Prometheus, Yunan mitolojisinde Zeus önderliğindeki tanrılar tarafından devrilene dek evrenin yöneticileri olan titanlardan birisi olan kültürel kahramanın adı olup, Olympos dağından ateşi çalarak insanlığa hediye etmiş, ayrıca tıp, navigasyon, yazı ve metal işçiliğini de icat etmiştir.

Titan İapetus ile tanrıça Themis veya Okeanid Klymene’nin oğlu, Atlas, Epimetheus ve Menoetius’un kardeşi, Hesione’nin kocası, Deukalion’un babası olan, Prometheus’un adı Yunanca “önceden düşünen” kardeşi Epimetheus’un ki ise “sonradan düşünen” anlamına gelmekteydi (Hes. Theog. 528; Apollon Rhod. iii. 1087; Aesch. Prom. 560). Zeus ile diğer tanrıların isyanı sırasında Prometheus ile kardeşi Titanları yüzüstü bırakarak Zeus’un tarafında yer almış, bu yüzden savaş sonrasında diğer Titanlar gibi Tartarus’a hapsedilmemişlerdir. Bir efsaneye göre Titan kardeşler insan ve hayvanların yaratılışında da görev almış Prometheus ilk insanı çamurdan şekillendirirken Athena kilden figürlere üfleyerek can vermiştir. Bundan sonra da Prometheus kardeşi Epimetheus’a yeryüzündeki yaratıklara hız, güç gibi özelliklerini kazandırmasını buyurmuştur (Apollod. i. 7. 1; Ov. Met. i. 81). Sıra insana geldiğinde Epimetheus’un elinde verecek kaliteli niteliklerden pek bir şey kalmayınca Prometheus insanı tanrılar gibi dik durabilecek hale getirmiş ve tanrılardan ateşi çalarak insanoğlunun uygarlaşmasının yolunu açmıştır.  Tüm bu yaptıklarına karşın Yunan düşüncesinde Prometheus’u yaratıcı bir tanrıdan çok insanoğlunun koruyucusu olarak görmek daha doğrudur. Tüm ailesi Tartarus’a gönderilen Prometheus insanoğlunu tüm tanrılardan çok daha yoğun bir sevgi beslemekteydi. Zeus tüm insanlara öldürdükleri her hayvanın bir parçasını tanrılara sunmasını buyurunca Prometheus bir sığırı iki parçaya ayırmış derisinin içine kemiklerini işkembesinin içine ise etlerini sakladıktan sonra Zeus’a parçalar arasında seçim yapmasını söylemiştir. Zeus aldanıp deriyi seçince Prometheus etleri insanlara götürmüştür. Aldatıldığını anlayıp, Prometheus’un kurnazlığına ve ölümlü insanları korumasına kızan Zeus insanlara ateş göndermeyi kesmiştir. Bunun üzerine Prometheus bir meşale ile ateş alıp, güneşten ateş tohumlarını çalarak insanlara getirmiş, Zeus yine öfkelenerek hem insanlığı hem de Prometheus’u şiddetle cezalandırmıştır. Zeus ayrıca insanoğlunu Pandora adlı kadının kutusunun açılarak dünyaya kötülük ve hastalık yayılmasını sağlayarak insanoğlunu cezalandırmıştır. Bir başka söylencede Prometheus’un ateşi Hephaistos’un demirci ocağından çaldığı söylenmektedir. Kahraman, Zeus tarafından Kafkasya’nın bir dağında bir kayaya kırılmaz zincirlerle bağlanılarak ciğerinin her gün Typhon ile Ekhidna’nın oğlu olan bir kartal tarafından yenilmesi cezasına çarptırılmıştır. Gündüz yenilen karaciğeri her gece yeniden oluşmuş ve işkence aralıksız devam etmiştir. Şifası olmayan bir yara alınca acı içinde kıvranarak tanrılara kendini öldürmeleri için yalvaran ölümsüz Kentaur Kheiron’dan farklı olarak çektiği acıya karşın asla pes etmeyen Prometheus’un özgür kalmasının yolu bir insanın kendisi için ölmesi veya bir kahramanın kartalı öldürerek, zincirleri kırmayı başarmasıydı. Kâhinlik yeteneği olan Prometheus kahraman Herakles’e Hesperidlerin elmalarını Atlas’a toplatabileceğini söyleyerek yardım edince kahraman da kartalı bir okla öldürüp Prometheus’u kurtarmıştır. Herakles böylece sembolik olarak insanoğlunun kurtarıcısına (ve yaratıcısına) karşı borcunu ödemişse de Prometheus adaletsizliğe ve zorbalığa karşı mücadelenin sembolü olarak modern kültürde yerini almıştır.

Kaynakça

Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınları. Ankara, 2016

Özhan Öztürk. Folklor Mitolojisi. Pheonix Yayınları. Ankara, 2009

Takip, tavsiye ya da beğeni için