Aşağıdaki İslami Terimler Sözlüğü‘nde A harfi ile başlayan dini terimler ve anlamları yer almaktadır.

Bâb  1. Bâbîliğin kurucusu Mirza Ali Muhammed’in lakabıdır. Kendisini Allah’ın gerçeğine açılan kapı ilan etmiş ve 18 müridiyle birlikte öğretisini yaymaya çalışmıştır.

2. Kapı anlamına gelen kelime cami ve mescitlerin kapılarını tanımlamak için kullanılmakta örneğin Medine’de bulunan Mescid-i Ne-bî’nin kıble kapısına Bâb-üs-selâm adı verilmektedir.

Bâb-ed-Din  Mirza Ali Muhammed’in lakabı olup, ‘dürüstlüğün kapısı’ anlamına gelmektedir.

Babâilik  13. yüzyılda kendini peygamber ilan eden Baba İshak adlı Vefai tarikatına bağlı bir mürşit tarafından kurulan bir tarikatın adı olup, Selçuklu sultanının Türkmenlere karşı tavır almasına tepki olarak başlatılan ayaklanma ile özdeşlemiştir. Baba İlyas’ın öğrencisi İshak peygamberlik inanışından dolayı Baba Resul adıyla da bilinmektedir. Bektaşilik, eski Türk inançları özellikle Şamanizm’in izlerini taşıyan Babâilik’ten doğmuştur.

Babek  Abbasi egemenliğine karşı ayaklanıp Azerbaycan’da egemenliğini ilan eden, yandaşlarınca peygamber sayılan MS 838’de Abbasilerce idam edilen kişinin adıdır.

Babekilik  MS. 9 yüzyılda yaşamış İranlı dini önder Babek’i peygamber kabul eden, mal ve kadınların paylaşımında ortaklığı, ruh göçüne, peygamberlerin nesilden nesle aktarıldığına inanan İslam dışı bir inancın adıdır. Bkz. Hurremilik

Bábizm, Babilik  Bab (kapı) lakaplı Şirazlı Mirza Ali Muhammed tarafından 1844 yılında kurulan bir doktrinin adı olup Bahâiliğin öncülüdür. Bab ve 18 müridinin yaymaya çalıştığı inanç sisteminde 19 sayısı kutsal kabul edilmekte, Şii’lik içinden doğduğu halde çıkış noktasından farklı inançları içermektedir. Kutsal kitabının adı Beyan olup, Bab’ın öldürülmesinden sonra Bahâilik ve Subn-ı Ezel adlı iki kola ayrılmıştır.

Bac  Ortaçağ İslam devletlerinde Pazar ve gümrük vergisinin adıdır.

Badal  Tasavvufta âlemin düzeninin belli sayıda abdal sayesinde sağlandığına ve bunlardan birisinin ölümü sonrasında yeni birisinin yerine geçeceği inanışının adıdır.

Bahâeddin Veled, Sultan-ı Ulema  Mevlana’nın da babası olan Türk mutasavvıfın adıdır (ö. 1231)

Bahâi Sembolleri  Resmi sembolü beş kenarlı yıldız olan Bahâilikte üç sembol daha bulunmaktadır. Bunlar:

  1. Dokuz köşeli yıldız: Bahâ’nın Arap alfabesindeki rakamsal değeri 99 olduğu için kutsal kabul edilmektedir.
  2. Yüzüktaşı Sembolü: Abdul-Bahâ tarafından tasarlanmıştır.
  3. En büyük isim: Arapça Yâ Bahâ’ul Âbhâ yazısının hattat Mişkin Kalam tarafından yazılmış formudur.

Bahâi Takvimi  Her biri 19 günlük 19 aydan ve 4 artık günden (artık yılda 5) oluşan düzenli yılları 365 artık yılı 366 gün olan geleneksel güneş takviminin adı olup Kitab-ı Aqdas’da ayrınıtılı bilgi verilmektedir.

Bahâi takviminin ilk günü ilkbahar noktasına (vernal equinox; Gregoryen takvimde 21 Mart) denk gelmekte Nev-Rûz (Yeni gün) olarak adlandırılmaktadır.

Ay isimleri (Türkçe anlamı)

Bahâ       (Görkem)               21 Mart-8 Nisan

Celal       (Şeref) 9-27 Nisan

Cemall    (Güzellik)               28 Nisan- 16 Mayıs

Azamah   (Heybet) 17 Mayıs- 4 Haziran

Nûr          (Işık)       5-23 Haziran

Rahmah  (İnsaf)    24 Haziran- 12 Temmuz

Kalimât   (İfadeler)               13- 31 Temmuz

Kemal     (Mükemmellik) 1- 19 Ağustos

Asmâ      (İsimler) 20 Ağustos-7 Eylül

İzzah       (Güç)       8- 26 Eylül

Mashiyyah (Arzu)  27 Eylül- 15 Ekim

İlm          (İlim)       16 Ekim-3 Kasım

Kudrah    (Kudret)  4- 22 Kasım

Kavl        (Konuşma) 23 Kasım- 11 Aralık

Masâîl     (Sorular) 12- 30 Aralık

Şeraf       (Şeref)    31 Aralık- 18 Ocak

Sultan     (Sultan)   19 Ocak- 6 Şubat

Mülk        (Hâkimiyet) 7- 25 Şubat

Ayyâm-i-Ha (Âra günler) 26 Şubat- 1 Mart

Alâ          (Yükseklik) 2- 20 Mart (Oruç ayı)

Bahâi Kutsal günleri

Nevruz (Yeni yıl) 21 Mart

Rıdvan’ın ilk günü 21 Nisan

Riıdvan’ın 9. günü 29 Nisan

Rıdvan’ın 12.günü 2 Mayıs

Bâb’ın ilanı 23 Mayıs

Bahâulláh’ın yükselişi 29 Mayıs

Bâb’ın şehadeti 9 Temmuz

Bâb’ın doğumu 20 Ekim

Bahâu’llâh’ın doğumu 12 Kasım

Sözleşme günü 26 Kasım

Abdu’l-Bahâ’nın yükselişi 28 Kasım

Bahâi takviminde hafta isimleri (Türkçe anlamları)

Celal       (Görkem) Cumartesi

Cemal     (Güzellik) Pazar

Kemal     (Mükemmellik) Pazartesi

Fiddâl     (Zerafet) Salı

İdâl         (Adalet) Çarşamba

Isticâl     (Heybet) Perşembe

Istiklâl    (Bağımsızlık) Cuma

Bahâilik  1863 yılında İran’da Mirza Hüseyin Ali Nuri Bahâullah (1817-1892) tarafından kurulan mezhebin adıdır.

Bahaullah’ın vahiy sonucunda yazdığına inanılan kutsal kitapları şunlardır:

  1. El Kitap el Akdas
  2. Kitap el İkan
  3. Gizli Değerler
  4. Yedi Vadi Kitabı

Bahâilik’in prensipleri:

  • İnsanoğlu ırk, dil, din ayrımı yapmadan tek bir aile olduğunu bilmelidir.
  • Son din İslam değil Bahâilik’dir.
  • Din, akıl ve bilimle uyuşmak zorundadır.
  • Evrensel barış için çaba gösterilmelidir
  • Kadın ve erkek eşittir
  • Gerçeğe sadece özgür düşünce ile ulaşılabilir.
  • Bazı insanların aşırı fakir veya zengin olması toplum için tehlikelidir.

Seyyid Ali Muhammed (Arapça Bâb ‘kapı’ adıyla da tanınır) 23 Mayıs 1844 tarihinde mehdi olduğunu ilan ettiğinde binlerce müridi Babi adını alarak peşinden gitmiştir. Radikal fikirleri yüzünden Bab’ın 1850 yılında Tebriz’de kurşuna dizilip taraftarlarının işkence altında öldürülmesinin ardından oğlu Mirza Hüseyin Ali (Bahâullah) Babi’lere liderlik etmiş ve taraftarlarıyla birlikte İran’dan ayrılarak Osmanlı toprağı olan Bağdat’a yerleşmiştir. 1863 yılında Bahâi dininin prensiplerini açıklamıştır. Bugün Bahâilik’in dünya merkezi İsrail’e ait bulunan Hayfa şehrinde bulunmaktadır.

Bahâiler Tevrat, İncil ve Kur’ân’ın insanoğlunun ortak ve kutsal mirası olduğuna inanmaktaysa da dünyayı Kitab-ı Akdes, Kitab-ı İkan ve Kelimat-ı Meknune adlı kendi şer’i hüküm kitaplarına göre yorumlamaktadırlar. Bahâiler her yıl 2-21 Mart tarihi arasında 19 gün oruç tutmaktadırlar.

9 kapılı Bahâi tapınakları her dinden insanın serbestçe girip bildikleri şekilde ibadet etmelerine izin verecek şekilde inşa edilmiştir. İlk tapınak 1908 yılında Aşkabat’ta açılmış olup, 1938 yılında Sovyet rejimi tarafından kapatılana dek hizmet verdiği, 1962 yılında meydana gelen bir depremle yıkıldığı bilinmektedir. Sonradan Chicago (ABD), Sidney (Avustralya), Frankfurt (Almanya), Panama (Panama), Apia (Batı Samoa), Yeni Delhi (Hindistan) kentlerinde de Bahâi tapınakları inşa edilmiştir.

Bahâizm Bkz. Bahâilik

Bahâullah  Bahâiliğin kurucusu Mirza Hüseyin Ali Nuri’nin (1817-1892) lakabı olup Arapça ‘Tanrının nuru’ anlamına gelmektedir.

Bahşiyye  Halepli din adamı Muhammed Bahşî tarafından kurulan bir Halveti okulunun adıdır.

Baht  Tanrının insanoğlu için belirlediği yazgının Arapça adı olup Farsça kader adıyla da bilinmektedir.

Bakara  Kur’ân-ı Kerîm’in ikinci ve en uzun suresinin adı olup iki yüz seksen altı ayetten oluşmuştur. Bakara suresinin ayetleri peygamberin 10 yıllık hicreti süresince çeşitli zamanlarda inmiştir. Surenin Arapça ‘inek’ anlamına gelmekte olup adını Tevrat’ta da anlatılan bir öyküde Hz. Musa’nın kavmine bir cinayetin kefareti olarak kesilmesini buyurduğu inekten almaktadır.

Bâkî  Allah’ın güzel isimlerinden (Esmâ-i hüsnâsından) birisi olup ‘ebedî, sonsuz’ anlamına gelmektedir.

Kur’ân-ı Kerîm’de:

“Celâl ve ikram sahibi olan Rabbinin zâtı bâkîdir” (Rahmân 27).

Baki ül garkad  Medine’de bulunan Hz. Muhammed’in kızları ve oğlu İbrahim’in gömülü bulunduğu mezarlığın adıdır.

Baklîyye  10. yüzyılda Irak’ta kurulan bir tarikatın adı olup baklagillerin yenilmesini yasakladığı için bu adı almıştır.

Bala-Serîler  İmam Hüseyin’in mezarını ziyaret eden Aleviler için kullanılan terimdir.

Bârâ Vefat  Hz. Muhammed’in doğum ve ölüm gününe Hintli Müslümanlarca verilen isimdir.

Bâri  Allah’ın güzel isimlerinden (Esmâ-i hüsnâsından) birisi olup ‘yoktan vareden’ anlamına gelmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de:

“Allah-ü Teâlâ Bârî’dir” (Haşr 24).

Ba’s  Kıyametten sonra Allah’ın ölüleri diriltilmesi işinin adıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de:

‘Allah-ü Teâlâ kabirlerde olanları elbette ba’s eder’ (Hac 7)

Basîr  Allah’ın güzel isimlerinden (Esmâ-i hüsnâsından) birisi olup ‘her şeyi gören’ anlamına gelmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de:

“Şüphesiz O, semî’dir, Basîr’dir” (İsrâ 1).

Basîret  Arapça kavramak anlamına gelen terim Kur’ânda gönül gözüyle görmek anlamında kullanılmıştır.

Bâsit  Allah’ın güzel isimlerinden (Esmâ-i hüsnâsından) birisi olup dilediği kulunun rızkını genişleten anlamındadır.

Bast  Tasavvufta gönül ferahlığı anlamına gelmektedir.

Bâtın  Allah’ın güzel isimlerinden (Esmâ-i hüsnâsından) birisi olup ‘akıl ile anlaşılmayan’ anlamına gelmektedir.

Kur’ân-ı Kerîm’de:¶“Allah-ü Teâlâ Bâtındır” (Hadîd 3).

Bâtıl  Kur’ân-ı Kerim’de 28 ayette geçen kelime ‘anlamsız, boş, gerçekdışı, bozulmuş, geçici olan, Tanrısal olanın karşıtı’ anlamlarında kullanılmıştır.

Kur’ân-ı Kerîm’de:

“Göğü, yeri ve bunların arasında bulunan şeyleri biz batıl olarak yaratmadık” (Sâd 27).

Bâtıni Bkz. Bâtın

Bâtınilik, Bâtıniyye  Kuran-ı Kerim’in açık öğretisinden çok gizli anlamlarını yorumlayan gizemcilik öğretisinin adı olup daha çok İsmailiye mezhebiyle özdeşleşmiştir. Bâtıniler, Tanrı ile yarattıkları arasında benzerlik kurulmaması için Tanrı’ya özgü sıfatların hiç birini kabul etmezler. Bâtıniler peygamberleri aklın yeryüzündeki karşılığı kabul edip ‘İnsan-i kamil’ ve ‘nâtık’ (konuşan) olarak adlandırırlar.

Bayazid-i Bestami  Vahdet-i vücut inancını savunan ve insanın Tanrının bir parçası olduğu tezini savunan Mazdeizm’in etkisi altında kalmış İranlı bir mutasavvıfın adıdır.

Bayram Kurban ve Ramazan (Fıtr) olmak üzere iki dini bayram buyrulmuştur.

Bayram Namazı  Ramazan ve Kurban bayramlarının birinci günü sabahı gündoğumundan hemen sonra erkeklerin kılması vacip olan iki rekatlık namazın adıdır.

Bayram Tekbiri  Itrî tarafından segâh makamında bestelenen dini yapıtın adıdır.

Sözleri:

“Allahüekber, Allahüekber, la ilahe ill’Allah-ü v’Allah-ü ekber, Allah-ü ekber ve lillahil hamd”

Bayram Veli Bkz. Hacı Bayram-ı Velî

Bayrâmîlik, Bayrâmiyye  Hacı Bayram-ı Velî’nin kurduğu temel ilkesi vahdet-i vücut olan tarikat Nakşibendilik ile Halvetilik arasında bir yerde gösterilmektedir. 15. yüzyılda Ankara’da kurulmuş olup Bayrâmiyei Şemsîye, Melâmiyei Bayrâmiye ve Celvetîye kollarına ayrılmıştır.

Bayrâmiyei Şemsîye  Bayramiliğin bir kolu olup Ak Şemsettin tarafından kurulmuştur.

Baytullah, Beytullah  Arapça ‘Allah’ın evi’ anlamına gelip başta Mekke’deki Kâbe olmak üzere İslam teolojisinde tüm cami ve mescitler içinde kullanılmaktadır.

Bâzkeşt  Nakşibendiliğin on bir kuralından birisinin adı olup Tanrının kulundan hoşnut olması dileğini dile getirmektedir. Arapça “İlâhe ente maksûdi ve rızake matlubî” olarak dile getirilir.

Bedâ  Şii inanışında Ra’d suresinin 38. ayetine dayanılarak Tanrı’nın yargısını değiştirecek yeni bir durumun gelişmesine verilen isim olup Sünniler tarafından kabul edilmemektedir.

Beddua Bir insanın zarar görmesi için Tanrı’ya yapılan yakarışın adıdır.

Bedevî  Çölde göçebe yaşamayı hayat tarzı olarak benimsemiş halklar için kullanılan terimdir.

Bedeviye, Bedeviyye  Seyyid Ahmet Bedevi tarafından MS 13. yüzyılda kurulan bir Sünni tarikatının adı olup başta Mısır olmak üzere Kuzey Afrika’da yaygındır. Ahmetiyye adıyla da tanınan bu tarikatın kurucusunun ölene dek elbiselerini çıkarmadığı ve yıkanmadığına inanılmaktadır. Dünyevi zevklerden uzak durmak ve kötülüğü iyilikle karşılamak tarikatın temel prensipleridir. Kolları: Şenaviyye, Metbûliyye, Halebiyye, Beyûmiyye, Merzûkiyye, Sutûhiyye, Ulvâniyye

Bedî  Allah’ın güzel isimlerinden (esmâ-i hüsnâsından) birisi olup ‘yoktan vareden’ anlamına gelmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de:

“(Allah) göklerin ve yerin Bedî’idir. O, bir şeyin olmasını dileyince, ona ‘ol’ der, o da olur.” (Bakara 117)

Bedir savaşı, Bedr gazvesi  Hz. Muhammed’in Medine’ye 80 mil mesafede bulunan Bedir mevkiinde 13 Mart 624 tarihinde, Mekkeli putperestlere karşı ilk askeri zaferini kazandığı savaşın adıdır.

2 at ve 70 deveye sahip 313 savaşçıdan oluşan İslam kuvvetleri 700 deve ve 100 ata sahip 1000 kişilik Mekkelilere karşı üstün gelmişler, önemli miktarda ganimet ele geçirmelerinin yanı sıra, esirler için de yüklü miktarda tazminat almışlar bu arada 14 şehit vermişlerdi.

Kur’ân-ı Kerîm’de:

“Bedr muharebesinde düşmana nisbetle daha az ve zayıf olduğunuz hâlde, Allah-ü Teâlâ size yardım etti, kesin zafer verdi. Allah’tan korkun ki, şükretmiş olasınız” (Âl-i İmrân suresi: 123)

Bkz. Bedriyun

Bedreddinîlik  15. yüzyılda Simavnalı Şeyh Bedrettin tarafından kurulan Bâtıni bir tarikatın adıdır. Şeyh Bedrettin Varidat adlı eserinde dini düşüncelerini şu kelimelerle anlatmıştır:

‘Tanrı dünyayı yarattı ve insanlara verdi. Demek ki dünyanın toprağı ve bu toprağın bütün ürünleri insanların ortak malıdır. Birinin mal toplayıp öbürünün aç kalması tanrılık amacına aykırıdır. Ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeli sen de benim eşyamı istediğin gibi kullanabilmelisin. Çünkü tüm bunlar hepimiz için ve hepimizindir.’

Bedriyun, Ashab-ı Bedir  Hz. Muhammed’in yanında Bedir’de savaşan müslüman savaşçıların adı olup sahabe gruplarından birisidir.

Bedrîyye  Sühreverdîlik tarikatının kollarından birisinin adıdır.

Behâîyye  Sühreverdîlik tarikatının kollarından birisinin adıdır.

Behlül  Arapça ‘güler yüzlü, komik adam’ anlamına gelip, MS 8. yüzyıldan itibaren evliya ve sufileri de tanımlamak için kullanılmıştır. Fıkıh âlimleri, Behlüllere ilahî cazibenin delirttiği insanlar olarak baktıklarından deliliğin evliyalıkla bir araya getirilemeyeceği kanısındadırlar.

Behşemiye  Ebu Haşim Abdüsselam bin Cubai’nin MS 10. yüzyılda kurduğu, Mutezile düşüncesinin bir kolunun adıdır.

Bekâ  1. Tasavvufta her varlığın kalıcı ya da geçici olma durumunu tanımlayan bir terim olarak kullanılır.

  1. Varlığının sonu olmayan Allah’ın sıfatlarından birisi olup Arapça ‘varlık, var olmak’ anlamına gelmektedir.

Bekâ-Billah  Tasavvufta Fenâ fillahtan sonraki makamın adı olup Tanrıyı devamlı olarak hatırlama halinin adıdır.

Bekriye  MS 8. yüzyılda Bekr bin Uht Abdulvahid tarafından kurulan bir mezhep olup Cehmiye ve Cebriye akımlarında da izler taşımaktadır. Soğan ve sarımsak yemeyi haram saymış, çocukların işkenceden acı duymayacağı gibi akıl dışı bazı düşünceleri savunmuştur.

Bektaşilik  13. yüzyılda Anadolu’da Hacı Bektaş Veli tarafından kurulan, ortodoks Şii öğretisinden farklılaşmış bir Sufi tarikatının adıdır. Ünlü sufi İbn el-‘Arabi’nin (ö. H. 638/ MS 1240) Vahdet el Vücut (Mevcudiyetin birliği) kavramından büyük ölçüde etkilenilmiştir. Aynı şekilde 12 imamdan, Kerbela savaşından büyük ölçüde etkilenen Bektaşilik Fars geleneği Nevrus’u İmam Ali’nin doğum günü olarak kabul etmektedir.

Osmanlı döneminde Anadolu’da büyük ölçüde örgütlenen Bektaşilerin tekkeleri 1925 yılında Atatürk tarafında kapatılmışsa da Arnavutluk ve Kuzey Yunanistan’daki örgütlenme devam etmektedir.

Bektaşilik Hacı Bektaş-ı Veli’nin dört kapı (şeriat, tarikat, hakikat, marifet) ilkesine dayanmaktadır. Bektaşilikde beş derece bulunmaktadır. Bunlar (Aşağıdan yukarıya):

  1. Muhiblik
  2. Dervişlik
  3. Babalık
  4. Mücerredlik
  5. Halifelik

Bektaşi törenleri (Fığlalı,1994: 336):

  1. Bektaşiliğe giriş (ikrar)
  2. Görgü cemi
  3. Abdal Musa kurbanı
  4. Muharrem ayini
  5. Koldan kopan erkân
  6. Dardan indirme erkânı
  7. Baş okutma erkânı

Ahilik ve Bâtınilik’e özgü izler taşıyan tarikat öğretisinde insanın bilmesi gerekenleri öğrenip olgunluğa ulaşmasının ardından kutup adıyla evrenin düzeninin sağlanmasına yardım edeceğine inanılmaktadır. Anadolu ile Rumeli Bektaşileri ve kentli ile köylü Bektaşiliği arasında çeşitli uygulama farklılıkları bulunmaktadır. Anadolu Bektaşileri çoluk, çocuk herkes cemevine girebilirken Rumeli Bektaşiliği’nde yeminliler dışında kimse erkana kabul edilmemektedir.

Anadolu Bektaşileri müzik için bağlama ve saz Rumeli Bektaşiliği’nde 4 tel ve 9 perdeli olan boz ok kullanılmaktadır.

Bektaşi Müziği  Şehir Bektaşiliği’nde klasik Türk musikisi, köy Bektaşiliğinde ise halk müziği yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bektaşi tarikatında zikir sesli fakat müziksiz yapılmakta, müzik zikir sonrası muhabbetlere eşlik etmektedir. Muhabbetlerde kullanılan deyiş, nefes, mersiye gibi manzum türler bestelenmiş şekilleriyle söylenmektedir.

Beled  Kur’ân-ı Kerîm’in doksanıncı suresinin adı olup yirmi ayettir.

Belkıs, Seba Melikesi Yemen’de bulunan Saba ülkesinin kraliçesi iken Hz. Süleyman ile evlenen kraliçenin adıdır. Belkıs, Hz. Süleyman’ın peygamberliğini sınamak için Kudüs’e gitmiş, sorduğu sorulara doğru yanıtlar almış, aldığı değerli hediyelerle Süleyman’ın sarayından ayrılmıştır. Bazı Yahudi kaynaklarında Etiyopyalı bir kraliçe olarak tanıtılıp, Hz. Süleyman’la evlendiği anlatılmaktayken, Kur’ân-ı Kerim’de Belkıs adı anılmamıştır. Araştırmacılar Belkıs’ın Kuzey Arabistan ya da Hindistan kökenli olabileceğini öne sürmüştür. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Hz. Süleyman’ın Belkıs için dünyanın çeşitli bölgelerinde 3.000 civarında köşk yaptırdığını yazmış, bazılarının yerini bildirmiştir.

Eski Ahit’te kral Solomon’u altın, mücevher ve baharat taşıyan bir deve kervanının başında ziyaret ettiği yazmakta, Seba Melikesinin Solomon/Süleyman ile karşılaşması Kur’ân da ise şöyle anlatılmaktadır:

‘Ona: ‘Köşke gir’ denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: ‘Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk zemindir.’ Dedi ki: ‘Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman’la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum.’ (Neml Suresi 44)

Benî Âdem, Âdemoğlu  Hz. Âdem’in soyundan gelmesine atfen insanoğlu anlamında kullanılan terimdir. Kur’ân-ı Kerîm’de:

‘Ey Benî Âdem! Yiyin, için, israf etmeyin. Çünkü Allah-ü Teâlâ, israf edenleri sevmez’ (A’râf 31), “Şeytana itaat etmeyin, o size apaçık düşmandır diye size Kur’ân-ı Kerîm’de bildirmedim mi?” (Yâsîn 60).

Benî Hâşim  Hz. Muhammed’in dedesi Haşim bin Abdi Menâf’ın soyundan gelenleri tanımlayan bir terimdir.

Benî İsrail  İsrailoğulları anlamına gelen terim olup Hz. Ya’kûb’un on iki oğlunun soyundan gelenleri tanımlamaktadır.

Benûl-ahyâf  İslâm hukukunda ana ve babası ortak olana kardeşler için kullanılan terimdir.

Benûl-allât  İslâm hukukunda baba bir, ana ayrı kardeşler için kullanılan terimdir.

Ber  Allah’ın güzel isimlerinden (Esmâ-i hüsnâsından) birisi olup ‘iyilik ihsan eden’ anlamına gelmektedir.

Berâe  Kur’ân-ı Kerîm’in dokuzuncu suresinin adı olup Tevbe suresi olarak da bilinmektedir.

Berât gecesi, Berât kandili  Şaban ayının 15. gecesinin adı olup Müslümanlarca kutsal kabul edilmektedir. Hadislere göre:

  1. Bu gece yapılan ibadet çok değerlidir.
  2. Bu gece tanrının rahmeti daha fazla iner
  3. Hz. Muhammed’e şefaat yetkisi bu gece verilmiştir
  4. O yıl olacak olaylar bu gece belirlenir
  5. Bu gece tövbe edenlerin tüm günahları bağışlanır.
Berât gecesini büyük nimet, fırsat biliniz! Çünkü belli bir gecedir. Şâban’ın on beşinci gecesidir. Kadir gecesi, çok büyük ise de, hangi gece olduğu belli değildir. Bu gece, çok ibadet yapınız. Yoksa kıyamet günü pişman olursunuz!

(Hadîs-i şerîf: Riyâd-un-Nâsihîn)

Berehut  Arabistan’da Hadramut civarında bulunan ve içinde kafirlerin ruhlarını barındıran pis kokulu bir kuyunun adıdır.

Bereket Allah’ın bol nimet ihsan etmesinin adıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de:

“Böylece İbrahim’i ve Lût’u kurtarıp, içinde âlemlere bereketler verdiğimiz arza çıkardık” (Enbiyâ 71).

Bergûsiyye  Muhammed bin İsa Burgus tarafından kurulan bir Harici kolunun adıdır..

Berid  Emevi hükümdarı I. Muaviye tarafından Roma haberleşme sistemlerinden esinlenilerek kurulan ve 19. yüzyıla dek Müslüman ülkelerde kullanılmaya devam edilen posta ve haberleşme örgütünün adıdır.

Bersisa  İlk olarak MS 10. yüzyılda Taberi’nin Kur’ân-ı Kerim tefsirinde adı geçen bir Hıristiyan ya da Yahudi çilecinin adı olup şeytanın ayartmalarıyla Tanrıyı inkar etmiştir. Öyküye göre yolculuğa çıkan üç kardeşin kendisine emanet ettikleri kız kardeşlerini şeytana uyarak baştan çıkarıp hamile bırakmış, günahını gizlemek için kadını öldürüp cesedini gömmüş, Şeytan durumu kadının kardeşlerine anlatınca canını kurtarmak için şeytanla anlaşıp Tanrıyı inkâr etmiş, şeytan bu durum karşısında Haşr suresinden bir ayet okuyarak kendisiyle alay etmiştir:

“Münafıkların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana ‘İnkâr et’ der. İnsan inkâr edince de: Ben senden uzağım, çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım, der” (Kur’ân, Türkiye Diyanet Vakfı meali 59:16).

Berzah  Dünya (âlem-i ecsâd) ile ahiret (âlem-i ervâh) arasında bulunduğuna ve ölü ruhların kıyamet gününe dek beklediklerine inanılan âlemin adıdır.

Besmele  Kur’ân-ı Kerim’in Neml suresinin 30. ayetinde bir bölüm olup ‘Esirgeyen ve bağışlayan Tanrı’nın adı ile’ anlamına gelen, Tevbe suresi dışındaki tüm surelerin başında yer alan cümledir ve Hz. Muhammed’in sünnetiyle bir işe başlarken söylenilen Arapça bismillahirrahmanirrahim kelimesinin kısaltılmış formudur.

Beşîr  1. Hz. Muhammed’in isimlerinden birisi olup müjdeleyici’ anlamına gelmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de:

“Biz seni; Müminleri, inananları beşîr, kâfirleri de azap ile korkutucu, uyarıcı olarak gönderdik.” (Bakara 119)

  1. Kabirde sual soran meleklerin adı olup Münker ve Nekir adlarıyla da bilinmektedirler.

Betûl  Hz. Muhammed’in kızı Hz. Fâtımâ’nın lakabı olup ‘namuslu’ anlamına gelmektedir.

Bevâdih  Tasavvufta kaynağı başka dünyalar olup insanın kalbinde duygusal değişimlere (ferahlık, sevinç, hüzün, keder) sebep olan etkilerin adıdır.

Beyt-i ma’mûr  Gökte meleklerin tavaf edip namaz kıldıklarına inanılan yerin adıdır.

Beytullah  Kabe’yi tanımlayan ‘Tanrı’nın evi’ anlamında bir terimdir.

“Karacaoğlan der inşallah

Görenler desin maşallah

Kara donludur Beytullah

Örtüsü kara değil mi” (Karacaoğlan)

Beytü’l-Hikme  Abbasi halifesi Memun’un MS 830 yılında Bağdat’ta kurduğu bir kütüphane ve ilim merkezinin adıdır.

Beytü’l-mukaddes, Beyt-ül-Makdis  Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksâ’nın diğer adlarıdır.

Beytülmâl  Hz. Muhammed tarafından kurulan devlet hazinesinin adıdır.

Beytülmâl’a dört kaynaktan gelir sağlanırdı:

  1. Zekât geliri
  2. Ganimetlerin beşte biri
  3. Gayr-i müslimlerden alınan haraç ve cizye
  4. Mirasçısı olmayan kişilerin bıraktığı mallar

Beyyine  Kur’ân-ı Kerîm’in doksan sekizinci suresinin adı olup sekiz ayettir.

Beyyûmiyye  18. yüzyılda Mısır’da Beyyum Ali bin Hicazi tarafından kurulan bir Harici kolundan bir tarikatın adıdır.

Biat, beyat  İslam toplumlarında hükümdarların dinsel yargı gücüne sahip olabilmeleri ve yetkili sayılabilmeleri için halktan aldıkları bağlılık sözünün adıdır. Hz. Muhammed Akabe’de Medinelilerden biat almış, Emeviler döneminde ise hükümranlığın babadan oğula geçen bir saltanat haline gelmesi amacıyla ‘biat’ kullanılarak amacından saptırılmıştır.

Bidat  Doğruluğu bilinen bir inancın değiştirilmesi veya yeni kurallar eklenmesi suretiyle ortaya çıkan sapmaların adıdır.

Bikriyye  Seyit Mustafa tarafından kurulan bir harici tarikatı kolunun adıdır.

Bilâl-ı Habeşi, Bilâl bin Rabah  Hz. Ebu Bekir tarafından satın alınıp azat edilen Habeşistanlı bir köle iken Müslümanlığı kabul etmiş, Mekke’nin fethinin ardından Kâbe’ye çıkarak ezan okuyan ilk müezzin olmuş, bayram namazlarında ‘anaza’ adlı mızrağı taşımakla görevlendirilmiştir.

Billâhi  Allah’ın adını anarak edilen bir yemin cümlesidir.

Birr  Allah’ın emirlerine uymak anlamına gelen bir terimdir.

Kur’ân-ı Kerîm’de:

“Birr ve takvâ da birbirinize yardım edin” (Mâide 2)

Bi’set  Peygambere, peygamber olduğunun bildirilmesi işinin adı olup Arapça ‘gönderilme’ anlamına gelmektedir.

Bi’set Senesi  Hz. Muhammed’e MS 610 yılında Ramazan ayının on yedinci Pazartesi günü Cebrâil aracılığıyla peygamberliğinin bildirildiği tarihin adıdır.

Bişara, Buşra, Büşra  Arapça ‘müjde, sevinçli haber’ anlamına gelip, İslam dinini bilmeyenlere tanıtan mesajın adıdır.

Bohorâlar  İsmailiye mezhebine bağlı Mustali Tarikatı üyelerine verilen isim olup, ‘tüccarlar’ anlamına gelmekte ve Batı Hindistan’da yaşamaktadırlar.

Buhârî-i Şerîf  Kütüb-i sitte adı verilen altı hadîs kitabından birisinin adıdır.

Buhûriyye  17. yüzyılda Muhammed Buhuri tarafından kurulan Hariciliğin Ramazanniye kolundan bir tarikatın adıdır.

Burak, El burak  Cebrail’in Hz. Muhammed’e getirdiği ve peygamberin Mirac gecesi göğün yedinci tabakasına üzerinde çıktığı kanatlı atın adı olup, katırdan küçük, eşekten büyük, iki yanında kanatları olan uzunca beyaz bir hayvan olarak tanımlanmaktadır.

Burhân-ı Temânü  Allah’ın varlığını ve tek tanrı olduğunu ispatlamak amacıyla kullanılan delil anlamına gelmektedir.

Burka Orta ve Güney Asya’da yaşayan Müslüman kadınların giydiği (özellikle Hindistan ve Pakistan) tüm vücudu kaplayan uzun gevşek dökümlü elbisenin adıdır. Osmanlı döneminde peçe anlamına kullanılan Arapça kelime olup, kadınların yanı sıra herhangi bir sebepten yüzünü göstermek istemeyen erkekler tarafından da takılmaktaydı.

Butriyye  Hz. Muhammed’in torunu Zeyd’in kurucusu olduğu Şii kökenli Zeydiye mezhebinin kollarından birisi olup Kesir’un Neva ile Ebu Abdullah el-Hasan tarafından kurulmuştur.

Bühtân  İftira etmek anlamına gelip büyük günah sayılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de:

“Mümin erkek ve Mümin kadınlara, işlemedikleri ezâ edenler, muhakkak bir bühtân ve apaçık bir günah yüklenmişler” (Ahzâb 58)

Bürûc  Kur’ân-ı Kerîm’in seksen beşinci suresinin adı olup yirmi iki ayetten oluşmaktadır ve Mekke’de inmiştir.

Büyü Kur’ân’da Bakara suresinin 102-106 ayetlerinde şeytanların insanlara büyüyü öğrettiğinden (Hz. Süleyman döneminde) bahsedilmektedir. Hadislerin hemen hepsinde büyü yasaklanmıştır:

“Kâhinlik yapan ve kâhine giden ve büyü yapan ve yaptıran ve bunlara inanan, bizden değildir. Kur’ân-ı Kerîm’e inanmamıştır” (Hadîs-i şerîf: Hadîkat-ün-Nediyye).

 

Sözlüğün tamamı alfabetik olarak şu linklerde görülebilir

İslami Terimler Sözlüğü A Harfi
İslami Terimler Sözlüğü B Harfi
İslami Terimler Sözlüğü C Harfi
İslami Terimler Sözlüğü Ç, D, E Harfi
İslami Terimler Sözlüğü F Harfi
İslami Terimler Sözlüğü G Harfi
İslami Terimler Sözlüğü H Harfi
İslami Terimler Sözlüğü I, İ Harfi
İslami Terimler Sözlüğü K Harfi
İslami Terimler Sözlüğü L, M Harfi
İslami Terimler Sözlüğü N, O, Ö Harfi
İslami Terimler Sözlüğü P, R Harfi
İslami Terimler Sözlüğü S, Ş Harfi
İslami Terimler Sözlüğü T Harfi
İslami Terimler Sözlüğü U, Ü, V, Y, Z Harfi

Kaynakça
Kaynakça

Özhan Öztürk. Folklor ve Mitoloji Sözlüğü. Phoenix Yayınları. Ankara, 2009

Takip, tavsiye ya da beğeni için