Belkıs, Bilqīs (Arapca: بلقيس‎) veya Seba Melikesi, Yemen’de bulunan Saba (İbranice שבא, Arapça Saba veya Sebe سبأ) ülkesinin kraliçesi iken Süleyman ile evlenen kraliçenin adı olup, Süleyman’ın peygamberliğini sınamak için Kudüs’e gitmiş, sorduğu sorulara doğru yanıtlar almış, aldığı değerli hediyelerle Süleyman’ın sarayından ayrılmıştır.

Yahudi kaynaklarında Bilqis adlı Etiyopyalı bir kraliçe olarak tanıtılıp, altın, mücevher ve baharat taşıyan bir deve kervanının başında ziyaret eden Süleyman (Solomon) ile evlendiği anlatılmaktadır. Eski Ahit’in yanı sıra Yeni Ahit’te de (1. Krallar 10:1) anılan Şeba kraliçesi Kral Süleyman’ın bilgeliğini duyarak Kudüs’e gelmiş adamı karmaşık bilmeceler sorarak sınadıktan sonra kendisini tanıtmıştır. İslam kaynaklarında Seba Melikesi anılan kraliçeden Kur’ân-ı Kerim’de Belkıs adı kullanılmadan Güney Kraliçesi ünvanıyla Süleyman ile karşılaşması anlatılmıştır (Neml Suresi 44). Araştırmacılar Belkıs’ın Kuzey Arabistan ya da Hindistan kökenli olabileceğini öne sürmekte, Arapça kutsal kabul edilen seba (yedi) sayısı ile ilişkisi bu bağlamda düşündürücüdür. İslam geleneğinde Belkıs’ın annesinin cin soyundan olan Umayra olduğu bildirilmekte olup, söylenceye göre genç kızlık çağına geldiğinde güzelliğiyle her hafta bir bakireye tecavüz eden komşu ülkenin kralının dikkatini çekmişse de kız adamın kafasını kesmeyi başarmıştır. Belkıs’ın zenginliğini duyan Süleyman kızı sarayına davet etmişse de kraliçe 3 kez davete icabet etmek yerine hediye göndermeyi tercih etmiştir. İslami söylencelerinde kızın Süleyman’ın sarayında İslam’ı kabul ettiği, kralın büyü kullanarak kızın eteğini yukarı kaldırarak kıllı bacaklarını görerek cin olduğunu anladığı anlatılmaktadır. Belkıs adının İbranice pilegeş (cariye) kelimesi ile ilişkili olduğu sanılmaktadır.

Kaynak: Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınları. Ankara, 2016

Ayrıca Oku
BELKIS, Sebâ melikesi. Kutsal kitap. Kur’an ve türk folklorunda peygamber Süleyman ile macerası anlatılır. Efsaneye göre Süleyman, Hüdhüd ile mektup gön­derip Belkıs’ı kendi dinine davet etti. El­çiyle yolladığı hediyeleri kabul edilmeyince Belkıs’ın kendisi geldi. Süleyman’ın tabiatüstü kuvvetini gördü ve hak dinini kabul etti. Belkıs’ın Âsur kitabelerinde anılan ve Ku­zey Arabistan’da yaşayan Aribî kraliçele­rinden olması muhtemeldir. İslâmî ede­biyatta Süleyman’ın mucizeleri anlatılırken Belkıs’tan da bahsedilir. Tahtının göz açıp kapayıncaya kadar uçup yerinde yeller es­mesi ve Süleyman’ın sarayında billurla kaplı avluyu havuz sanarak eteklerini yukarı kal­dırması, kâinatın geçici olduğunu ve insan bilgilerinin yanıltıcılığını göstermek için an­latılmıştır. Evliya Çelebi seyahatnamesinde Süleyman’ın Belkıs için yaptırdığı saraylar ve köşkler anılarak bunların 3 000 kadar ol­duğu gelinilir. Belkıs efsanesi Mahzûni ile Mina Hanım adlı türkülü halk hikâyesinde de anlatılmış­tır. Belkıs’ın adı halk ağzında Balkız şek­linde söylenmektedir. Gaziantep’in Nizip, Antalya’nın Serik ilçelerinde, bu adı taşı­yan birer köy vardır. (M.L.)

 

Takip, tavsiye ya da beğeni için