Alaz, Doğu Karadeniz Türkçesi’nde ‘Düğün sırasında yapılan eğlence ve sevinçten yapılan tezahürat’ anlamına kullanılan kelime ayrıca ‘kızarıklık’ anlamına da gelmekte olup, kelimenin tespit edilen iki anlamının da aynı kök ile ilişkili olduğu şüphelidir. Karadeniz Bölgesi gibi Anadolu’da da alaz ‘alev’, alazlanma ise “vücutta kızıl lekeler belirmesi” anlamında kullanılmaktadır. Maçka’da nazar değen çocukların üzerinde kor halindeki kömürün gezdirilerek yapılan nazar çıkarma işlemi alazlamak adıyla bilinmektedir. Söz Derleme Sözlüğü’nde Bulgaristan Türklerinde ‘şavklandırmak’ anlamındaki alazıtmak, aydınlık anlamındaki ‘  alaza’ ve Giresun’da tespit edilen ‘karlı, yağmurlu havanın açması’ anlamındaki alazımak kelimelerinin Türçe kökenli ve kırmızı anlamındaki al kelimesinden üretildiği bellidir. Trabzon’da tespit edilen ‘düğün tezahüratı’ ise Trabzon’da alalayis etmek formunda da kullanılan ve ‘elleri kolları sallayarak çığlık atmak, bağırmak’ anlamındaki Yunanca alalazo (αλαλάζω) kelimesiyle ilişkili olmalıdır.

Anadolu’da tespit edilen “dedikoducu, müzevir” (Kayseri, Ankara), “saçı dökük kafa” (Malatya), ormanlar arasında seyrek yer (Maraş, Seyhan, İzmir), seyrek (Konya, Ankara, Kırşehir) anlamları, Türkçe “zayıf, çürük, gevşek, mecalsiz” anlamlarına gelen alas (Türkmen alasa, Azeri aliz, Karaçay, Kumık alas, Kazak alasa, Kırgız alasa) kökünden doğmuş olmalıdır. Trabzon Maçka’da tespit edilen ‘sel gelmesi’ anlamındaki alaz gitmek ve Kırşehir’de derlenen ‘yarı su basmış tarla’ anlamındaki alaz ise Anadolu Türkçesi’ne Yunancadan (χάλαζ) giren ‘buz parçalarının yağmur şeklinde yağması’ anlamına gelen halaz kelimesiyle ilişkili olabilir.

Yunancadan Türkçe’ye geçen kelimeler

alalayis etmek (Trabzon) veya ğalalayis etmek (Rize) Elleri, kolları sallayarak ağlamak, acı acı çığlık atmak, feveran etmek (Trabzon, Rize).  Duygunun el ve kol hareketleri ile ifade edilmesi, benzer anlamda kullanılan kuyis etmek deyimiyle farkıdır.  Bazen bu iki kelime ifadeyi güçlendir-mek için birlikte kullanılabilir: kuyis alalayis etmek, guyis ğalayis etmek gibi.  Antik Yunanca yüksek sesle bağırmak an-lamındaki alalazo (αλαλάζω) kelimesi ve Yunanca geniş zaman son eki (-is) Türkçe-ye geçerken olduğu gibi korunmuştur.  Antik Yunanca da askerlerin savaş anında attığı, savaş narası anlamına da gelmekte olup Anabasis’te geçmektedir: “Yunanlılar savaş çığlığı atarak Barbarlara saldırdılar”  (IV. 2. 7)

kuyis etmek, guyis etmek Bağırmak, çığlık atmak, feryat etmek (Trabzon, Rize). Trabzon Rumcası e kuyisane ‘ta pardiya e kuyisane’ Çakallar bağırdı (Sürmene Ohşoho). Antik Yunanca kuizo (κοίζω) “birisine çabuk diye seslenmek, bağırmak, çağırmak”, Yunan dialektlerinde “çağırmak, ağlamak, bağırmak” anlamlarıyla kayıtlıdır.  Kuyis kiyamet koparmak şiddetle ve süreklilik arzedecek şekilde bağırmak, kuyizma (Sürmene), ekuyizma, kuyizme veya koyizme (Rize) ise çığlık, nara, feryat anlamlarına gelmekteydi. Yunanca kuyizman (κούισμαν το) < kizo (κοίζω) “bağırmak, çağırmak” kelimesinden ödünçlenmiştir.

Haylamak, Karadeniz bölgesinde ‘uzak mesafede (karşı bayırda vs.) bulunan birisine yüksek sesle seslenmek’ (Şalpazarı),  ‘ayı, domuz, gibi hayvanları tarladan uzak tutmak için bağırmak’ (Hemşin) ve ‘birisini azarlamak; bağırıp çağırarak kovalamak’ (Torul) anlamlarına gelmektedir. Özellikle kelifte tarladaki mısırları geceleri domuzlardan korumak için nöbet tutan kelifçiler gece boyunca haylayarak yabani hayvanları uzak tutmaya çalışmaktaydı.

Ğarğaris etmek Feryat etmek, korku nedeniyle bağırmak, çığlık atmak (Rize)

Uğunmak Ağlıya ağlıya bayılmak, üzüntüden kendini kaybetmek (Şebinkarahisar). Anadolu’da yaygın olarak kullanılmaktadır (Isparta, Tokat, Amasya, Sivas, Denizli, Niğde, Elazığ, Maraş, Afyon, Konya, İzmir, Erzurum)

Kaynakça

Çığlık atan bebek

BİLGİN, M & YILDIRIM, Ö. (1990), Sürmene. Sürmene Belediyesi Kültür Yayını. İstanbul. s. 572

BRENDEMOEN B. (2002), The Turkish Dialects of Trabzon. 2 cilt. University of Oslo. Oslo. s. 33/86, 55/8

EYÜBOĞLU, İ. E. (1998; 4. Baskı), Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü. Sosyal Yayınlar. İstanbul s.  26

GÜNAY, T. (1978), Rize İli Ağızları. Kültür Bakanlığı Yayınları. Ankara. s. 1/ 22, 48, 318

KARA, İ. (2001), Güneyce. Dergah Yayınları. İstanbul. s. 84, 125

ÖZTÜRK, Özhan. Karadeniz Ansiklopedik Sözlük. Heyamola Yayınları. İstanbul, 2005

Türkçe Sözlük (1998), Türk Dil Kurumu (9. Baskı). Ankara s. 74

Türkiye’de Halk Ağzından Söz Derleme Dergisi (1939-1951). Maarif Matbaası. İstanbul s. 93

Türkiye’de Halk Ağzından Derleme Sözlüğü (1963-1976). Ankara. s. 3019

TZITZILIS C. (1987) Griechsche Lehnwörter Im Türkıshen. Österrecheschen Akademe Der Wıssenschaften. Wıen. s. 64, 70

YANIKOĞLU, B. (1943), Trabzon ve Havalisinde Toplanmış Folklor Malzemesi. İstanbul s. 260, 271

Takip, tavsiye ya da beğeni için