Site icon Özhan Öztürk Makaleleri

Hindenburg felaketi

Hindenburg felaketi

Tüm zamanların en büyük zeplini ve Nazi Almanyası‘nın gururu olan LZ 129 Hindenburg[1]’un, 6 Mayıs 1937’de New Jersey’deki Lakehurst donanma hava üssünde iskele direğine dokunduğunda alevler içinde patlamış, yolcu ve mürettebatından 36 kişi ölmüştü ki bu olay ‘Hindenburg Felaketi’ adıyla bilinmektedir. Ticari zeplinler 2.000’den fazla uçuşta, on binlerce yolcuyu tek bir yaralanma olmadan 1 milyon milin üzerinde 30 yıldan fazla uçurmuşsa da Hindenberg felaketinden sonra zeplinler hızla gözden düşmüştür. Hatta II. Dünya Savaşı‘ndan sağ çıkıp günümüze ulaşabilen bu tipte tek bir hava gemisi bile kalmamıştır.

Henri Giffard’ın sıcak hava balonu Paris üzerinde, 1878 (Amerikan Kongre Kütüphanesi)

Zeplinlerin Öyküsü

İlk başarılı hava gemisi 1852’de Fransız mühendis Henri Giffard[2] buhar enjektörünü ve motorlu Giffard zeplinini inşa etmişti.  3 hp gücündeki buharlı motorla çalışan 180 kg ağırlığındaki hidrojen dolu bu araç saate 6 mil hız yapabilen dünyanın ilk yolcu taşıyan hava gemisiydi. 24 Eylül 1852’de Giffard, Paris‘ten Élancourt’a 27 km mesafeye giden ilk motorlu ve kontrollü uçuşu yaptıysa da ters rüzgâr yüzünden geriye dönememişti.

LZ 127’nin inişini izleyenler, 1930

Graf Zeppelin

Zeplin, olarak bilinen sert hava gemileri 19. yüzyılın sonlarında Almanlar tarafından geliştirildi. Amerikan iç savaşı sırasında sıcak hava balonlarını gözlemleyen Alman mucit Ferdinand von Zeppelin[3], 1899’da Fransız hava gemilerinin aksine, gazla dolu bir iç mekânı koruyan hafif bir metal kirişlere sahip bir araç olan ilk zeplini LZ-1’i geliştirmişti. Mucidin adı zamanla tüm katı hava gemileriyle eş anlamlı hale gelmiştir. Zeplinler, son derece yanıcı hidrojen gazı sayesinde havalanmakta olup bu yüzden patlamaya karşı savunmasızdılar ancak uzun mesafelerin hızla aşılmasını mümkün kıldıklarından rağbet gördüler. 1928’den 1937’ye kadar uçan ve ilk ticari transatlantik yolcu uçuş hizmetini sunan Alman hava aracı LZ 127 Graf Zeppelin[4], Luftschiffbau Zeppelin’in başkanı Dr. Hugo Eckener tarafından tasarlanıp ve işletilmişti. 36 kişilik bir ekip tarafından işletilen ve 24 yolcu taşıyabilen Graf Zeppelin inşa edildiğinde dünyanın en uzun ve en büyük hava gemisi olup, 590 uçuşta toplamda 1.7 milyon kilometre yol kat etmişti.  Pasifik Okyanusu’nun hava yoluyla ilk kesintisiz geçişini mümkün kılan bu hava aracı biri Kuzey Kutbu’na olmak üzere, birkaç uzun uçuştan sonra, Almanya ile Brezilya arasında beş yıl boyunca ticari yolcu ve posta hizmeti sağlamıştı.

Afetten kısa bir süre önce, 6 Mayıs 1937’de Manhattan, New York üzerindeki Hindenburg zeplini

LZ 129 Hindenburg

Resmi olarak LZ-129 Hindenburg olarak adlandırılan Hindenburg, o güne dek yapılmış en büyük ticari hava gemisi ve döneminin teknolojik açıdan en gelişmiş ulaşım aracıydı. 245 metre uzunluğunda ve 41,2 m çapındaki Hindenburg, Boeing 747’den üç kat daha büyük olup, saatte 122 km hızla seyredilmekte ve en çok 135 km hıza ulaşabilmekteydi. Adını eski Weimar Cumhuriyeti başkanı Paul von Hindenburg’dan (1847-1934) alan gemi Mart 1936’da yaptı ve başta Almanya’dan Kuzey ve Güney Amerika’ya olmak üzere 63 kez uçmuştu.

Z zeplinler, halkalardan ve uzunlamasına kirişlerden yapılmış sert çerçevelere sahip olup, Hindenburg’un çerçeveleri sertleştirilebilir alüminyum alaşımı olan duralumin’den yapılmıştı. Dört motorla çalıştırılan Hindenburg diğer hava gemilerinden daha geniş olması seyrini daha istikrarlı hale getirirken, jelatinleştirilmiş pamuktan yapılan on altı gaz hücresi gemiyi havada tutuyordu. Hindenburg’un gaz hücreleri yanıcı olmadığı için hidrojenden daha güvenli olduğu bilinen helyum ile doldurulacak şekilde tasarlanmışsa da sadece ABD ve Sovyetler Birliği’nde bulunan helyum kolayca temin edilemiyordu. ABD’nin helyum ihracatını yasaklayan bir yasa varsa da Naziler iktidara gelmeden 6 yıl önce kaldırılmıştı. Biraz Almanya’da devam eden ekonomik bunalım sırasında helyumla kaldırılmış bir zeplinle kar elde etmenin zorlukları biraz da SSCB ve ABD’ye bağımlı olmamak için Almanlar helyum yerine hidrojen kullandılar.

Son Yolculuk

Hindenburg’un yolcuları Avrupa’dan Kuzey ve Güney Amerika’ya en hızlı okyanus gemisinin yarısı kadar sürede seyahat etmekle kalmıyor, sonrasında uçak yolculuklarında asla sağlanamayacak lüks iç mekanlarda konaklıyorlardı. Hindenburg 63. ve son yolculuğuna 36 yolcu ve 61 subay, mürettebat ve stajyer ile birlikte 3 Mayıs 1937’de saat 19: 16’da Almanya’nın Frankfurt kentinde başladı. Dev zeplinin ısıtmalı kabinlerde 72 yolcu yatağı, ipek duvar kâğıdı ile kaplı zarif bir yemek odası, salon, yazı odası, bar, sigara içme odası ve uçuş sırasında açılabilen pencereli gezinti yerleri bulunuyordu. Mobilyalar hatta salonda çalınan piyano bile hafif alüminyum kullanılarak tasarlanmıştı. Hidrojenin girmesini önlemek için çift kapılı bir hava kilidi de dahil olmak üzere sigara içme odasının güvenli olmasını sağlamak için özel önlemler alınmıştı. Köln üzerinden Hollanda ve İngiliz Kanalı’nı geçtikten sonra 2: 00 gibi Atlantik geçişine başlamış, Grönland’ın güney ucu üzerinden Newfoundland’de Kuzey Amerika’ya ulaşmış, 6 Mayıs öğlen vakti Boston, 15: 00’te ise New York’ta Manhattan gökdelenlerinin üzerinden geçmişti.

Hindenburg zeplini yere çakılırken. (Fotoğraf: Murray Becker)

Kaza

New York’tan güneye doğru ilerleyen gemi New Jersey’deki 16: 15’te Lakehurst Donanma Hava İstasyonuna ulaşmışsa da sahadaki kötü hava koşulları sebebiyle Kaptan Max Pruss iniş yapmak yerine fırtınanın geçmesini beklemek için New Jersey sahillerine ve sahillerine gitmiştir. Saat 18: 00’de koşullar iyileştiğinde Lakehurst’un komutanı Charles E. Rosendahl (1892-1977) Kaptan Pruss’a önce saat 6: 12’de alanın iniş için uygun olduğu ardından 7: 08’de “mümkün olan en erken inişi” şiddetle tavsiye eden bir mesaj gönderdi.  Hindenburg, Lakehurst’teki tarlaya akşam 7: 00’den kısa bir süre sonra güneybatı yönünden 180 m yükseklikte yaklaşırken, rüzgâr doğudan esiyordu. Hindenburg keskin bir S dönüşü yaptıktan ve iniş hatlarının indirilmesinden birkaç dakika sonra yer ekibi üyeleri, muhtemelen hücresinden kaçan hidrojenin neden olduğu, geminin sonundaki kumaş örtüsünün altında “dalgalanma” olarak tanımladıkları şeyi gördüler. Saat 19: 25’te Hindenburg’un kuyruğunda alevler belirmekle kalmadı saniyeler içinde, ateş tüm kuyruğu kapladı. Ardından dev geminin önce kuyruğu yere düştü ve burun düşmeden önce birkaç saniye boyunca gökyüzüne doğru yükseldi. Kumaş kaplama yanıp gitmiş, duralümin iskeleti sıcaktan bükülüp çökmeden önce bir anlığına görünmüş, alevler 36 kişiyi (36 yolcudan 13’ü öldü, 61 mürettebatta 22’si ve bir yer görevlisi) hemen öldürmüştü. Kaza, 4 haber filmi şirketi tarafından filme alınmışsa da hiçbiri 34 saniye süren yangının ilk anlarını yakalayamamıştı. LIFE dergisinin ki dahil iki düzine kadar haber fotoğrafçısından Chicago radyo spikeri Herbert Morrison’ın havadan düşen insanları izlerken söylediği sözler tarihe geçmiştir: “Alevler patlıyor … Bu korkunç. Bu dünyadaki en kötü felaketlerden birisi … Ah, insanlık!”. Hindenburg felaketi aslında çağının en kötü zeplin felaketi değildi. Bu alanda rekor 4 Nisan 1933 sabahı New Jersey açıklarında bir fırtınada düştüğünde 76 mürettebat ve yolcusundan 73’ü hayatını kaybeden ABD Donanması’nın 239 m uzunluğundaki helyum dolu zeplini USS Akron’a (ZRS-4) aitti. Bununla birlikte Hindenburg felaketinin detayları radyoda ve uluslararası medyada ölümsüzleştirilerek tıpkı yeni bir Titanik gibi hafızamıza kazanmıştır.

Kazanın Sebebi

Alman gücünün bir sembolü olarak görülen ve Kuyruk yüzgeçlerine dev gamalı haçlar boyanan zeplinin geçirdiği kazanın Nazi karşıtı bir sabotaj eylemi olduğu iddiası her zaman gündeme gelmiştir. Alman propaganda bakanı Joseph Goebbels, Hindenburg’a geminin dayanıklılık testleri tamamlanmadan erken bir propaganda görevine başlama emri vermiş, dört gün boyunca Almanya’nın etrafında uçan Hindenburg Hitler yanlısı broşürler atmıştı. Hindenburg’un Frankfurt’tan Lakehurst’e uçuşunda yolcu kapasitesi sadece yarı yarıya dolu olmasına rağmen, dönüş uçuşu için İngiltere Kralı VI. George’un taç giyme törenine katılmak için Avrupa’ya gitmeleri gereken çok sayıda ünlü ve zengin rezervasyon yapmıştı. Hindenburg, taç giyme törenine zamanında yetişemezse bu durum Nazi Almanyası için kötü bir propaganda olacaktı ki kötü havada iniş yapmak zorunda kalan zeplin mürettabatı tanıklara göre ‘Kimden daha çok korkuyoruz, havadan mı yoksa Gestapo’dan mı? sorusunu endişeyle birbirlerine soruyordu. Hindenburg’daki kıdemli subay Lehmann ve Kaptan Pruss, ölümlerinden çok sonra bile, Nazi baskısına boyun eğdikleri ve Hindenburg’u kötü koşullarda havalandırdıkları için eleştirilmişlerdi. Hindenburg kazası, zeplin çağını sona erdirdi. Artık kimse hidrojen gemileriyle uçmak istemiyordu. Amerikan ve Alman şirketlerinin hava gemisi inşa etme planları bu kazadan sonra çöpe gitti. Bugüne dek sabotaj iddialarını ispatlayacak ikna edici bir delil ortaya konulamadı. Uzmanlar kazanın sızan hidrojeni ateşleyen bir elektrostatik boşalmadan (yani bir kıvılcımdan) kaynaklandığını iddia etmektedir.

Hindenburg, New Jersey’deki olaydan bir saat önce NYC üzerinde uçuyor renkli görüntüler, 1937

https://www.youtube.com/watch?v=Mt89_uSP5rE

Hindenburg Felaketi Video (British Pathe)

Notlar

[1] Almanca Luftschiff Zeppelin №129

[2] Baptiste Jules Henri Jacques Giffard (8 Şubat 1825- 14 Nisan 1882)

[3] Ferdinand Adolf August Heinrich Graf von Zeppelin (8 Temmuz 1838- 8 Mart 1917)

[4] Luftschiff Zeppelin 127

Kaynakça

Dick, Harold G; Robinson, Douglas H. The golden age of the great passenger airships: Graf Zeppelin & Hindenburg. Washington DC, US: Smithsonian Institution Press, 1985
Hook, Thomas, Sky Ship: the Akron Era. Annapolis, Md: Airshow Publishers, 1976.
Lehmann, Ernst. Zeppelin: The Story of Lighter-than-air Craft. London, UK: Longmans, Green and Co., 1937
Robinson, Douglas H. Giants in the sky: a history of the rigid airship. Seattle, Washington, US: University of Washington Press, 1975
Vaeth, J Gordon. Graf Zeppelin: The Adventures of an Aerial Globetrotter. New York City, US: Harper & Brothers, 1958

Exit mobile version