Genetler, Enetler ve Henetiler, Antik Kotyora (Ordu) kenti civarında yaşayan Khaliblerin yurdundan daha batıda yer alan küçük bir nehir olan Genitis (Γενήτης) veya Genesitis (Γενέσιντις) ile aynı adı taşıyan halkın adı olup, Antik Çağ’da Karadeniz kıyısında yaşamışlardır (Plinius, Naturalis Historiae VI.4). Rodoslu Apollonius (II.378) ve Bizanslı Stephanus, Genet ülkesinin dağlık bir burun ve liman olduğunu belirtmişlerdir.

Diğer kaynaklarda ise bu halkın adına rastlanmaması Genetlerin Homeros’un İlyadası’nda karşımıza çıkan Enetler olduğunu düşündürmektedir:

“Erkek yürekli Pylaimenes komuta eder Paphlagonialılara. Gelmişler yaban katırlarıyla ünlü Enetlerin yurdundan. Kytoros’ta (Cide ile Kurucaşile arasında bir koydur), Sesamos’ta (Amasra) otururlar. Parthenios Irmağı çevresinde kurmuşlardır ünlü saraylarını. Kentleri Kromna (Kurucaşile), Aigialos, yüksek Erythninoi’dur ” (İlyada 2.21.850).

Apollodorus çok daha doğuda Perşembe (Vona) Burnu olması muhtemel Akra Genitea (῎ακρα Γενηταία) adlı bir burundan bahsederken, Yaşlı Pliny Genet halkının antik Pontus’taki varlığını bildirmiştir.

İtalya’nın Karadenizlileri Enetler

MS 1. yüzyılda Romalı tarihçi Quintus Curtius Rufus Büyük İskender’in Ankyra’ya girdikten sonra Heneti adlı bir halkın yaşadığı Paphlagonia’ya geldiğini kaydetmiş bazılarının Veneti halkının köklerinin bu halka dayandığı iddiasını da aktarmıştır (Historiae Alexandri Magni, III, I, 22). Genitis ile Bartın aynı nehri mi tanımlamaktadır bilinmez ama İtalya’nın Veneto bölgesinde yaşayan Venet halkının MÖ 12. yüzyılda Troya savaşı sonrasında Anadolu’dan İtalya’ya göçen halklardan birisi olduğuna inanılmaktaydı. Kralları Pylaimenes, Helen’in kocası Sparta kralı Menelaos tarafından öldürülmüş, Paris’in arkadaşı olan Enet prensi Harpalion‘da çok geçmeden savaş meydanında can vermiştir. Vergilius, Aeneid’de Akhalar arasından kurtulan Antenor’un Libirnus Krallığı içinde Patavium adlı kenti kurduğunu anlatırken, Titus Livius, İtalya’nın Adriyatik kıyısına yerleşen Enetlerin Antenor liderliğinde kurdukları yeni kente de Troya adını verip, Venet adını aldıklarını bildirmiştir:

“Çok sayıda Enet, kralları Pylaimene ile Paphlagonia’dan Troya’ya geldiler. Kralları ölünce Troyalılar’la birlikte Antenor’un liderliğinde teknelerle buraya (Adriyatik’in kuzey kıyılarına) geldiler ve tekneden indikleri yere Troya adını verdiler. Troyalı ve Enetler’den oluşan bu halk, burada Venetler adını aldılar

Priamos’un danışmanı olan Antenor, savaştan önce Paris ile kaçan karısı Helena’yı geri alabilmek için Odysseus ile birlikte Troia’ya gelen Menelaos’u evinde konuk ettiği ve Helena’nın iadesi konusunda krala baskı yaptığı için savaştan sonra evi yağmalanmamış, belki de zamanında gösterdiği misafirperverlik sayesinde sağ kalan Enetler ve Troyalılar ile birlikte kentten özgürce ayrılmasına izin verilmiştir.

Padovalı Antenor Hun çıkınca

Demir atlı” olarak anılan Enetlerin at kültürüne sahip olması çok önemli bir ayrıntı

Padovalı Antenor’un mezarındaki köpek veya kurt kabartması

olup,  yapılan arkeolojik kazılarda Troya 6 öncesinde at izine rastlanmamasına karşın bu tabakada bir at geminin bulunması akla ilk önce Paphlagonialı Enetleri getirmektedir. Buna karşın efsanelerin her zaman güvenilir olmadığı da ortaya çıkmıştır: Padova kenti vilayet binasının önünde yer alan Antenor Meydanı’nda bulunan Venetler’in mitolojik atası Antenor’un anıt mezarı açılıp karbon testi yapılınca sanılanın aksine MS 3. yüzyıla ait olduğu görülmüş ve bir Hun komutana ait olabileceği iddia edilmiştir. Antenor’un mezarı imparator Augustus döneminde soyunu Troya ile bağdaştırma amacıyla yaratılan bir mizansenin parçası olsa bile çok sayıda Antik Çağ yazarının bahsettiği Enet halkının varlığı gerçek olmalıdır.

Enetler Kimmerler olabilir mi?

Strabon kendi zamanında Paphlagonia’da hiç Enet yaşamadığını kaydederken, Amastris’ten 10 skhoinos (1 skhoinos = 60 stadia = 11.1 km ) mesafede Aigialos’ta bir köy kalmış olduğunu bildirmiştir. Strabon, Maiandrios’a Enetlerin Beyaz Asurluların ülkesinden yola çıkarak Traklarla birlikte müttefikleri Troya’dan gemi ile hareket ederek Adria Körfezi’ne yerleştiğini bu sefere katılmayan Enetlerin Kapadokya’da kaldığını (Geographika XII, III, 25), Zenodots’a atıf yaparak ise Kapadokya sınırında oturan Enet adlı bir kabilenin Kimmerlerle bir sefer yaptığını ve sonra Adrai denizine sürüldüklerini aktarmıştır (Geographika XII, III, 8). Strabon’un kesin sözleri olmasa bir halkın ardında hiçbir iz bırakmadan yaşadığı coğrafyayı terk etmesi anlaşılır bulunmayabilir ve Enetlerin asimile oldukları ya da en azından bir kısmının bölgede kalmış olabileceği düşünülebilirdi. Paphlagonia’nın en saygın kabilesi olan Enetlerin liderleri Pylaimenes önderliğinde sefere çıkmalarına karşın, Troya’yı ele geçirdikten sonra Trakya’ya geçtikleri ve başıboş dolaşırken Enetike adlı bölgeye yerleştikleri aktarısı kanımca isim benzerliğini açıklamak için üretilmiş bir efsaneden başka bir şey değildir. Bir halkın savaşçı erkeklerinin –eğer savaşta yok edilmedilerse- eş ve çocuklarını bıraktıkları ülkelerine geri dönmek yerine başka coğrafyaya yerleşmeleri anlaşılır gibi değildir. Strabon, Zenodots’a atfen Homeros’un “yabani katırların yaşadığı Enetike” ve Miletli Hekataoios’un Enetike’yi Amisos olarak kabul ettiği sözlerini de aktarmıştır. Görüldüğü gibi küçük bir kabile olmayıp neredeyse tüm Paphlagonia’ya yayılmış olan Enetler ya Kimmerler gibi yok edilmiştir ya da yaşadıkları bölgede diğer halklarla karışıp asimile olmuşlardır. Aklıma gelen bir ihtimal ise Enetlerin bizzat Kimmerler olduğudur ki MÖ 695’te Kafkasya üzerinden gelen bu atlı göçerler Frig devletini yıkmalarına rağmen MÖ 625’de Lidya kralı Ardis tarafından yenilerek yok edilmişlerdir. Bu teori hem Enetlerin birdenbire yok oluşlarını hem de ölen Enet savaşçılarının Paphlagonia’da geride bıraktıkları eşlerinin Amazon savaşçılarına dönüşme efsanesini açıklamaktadır.

Kaynakça

Öztürk, Özhan. Pontus: Antikçağ’dan Günümüze Karadeniz’in Etnik ve Siyasi Tarihi. Nika Yayınevi (3. Baskı) Ankara, 2016

Takip, tavsiye ya da beğeni için