Karadeniz Türkçesi

Doğu Karadeniz Bölgesinde seslenme nidaları, hayret ifadeleri

Doğu Karadeniz Bölgesinde seslenme nidaları, hayret ifadeleri  başlıklı bu küçük sözlükte Karadeniz Türkçesi’nin yanı sıra Trabzon Rumcası, Hemşince, Gürcüce ve Lazca içerisinde kullanılan benzer ifadelerden örneklerde yer almaktadır.

Oku
Karadeniz Tarihi Karadeniz Türkçesi

Karadeniz Özelinde Türkiye’de Köy İsimlerinin Değiştirilmesi meselesi

Balkan Savaşları sonrasında İttihat ve Terakki Partisi iktidarı, Dâhiliye Nezâretini Osmanlı coğrafyasında yer alıp Bulgarca, Ermenice, Rumca hatta İslam olmayan kavimlere ait vilayet, sancak, kasaba, köy, dağ, nehir gibi tüm adların Türkçe’ye çevrilmesine dair bir çalışma başlatmış, bu amaçla Trabzon’un da aralarında olduğu pek çok vilayette komisyonlar kurulmuştur.

Oku
Karadeniz Türkçesi

Sıfatlar sözlüğü K – Z (Doğu Karadeniz Türkçesi)

Kakuç Eğri (Trabzon, Rize); kakuça “dizleri veya beli bükülmüş kişi” (İkizdere) Karanas Ehil, evcil (Çaykara Ogne); karaneş “yabancı otların bitmediği çayır ” (Tonya) Karapşit Kara kuru, kavruk ve çirkin kişi (Çaykara, Tonya İskenderli)

Oku
Karadeniz Türkçesi

Sıfatlar sözlüğü A – İ (Doğu Karadeniz Türkçesi)

Abanges Kıt akıllı adam, işini doğru dürüst yapmasını beceremeyen kişi (Trabzon). Aynı zamanda ‘Yarım yamalak, baştan savma yapılmış iş’ anlamında kullanılmaktadır. Abemas Bizim köylü, bizim aileden, bizim dilimizi (Rumca) konuşan (Trabzon) Abore Beceriksiz; değersiz; işe yaramaz, (Trabzon) Antik Yunanca aporos (αποροσ) “yetersiz”, Yunan dialektlerinde [Makedon, Karadeniz] apore (απορε) “değersiz” kelimesinden ödünçlenmiştir.

Oku
Karadeniz ekoloji Karadeniz Türkçesi

Arazi ve toprakla ilgili terimler (Doğu Karadeniz)

Yazı: Özhan Öztürk Abanges ‘Tarlanın seyrek sürülmüş yeri’ ve ‘yarım yamalak, baştan savma yapılmış iş’ anlamlarına gelmektedir (Trabzon, Tokat) Aboskal veya aposkal Tarla kazılırken, henüz işlenmemiş önde kalan kısım; eksik bırakılan iş, tarlada sürülen kısımla, sürülemeyen arasındaki sınır (Trabzon, Rize) anlamına gelmektedir. Yunanca aposkalin (αποσκαλιν [το]) “başlanılan iş’ kelimesinden ödünçlenmiştir.

Oku
Karadeniz Türkçesi

Gavur

Gavur yada günümüz anlamıyla kafir kelimesi Osmanlı döneminde Müslüman olmayan herkes ama daha çok Hristiyanlar için kullanılırdı: ‘Sen bağa ettuğuni/ Urum gavuri etmez’ (Trabzon). Karadeniz bölgesinde mecazen ‘kötü ahlaklı, iyilik bilmeyen, nankör’ anlamında yoğun olarak kullanılmıştır: ‘ Vursam gavur kocani/ Değer mi fişeği mi?’ veya ‘Mendilden bohçası var/ Gâvurdan kocası var’ (Trabzon).  Gavur kelimesi, İslami gelenekleri pek umursamayan Müslümanlar için lakap olarak da kullanılmıştır. Kız çocukların okutulmasının halk tarafından hala hoş karşılanmadığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında üç kız çocuğunu birden okula gönderen Sürmene’nin Cida köyünden Gavur Ali gibi…

Oku
Karadeniz ekoloji Karadeniz Türkçesi

Ağaç isimleri (Doğu Karadeniz Bölgesi)

Akri, andız ya da andız ağacı, servigiller familyasından, 10–15 m boya ulaşabilen,  kışın iğne yapraklarını dökmeyen bir ağaç çeşididir (Artvin).  Ermenice akri ‘beyaz gövdeli ve diş şeklinde yaprakları olan bir ağaç cinsi’ kelimesiyle ilişkilidir.

Oku
Karadeniz Kültürü Karadeniz Türkçesi

Pileki: Karadeniz’de geleneksel ekmek pişirme taşı

Pileki, bileki veya pileki taşı, geçmişte Karadeniz bölgesinde mısır ekmeği veya yemek pişirmek için kullanılan yayvan kil veya taş çanak (Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin). Pileki kilden pişirilerek yapılabileceği gibi yumuşak ve ateşe dayanıklı bir taştan oyularak da elde edilebilirdi. Rize’nin Taşköprü köyü ile İyidere ve Çayeli’nin Taşhane mahallelerinde pileki taşı ocakları bulunmaktadır. 

Oku
Karadeniz ekoloji Karadeniz Türkçesi

Evcil hayvanlara verilen yemekler: Alaf, Yal, Pilimi, Kerdel

Yal, mısır sapı (Lazca ḉala), çimen, meyve kabukları, sofradan artan yemek artıkları, mısır unu ve su ile karıştırılarak, hayvan için kullanılan ayrı bir kazanda veya tenekede kaynatılıp yal kabına dökülerek ahır hayvanlarına verilen yemeğin adıdır (Trabzon, Rize, Artvin, Giresun, Torul). Anadolu’da yal ‘ekseriyetle çoban köpeklerine, bazen de ineklere yedirilmek üzere un ve kepeğin az tuzlu ve sıcak su içinde karılarak yapılan bir tür sulu bulamaç’ anlamında yaygın olarak kullanılmaktadır. 13. yüzyıl öncesi Türkçe kayıtlarda ya:l  ‘at yemeği”’ anlamında (Hakazca) kayıtlıdır. Azerice ise yal ‘köpek yemeği’ anlamında kullanılmaktadır. Sofraya getirilen içme…

Oku
Karadeniz Türkçesi

Karadeniz bölgesinde eğri, büğrü: Kangel, Arkuri, Kakuç, Kukar, Eğiş

Kangel veya gangel, ‘eğri, dolambaçlı, kıvrımlı’ ve ‘dolambaçlı, dönemeçli yol’ anlamlarına gelmekte (Trabzon, Gümüşhane) olup ayrıca ‘çengel’ (Şiran) anlamı ve Samsun’da kanger formu tespit edilmiştir. Anadolu’da gangal ‘pamuğu çıkarılmış koza’ (İzmir) ‘kurutulmak üzere ipliğe dikilerek asılan yaprak tütünün büyük demeti’ (Tokat) ve kangal (Çanakkale, Gümüşhane) formları kaydedilmiştir.

Oku
Karadeniz Kültürü Karadeniz Türkçesi

Hayvan yuvaları: Fol, Pin, Pun

Fol, kuş, tavuk, yılan, böcek, arı gibi hayvanların yuvası anlamına gelmektedir (Trabzon, Giresun, Ordu, Bayburt, Rize): ‘Derenin kenarında/ Sarı yılanın foli’.  Trabzon Rumcasında foleya ‘ev, yuva, kümes’, pulifol “kuş yuvası”, kosarafol ‘tavuk kümesi’, kosbofol ‘karatavuk yuvası’ anlamalrına gelmekte olup, Gümüşhane’de folluh, Anadolu’da hol (Çankırı, Isparta, Bilecik, Seyhan, Bolu), holu (Kırşehir, Konya), halluk (Çankırı, Muğla), holluh (Yozgat), olluk (Kırklareli) formlarında aynı anlamda kullanılmaktaydı.

Oku
error: Telif sorunu yaşamamanız için makalemi beğendiyseniz içeriğini değil sadece linkini paylaşabilirsiniz !!