Bizans tahtı entrikaları: Katiller ve kurbanlar
Bizans İmparatorluğu‘nun başkenti Konstantinopolis’te imparator ve imparatoriçelerin bile acımasızca katledildiği entrika, şiddet ve hile ile ayakta kalmayı başaran bir monarşi hüküm sürmekteydi.
Okuİstanbul, istanbul tarihi yerler, istanbul gezilecek noktalar, istanbul seyahat, istanbul semtleri, byzantium, konstantinopolis, istanbul tarihi, istanbul gezisi, anıtlar, osmanlı istanbul, bizans
Bizans İmparatorluğu‘nun başkenti Konstantinopolis’te imparator ve imparatoriçelerin bile acımasızca katledildiği entrika, şiddet ve hile ile ayakta kalmayı başaran bir monarşi hüküm sürmekteydi.
OkuBatı Roma İmparatorluğu 476’da çöktü ancak yarım asır sonra tahta çıkan Justinian Roma’yı ihtişamlı günlerine döndürmek için çok mu geç kalmıştı? Justinian Bizans tarihinin baş döndürücü figürlerinden biri olarak tarihe geçen I. Justinian[1] (482 – 14 Kasım 565) kanun yapıcı, reformcu, batıda kabedilen bölgeleri geri kazanmak için cesur inisiyatifler başlatan önemli bir imparator olmakla birlikte masraflı askeri seferler yüzünden kötü bir miras bıraktığı iddiasıyla sıkça eleştirilmiştir. 527’den 565’e kadar Bizans İmparatoru olarak hüküm süren Justinianos tahta çıkana dek, geçmiş güzel günleri yeniden getirmeye yönelik “renovatio imperii” (imparatorluğun restorasyonu) düşüncesi uygulanma…
OkuOsmanlı coğrafyasında göçler çeşitli faktörlerin etkisiyle gerçekleşmekle birlikte bunlar süre, sebep, karakter, biçim, sıklık derecesi ve göçmen sayısı, bakımından farklılık göstermekteydi. Osmanlı dönemindeki göçler birçok tarihçi ve diğer sosyal bilimciler için sıkça kurcalanan çalışma ve araştırma konusu olmakla birlikte bu yazıda göç fenomeni açıklanmaya çalışılmayacak, yaşananlara değinilecekse mümkün olduğunca iki boyutlu yorumlanmaya çalışılacaktır. Öncelikle göçlerin zorunlu veya gönüllü olup olmadığı, mevsimsel veya kalıcı mı olduğunu her seferinde ve her vaka için ayrı ayrı belirtmek gereklidir. Göçmen psikolojinin ise neredeyse her zaman geri dönme hayalini canlı tuttuğunu ve kalış süreleri ne…
Okuİznik Ayasofya Camii İznik şehrinin tam ortasında, surlarla çevrili antik Nicaea kentinin dört kapısından gelen yolların- Kılıçarslan caddesi ile Atatürk caddesinin- kesiştiği yerde inşa edilmiş bazilika formunda bir Bizans kilisesi olup, camiye dönüştürülmeden önce Aya Sofya Kilisesi (Ἁγία Σοφία) olarak adlandırılmaktaydı.
OkuSultan Ahmet Camii, Osmanlı Padişahı I. Ahmed (1603-1617) tarafından 1609-1617 yılları arasında İstanbul tarihî yarımadada devrin başmimarı Sedefkâr Mehmed Ağa’ya yaptırılan tarihi bir cami ile külliyenin adıdır. Külliye cami, hünkâr kasrı, sıbyan mektebi, medrese, arasta, hamam, dârüşşifâ[1], imâret-i âmire[2], tabhâneler, han, dârülkurrâ, türbe, sebiller, çeşmeler, dükkânlar, odalar, mahzenler, kahvehane ve evlerden oluşmaktaydı. Cami mavi ve yeşil ağırlıklı 21.000’i aşkın el yapımı İznik çinisiyle bezendiği ve beş ana kubbesi, altı minaresi ve sekiz ikincil kubbesinin içi yine mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslendiği için Avrupalılarca Mavi Camii anlamına gelen Blue Mosque…
OkuSüleymaniye Cami ve Külliyesi, İstanbul’da tarihi yarımadanın kalbinde, İstanbul’un tarihi 7 tepesinden üçüncüsü olduğu iddia edilen Haliç’e hâkim tepelerden birinde yaklaşık altmış dönümlük arazi içinde, Kanuni Sultan Süleyman’ın gücü ve Mimar Sinan’ın dehasının vücut bulduğu, Osmanlı Klasik mimarisinin yükseliş devrini tüm özellikleriyle dile getiren dini açıdan büyük önem taşıyan bir yapı kompleksidir. Osmanlı döneminde muhtemelen Bizans döneminde Saint Apostoli Kilisesi’nin bulunduğu yerde inşa edilen yapı camii, medreseler, kütüphane, hastane, sıbyan mektebi, hamam, imaret, hazire ile dükkânlardan oluşmakta olup, 13 Haziran 1550- 15 Ekim 1557 tarihleri arasında inşa edilmiştir. Hem dini…
Oku