Makale: Özhan Öztürk

Kolhis[1], batısında Trabzon, güneyinde antik Ermenistan, doğusunda İberya ile çevrili, Phasis nehrinin ikiye böldüğü, kısmen Çoruh nehri havzasını da kapsayan, Karadeniz sahil şeridi ile sınırlı miktarda hinterlandına verilen isimdir[2]. Kolhis’in batı sınırı tartışmalıdır: Strabon’un[3] Trabzon’dan başlattığı sınırı Ptolemius Phasis’ten öteye uzatmamış olup, Strabon’dan sonra çeşitli kaynaklarda geçen[4] Kolhis’in sınırları güneyde Pityus[5] ile kuzeyde Dioskurias[6] arasında tanımlanmıştır. Kolhis adı ilk olarak MÖ 8. yüzyılın başlarında Korinthli Eumelus tarafından anılmış, Hesiod ise Phasis’in en büyük nehirlerden birisi olduğunu belirtmiştir[7].

Antik yazarların anlatılarında MÖ 6. yüzyıl sonlarında Kolhis krallığının varlığı kayıtlı olsa bile Phasis, Disokuria ve Gyenos gibi Kolh kentlerinin kalıntıları henüz bulunamamıştır. Kolhis, Herodot zamanında Pers İmparatorluğu’nun kuzey sınırı, Ksenofon zamanında Helen şehri Trapezus’un doğu sınırında bağımsız kabileler topluluğu, Mithridates döneminde Pontus Krallığı’nın bir parçası olmuştur. Roma İmparatorluğu’na karşı yapılan 2. Mithridat Savaşı’nda Mithridates, oğlu Machares’i Kolhis kralı yapmışsa da Roma’nın zaferinden sonra Pompeius tarafından azledilmiş yerine Aristarkhus vasal kral olarak atamıştır[8].

Phasis[9], Karadeniz’in en doğu köşesinde küçük teknelerin seyahatine uygun derinlikte bir nehir ve bu nehir ağzında Miletler tarafından kurulmuş antik bir kentin adı olup, Antik Çağ’da Avrupa ile Asya’nın sınırı olarak kabul edilmekteydi. Kolhis’in bereketli topraklarından bol kereste elde edilmekte, kütükler ırmak boyunca aşağı doğru yüzdürülerek, keten, kenevir, balmumu ve zift gibi diğer ihraç mallarıyla birlikte limanda bekleyen teknelere yüklenmekteydi. Phasis’ten kalkan gemiler 3 gün içinde Sinop’a varıyor oradan da daha büyük gemilere yüklenerek Ege’deki Yunan kentlerine gönderiliyordu[10]. Phasis’in efsanevi kurucuları Spartalı Kerkius ile Amphius olduğuna inanılmakta olup, MS 6. yüzyılda Ammianus Marcellinus tanrıça Kybele’ye ait bir tapınağa da ev sahipliği yapan kentin 400 seçkin asker tarafından korunan bir kale olduğunu bildirmesinden ticari önemini Antik Çağ sonuna dek koruduğu anlaşılmaktadır[11]. MS 6. yüzyılda Prokopius ise Khalkedon’dan Phasis nehrine yüksüz bir geminin 52 günde ulaştığını bildirmiştir.

Modern Abhazya’nın başkenti Sohum’un bulunduğu mevkide MÖ 6. yüzyılda bir Milet kolonisi olarak kurulan Dioskurias[12] Roma imparatoru Augustus döneminde Sebastopolis[13], 1810 yılında Çarlık Rusyası tarafından ele geçirilene dek ise Osmanlılar tarafından Sohum Kale olarak adlandırılmıştır. MS 542’de Romalılar tarafından terk edilen, 565’de Sasaniler tarafından ele geçirilen, I. Justinian döneminde tamir görmesine karşın 736’de Araplar tarafından yağmalanan Sebastopolis’in kale ve surları bugün deniz seviyesinin altında bulunmaktadır. Antik Çağda bile kereste, tuz, kendir, kenevir ve köle satın almak isteyen Yunanlı tüccarların limana geldiğinde Kafkas dağlarından ticaret için inen halklarla anlaşabilmek için Strabon’a göre 70 Pliny’e göre 130 kadar tercümana ihtiyaç olduğunu bildirmesi bölgedeki etnik ve dilsel çeşitlilik hakkında fikir vermektedir[14].

Kolhis Arkeoloji

Kolhis’te yer almasına karşın konumu hala tartışma konusu olan Phasis kentine ait gümüş sikkeler MÖ 5-4. yüzyıllara tarihlenmiştir. Mithra kültürü sonrası gelişen Helenizmin etkisini Kolhis mimarisi, bronz işçiliği, tuğla ve amfora yapımının yanı sıra bu sikkelerde yer verilen tasvirlerde de gösterdiği anlaşılmaktadır. Gürcü arkeologların 1950’li yıllardan itibaren yaptığı kazılarda elde edilen bulgulardan bu dönemde Kolhis’te Yunan varlığı da kesinleşmiştir. Piçvari’de MÖ 5-4 yüzyıllara tarihlenen bir nekropolisin yanı sıra Dioskourias kazılarında MÖ 430-420 tarihlenen bir başkası bulunmuş, Kolhis’te amfora yapımının MÖ 4. yüzyılda başladığı ve köle ihracatının en önemli gelir kaynaklarından birisi olduğu[15] ve özellikle tekne yapımcılığı konusunda önemli bir merkez olan bölgenin bu özelliğinin en azından Bizans dönemine dek sürdürdüğü anlaşılmıştır. Ege Denizi’nde yer alan Samos adasında yapılan kazılarda MÖ 8 -7. yüzyıllara ait Kolhis kökenli bronz ziller, ata binmiş çocuklu bir kadın heykeli bulunması da son derece ilginç olup bunların kolonizasyon öncesi temaslara (Mikenler?) ait olduğu düşünülmüştür.

Kolhis Sikkeler

Bölgede bulunabilen en eski Kolhis sikkeleri MÖ 6. yüzyıldan kalma olup ağırlıkları

Tiflis ve Moskova müzelerinde 19 örneği bulunan MS 5. Yüzyıla tarihlenen, ağırlığı 3.68-11.17 gram arasında değişen didrahmilerin ön yüzünde sakalsız genç bir erkek başı arka yüzde ise birer kare içerisine alınmış ve birbirine bakan iki kafa tasviri yer almaktadır.

10. 2-13. 8 gram arasında değişen tetradrahmilerin ön yüzünde dil ve dişlerini gösteren bir arslan başı[16] arka yüzünde kanatlı pegasus tasviri yer almaktadır.

Çoğunluğu Kolhis’in sahil bölgelerinden bulunup MÖ 6. yüzyılın son çeyreğine tarihlenen 8.06 -11.35 gram ağırlığında değişen dirahmilerin ön yüzünde yere uzanırken arkasına bakan arslan, arka yüzünde ise diz çökmüş boğa başlı çıplak bir kadın tasviri yer almaktadır[17].

MÖ 470 ve sonrasına ait olan 1.66-2.6 gram ağırlığındaki hemidrahmilerin ise ön yüzde arkaik (Mısır tarzı?) bir kadın başı figürü arka yüzde boğa kafası tasvirine rastlanmaktadır. Bulunan tek drahmi MS 5. yüzyıla tarihlenen ön yüzünde aslan başı arka yüzünde kare damga içerisinde boğa başı bulunan 5.52 gram ağırlığındaki sikke olup Kutaişi müzesinde sergilenmektedir[18]. Ayrıca Mithradates Eupator döneminde Dioskurias’da (ΔΙΟΣΚΟΥΡΙΑΔΟΣ), Roma imparatoru Pompey döneminde imparatorluğun vasal Kolhis kralı Aristarkhus adına ön yüzünde Helios arka yüzünde oturan bir kadın figürünü içeren ΑΡΙΣΤΑΡΧΟ(Υ) ΤΟΥ ΕΠΙ ΚΟΛΧΙΔΟ(Σ) yazılı bir sikke basılmıştır[19].

Kaynak: Özhan Öztürk. Pontus: Antik Çağ’dan Günümüze Karadeniz’in Etnik ve Siyasi Tarihi (Genişletilmiş 3. Baskı). Nika Yayınları. Ankara, 2016

Notlar

[1] Yunanca Κολχίς

[2] Antik Kolhis’in kuzey ve doğu sınırları belirsiz olmakla birlikte Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Acara, Guria, Samegrelo, İmereti, Svaneti, Raça hatta Abhazya’yı bile kapsıyor olabilir.

[3] Strabon XII. 498

[4] Strab. xi. p 497; Pliny vi. 5. s. 5; Theodor. Hist. Eccl. v. 34; Procop. B. G. iv. 4; Zosim. i. 32

[5] Arrian Periplus, 11; Mela, i. 19; Ammian. xxii. 15; Ptol. v. 10

[6] Sebastopolis

[7] Eumelus, fr. 2; Hesiod, Theogony, 337-340

[8] Ibid. 114; comp. Dion Cass. xxxvi. 33, xxxvii. 3

[9] Yunanca Φᾶσις. Yaşam alanı Batı Kafkasya, Doğu-Batı ve Kuzey Azerbaycan ile Kuzeybatı İran, Kuzey Türkiye ve Bulgaristan olan sülün, lezzetli eti yüzünden ilk olarak Phasis limanı üzerinden üzerinden Yunanistan ve Roma’ya ihraç edildiği için Phasianus Colchicus olarak adlandırılmıştır.

[10] Strabon, Geographika II. 2. 17.

[11] Amminaus marcellinus, Rerum Gestarum Libri XXII. 8; Ptol. 5.10.2, 8.19.4;  Plin. Nat. 6.4.

[12] Yunanca Διοσκουριάς

[13] Pliny, Naturalis Historia 6.14-16; Arrian, Periplus Ponti Euxini 10. 3

[14] Strabon, Geographika II. 2. 16; Pliny, Nat. Hist. VI. 4. 13

[15] Tsetskhladze, 1993: 236

[16] Aslan motifi Milet sikkeleri ile benzerlik göstermektedir

[17] British Museum N. C. 1893: 88

[18] Tsetskhladze, 1993: 236-239

[19] Moskova Nümizmatik Topluluğu Alım Satım İşlemleri, iii. 1905:  1

Takip, tavsiye ya da beğeni için