Sultanahmet Meydanı’nın güney tarafında bulunan 32.51 m yüksekliğindeki dört köşeli sütun, merkezindeki demirin çevresine değişik ölçülerde yontulmuş 300 bin dörtgen taşlardan örülerek yapılmıştır.

Örme Sütun, Örme Dikilitaş veya Konstantin Dikilitaşı nerede?

Örme Sütun tarihi

Örme Sütun, Örme Dikilitaş veya Konstantin Dikilitaşı olarak bilinen anıtın yapım

Sultanahmet Meydanı, 1850’ler

tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte I. Konstantin (MS 324-337) veya I. Teodosius (MS 379-395) dönemlerinde inşa edildiği sanılmaktadır. Bununla birlikte daha eskiye hatta Antik Çağ’a ait olduğu Bizans döneminde sadece üzerinin bronz levhalarla kaplandığı da iddia edilmekredir. 1255 yılına aitbir İstanbul planında Örme Sütun ‘Mıknatıslı Sütun’ adıyla anılmaktadır. Örme Sütun, Burmalı Sütun ve Dikilitaş gibi Konstantinopolis’te araba yarışlarının yapıldığı Hipodrom’un ortasında pisti ikiye bölen spina adlı setin üzerinde bulunan sanat eserlerinden birisiydi. Üzerindeki iki mermer kitabeden VII. Konstantinus (911-959) döneminde tamir edilip, üzerine imparatorun babası I. Basileios’un (867-886) kahramanlıklarını tasvir eden kabartmalar eklenen yapı bu yüzden ‘Konstantinus Porphyrogenes’ taşı olarak da anılmaktadır. Bizans imparatorlarının duvarları Mısırdan getirtilen porfir taşla kaplı bir odada dünyaya gelmeleri geleneğine karşın yalnızca VII. Constantinos (913–959) porfir içinde doğan anlamına gelen ‘porfirogenetos’ lakabını taşımaktaydı.

Örme Dikilitaş restorasyonu

Kaidenin bir yüzündeki 6 mısralık Bizans Yunancası kitabede “Bu dört köşeli heybetli ve harika anıt, zamanla harap olmuşken, şimdi İmparator Kostantinos ile devletin şanı olan oğlu Romanos tarafından önceki görüntüsüne nispetle daha iyi duruma getirildi. Rodos kolosusu harikulade idi, bu bronz anıt ise hayranlık yaratmaktadır” sözleri yazmaktadır. Kitabede Kolossus’a yapılan atıf 16. yüzyılda Petrus Gyllius tarafından da örme sütun dâhil pek çok kaynakta yanlışlıkla bu isimle anılmasına sebep olmuştur. IV. Haçlı seferi sırasında İstanbul’u yağmalayan Latinlerce sütunun üzerindeki altın yaldızlı bronz levhaların kentteki çok bronz eser gibi eritilerek silah veya para yapıldığı iddia edilmiştir. 1574 tarihli Freshfield Albümündeki çizimde Örme Sütun’un üzerinde hiç bir levha bulunmadığı görülmektedir. Sütunun kaidesindeki deliklerden eskiden mermerle kaplı olduğu anlaşılmaktaysa da bunalrın kaderi bilinmemektedir. Dikilitaş’tan daha yüksek olan Örme Sütun’un bir zamanlar gövdesinin tamamen bronzdan levhalarla kaplı bir anıt olduğu sanılmaktadır.

1574 tarihli Freshfield Albümünde Hipodromdaki Örme Sütun, Burmalı Sütun ve Dikilitaş çizimleri (Bardill, 2010 s. 150)

17. yüzyılda Evliya Çelebi, tıpkı Yılanlı Sütun gibi Örme Sütunun da şehrin tılsımlarından biri olduğunu bildirirken bazı söylenceler ve hurafeleri de aktarmıştır.

Çok sayıda Osmanlı minyatüründe rastlanan sütuna, At meydanında talim yapan yeniçeriler tırmanarak çevikliklerini gösterirlerdi. İstanbul konsolosluğunda, antik metinleri aramak ile görevlendirilen  (1544-1547) Fransız bilim adamı Pierre Gilles yapı hakkında detaylı bilgi vermiştir. Sultanahmet Cami’nin yapımı sırasında yükselen toprak seviye yüzünden çukurda kalan sütunun etrafı Kırım Savaşı sırasında 1856’da Charles Newton tarafından kazılarak açığa çıkarılmıştır.

KAYNAKÇA

Bardill, Jonathan (2010). Konstantinopolis Hipodromu‘nun Anıtları ve Süslemeleri.(Brigitte Pitarakis). Hipodrom, Atmeydanı. İstanbul: Pera Müzesi Yayınları I,  149- 154

Eyice, Semavi (1994). Örme Sütun. Dünden Bugüne İstanbul ANsiklopedisi. İstanbul VI: 196-197

Grosvenor, E. A. (1889,). The Hippodrome ofConstan-tinople and its Existing Monuments, Londra. s. 51-52

Gyllius, Petrus (1997). İstanbul‘un Tarihi Eserleri. İstanbul: Eren Yayıncılık. s. 76

Kara, Taner (2010). İstanbul Hipodromu, Mimarlık Tarihi İçerisindeki Yeri ve Önemi. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi) Trakya Üniversitesi Fen Bilimler Enstitüsü, Edirne. 96- 99.

Saltuk, Secda (2001). Antik Çağda Hipodromlar Circuslar (1.Baskı). İstanbul: Ege Yayınları. s.110- 113

Yıldırım, Nahit (2003). Constantinopolis Hipodromu. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler ENstitüsü Arkeoloji Anabilim Dalı Klasik ARkeoloji. Konya

Takip, tavsiye ya da beğeni için