Makale: Özhan Öztürk

Pan Yunan Mitolojisinde tarlalar, hayvan sürüleri, ormanlar ve çobanların yarı keçi-yarı insan görünümlü koruyucu tanrısının adı olup, başlangıçta Aigipan (Keçi Pan) adıyla Arkadialı çobanlar tarafından tapınılmışsa da kültürü tüm Yunanistan’a yayılmış hatta Helen dünyasının dışına taşmış, Roma panteonunda orman tanrısı Sylvanus, İnuus ve Faunus ile özdeşleştirilmiştir.

Söylencelerde Pan

Homeros’un adını pek anmadığı tanrıya ilişkin söylencelerin çoğu geç dönemlere ait olmakla birlikte Homerik olduğu kabul edilen bir şiire göre Hermes ile Dryope (Hom. Hymn. vii. 34) veya Penelope bir başkasına göre Zeus ile Hydris’in veya Kallisto’nun  (Schol. ad Theocr. i. 3) oğludur. Annesi ucube bir yaratık doğurduğunu görünce telaş içinde Olympos’a götürmüş ve başta Zeus olmak üzere tüm tanrılara göstermişse de tanrılar –özellikle Dionysos– çocuğu çok sevmiş ve ona Pan adını koymuşlardır. Pan’ın doğumuna ilişkin bir başka söylence ise Odysseus’un karısı Penelope’nin kocasının yokluğu sırasında çok sayıda âşık edindiği, kahramanın karısının başta Antinoos olmak üzere ilişkilerini öğrenince taliplerle hesaplaştıktan sonra kadını İkarios’a geri gönderdiğini iddia etmektedir. Bu söylenceye göre Penelope, Mantineia’da koç kılığındaki Hermes ile ilişkiye girmiş ve Pan’ı doğurmuştur (Herod. ii. 145).

Yunan ve Roma Sanatında Pan

Su perileri tarafından büyütülen (Paus. viii. 30. 2) Pan Yunan ve Roma sanatında genellikle ereksiyon halinde, belden aşağısı keçi formunda boynuzlu ve sakallı bir adam tasvir edilmekte, ormanların kuytu köşeleri ile serin pınar başlarını sevmektedir. Çalılıklara gizlenerek su perilerini gözetleyen, bitmez tükenmez cinsel iştahıyla su perilerinin yanı sıra genç erkeklerin de peşine düşen hatta kimseyi bulamadığında kendi kendini tatmin eden Pan ancak öğle sıcağı bastırınca uykuya dalmaktadır (Eurip. Rhes. 36).

Pan’ın öyküleri

Pandeon ya da syrinx adlı 7 kamışlı flütü icat ettiğine inanılan Pan’ın öyküleri şiirlerle doludur. Plutarkhos’un Kehanetler Üstüne adlı kitabında bildirdiğine göre Ege denizinde Paksos adası civarından geçen denizciler bu adadan gelen bir haykırış duymuşlar: “Epiros’a gidince bildirin ki Yüce Pan öldü”. Denizciler Epiros’ta duyduklarını söyleyince doğadaki tüm canlılar, hatta taşlar ve tepeler bile yürek paralayıcı bir sesle Tanrılarının ölümüne ağlamışlardır.

Silvanus, Sylvanus

Silvanus veya Sylvanus, Roma Mitolojisinde orman, koru ve ekili tarlalar, sürüler ve çobanların koruyucu tanrısının adı olup, aynı başlangıçta bereket imparatorluk döneminde park ve bahçeler ile ilişkilendirilmiştir. Faunus ile benzerlik gösterip sığır sürülerinin, bitkilerin ve sınırların koruyucusu kabul edilen tanrı onuruna geçmişte Tyrrhenialı Pelasgların bir Caere yakınlarındaki koruyu tanrıya adayıp, onuruna festival düzenlediği bilinmekteydi (Virg. Aen. viii. 600). Silvanus, Roma sanatında tarla ve çiftçileri gözetleyen bir delikanlının gücüne sahip yaşlı bir oduncu formunda tasvir edilmekteydi (Horat. Epod. ii. 22). Etrüsk mitolojisindeki Selvans ile ilişkili olduğu sanılan tanrının adı “ormanda yaşayan” olarak yapılmaktadır.

Kaynak: Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınları. Ankara, 2016

Takip, tavsiye ya da beğeni için