Yaylada otlayan koyun ve keçilerden öğle saatlerinde süt sağımı yapılan, gerektiğinde hayvanların gecelediği, üstü açık veya hartoma ile örtülü, dört tarafı bir boy yüksekliğinde taş duvarlarla çevrili, ağzında ancak bir insanın oturabileceği genişlikte aralık yer olan derme çatma yapıların adıdır. Giresun, Gümüşhane, Artvin’de ber, Şavşat’ta bera, Bayburt, Trabzon ve Rize’de per, Şalpazarın’da pey, Rize ve Artvin’de pag olarak bilinmektedir. Anadolu’da aynı anlamda Türkçe içerisinde Erzurum, Van, Sivas, Ermenice’de Erzincan, Erzurum, Seyhan, Malatya, Muş, Van, Samsun kullanıldığı kaydedilmiştir.  

Koyun veya keçi sürüsü ber içerisine sokulduğunda kapıda bir veya iki şaşort sağlı sollu oturarak kapıya gelen koyunlar teker teker yakalayıp, sağımlarını yapmaktaydı. Perde kazanlara doldurulan sütler sağım işlemi bitince yayla evlerine taşınır ve kaymakları ayrılır. Bu kaymaktan yağ kalan sütten, peynir ve yoğurt yapılacaktır. Ermenice ‘koyun sağılan yer’ anlamına gelen ber kelimesi Karadeniz Rumcası pera (περά) formunda geçmiştir. Pag kelimesi de Ermenice ‘avlu’ anlamına gelmektedir.  Bununla birlikte Trabzon, Artvin ve Giresun’da pag, peğ, ebek ve epek formlarında ‘yıkılmış ev arsası’, Samsun, Ordu, Giresun, Sivas ve Bursa’da pag, pey ve peh formlarında ‘taş duvar’, Balıkesir’de pek formunda ‘bekçi kulübesi’, Hemşin’de ‘kapı kilidi’ anlamları da kaydedilmiştir.

Bad, esasen ‘çit’ anlamına gelmekle birlikte ‘koyunların gecelemesi için etrafı çitle çevrilen yer’ ya da tam tersine ‘hayvanların girmemesi için bağ ve bostan etrafına çalı ve çırpıdan yapılan çit’ anlamında kullanılmaktadır. Giresun ve Gümüşhane’de bad, Trabzon Şalpazarında bat, Trabzon ve Artvin’de ‘saman yığılan yer’ anlamıyla bada ve Anadolu’da bad (Erzincan, Sivas, Van, Malatya) formuyla kaydedilmiştir. Ermenice ‘duvar; çit’ anlamıyla pat (պատ) “duvar; çit”, Azerice bad olarak bilinmektedir.

Kom,  ‘yayla evi, derme çatma baraka’ (Sürmene), küm (Giresun) köm (Giresun, Samsun) ve ağıl, hayvan barınağı’ (Artvin), Anadolu’da ‘ağıl’ anlamıdna gom (Erzurum, Bitlis, Konya), kam (Adapazarı), ‘bostan kulübesi’ anlamında kömele ve kömelti (Konya, Antalya), Azerice koma “ev, kulübe”, Ermenice gom “’ahır; koyun ağılı”’ anlamları kaydedilmiştir. Antik Yunanca komi (κώμη) “mezra; küçük köy” kelimesiyle ilişkilidir.

Kaynakça

AROUTUNIAN, D & S. (1996), Armenian – English English -Armenian Dictio-nary. New York. S. 125

BALIKÇI, G. (1995), Rize-Pazar Akbucak, Ortayol ve Uğrak Köyleri’nin Etnik Yapıları. Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkbilim Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi. s. 3

COŞKUN, O. (2002), İkizderemiz s. 60

ÇELİK A. (1999), Trabzon-Şalpazarı Çepni Kültürü. T.C. Trabzon Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Yayınları. Trabzon s. 552

DANKOFF, R. (1995), Armenian Loanwords in Turkish. Harrassowitz Verlag. Wiesbaden s. 24, 27, 123

GEMALMAZ, E. (1986), Azerî Türkçesi Lügati. Erzurum. s. 35

ÖZCAN. S (1990), Gümüşhane Kültür Araştırmaları ve Yöre Ağızları. Kültür Bakanlığı s. 435, 558

ÖZTÜRK, Özhan. Karadeniz Ansiklopedik Sözlük. Heyamola Yayınları. İstanbul, 2005

PAPADOPULOS, LP. (1958-1961), Ιστορικόν Αεξικόν της Ποντικης διαλέκτου. Atina II: 177

ÜNSAL, O. (1999), Artvin ve Çevresinde yaylacılık ve Pancarcı şenlikleri. Nart Yayınları. İstanbul s. 295

Türkiye’de Halk Ağzından Söz Derleme Dergisi (1939-1951). Maarif Matbaası. İstanbul s. 147, 1140, 1143

Takip, tavsiye ya da beğeni için