Makale: Özhan Öztürk

Şekil değiştirebilenler, hayvan formuna bürünebilen insan benzeri varlıklar olup, dünyanın neredeyse her köşesinde pek çok halkın masal ve efsanelerinde bahisleri geçmektedir.

Eski Yunan’da insanların kendilerini kurt farz ederek önlerine geleni parçaladığı psikolojik durum olan lykanthropy (lykoi “kurt” + anthropos “insan”) bu formata girmemekle birlikte bu tür öykülerin ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır. Böylece Kuzey Amerika, Avrupa ve Kuzey Asya’da kurt, Afrika’da sırtlan veya leopar, Güney Asya’da ise kaplan şekil değiştirebilen insanımsı varlıkların büründüğü tehlikeli formlar olarak ortaya çıkmış, kurt adam veya kurdun yaşamadığı bölgelerde diğer yırtıcı hayvan formlarının öyküleri oluşmaya başlamıştır. Kurt dışında sık rastlanılan dönüşüm formu tilki olup, öykülerine daha çok kadın olarak Avrupa’da ama özellikle Japonya ve Çin’de rastlanmaktadır. Japonya’da insanımsı kitsune (tilki) ve tanuki (köpek) karakterleri Avrupa’daki kurt adam inanışına tamamen zıt özellikler göstermekte, bunlar inşadan hayvana değil hayvandan insana dönüşebilen değişkenler olarak görülmektedir. İskandinavya’da ise ayı öykünen vahşi hayvan olarak görülmüş olup, eski çağlarda ayı postu giyerek savaşa katılan savaşçıların varlığı bir yana günümüzde “ayı” kelimesiyle ilişkili Bern, Bernd, Bjarki, Bera ve Björn isimleri bile bu inanışın devamı niteliğindedir. Benzer şekilde Kral Arthur’un adının bile Keltçe ayı anlamına gelen airth kelimesinden doğduğu sanılmaktadır. Orta Asya’da yırtıcı hayvanların değil daha çok kuş ve geyik gibi hayvanların formuna bürünülmekte olup bu varlığa kabulgak, kabulgan, hubılgan olaya ise dona dürünme adı verilmektedir.

Denizci toplumlarda ise deniz hayvanlarına özellikle memelilere dönüşüm motifine rastlanmakta olup, İzlanda ve İskoçya folklorunda yer alan insanlarla evlendikten sonra yeniden denize dönen fok-insan Selkieler bu gruba örnek olarak gösterilebilir. Kelt folklorunda yer alan Kelpiler ise benzersiz ve hayali bir deniz canlısı olup, at ile insan karşımı yaratıklardır. Hindistan’dan İskandinavya’ya dek yaygın bir değişken formu dasu kuşları ama özellikle kuğular olup özellikle kadınlara yakıştırılmaktadır. Japonya’nın dağlık ormanlarında yaşayan uzun büyük burunlu Japon cini Tengu veya ayrıca insan ve kedi formlarında görünen kaniçen iblisler gibi insan ve hayvan formlarına girebilen çeşitli varlık ve tanrıları yukarıdaki tanımlanan gruplardan özenle ayırmak gerekir.

Ortaçağ Avrupa’sında şekil değiştirmek şeytani bir meziyet olarak görülmekle birlikte Aarne–Thompson masal sınıflandırmasında 301 sayılı masal tipinde insan hayvan birlikteliğinden doğan ve her iki forma da bürünebilen kahramanların varlığı açık olarak görülmektedir.

Kaynak: Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınları. Ankara, 2016

Takip, tavsiye ya da beğeni için