Anadolu’da otokton bir Yahudi topluluğu bulunmakla birlikte Osmanlı Yahudilerinin büyük bölümü 15-16. Yüzyıllarda İspanya ve Portekiz’den gelmiştir. Yahudi toplumu küçük ama devlet ve toplum içinde etkisi yüksek bir topluluk olmuş ve Osmanlı idari sistemi içerisinde ayrı bir millet olarak tanınmıştır. 1854 yılında Osmanlı topraklarında 70 bini Trakya, 100 bin kadarı Asya tarafında olmak üzere 170 bin Yahudi yaşamakta olup, Yahudiler daha çok ticaretle ilgilendiklerinden özellikle Osmanlı liman kentlerine yerleşmişlerdir. 1895 yılı İstatistik-i Umumisi’ne göre Osmanlı topraklarında 215.425 Yahudi yaşamakta ve 19.050.307 kişilik toplam imparatorluk nüfusunun % 1.13’üne denk gelmekteydi.

Yahudiler’in Edirne’ye yerleşimine dair ilk kanıt 389 yılı I. Theodosius dönemine ait

olup, tekstil, deri ve şarap ticaretiyle uğraşan Yahudi cemaati özellikle dini konusunda Hristiyanlardan baskı görme pahasına varlığını sürdürmüş olup, Osmanlı devletinin 1361 yılında Edirne’yi fethettiği sırada cemaatin varlığı devam etmekteydi. Osmanlı fethi sonrasında kente Bursa’dan ve 1376’da Macaristan’dan, 1453’de İstanbul’un fethinin ardından ise Haham İzak Sarfati’nin Batı Avrupalı Yahudiler’e çağrısı üzerine Balkanlar ve Orta Avrupa’dan, 1492’de İspanya’dan ve son olarak Yunanistan’ın Korinthos ve Patras bölgelerinden muhtelif büyüklüklerde Yahudi grupları gelerek yerleşmiştir. Farklı cemaatler kendi sinagoglarını açmış olup, 19. Yüzyıl sonlarında ibadethane sayısı 13’ü bulmuşsa da 2 Eylül 1905 yangınında hepsi harap olmuş, 1906’da hepsinin yerine tek bir sinagog yapılması için ferman çıkınca yapının inşası Fransız mimar France Depré tarafından 1907 yılında gerçekleştirilmiştir.

Edirne, Saraçlar Caddesi, Kapalı Çarşı ve arkasında Yahudi Mahallesi.

Soteriadis’e göre 1912 yılında Edirne vilayetine bağlı Edirne’de 9.500, Dimotika’da 1.110, Mustafa Paşa’da 400, Kırk Kilisede 880, Lüleburgaz’da 230, Rodosto’da 2.500, Çorlu’da 1.300, Gelibolu’da 1.850, Dedeağaç’ta 230, Sufli’de 20, Gümülcine’de 1.200, Xanti’de 80 olmak üzere toplam 19.300 Yahudi yaşamaktaydı.

Sütlüce Yahudi mezarlığı ve Haliç, 1930

Edirne’nin Yahudi nüfusu bir ara Balkan savaşları yüzünden yaşanan göçler sebebiyle 1914’de 28 bini bulmuşsa da, 1921’de 13 bine inmiştir. 1934 yılında meydana gelen Trakya Olayları sırasında Yahudi cemaati kenti boşaltmak zorunda kalmıştır. Almanya’da ki NAZİ rejimi ve Avrupa’da yükselen antisemitizmden etkilenen yazarların[1]Yahudi aleyhtarı” kışkırtması ve Cumhuriyet Halk Fırkası’nın etnik manipülasyon amacıyla kullandığı “Mecburi İskân Kanunu

Edirne, Yahudi Okulu. Öğrenciler Beden Eğitimi dersinde, 1912

uygulamasına Yahudileri dâhil etmesiyle Edirne ve civarındaki yerleşimlerdeki Yahudiler devlet destekli provokasyonlarla Trakya’dan uzaklaştırılmışlardır. Organize edilmiş Müslüman köylüler 2 Temmuz 1934 günü ellerinde sopalar olduğu halde “Yahudilere ölüm!” diye bağırarak Edirne çarşısını basmış, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Çanakkale’de Yahudiler’e ait mağazaları, depo ve evler tahrip edilmiştir. Yahudiler’e ekmek satmak yasaklanmış, dövülerek tren istasyonuna kovalanmışlar, tehdit mektupları almışlar, İstanbul cemaatinden hatırlı kişilerin İnönü ve Atatürk nezdinde yaptığı girişimler de sonuç vermemiş, kalmakta direnen Yahudilerin işyerleri boykot edilmiş, çocukları okula alınmamış, genç kadınlara saldırı ve tecavüzler yaşanmıştır. Bir Jandarma Onbaşısının Yahudileri himaye etmeye çalışırken yağmacılar tarafından öldürüldüğü olaylar sonucunda aralarında Kırklareli valisinin de bulunduğu 60 kişilik bir grup sözde tutuklanmışsa da serbest bırakılırken, Mustafa, Çavuş, Şuayip, Halim, Bayram ve Yaşar Ağa adlı altı kişi suçlu bulunarak 3-6 ay arasında hapis cezası almıştır. Sonuç olarak 1. Dünya savaşı öncesinde Edirne vilayeti toplam nüfusunun % 1.88’ini oluşturan Yahudilerin sayısı Edirne’de 1943’de 2 bine inmiş, 1948’de İsrail Devleti’nin kurulup kitlesel göç kabul etmesiyle iyice azalarak 1960’da 438’e, 1998’de ise 3’e dek düşerek Trakya’nın yerleşik Yahudi cemaati yok olmuştur[2]. 1912’de 46.581 kişilik nüfuslarıyla İstanbul vilayeti nüfusunun % 3.9’unu oluşturan İstanbul cemaati ise günümüzde 22 bin kişilik varlığıyla İstanbul nüfusunun % ancak 0,17’sini oluşturmaktadır.

Notlar

Kaynak: Özhan Öztürk. Pontus: Antik Çağ’dan Günümüze Karadeniz’in Etnik ve Siyasi Tarihi (Genişletilmiş 3. Baskı). Nika Yayınları. Ankara, 2016

[1] Milli İnkılâp dergisinden Cevat Rıfat Atilhan, Orhun dergisinden Nihal Atsız bunlara örnek verilebilir.

[2] Bali, 1998: 205-227; Levi, 1996: 101-17

Takip, tavsiye ya da beğeni için