Karadeniz Kültürü

Karadeniz’in yüksekleri: Yayla, Kaban, Mezere

Yayla, yaz mevsiminde hayvanların otlatılması, kışlık çayır biçilmesi amacıyla çıkılan yüksek platoların adıdır. 10. yüzyıl öncesi Türkçe kayıtlarda yaylak ve yaylak formunda ‘yazlık konaklama yeri’ olarak geçmektedir: ‘aşıl kaya yaylagım, kızıl kaya kışlagım ol’ (Irk Bitig). Ayrıca 13. Yüzyıl öncesi kayıtlarda ‘yaz mevsimi için yerleşmek’  anlamıyla yayla (Osmanlı), ‘yaz mevsimi geçirmek’,  yaylamak (Kuman), yayla- (Kıpçak), yaylamak (Uygur) formları da tespit edilmiştir.

Oku
Karadeniz Kültürü Karadeniz Türkçesi

Pileki: Karadeniz’de geleneksel ekmek pişirme taşı

Pileki, bileki veya pileki taşı, geçmişte Karadeniz bölgesinde mısır ekmeği veya yemek pişirmek için kullanılan yayvan kil veya taş çanak (Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin). Pileki kilden pişirilerek yapılabileceği gibi yumuşak ve ateşe dayanıklı bir taştan oyularak da elde edilebilirdi. Rize’nin Taşköprü köyü ile İyidere ve Çayeli’nin Taşhane mahallelerinde pileki taşı ocakları bulunmaktadır. 

Oku
Karadeniz ekoloji Karadeniz Türkçesi

Evcil hayvanlara verilen yemekler: Alaf, Yal, Pilimi, Kerdel

Yal, mısır sapı (Lazca ḉala), çimen, meyve kabukları, sofradan artan yemek artıkları, mısır unu ve su ile karıştırılarak, hayvan için kullanılan ayrı bir kazanda veya tenekede kaynatılıp yal kabına dökülerek ahır hayvanlarına verilen yemeğin adıdır (Trabzon, Rize, Artvin, Giresun, Torul). Anadolu’da yal ‘ekseriyetle çoban köpeklerine, bazen de ineklere yedirilmek üzere un ve kepeğin az tuzlu ve sıcak su içinde karılarak yapılan bir tür sulu bulamaç’ anlamında yaygın olarak kullanılmaktadır. 13. yüzyıl öncesi Türkçe kayıtlarda ya:l  ‘at yemeği”’ anlamında (Hakazca) kayıtlıdır. Azerice ise yal ‘köpek yemeği’ anlamında kullanılmaktadır. Sofraya getirilen içme…

Oku
Karadeniz Türkçesi

Karadeniz bölgesinde eğri, büğrü: Kangel, Arkuri, Kakuç, Kukar, Eğiş

Kangel veya gangel, ‘eğri, dolambaçlı, kıvrımlı’ ve ‘dolambaçlı, dönemeçli yol’ anlamlarına gelmekte (Trabzon, Gümüşhane) olup ayrıca ‘çengel’ (Şiran) anlamı ve Samsun’da kanger formu tespit edilmiştir. Anadolu’da gangal ‘pamuğu çıkarılmış koza’ (İzmir) ‘kurutulmak üzere ipliğe dikilerek asılan yaprak tütünün büyük demeti’ (Tokat) ve kangal (Çanakkale, Gümüşhane) formları kaydedilmiştir.

Oku
Karadeniz Kültürü

Muhlama, Kuymak, Yağlaş, Mamalika, Havits (Karadeniz Mutfağı Mısır Lapaları)

Kuymak, mısır unu, tereyağı ve minci peynirinin birlikte suda kaynatılmasıyla hazırlanan tahıl lapasının adıdır (Trabzon, Gümüşhane).  Rize ve Artvin sahilinde muhlama olarak bilinir. Hemşin’de muhlama, Yusufeli’nde peynir kuymağı olarak bilinen lapaya, maydanoz, süt ve kaymağın yanı sıra yumurta katılması tüm bölgede sadece bu iki yörede ve Erzurum’da rastlanmaktadır.

Oku
Karadeniz Kültürü

Karadeniz Bölgesinde Kullanılan kap, kacak isimleri

Tirki, ‘enlemesine kesilen ağaç gövdesinden yapılmış hamur teknesi’ (Ordu, Giresun, Samsun) ve ‘ağaçtan yapılmış büyük su kabı’ anlamlarına gelmekteydi (Trabzon).  Anadolu’da ‘hamur teknesi’ (Seyhan, İçel, İzmir), ‘ağaçtan yapılmış kap, karavana, tencere’  (İçel, Niğde, Kütahya) ve ‘ağaç yağ kutusu’ (Tokat, Kütahya) anlamları tespit edilmiştir. Ayrıca bölgede ‘yaba; ot savurmak için kullanılan çatal ağızlı uzun saplı değnek’ anlamında tirki ve tirçi formları kaydedilmiştir (Giresun).

Oku