Cengiz Han’ın ölüm haberi, doğudan batıya, kuzeyden güneye, uçsuz bucaksız imparatorluğunun dört bir yanına rüzgâr gibi yayıldı. Hazar kıyılarından Çin’in uzak sınırlarına, Sibirya’nın donmuş topraklarından Tibet’in sarp dağlarına kadar yankılanan bu haber, sadece bir hükümdarın değil, bir devrin sonunu işaret ediyordu. Bir zamanlar birbirine düşman kabilelerin çatışmalarla yoğurduğu bozkırlar, onun iradesiyle tek bir bayrak altında birleşmiş; dağınık aşiretler, dünya tarihini sarsan bir kudretin parçası olmuştu. Şimdi ise o kudretli el toprağa düşmüş, göçebe halkların kaderi belirsiz bir ufka doğru sürüklenmeye başlamıştı.
Güncel Yazılar İstanbul Olaylar

Konstantin’in Şehri: Doğu ile Batı’nın Buluştuğu Başkent

🏛️ Konstantinopolis’in Doğuşu: Roma’nın Yeni Kalbi! 🏛️

Roma’nın kudretini Doğu’ya taşıyan Büyük Konstantin, Byzantion’u bir dünya başkentine dönüştürerek tarihin akışını değiştirdi! Peki, Roma’nın yeni başkenti neden Byzantion oldu? 🏰 İmparatorluğun kaderini değiştiren bu büyük dönüşümün ardında hangi siyasi ve dini hesaplar yatıyordu?

🔥 Bir İmparatorluk Yeniden Doğuyor!
Milvian Köprüsü Savaşı: Konstantin, rakiplerini nasıl saf dışı bırakarak tek imparator oldu? ⚔️

Konstantin’in Büyük Planı: Roma’nın mirasını devralarak yeni bir başkent kurmaya nasıl karar verdi?

7 Tepe İstanbul efsanesi gerçek mi? Şehir gerçekten Roma gibi yedi tepe üzerine mi kuruldu?

✝️ Hristiyan İmparatorluğun Doğuşu!
Pagan Roma’dan Hristiyan Roma’ya: Konstantin, eski tanrıları neden terk etti?

Helena’nın Gerçek Haç arayışı: İmparatoriçe Helena’nın Kudüs’teki kutsal haçı bulma çabası, Hristiyan dünyasını nasıl etkiledi?

Ariusçuluk ve Skizma: Konstantin’in dini reformları, kilisede hangi büyük ayrışmalara yol açtı?

⚖️ İktidar, İhanet ve Gölgeler!
Konstantin, öz oğlunu neden öldürdü? Taht oyunları, aile içi entrikalar ve pişmanlık dolu bir hükümdarlık… 🩸

Bizans mı, Doğu Roma mı? Sadece bir isim tartışması mı, yoksa bir kimlik savaşı mı?

Fatih Sultan Mehmet ve Konstantin’in Sonsuz Gölgeleri: İki büyük hükümdarın İstanbul üzerindeki mirası hâlâ yaşıyor mu?

Oku
Karadeniz Tarihi

Trabzon Osmanlı Dönemi Tarihi (1. Bölüm) 1461- 17. yüzyıl

Makale: Özhan Öztürk II. Mehmet birkaç gün kaldığı kente Gelibolu beyi ve donanma komutanı Kazım Bey, 400 seçkin adamıyla birlikte kalacağı sancak yapılan Trabzon’a yönetici olarak atanmış[1] böylece eski Rum İmparatorluk merkezinde 1923 yılına değin sürecek Osmanlı idaresi fiilen başlamıştır. 1473’te Bayburt ve Şarkî Karahisar de ele geçirilmiş olup[2], Trabzon sancağının bu dönemde bağımsız mı idare edildiği yoksa Rum (Sivas) vilayetine mi bağlandığı[3] konusu tartışmalıdır. Gökbilgin’e göre bir süre bir eyalet teşkilatına bağlı olmadan müstakil idareciler ve komutanlar tarafından, kalelerde dizdarları, subaşıları, kadı, zâim ve ümerâ vasıtasıyla bağımsız idâre edilmiştir.[4]

Oku
Karadeniz Tarihi

1461: Osmanlı’nın Trabzon’u fethi, Trabzon İmparatorluğu’nun Yıkılışı

Makale: Özhan Öztürk Nisan 1461’de Fatih Sultan Mehmet, Sinop’ta bekleyen ve bazıları top taşıyan 300 gemilik donanmayı Gelibolu Sancakbeyi Kasım Bey ve Kaptan-ı Derya Yakup Bey komutasında Trabzon’u denizden kuşatmak için yola çıkarırken, kara ordusunu ise Trabzon’a gönderildiğinin anlaşılmaması için Sivas’tan kuzeye doğru yönlendirmiştir. Anadolu Beylerbeyi Gedik Ahmet Paşa komutasındaki öncü kuvvetler Akkoyunlu Yar Ali Bey’in elinde tuttuğu Koyulhisar’ı 3 gün süren bir kuşatmadan sonra ele geçirince Uzun Hasan’ın amcazadesi Hurşîd Bey komutasındaki Akkoyunlu kuvvetleri Osmanlı kuvvetlerine baskın yapmayı denedilerse de bozguna uğramışlardır.

Oku
Karadeniz Tarihi

Trabzon İmparatorluğu Tarihi (2. Bölüm) 1332-1461

Makale: Özhan Öztürk II. Manuel’in[1] 8 aylık iktidarında Khalybia emiri Bayram Bey[2], Gürcü ordusuyla birlikte Trabzon yakınlarındaki Asomotos’a[3] dek sokulmuşlarsa da ağır kayıplar verdirilerek püskürtülebilmişlerdir. Şubat 1333’de yerli aristokratlardan megas doux Hadım John başarısız bir isyan başlatmış, başta Scholarios ailesi olmak üzere[4] III. Andronikos’un işlediği cinayetleri affetmeyen Trabzon’un ileri gelenleri Manuel’in amcası Basil Komnenos’u[5] (1332-1340) İstanbul’dan çağırarak 22 Eylül 1332’de tahtı ele geçirmesini sağlamıştır.

Oku