Makale: Özhan Öztürk

BUDİST MİTOLOJİ Budizm, 29 yaşındayken yaşadığı sarayı terk edip, Patna’da 7 sene inzivaya çekildikten sonra aydınlanmayı keşfeden Şakya prensi ve düşünür Sidharta Gautama (MÖ 566-486) tarafından Brahman inancına, kurban törenlerine ve sınıf ayrıcalıklarına tepki olarak geliştirdiği felsefi öğretidir.

Bu öğreti sonradan din haline gelerek Güneydoğu Asya, Seylan, Tibet, Çin, Kore, Japonya ve Orta Asya’ya dek yayılmıştır. Ruhun bir bedenden ötekine, kişinin davranışlarının iyi ya da kötü oluşuna göre geçtiğine inanan Budistler kendilerini maddi dünyadan soyutlayıp, sıkı perhiz ve meditasyon sayesinde en büyük mutluluk olan Nirvana’ya ulaşacaklarına inanmaktaydılar.

Meditasyon yapan Budist rahip

Budist Öğreti

Buda’ya göre hayatın amacı insana ayak bağı olan dış dünyanın meşguliyetleri ve ben yanılsamasından kurtulmak ve ananta prensibini kavramaktır. Ona göre tüm varlıklar kötülüğün boyunduruğu altında yaşamaktaysa da kurtuluş sadece insanın içinde yaratılabilir. Buda’ya göre beden ve insanı teşkil eden tüm ruhsal özellikler geçici olup sadece insanı kurtuluşa götüren Mani sonsuza dek varlığını sürdürebilmektedir.

Budizm’in 4 prensibi

Buda’nın Benares Vaazında ortaya koyduğu öğretisinin dört temel prensibi bulunmaktadır:

  1. Dukkha: Dünyevi hayat acı ve sıkıntıyla doludur.
  2. Samudaya: Dış dünya duyguları etkileyerek tanha ‘arzu’ ve şehvet üretir.
  3. Nirodha: Istırabın son bulduğu nokra Nirvana’dır.
  4. Magga: Nirvana’ya ancak sekiz kademeli patika takip edilerek ulaşılabilir.
  5. Bu patikanın kademeleri:
  6. Doğru kavrayış
  7. Doğru düşünce
  8. Doğru konuşma
  9. Doğru davranış
  10. Doğru geçinme/rızkını kazanma
  11. Doğru çaba
  12. Doğru hafıza
  13. Doğru meditasyon

Tayland’da Budist rahipler

Budizm Tanrıları

Gautama’nın öğretisi tanrı inancı içermese de bir yaratıcıya inanma ihtiyacı duyan izleyicileri zamanla bizzat Buda’yı tanrı haline getirmiş, Hindu, Japon ve Çin inanç ve kaynaklarından beslenerek kapsamlı bir mitoloji de yaratmışlardır. Budistler, Ramayana, Mahabharata ve Harivamşa içinde yer alan öyküleri kendi anlayışlarına göre yorumlayıp değiştirerek Jatakalar ve Avadanalar adı verilen masal kitaplarını oluşturmuş ayrıca Gautama’nın ölümünden 300 yıl sonra onun vaaz ve öğretilerini Tripitaka (Üç sepet) adlı bir kitapta toplamışlardır.

Vedik dönem tanrıları Budizm’de Buda’nın yardımcıları olarak ortaya çıkmış, İndra ve Brahma, bizzat Buda’nın dadılığını yapmışlardır. Hindu mitolojisinde Şiva’nın dişil gücü Devi iken Buda’nın dişil enerjisi (şakti) Tara’dır.

Tibet Budizm’i ve diğer Vajrayana geleneklerinde öfkeli korkunç ve iğrenç görünümlü tanrılar yer almakta olup, Hint mitolojisinden farklı olarak bunlar iblislerin kişileştirilmiş formu değildir. Örneğin Şiva’nın görünümlerinden (avatar) Mahakala elinde içi kan dolu bir kafatası, boynunda kafataslarından yapılmış bir kolye taşıyan 3 gözlü korkunç bir yaratık olup, dini koruyan bir tanrı olduğuna inanılmaktadır. Padmasambhava geleneğinde olduğu gibi öfkeli tanrılara MS 8. Yüzyılda dek tapınıldığı bilinmektedir.

Vedik dönemden beri ibadet edilen Yakşalar iyiliksever doğa ruhları olup, ağaç kökleri ile yeraltında bulunan tabiat hazinelerinin koruyucusu kabul edilmekte, Budist ve Caynacılardan da aynı saygıyı görmekteydi. Budist inanışta Kubera tarafından yönetilen Yakşaların Himalayaların altında toprağın derinliklerinde yaşadıklarına inanılmaktadır. Yidam veya İşta Devata kişisel meditasyon tanrısı olup, Hinduizm’de kişisel ibadet Budizm’de aydınlanma ile ilişkilidir.

Budist Kozmoloji

Budist inanışa göre evren Kama Loka (Arzu dünyası), Rupa Loka (Biçim dünyası) ve Arupa Loka (Ruh dünyası) adlı üç bölümden oluşmaktaydı. Bunlardan Kama Loka, dört anayönün (maharaja) ikametgâhı Meru dağı, İndra ve 33 yardımcısının ikametgâhı Trayastrinska, ölüler diyarı Yama, Boddhisattvaların ikametgâhı Tuşita, yaratıcı tanrıların ikametgâhı Nirmanarati ve Mara’nın ikametgâhı Paranirmita-Vasavartin adlı altı alt bölgeye ayrılmaktaydı.

Boddisattva

Budizm, Hindu panteonunu kullanmanın yanı sıra kendi panteonunu da yaratmış burada Buda’nın selefleri de tanrı olarak yer almıştır. İnanışa göre Gautama yeryüzüne gelen dördüncü Buda olup, kötülük dünyaya hâkim olduğunda beşinci ve son Buda Maitreya adıyla yeniden gelecektir. Maitreya, Buda olmadan önce Bodhisattva adı verilen bir hazırlık dönemi geçirecektir. Gautama’nın Bodhisattva formu Avalokiteşvara adıyla bilinmekteydi.

Kaynak: Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınları. Ankara, 2016

Budizm Terimleri Sözlüğü

Ayrıca Oku: Budizm Mitolojisi Sözlüğü, Budizm terimleri Sözlüğü

Takip, tavsiye ya da beğeni için