Karadeniz ekoloji

Ceviz ağacı ve ceviz meyvesi

Ceviz ağacı ve kabuklu meyvesinin adı olup, Türkçe’ye Arapça aynı anlamdaki cawz (جوز) kelimesinden geçmiştir. Trabzon ağzında cevüz, çeviz (Akçaabat) ve cö:ğüz (Şalpazarı), Ordu ağzında cevüz şekilden söylenirken, Trabzon Rumcası karidhi, Lazca ise kakali ve nezi adlarıyla bilinmektedir. Lazlar ayrıca cevizi dibekte ezerek nozilehi adıyla bilinen yağını çıkarmaktadırlar (Latince Juglans regia, Almanca Walnuβ, İngilizce common walnut, İspanyolca Nogal, Fransızca noix, İtalyanca Noce comune; Yunanca karudi ‘Καρύδι’)

Oku
Karadeniz Kültürü

Cadı ve Cadılık (Doğu Karadeniz folklorunda)

Doğu Karadeniz’de doğaüstü güçlerden faydalanarak insanlara zarar verdiğine, çocukları heybesine atıp kaçırdığına ve ciğerlerini çıkarıp yediğine inanılan kötü kalpli ve çirkin kadınlar olan cadılar cazi, çazi ve mayisa (Çaykara) adlarıyla anılmaktadır. Anadolu’da, sağlığında üstünden kedi atlamış veya köpek eti yemiş insanların, öldükten sonra hortlayarak cadı olacaklarına inanılmaktaysa da Doğu Karadeniz folklorunda cadılar uzaktan gelen korkunç bir yaratık olarak değil köyün içinden hatta aileden gündelik yaşamda kimliğini gizli tutan birisi olarak algılanmaktadır.

Oku
Karadeniz Türkçesi

Başaklamak nedir? Karadeniz’de fındık başaklamak

Doğu Karadeniz bölgesinde sahibi topladıktan sonra dallarda arta kalan fındıkları toplama işi Of ve Sürmene’de caleps veya caleps etmek, Arsin’de calima, Maçka’da çalatmak, Arsin ve Yomra’da kanzilis veya kanzilis etmek, Kalkandere’de çalimati, Çaykara’da çayadema, Ordu, Giresun ve Trabzon’un Şalpazarı bölgesinde başaklamak veya başak etmek, Lazca ise naekaskidu (Fındıklı) ve mseluveyi (Hopa) olarak adlandırılmaktadır.

Oku
Karadeniz Türkçesi

Cağ kelimesinin anlamları

15 cm boyunda ince çelikten yapılmış, çorap örme amacıyla kullanılan şiş türünün adı olup, sadece çorap örmek için kullanılır, bu yüzden yün ipliğinden çorap örmeye cağ işi, kazak, fes, kaşkol, diğer örgü işlerine ise şiş işi adı verilirdi. Osmanlı döneminde, Karadeniz köylerinde sadece kadınların değil, yaşlı erkeklerin de çorap örmesi doğal karşılanmaktaydı. Örgü aşamasına getirmeden önce kırpılan koyun yününün açılması, taranması, yığ ve teşik kullanılarak kıvrılması gerekmekteydi. Doğu Karadeniz dışında cağ kelimesinin Anadolu’da Malatya, Zara, Sivas, Çorum, Denizli, Kars, Erzincan, Bayburt, Erzurum, Niğde ve Amasya’da aynı almada kullanıldığı kaydedilmiştir. 

Oku
Karadeniz Kültürü Karadeniz Türkçesi

Yaylada koyun ve keçi barınakları: Ber, Pag, Kom

Yaylada otlayan koyun ve keçilerden öğle saatlerinde süt sağımı yapılan, gerektiğinde hayvanların gecelediği, üstü açık veya hartoma ile örtülü, dört tarafı bir boy yüksekliğinde taş duvarlarla çevrili, ağzında ancak bir insanın oturabileceği genişlikte aralık yer olan derme çatma yapıların adıdır. Giresun, Gümüşhane, Artvin’de ber, Şavşat’ta bera, Bayburt, Trabzon ve Rize’de per, Şalpazarın’da pey, Rize ve Artvin’de pag olarak bilinmektedir. Anadolu’da aynı anlamda Türkçe içerisinde Erzurum, Van, Sivas, Ermenice’de Erzincan, Erzurum, Seyhan, Malatya, Muş, Van, Samsun kullanıldığı kaydedilmiştir.  

Oku
Karadeniz Kültürü

Karadeniz evlerinde çatı örtüsü: hartoma, bedarva, padar

Geleneksel Karadeniz evlerinde çatı örtüsü olarak kullanılan 3-5 mm kalınlık 8-10 cm eninde ve 60-70 cm boyunda çam veya ladin ağacından hazırlanmış ahşap levhalar bedevra, bedarva (Pazar), patevra (İkizdere), pedavra (Zonguldak), padar (Mesudiye) ve hartoma (Trabzon, Giresun, Sinop, Samsun, Yozgat, Tokat, Ordu), hardıma (Ünye), harduma (Çamlıhemşin), hartamal (Torul), hardama (Trabzon, Gümüşhane) ve Lazca reka adlarıyla bilinmektedir.

Oku