 1. Anadolu’da lohusanın kırklaması, kırk çeşit nesneden yapılan ilaç ve afrodizyaklar, kırk gün kırk gece süren düğünler rakamın sembol olarak kullanıldığını göstermektedir.

  1. [Köroğlu Efsanesi] Kaftancıoğlu varyantında (1979) Bolu Beyi Köroğlu’na kırk gün su vermemektedir. Aynı şekilde efsanenin çeşitli varyantlarında kırkta bir bac alma, kırk gece toy düğün etme, aslanın kırk yıl dağda kalması kırk çadır, kırk deve, kırk kişinin kaldırdığı taş, kırk yerden belin kırılması, kırk gün mühlet isteme şeklinde sembolik kullanımına rastlanmaktadır.

Kırk Düğme Geleneksel kadın kıyafetinin bir parçası olan yarım kollu yakasız gömleğin adıdır (Urfa)

Kırk Düşmesi İki lohusa kadının karşılaşması durumunda çocuklardan birisinin basılacağına yani gelişme geriliği göstereceğine inanılmaktadır. Bu inancında adı Kırk düşmesi olup, basılmayı önlemek için kadınların birbirine para veya iğne vermesi gerekir.

Kırk Uçurma Bebeğin doğumundan otuz yedi gün sonra sabahtan içine bir altın para atılıp, içine bir yumurta kabuğu kırk kez sokulduktan sonra ısıtılan suyla yıkanan bebeğin kırklanmasının ardından öğleden sonra annesiyle birlikte geziye çıkarılması geleneğinin adıdır. Bebeğin zengin ailelerin evine getirilmesinin ileride zengin olmasına sebep olacağına inanılırdı (Tekirdağ).

Kırklama Bebekler kırk günlük olduğunda gerçekleştirilen bir adetin adı olup, anne ve çocuk için kırkar tane küçük taş ya da buğday tanesine ayrı ayrı Kulhüvallahü ayeti okunup, su dolu bir kaba koyulur ardından ana çocuğun üzerinden aşırılıp ayak basılmayan bir yere dökülürler (Artvin)

Kimi bölgelerde ise kırklama yedinci ve kırkıncı günlerde ana ile çocuk kırk delikli bir süzgeçle yıkanmakta, kimi yörelerde çocuk tezekle tartıldıktan sonra tezek suya atılmaktadır. Bazı bölgelerde ise içine çeşitli ot ve şifalı bitkiler karıştırılmış su dolu bir kazanın altı yakılarak hafifçe ılıtıldıktan sona çocuk içine batırılarak kırklanır. Kırklamayı yapan kadına “Abay ne pişiryon” sorulunca “çocuk eti pişiriyom” cevabını alır. Bu sefer “çocuk eti pişer mi” sorulunca üç defa “çocuk da kırk basar mı kime” denilerek sudan çıkarılır, gömleği ark suyuna bırakılır (Yurt, 5726: Kahramanmaraş).

Tahtacı geleneğinde ise su kullanmadan uygulanan bir kırklama yöntemi bulunmaktadır. Beşiğin iki yanında bir döşek üzerinde oturan kadınlardan sağ tarafta olan bebeği başı kıbleye dönük olacak şekilde kucağına alır ve gülbenk adlı duayı okuyarak, beşiğin altından diğer kadına üç defa yuvarlayarak gerçekleştirilmektedir.

Kırlangıç Kuyruğu Trabzon’da anlatılan bir hikâyeye göre Hz. Nuh’un gemisi delinince, deliği yılan tıkamış ve bu yararlılığı karşılığında tüm yaratıkların etinden yeme ayrıcalığına kavuşmuş; en lezzetli eti arama görevi verilen arı görevini tamamlayıp dönünce tam ‘en lezzetli et insan eti’ diyecekken kırlangıç, insanları korumak için arının dilini ısırınca aradığı cevabı öğrenemeyen yılan kızıp kırlangıcın kuyruğunu ısırarak çatal formunda olmasına sebep olmuştur.

Kırtıl Dede Silifke bölgesinde adını bir dağa da vermiş olan bir evliyanın adıdır. Çevrede yaşayan köylülerin yağmur duası için toplandığı, çocuğu olmayan ailelerin ziyaret ettiği ve pek çok yerel söylenceye konu olan Dedeli Kırtıl tepesine geçmişte yaz ve güz mevsimlerinde bereket duası için de gidilmekteymiş.

Kısmet Açma Kına gecesinde gelin duvağının evlenememiş kızların başına takılmasıyla veya nişan tepsisinin evlenmek isteyen kzıların başı üstünde açılmasıyla gerçekleştirilen bir adetin adıdır (Bursa)

Kıvrak Çeki Kadınların fes altına bağladıkları yeşil renkli tülbendin adıdır (Kayseri).

Kıyamet Efsaneleri Yaratılış efsanelerinden farklı olarak insanoğlu, evren hatta tanrıların yok oluşunu içeren efsanelerdir. Örneğin, İskandinav kıyamet efsanesi Ragnarok’ta tanrılar kendilerini öldürmekte ve dünya yok olmaktadır.

İslam sonrası (18. yüzyıl) Türkmen folklorunda kıyamet:
Kıyamet yaklaşınca Deccal gelecek, dünyayı kargaşaya verecek. İnsanlar korku içinde kaçışacaklar. Deccalın yanı başında dört dağ yürüyecek. O: “Ben Tanrıyım” diyecek. İman sahibi Müslümanlar dört şehre sığınacaklar. Deccal, boynunda çanlar asılı bir eşeğin üstünde yürüyecek; etrafına Kâfirler toplanacak. Bulutlar yığılacak, Tufandaki gibi yağmur yağacak. Dini bütün kullara kuşlar saldırıp onların etlerini didikleyecek. Zamanın Mehdi’si İsa çıkacak; eşitliği, doğruluğu yürütmek için Deccal ile çok uğraşacak. Sonunda onu yakalayıp öldürecek.

Bundan sonra Ye’cüc-Me’cüc taifesi, kırk yıllık yerden Kaf dağını aşarak dünyayı saracak, hiç bir yaşar yaratık koymayıp öldürecek. Bunlar kulakları yerde sürünen korkunç varlıklardır.

İsrafil Sûr’unu öttürünce gök yarılacak, dağlar parçalanacak, akarsular kuruyup denizler boşalacak. Ay ile güneş kararacak, yıldızlar yağmur gibi yeryüzüne yağacak, dağlar eriyecek… Kırk gün öylesine bir tufan olacak ki gök ile yer birbirine karışacak. Bir tek varlık kalmayacak.

Burak’a benzer bir at parlak koşumlarla eyerlenecek. Dört melek gelip Muhammed’i mezarından alacaklar. Ölüler dirilecek, yaban hayvanlarının, kuşlarının kendilerinden kaçmadıklarını görüp şaşacaklar. Her kişi kendini sevdiğinin yanında bulacak.

Ötede Mîzân kurulacak: Azâb Melekleri, ellerinden topuzlarla dikilecek; ulu Dîvân toplanacak. Güneş dünyaya kızgın yüzünü çevirecek; beyinler sıcaktan kaynayıp eriyecek; ancak fakirlere verilmiş ekmekler merhametli insanların başında gölge olacak (Boratav 1984: 21).

Kız Arkası Düğünden bir kaç gün sonra, güveyin eşiyle birlikte kız evine gidip gelinin akrabalarıyla birlikte yemek yemesi adetinin adıdır (Kayseri).

Kız Başı Perşembe günü, gelin alayına teslim etmek üzere gelini giydiren akrabalarından bir kadının adıdır (Konya).

Kız Boylama Evlenme çağına gelen oğlu bulunan annelerin oğluna münasip eş adayı beğenmek amacıyla ev gezmelerine gitmesinin adıdır (Kars).

Kız Çekme Kızın rızası dışında zorla kaçırılması adetinin adı olup, genellikle hoş görülmemekte hatta aileler arasında kan davasına varabilecek ölçüde husumete yol açabilmektedir (Doğu Karadeniz).

Kız İsteme Düğünün ilk safhası olup, görücü usulü veya gençlerin aralarında anlaşması sonucu erkek tarafının kız evine evlenme niyetini bildirmek üzere gitmesi işidir.

Kız Kaçırma 1. Anadolu’nun pek çok bölgesinde halen daha eş seçimi anne ve babalar tarafından yapılmakta bu durum kız gönül rızasıyla (kaçma, peşe gitme) veya zor kullanılarak kaçırılma (çekme) vakalarının sayısını arttırmaktadır. Peşe gitme genellikle sonradan uzlaşma ile sonlansa da kız çekme sonu ölümle biten çatışma ve düşmanlıklara yol açabilmektedir. Kız kaçırmaya bakış açısı aynı bölgede yaşayan topuluklar arasında bile derin farklılıklar görülmektedir söz gelimi Bolu’ya göçmen gelen Çerkezler’de gelenekten sayılırken, Doğu Karadeniz göçmenlerinde öfkeyle karşılanmaktadır.

2. Kadınlar arasında oynanan bir seyirlik köy oyununun adı olup, erkek kıyafetine girip saklanan iki kız oyuncunun çalgı eşliğinde dans eden kızlara saldırıp birini kaçırmaları, yakalanıp mahkemeye çıkarılmaları, bir hâkim tarafından yargılanma aşamalarından oluşmaktadır. Yargılanma sırasında kız kendi rızasıyla kaçtığını bildirirse delikanlı serbest bırakılacak, tersini söylerse kaçıran cezalandırılacaktır (Ankara)

Kız Şahı Beş dallı bir ağaç dalı ya da birbine bağlanmış çitaların üzerine ipe dizilmiş meyvelerin asılması suretiyle oluşturulan yapının adıdır. Düğünden bir gün önce yapılan kız şahındaki meyveleri sağdıç evinden kaçırarak getiren kişiye sağdıç para vermek zorundadır. Şah meyvelerinin gerdek öncesinde yenilmesinin uğur getireceğine inanılır (Yurt 4547: Kars).

Kız taşı, Günah taşı İstanbul’un Fatih semtinde bulunan ve MS 5. yüzyılda Doğu Roma İmparatoru Markianos döneminde diktirildiği sanılan 10 m yüksekliğindeki bu taşın, altından bir günahkâr bir kadın geçtiğinde eğildiğine inanılmaktaymış. Bu yüzden genç kız ebeveynleri veya karısından kuşkulanan kocalar suçsuzluklarından emin olmak için kızlarını/hanımlarını bu taşın altından geçirmekteymiş. Söylenceye göre İmparator Justinius’un güzel baldızı hakkında çıkan dedikodulara rağmen kıztaşının altından geçmeyi reddedince kafası kesilerek idam edilmiştir.

Kızık Halayı Sivas yöresinde oynanan ağırlama, yanlama ve hoplatma bölümlerinden oluşan bir halay oyununun adıdır.

Kızlariçi Kadınlar arasında evler ve açık alanlarda toplanılıp yapılan yemekli eğlencelerin adıdır (Kütahya)

Kibi Fiji adalarının geleneksel savaş dansının adı olup günümüzde her maç öncesi ragbi milli takımı tarafından oynanılmaktadır.

 

Kibi dansı sözleri ve

tercümesi

 

Ai tei vovo, tei vovo

E ya, e ya, e ya, e ya;

Tei vovo, tei vovo

E ya, e ya, e ya, e ya

 

Hazır ol, hazır ol

Oh, Oh, Oh, Oh,

Hazır ol, hazır ol

Oh, Oh, Oh, Oh,

 

Rai tu mai, rai tu mai

Oi au a virviri kemu bai

Rai tu mai, rai ti mai

Oi au a virviri kemu bai

 

Buraya bak, buraya bak

Senin için göğüs siperi yaptım

Buraya bak, buraya bak

Senin için göğüs siperi yaptım

 

Toa yalewa, toa yalewa

Veico, veico, veico

Au tabu moce koi au

Au moce ga ki domo ni biau

 

Bir horoz, bir tavuk

Saldırırlar, saldır, saldır

Uyumak yasak bana

Dalgaların sesi hariç

 

E luvu koto ki ra nomu waqa

O kaya beka au sa luvu sara

Nomu bai e wawa mere

Au tokia ga ka tasere

Kayığın dibe batmış

Benim boğulduğumu sanma

Savunman bekliyor

Benim saldırmamla parçalanacak.

Kimono Geleneksel Japon giysisinin adı olup, Japonca ‘giyilen şey’ anlamına gelmesine ve her türlü elbiseyi tanımlamasına karşın zamanla kelime kadın, erkek ve çocukların tüm vücutlarını kaplayan özel bir giysiyi ifade etmeye başlamıştır.

Bugünkü anlamıyla kimonolar Heian döneminde (MS 794-1192) giyilmeye başlanmıştır. Başlangıçta birbirine çok benzeyen erkek ve kadın kimonoları farklılaşmış, sosyal mesajlarla yüklü çeşitli kimono türleri ortaya çıkmıştır:

Kimono çeşitleri

 

  1. Kurotomesode: Evli kadınların giydiği siyah renkli kimonodur.
  2. Furisode: Evlenmemiş kadınların giydiği kimonodur
  3. İrotomesode: Evli kadınların giydiği tek renkli ve kurotomesode’den daha az resmi kimonodur.
  4. Houmongi: Evli ve evli olmayan kadınlar tarafından resmi ziyaretlerde giyilen kimonodur.
  5. Tsukesage: Evli ve evli olmayan kadınlar tarafından giyilen mütevazı desenlere sahip ve Hou-mongi’den daha resmi toplantılarda giyilen kimonodur.
  6. İromuji: Çay seremonilerinde evli veya evli olmayan kadınlar tarafından giyilen tek renkli kimonodur.
  7. Komon: Japonca güzel desen anlamına gelen, küçük bir motifin sürekli tekrarıyla süslü kimono evli ve evli olmayan kadınlar tarafından kasaba içinde, restoranlarda vs. giyilebilir.
  8. Yukata: Her yaştan kadın ve erkek tarafından resmî olmayan her yerde giyilen astarsız yazlık kimonodur.
Kimono aksesuarları:

 

  1. Geta: Yukata adlı kimononun altına erkek ve kadınlar tarafından giyilen ahşap sandal/takunyaların adıdır.
  2. Hakama: Geniş kesimli etek pantolon olup erkek ve kadınlar tarafından giyilir.
  3. Haori: Kalçaya kadar inen bir ceket türü olup, başlangıçta sadece erkekler tarafından giyilmekteyken Meiji döneminden itibaren kadınlar tarafından da giyilmektedir.
  4. Haori-himo: Haori’yi sıkmak için kullanılan püsküllü beyaz iptir.
  5. Obi: Kuşak
  6. Tabi: Ayak bileğine kadar uzanan, aya parmakları bölünmüş çorap olup sandallarla birlikte giyilir.
  7. Varaji: Rahiplerin giydiği, saman çöpünden imal edilmiş sandaletlerdir.
  8. Zori: Bez, deri veya yeşil yünden örülme sandalların adıdır.
  9. Kanzaşi: Saç süsü (İpek çiçek, ahşap tarak, yeşim taşından saç tokası gibi)

Kimpasi [Afrika Mitolojisi] Bakongo halkının gerçekleştirdiği  cenaze töreninin adı olup, köydeki ailelerin en geç çocukları ellerinde ince sopalarla yere konulan ölüye vurmaktadır.

Kimpuruşas [Hint Mitolojisi] Refah tanrısı Kubera’nın hizmetkârı olan bir ruh grubunun adı olup, insan başlı at görünümündedirler.

Kimsene Azeri halkının inanışında evin koruyucu ruhunun adı olup, eve girildiğinde evde kimse olmazsa bile bu ruhun hatırına içeri girildiğinde evin beti bereketi kaçmasın diye selam verilirdi.

Kinrikisa 19. yüzyılda Japonya’da ortaya çıkan, insan taşıma amacıyla kullanılan ve bir insan tarafından çekilen iki tekerlekli taşıma vasıtalarının adı olup tüm Uzakdoğu’ya yayılmıştır.

Kinnara Tayland halkının inanışında yarı insan yarı kuş görünümünde bir yaratığın adıdır.

Kipriano Doğu Ermenistan’da içinde sihirli kelimeler (formüller) geçen duaların yazıldığı dürülmüş kâğıtlardan oluşan bir çeşit muska olup yılan ısırmasına, büyücülere, nazara karşı etkili olduğuna inanılmaktadır.

Kiros Çanak çömlek yapımında kullanılan ve kapların pişirilmeden önce perdahlandığı tahta aracın adıdır (İspir)

Kirve Sünnet işlemi sırasında çocuğun kollarını tutan hatta düğünün giderlerini karşılayıp, çocuğa hayatı boyunca ikinci bir baba gibi kol kanat geren kişinin adıdır. Seçilmesinde babanın söz sahibi olduğu kirveyi, sünnet çocuğu, ömrü boyunca kendi ailesinden bir akraba gibi sayacaktır.

Bazı bölgelerde bir yastığın üzerine oturtulan çocuğu kucağına alan kirvenin (kirip) üzerine kan sıçraması iki tarafı da onurlandıran bir çeşit uğur kabul edilir (Mardin).

Boratav, ülkemizde doğu, güney ve güneydoğu Anadolu’da yaygın olarak uygulanan gelenek ile Hıristiyan çocukların vaftiz törenindeki parrain ‘vaftiz babası’ ve marraine ‘vaftiz anası’ ile benzerlik kurmuştur.

Kitezh Rusya’da Nizhny Novgorod Oblast bölgesinde yer alan Voskresensky civarında efsanevi bir kentin adıdır.

Efsaneye göre Prens II. Georgy Volga Nehri bir kenarına önce Maly (küçük) Kitezh kentini, ardından Svetloyar Gölü kenarına Bolşoy (büyük) Kitezh kentini kurmuştur. MS 1237 yılında yağmaya gelen Moğollara karşı surları olmayan kentin halkı kendini savunmamış topluca tanrıya kurtulmak için dua etmiştir. Moğollar tam kente girmek üzereyken toprağın içinde sayısız pınar açılıp, her taraf su ile kaplanmış, işgalciler adacık haline gelen kentin suyun içine batarak kaybolduğunu görmüşlerdir. En son katedralin kubbesi gözden kaybolduktan sonra geriye sadece dalgalar kalmıştır.

Kitipati Budist mezarlık cinlerine verilen isimdir. Dans eden iskeletler olarak tasvir edilmektedirler.

Kitsune, Kitsune-Tsuki Japonca ‘tilki’ anlamına gelmekte olup, masallarda olağanüstü zeki, uzun ömürlü ve sihirli güçlere sahip bir hayvan olarak tasvir edilen bir iblistir.

Japonya’da iki tür tilki yaşamaktadır:

  1. Hondo kitsune (Honşu adasında yaşayan Kızıl Tilki. Latince: Vulpes Japonica)
  2. Kita kitsune (Hokkaido adası tilkisi. Latince: Vulpes Sçrenki)

Kitsune insan kılığına girebilmekte (genç kız, güzel kadın veya yaşlı adam), rüyalarda görülmekte, illüzyon yaratabilmektedir.

Kitsune, başlangıçta habercisi olduğu pirinç tanrısı İnari ile birleştirilmiştir.

Bazı masallarda bir çeşit Yōkai olarak geçen Kitsune dokuz kuyruklu bir tilki ruhu olarak tasvir edilmektedir. Japon ‘Kyubi no kitsune’ (Dokuz kuyruklu tilki) sınırsız bir öngörüye sahip olup, Kore’de (Kumiho adıyla daha kötü yürekli bir versiyonu) ve Çin’de de aynı şekilde dokuz kuyruklu bir karakterdir.

Japon masallarında çoğunlukla hilebaz nadiren ise kötü yürekli bir karakter olarak tasvir edilir ve insan kılığına girdiğinde kuyruğunu saklamakta güçlük çektiğinden bahsedilir.

Kkoa Peru’da yaşayan Kauri halkının inanışında insanların hayatını kontrol eden dev bir kedinin adı olup, dolu yağışı getirmektedir.

Kleistos Yunanistan’ın Teselya bölgesinde dairesel formda oynanan bir halk dansının adı olup, bir çeşit horodur.

Kludde Belçika’nın Flaman bölümünde gezen bir su ruhunun adı olup, gün batımı veya şafak vakti masum yolculara saldıran bir yaratıktır. Genellikle kanatlı siyah bir köpek formunda tasvir edien ve ağaçlara dev bir yılan gibi tırmanabilen, dev karakedi ya da karakuş kılığına da girebilen bu canavardan kaçış yoktur.

Kobold Alman halkının inanışında madenlerde oturan, insanlara sıkıntı vermekten hoşlanan düzenbaz karakterler olup, tam olarak kötü oldukları da söylenemez. İskoç varyantı Brownie, İngiliz varyantı Robin Goodfellow karakterleri ile benzer özellikler taşımaktadır. Koboldların tıpkı Brownieler gibi insanlara ait evlerde oturup ev işlerine yardım karşılığında yemek artıklarıyla beslendikleri eğer yemek kırıntıları verilmezse kötüleşeceklerine inanılmaktadır. 16-17. yüzyıllarda yapılan Koboldların küçük şeytani varlıklar olarak tasvir edildikleri görülmektedir.

 

Çeşitli dillerde küçük şeytan
 

·   Almanca: kobold

·   Baskça: iratxo

·   Bretonca: korrigan

·   Bulgarca: goblin

·   Danca: nisse

·   Endonezce: hantu

·   Estonca: pahared

·   Fince: haltija

·   Fransızca: gobelin

·   Galce: koblyn

·   Hollandaca: kobold

·   İspanyolca: duende

·   İtalyanca: folletto

·   İzlandaca: svartálfur

·   Japonca: goburin

·   Katalanca: follet

·   Macarca: lidérc

·   Malayca: afrit

·   Portekizce: duende

·   Roumence: iazmă

Kobudo Okinawa adalarının geleneksel silahlı dövüş disiplinlerinin genel adıdır. Karate ile bazı kataların ortak olması gibi (Örneğin Kanku-dai katası karate’de eller boş kobudo da ise silahlı olarak çizilir) pek çok benzerliği olduğu görülmektedir. Teknik ve tarihsel açıdan Çin kültüründen de izler taşıyan kobudo geleneği, 2. Dünya savaşı sırasında Okinawa adasının yakılıp yıkılmasından büyük zarar görmüş olsa da özellikle Taira Şinken ve Kenwa Mabuni gibi hocalar tarafından kuşaktan kuşağa aktarılmayı başarmıştır.

Koca Karı Fırtınası Mart ayı içinde hava sıcaklığının aniden düştüğü günün adı olup, bir koca karının Nisan ayının yaklaşıp havaların ısınmasıyla coşarak, Mart ayıyla alay etmesine kızan Mart’ın Şubat ayından bir günü ödünç alıp koca karıyı cezalandırması inancı yüzünden bu adı almıştır. Boratav’a göre Ermeni halkının inanışında Şubat ayı karakoncolos türünden canlı bir varlıktır bu yüzden, Şubat ayı bitip Mart ayının başlamasıyla köylüler ellerinde bir çalı süpürge, eski bir çamaşır veya pöstekiyle evin duvarlarına vurarak ‘Şubat dışarı, Mart içeri’ diyerek bu uğursuz yaratığı kovarlarmış (Boratav 1984: 46).

Bkz. Pire kovmak

Koca Karı Günleri, Eyyam el-Acuz İslam ülkelerinde genellikle soğuk ve yağmurlu geçen Şubat ayının son üç günü ile mart ayının ilk dört gününe verilen isimdir.

Koca Meşe, Roblon İspanya’nın Kantabria bölgesi halkının inanışında diğer bitkilerden farklı olarak yürüyebilen kötü ruhlu bir ağacın adıdır. Roblon sıradan yaşlı bir meşe ağacıyken yağan yağmurdan ıslanan bir bakire kız dallarının altına sığınmış üşüyen kızı dallarıyla saran ağaç onu boğarak öldürmüş ve kanını emmiştir. Bu olaydan sonra hızla büyüdüğünü ve yüreyebildiğini keşfeden ağaç Cantabria ormanlarında başıboş dolaşmaya başlamıştır.

Koç Halayı Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da koç katımı sırasında erkekli kadınlı davul zurna eşliğinde özgün türküsü söylenilerek oynanan bir halayın adıdır.

“Koçları vurdum dereye

Öldüm araya araya

Terzi kolların farıya

İçlik yâre dar geliyor

Dar geliyor, dar geliyor

Bu iş bana zor geliyor.”

Kofi Güneydoğu Anadolu bölgesinde dağlık bölgelerde oynanan bir halk oyununun adıdır.

Kokain, Cockaigne, Luilekkerland Bolluk diyarı olarak adı geçen, insanların çalışmasına gerek olmayan hayali bir ülkenin adıdır. Söylenceye göre hamur işi sokaklar, şeker ve pastadan yapılan evler, şarap akan ırmaklar, insanların yemesi için dolaşan kazlar ya da gökten yağan tereyağlı tarla kuşlarıyla dolu bu efsanevi ülkenin muhtemelen 13. yüzyılda Avalon’u alaya almak amacıyla yazıldığı sanılmaktadır.

Koç Katımı, Koç Ayı Sonbaharın ilk ayına denk gelen koyun ve keçilerin çiftleşme zamanının (1 Ekim- 20 Kasım) adıdır. Köy halkının en temiz kıyafetlerini giydiği ve çobanlara hediyeler verilen bir kutlaması da vardır.

Koç katımının başladığı gün sürü sahipleri çobanlara anlaştıkları ücretleri keser, tavlı adı verilen bir hayvanı kesip etiyle köyün ileri gelenlerine ziyafet verirlerdi. Koç katımından önce koçların üzerine erkek çocuk bindirilmesinin erkek kuzu, kız çocuk bindirilirse dişi kuzu doğacağına inanılmaktadır.

Koç Parası Düğün alayının yolu kesilerek alınan bahşişin adıdır (Artvin)

Koçaklama Anadolu’da halk ozanlarının söylediği yiğitlik türkülerinin adıdır.

Koçeri Kol kola girmiş 4-12 arasında oyuncu tarafından özgün türküsü eşliğinde oynanan bir halay çeşididir (Diyarbakır).

“Dama çıkmış bir güzel

Damın etrafın güzel

Elinde bir deste gül

Kendi gülünden güzel”

Koçu Gelin alayının kızı baba evinden alıp güvey evine götürüldüğü arabanın adıdır (Kayseri).

Kodama Japonya’da Ağaçlarda yaşadığına inanılan ruhların adı olup, kodamanının yaşadığı ağacı kesmenin uğursuzluk getireceğine inanılmaktaydı.

Kodama [Japon Folkloru] Ağaçlarda yaşadığına inanılan ruhların adı olup, kodamanının yaşadığı ağacı kesmenin uğursuzluk getireceğine inanılmaktaydı.

Kofgodas Anglosakson halklarının inanışında ev halkının koruyucu tanrılarının adı olup, Alman ‘kobold’ları ve Latin ‘penates’i ile benzerlik göstermektedir.

Koftos Teselya, Efir ve Merkez Yunanistan’da hızlı ritim eşliğinde oynanan neşeli bir halk dansının adıdır.

Kokarca Maymun 5 Aralık 1966 tarihinde Orlando Sentinel gazetesinde Elvis Lane’in aktardığı avcı hikâyelerinde adı Sandman (kum adam) veya Skunk Ape (kokarca maymun) olarak geçen ve genelde gece görülen yaratık 135-180 kg ağırlığında 180-210 cm uzunluğunda vücudu kıllarla kaplı olarak tasvir edilmektedir. Florida’da Everglades bataklığındaki timsah yuvalarında yaşadığına inanılmakta olup kriptozoolojinin alanına girmektedir. 21 Temmuz 1997 tarihinde Ochopee bölgesi itfaiye şefi Vince Doerr ayı olmadığına emin olduğu kahverengi ve uzun boylu bir şeyi karşısında gördüğünü Miami Herald gazetesine anlatmıştır (Coleman, Loren 1985).

Bkz. Yeti, Sasquash

Kolanga Bir köyün Ramazan ve kurban bayramlarında kendi köyü hatta yakın köylerden gelenlere ziyafet vermesi geleneğinin adıdır (Safranbolu)

Kolçak Elbiselerin kol ağızlarının kirlenmesini önlemek amacıyla kollara geçirilen 30-40 cm uzunluğunda iki tarafı lastikli siyah kumaşın adıdır.

Koledari, Koledouvane Yılbaşı gecesi Bulgar çocukların ev eve dolaşıp sağlık ve refah dilerken söylediği geleneksel moel şarkılarının adıdır.

Bkz. Kalandar

Kolof, Kolot, Golot Ahırdaki sığırlar doğum yaptığında, çocukların ilk dişi çıktığında ya da sünnet olduklarında kutlama amacıyla hazırlanıp komuşulara dağıtılan mısır unu ve yumurtadan yapılmış küçük pidelerin adıdır (Doğu Karadeniz).

Koltuğa Alma Gelin alayının oğlan evine geldiğinde güveyin gelinin koluna girmesi ve topluluğun üzerine doğru para, şeker, kuruyemiş saçmasının adıdır (Edirne)

Koltuğa verme Düğün alayının kız evinden alıp erkek evine getirdiği gelini, babasının gelin arabasından indirip güveye teslim etmesi geleneğinin adıdır (Muğla).

Kolyada, Koleda Slav ülkelerinde yılbaşına verilen isim olup, Latince calendar kelimesi ile ilişkilidir.

Komşu çatlatan Genç kadınların giydiği yanar döner renkli ayak bileklerine dek uzanan şalvarların adıdır (Kars).

Koncoloz Yeni doğan çocukların ciğerini yediğine inanılan bir yaratığın adıdır (Artvin).

Bkz. Karakoncoloz, Karakura

Konfeti Evlilik töreni sırasında gelin eve damadın başından aşağı dökülen renkli ve küçük kâğıt parçacıklarının adıdır.

Kopacka Makedonya’nın Delkevao bölgesinde oynanan bir halk dansının adıdır.

Kopala Doğu Gürcistan’da pagan toplulukların tapındığı, kötü ruhları parçalayıp yok eden bir tanrı olup elinde bir gürz taşımakta hatta kendisi gürz şekline girmektedir. Adını bu gürzden almış olmalıdır. İçlerine kötü cinlerin girdiği insanların ruh-larının kurtulmasına yardım eder.

Kopuz Türk dillerinde mızrapla veya yayla çalınmasına hatta gövde şekline aldırmadan telli çalgılara verilen genel isimdir.

Kornmutter Alman halkının inanışında tarlaların koruyucu ruhunun adı olup, hasatın son demeti insan şekline sokulur.

< Almanca korn ‘tahıl’ + mutter ‘ana’

Korrigan Bretonların güzel saçlı, parlak gözlü cüce dişi ruhlar olarak tasvir ettiği perilerin adıdır. Hıristiyanlıktan, kiliselerden ve rahiplerden nefret eden pagan rahibeler olarak da tanımlanmakta, kuyu ve pınarlarda yaşadıklarına inanılmaktadır.

Korta Meşe ağacından tekne biçiminde yapılmış pekmez kabının adıdır (Isparta).

Koryu Japonca koryu ‘eski okul, eski gelenek’ anlamına gelmekte olup Meiji restorasyonları (1868-1912 ) öncesinde silahlı veya silahsız Japon savaş sanatlarını (judo, kendo, iaido, aikido …) daha sonraları ise Feodal askeri kültürü tanımlamak için kullanılmıştır.

Koryu gelenekleri:

  • Araki-ryu
  • Asayama İçiden-ryu
  • Daito ryu
  • Higo Ko-ryu
  • Hoki-ryu
  • Hokuşin İtto-ryu
  • Hontai Yoşin-ryu
  • Hozoin-ryu
  • Hyoho Niten İçi-ryu
  • İsşin-ryu
  • Kage-ryu
  • Kaşima Şinden JikiŞinkage-ryu
  • Kaşima-Şinryu
  • Kaşima Şinto-ryu
  • Kogen İtto-ryu
  • Kurama-ryu
  • Maniva Nen-ryu
  • Mizoguçi-ha İtto-ryu
  • Mugai-ryu
  • Muso Jikiden Eişin-ryu
  • Muso Şinden-ryu
  • Ono-ha İtto-ryu
  • Ovari Kan-ryu
  • Sekiguçi Şinşin-ryu
  • Şingyoto-ryu
  • Şinkage-ryu
  • Şinmuso Hayashizaki-ryu
  • Şinto Muso-ryu
  • Şojitsu Kenri Kataichi-ryu
  • Sosuişitsu-ryu
  • Suio Ryu İai Kenpo
  • Takenouçi-ryu
  • Tamiya-ryu
  • Tatsumi-ryu
  • Tendo-ryu
  • Tenjin Şinyo-ryu
  • Tennen Rişin-ryu
  • TenŞin Şoden Katori Şinto-ryu
  • Toda-ha Buko-ryu
  • Uçida-ryu
  • Yagyu Seigo-ryu
  • Yagyu Şingan-ryu
  • Yagyu Şinkage-ryu
  • Yoşin-ryu

Kosa gelin Ermeni köylülerin karnavaldan 15 gün önce Çarşamba günü başlayıp Cumartesi biten yortu sırasında oynadıkları seyirlik bir oyunun adıdır. Üstüne eski elbiseler giyip, yüzünü siyaha boyayan, ucuna çıngıraklar asılan bir keçi sakalı takan ‘Kosa gelin’in evleri dolaşmaktadır (And, 1976: 13).

Bkz. Karakoncolos, Momoyer, Keçi adam

Kosanzeana, İleana Romen masallarında tüm perilerin en güzeli olup, gözlerinin güneş, vücudunun denize, elbiseleri çiçek bahçesine benzemektedir. Masallarda kimi zaman kocasından dayak yiyen bir kadın kimi zaman ise savaşçı kadınlar diyarının kraliçesi olarak tasvir edilmektedir.

Koşi’nin Sekiz Başlı Ejderhası Sekiz başlı ve sekiz kuyruklu bir ejderhanın adıdır. Genç bakireleri yemeyi seven ejder sekiz tepeyi kaplayacak kadar büyüktür. Her yedi yılda bir prenses yemektedir. Sekizinci prensesi yerken bir savaşçı tarafından öldürülür. Ejderi pirinç rakısı ile sarhoş edip uyumasını sağlayan savaşçının canavarın kafalarını tek tek kestiği kılıç Japonya’da Atsuta tapınağında saklanmaktadır.

Kostçtçie Rus masal ve efsanelerinde genç kızlara musallat olan bir çeşit cüce cinin adıdır.

Kostroma’nın Cenazesi Volga nehri havzasında gerçekleştirilen bir ritüelin adı olup, bir paltonun içi samanla doldurularak insan formu verilmekte iki sopa üzerinde omuzlarda taşınarak dolaştırıldıktan sonra cenaze töreni düzenlenmekte ve sembol gömülmektedir. Bu ve benzeri törenler zirai gelişmelere göre düzenlenmiş mahalli takvimlerde yıldan yıla yinelenen bir döngü içinde düzenlenmekte, toprağın tekrar yeşermesini ve yeniden mahsul vermesini gerçekleştirme amacını taşımaktadır.

Koto 1. Dikdörtgen ahşap bir gövdeye monte edilmiş 13 ipek telin parmaklarla çekilmesi suretiyle çalınan geleneksel bir Japon halk çalgısının adıdır.

  1. Surinamlı kadınların giydiği geleneksel elbisenin adıdır.

Kovboy Kuzey Amerika’nın batısında sığır ve at sürülerini güden çobanların adı olup, Amerikan folklorunun en önemli romatik öğelerinden birisidir. Amerikalı kovboylar (İngilizce cowboy) İspanyol sığır çobanları vakueroların halefidirler.

Meksika’da çarro, Uruguay, Paraguay ve Arjantin’de gauço, Venezüella’da ilanero, Şili’de huaso, Hawai’de paniolo sığır çobanlarının Amerika kıtasındaki diğer adlarıdır.

Kovboyların Meksika sombrerosundan esinlenilerek yapılmış şapkaları, jean pantolonları, sivri burunlu uzun çizmeleri, kementleri, mahmuzları, 45 kalibrelik tabancaları tüm dünyada tanınan güçlü semboller haline gelmiştir.

Folklor Sözlüğü önceki bölümler

AA-AK,  AL -AS, AS, AZ, BA -BAŞ, BAT-BLU, BO-BY, C, Ç, DA, 

DİN-DZ, E, F, GA-Gİ, GJ-GZHA-HAL, HAM-Hİ, İ, , KA-KARKAR-KILIÇ

Kaynak

Özhan Öztürk. Folklor ve Mitoloji Sözlüğü. Phoenix Yayınları. Ankara, 2009

Takip, tavsiye ya da beğeni için