Molla Fenari İsa Camii, Fatih ilçesinde, Vatan Caddesi olarak da anılan Adnan Menderes Bulvarı ile Halıcılar Caddesinin birleştiği noktada yer alan iki kilise ile bir mezar şapelinden oluşan yapıdır.

Molla Fenari İsa Camii nerede? Molla Fenari İsa Camii’ye nasıl gidilir?

Fenari İsa Camii tarihi

908 yılında, VII . Leo (886-912) ve VII. Konstantine (905-959) dönemlerinde patriklik yapıp, 917 Bulgar savaşında ölen Konstantinos Libos tarafından Lykos Vadisi’nde (Bayrampaşa deresi vadisi) inşa ettirilen bir manastırdır. Libos manastırı (Μονή Λιβός) adıyla bilinen ilk kilise Meryem Ana’ya (Πανάχραντος) adanmıştır. Aynı zamanda hastane olarak kullanılan yapı 1282’de VIII. Michael Palaiologos’un ölümünün ardından dul eşi Theodora tarafından onarılmış ve 1294-1301 arasında yaklaşık 50 kişilik bir rahibe topluluğunun (typikon) yapıya yerleşmesini sağlamıştır. Manastıra bitişik 12 yataklı hastanede rahibeler çalışmaktaydı. Güneydeki Kontantine kilisesine Theodora St. John Prodromos’a ithaf edilen ikinci bir kilise yaptırmıştır. İmparatoriçe Theodora (1303), annesi Eugenia, kızı ve oğulları II. Andronikos (1332) ile Konstantine (1306),  Andronikos’un eşi irene (1324), VIII. Ioannes Palaiologos’un eşi Anna (1417) gibi Palaiologoi hanedanı mensupları bu kilisede gömülmüştür. Manastırdan son bahseden kişi 15. Yüzyılda Osmanlı fethi öncesinde bölgeye gelen anonim bir Rus seyyah olup kentin fethine kadar kullanıldığı sanılmaktadır.

1453’ten sonra Fenari ailesinin mülkyiyetine geçtiği anlaşılan güneydeki yapı 1460-1480 arasında Alaeddin Ali Fenari tarafından iç duvarlar alçıyla kaplanarak mescite dönüştürülmüştür. 1633 yangınından zarar gören güney kilisesi 3 yıl sonra 4. Murad’ın sadrazamı Bayram Paşa tarafından restore edilerek camiye dönültürülmüştür. 17. Yüzyıl sonlarında Kuzey kilisesi Şeyh İsa el- Mahvî tarafından Halvetî tekkesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yağı, 1782 yangnında zarar görmüşse de 1847-48’de onarılmışsa ama 1918 Fatih-Cibali yangınında yeniden kullanılmaz hale gelmiş,  üzerine 1943 yılında minaresi de yıkılmıştır. 1947’de Ayasofya Müzesi’ne sonrasında Vakıflar Başmüdürlüğüne bağlanan yapı, 1960yılında restore edilip, minaresi de aslına uygun olarak yeniden inşa edilen cami 1 Aralık 1967’de ibadete açılmıştır. Halk arasında Molla Fenâri veya Kilise Camii anılan yapı 1929’da Theodore Macridy tarafından kazılmış, araştırma sırasında bulunan Aya Evdokia ikonası Arkeoloji Müzesi’ne gönderilmiştir. 1960’da Bizans Enstitüsü ve Dumbarton Oaks tarafından tarafından araştırılan yapı günümüzde Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilmektedir.

KAYNAKÇA

A. van Milingen, Byzantine Churches of Constantinople, Lon-don 1912, s. 122-137

Fâtih Camileri ve Diğer Târihî Eserleri [292], İstanbul 1991, s. 172-173

İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri 953 (1546), s. 220, nr. 1289

Macridy T., “The Monastery of Lips and the Burials of the Palaeologi”, Dumbarton Oaks Papers 18 (1964) s. 251-256, 265

Mango C. – Hawkins E. J. W., “Additional Notes on the Monastery of Lips”, Dumbarton Oaks Papers 18 (1964) 299-300

Megaw A. H. S., “The Original Form of the Theotokos Church of Constantine Lips”, Dumbarton Oaks Papers 18 (1964) 280-288

Thomas J. – Hero A. C., Byzantine Monastic Foundation Documents. A Complete Translation of Surviving Founders’ Typika and Testaments (Washington DC 2000) 1265, 1281.

Takip, tavsiye ya da beğeni için