Karadeniz Tarihi

Kırım Rumları

Kuzey Karadeniz’de Yunan varlığı teorik olarak MÖ 6. Yüzyılda gelen ilk kolonistlere dek götürülebilirse de antik yerleşimcilerin zamanla yerli toplumlar içerisinde eridiği tezi genelde kabul edilmektedir.  Rusya ve diğer Sovyet cumhuriyetlerinde azınlık olarak varlığını sürdüren Yunanlılar Ortaçağ ve sonrasında bölgeye göçen çiftçi, tüccar, asker, madenci ve din adamlarının soyundan gelmektedir ki bunlarında büyük bölümü Osmanlı döneminde dini sebepler veya çalışmak amacıyla Balkanlar veya Doğu Karadeniz bölgesinden gelmişlerdir.

Oku
Karadeniz Tarihi

Trabzon’da Rus İşgali dönemi, 1916-1917

Makale: Özhan Öztürk Anadolu’nun iç bölgelerini başkente bağlayan demiryollarının olmaması yüzünden Trabzon hem Şemsettin Sami’nin 19. yüzyılda bildirdiği gibi[1] Erzurum, Van, Bitlis, Erzincan ve İran Azerbaycanı’nın doğal limanı olduğu için iktisaden hem de savaş zamanı Doğu Anadolu’da çarpışan birliklerin ikmalini sağladığından tartışılmaz stratejik öneme sahiptir. Ruslara karşı çarpışan ve Türk Kafkas Ordusu olarak da bilinen III. Ordu, tüm ihtiyacı Trabzon limanı üzerinden sağlanmasına, nakliye çoğunlukla Yavuz, Midilli ve Hamidiye savaş gemilerinin refakatinde yapılmaya çalışılmışsa da Trabzon’un Ruslarca işgalini engelleyememiştir. 

Oku
Karadeniz Tarihi

Mustafa Suphi’nin katli ve Yahya Kâhya Olayı

Makale: Özhan Öztürk Sovyet Rusya ile TBMM Hükümeti arasındaki ilişkiler Sovyet Rusya ile TBMM Hükümeti arasında 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması 24 Ağustos 1920 tarihinde paraf edilmiş ve Milli Mücadele için gerekli silahlar Rusya’dan temin edilmeye başlanmıştır. Eylül ayından itibaren Batum, Tuapse ve Novorossisk’ten gelen Rus yardımı silah, cephane ve malzeme önce Trabzon limanına getirilip, buradan diğer gemilere aktarılarak Samsun, İnebolu ve Akçakoca’ya sevk edilmiştir[1].

Oku
Karadeniz Tarihi

İşgal Döneminde İzmit: Kuva-yı İnzibatiye, Yunan İşgaline direniş ve Gazeteci Ali Kemal’in katli

Makale: Özhan Öztürk 1. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918 günü imzalanan Mondros Mütarekesi’nden sonra işgal edilen Kocaeli ili ordunun gereksinimini sağlayan Hereke’deki dokuma fabrikaları, halıcılık, ağaç ve gıda üretimine yönelik tesisleri ile Osmanlı İmparatorluğu’nun az sayıdaki sanayi kentinden birisiydi. Sanayi ürünlerin yanı sıra özellikle Karamürsel, Gebze ve Gölcük’ün verimli topraklarında yetişen bahçe ürünleri ile Kandıra’dan Karadeniz’e Körfez’den Marmara’ya açılan balıkçıların yakaladığı balıklar demiryolu ve karayoluyla bağlanılan başkente ihraç edilmekteydi. 1915 tehciri ile bölgedeki Ermenilerin Suriye’ye sürülmesine karşın Mütarekenin ardından Bahçecik ve Kandıra kazasında 1-2 Ermeni çetesi türemiş Şile, Yeniköy…

Oku
Halkbilim Karadeniz Kültürü

Yağmur kültü: Yağmur duası, Yağmur dansı, Yağmur gelini

Makale: Özhan Öztürk ‘Yağmur kültü: Yağmur duası, Yağmur dansı, Yağmur gelini başlıklı’ yazıda kadim kültürlerin mitoloji ve geleneklerinde insan ve yağmur ilişkisi incelenmekte, Türkiye özelinde yağmur duası ritüelleri incelendikten sonra tam tersine yılın büyük bölümü yağışlı geçen ve güneşe hasret kalan Karadeniz bölgesinde babra burik ve gusgustera adlarıyla bilinen ‘güneş duası’ ritüelleri de detaylandırılmaktadır. YAĞMUR Pek çok kültürde Yağmur, Gök Tanrı ile yeryüzü tanrıçasının birleşmesi, bir çeşit kutsal düğünün işareti olarak algılanmaktadır. Bu inanışa göre göğün toprağı yağmur yoluyla döllemesi bitkilerin doğup büyümesini yani bereketi sağlıyordu. Pek çok Afrika kabilesinde…

Oku
Karadeniz ekoloji

Kokulu kara üzüm, Pekmez, şerevaz, termoni

kara üzüm, kokulu üzüm Eylül ayında olgunlaşan, küçük taneli, kendine özgü aroması olan siyah üzüm cinsi olup, Karadeniz bölgesinin yerli türdür. Doğu Karadeniz bölgesinin yağmurlu (Rize’de yılda 2.700 mm), az güneşli, ve rutubetli ikliminde Giresun, Sürmene ve Rize’de ağaçlara sarılarak, orman etraflarında bol miktarda, hiç bir hastalığa tutulmadan yetişen bir cins olması yerli olduğunu düşündürmektedir. Büyük kaplarda kaynatılarak pekmezi, muhallebisi (pepeçura), sirkesi ve geçmişte Hristiyanlar tarafından şarabı yapılırdı. Anadolu’da alaya “siyah ve kokulu cinste bir üzüm” (Konya Karaman) olarak bilinmektedir.

Oku