Absimat (Maçka), apsimit (Akçaabat), apsimat, apsimati (Rize), apsumati (Rize), apsomati veya hapsimat (Vakfıkebir) ateşin üzerinde uçuşan beyaz renkli, sönmüş kıvılcım parçalarına verilen isim olup, düştüğü yeri, üzerine düştüğü elbiseyi yakmamakta, köz üzerinde oluşan ince kül katmanı da aynı adla anılmaktadır. Apsimat geçmişte çocukların yüzlerinde çıkan sivilce ve kızarıklıklara ilaç olarak sürülürdü. Karadeniz Rumcası apsimadin (αψιμάδιν), apsimad (Samsun, Of), apsumad (Santa)  formlarında kaydedilen kelimeyi Tzitzilis, Yunanca’nın Karadeniz dışındaki diyalektlerinde bulamamıştır.

Absimisa, Trabzon’da ‘ateş böceği’ anlamına gelen kelime Karadeniz Rumcası apsimitza (αψιμίτζα) (Giresun, Ünye) olarak anılmakta doır. Etimolojisi Trabzon Rumcası apsimον (αψιμον) “ateş” ve “-cık, -cuk” anlamlarını vererek isim oluşturan -itza (ητζα) son ek/küçültme eki birlikte ‘ateşçik’ olarak verilebilir. Apsimitra formuda kaydedilen kelime ateş böceğinin yanı sıra ‘yakamoz’ anlamına da gelmekteydi. Karadeniz Rumcasında Giresun, Ordu ve Gümüşhane’de apsimitra (αψιμήτρα) formu kullanılmaktaydı. Hemşin’de ateş böceğine gazerik adı verilmekteydi.

Abson, Trabzon’da ‘ateş’ anlamına gelen kelime Karadeniz Rumcasında Giresun, Santa, Trabzon, Tirebolu, Gümüşhane’de aynı anlamda kullanılan apsimon (αψιμον), Samsun, İnebolu, Of ve Sürmene’de apsimo, Santa’da apsumon kelimesinden ödünçlenmiştir.

Çıtlak, Kor halindeki küçük ateş parçası, sönmemiş kıvılcım (Trabzon Şalpazarı). Anadolu’da çıtlak formu kayıtlıdır.

Çiya, Çalı veya odun yakıldığı zaman etrafa sıçrayan kırmızı renkli kıvılcımın adı olup, beyaz renkli sönmüş kıvılcım olan absimatın yakıcı etkisi olmamasına karşın çiya düştüğü yeri yakmaktadır. Sürmene’de ciya, Rize’de çiya ve çiyati, Samsun’da cığa Anadolu’da ise çiye (Manisa) formu kaydedilmiştir. Çiya vermek ‘Yüzü, vücudu ateş basması’, Çiya vurmak ise ‘Horon esnasında çoşan o-yuncuların, kemençecinin komutuyla ayaklarını hep birlikte yere vurmaları’ anlamında kullanılmaktadır. Bu komuttan amaç ayakları yere kıvılcım çıkartırcasına sert vurmak olup, 1923 Mübadelesiyle Yunanistan’ agiden Pontus Rumları da horonlarında aynı komutu ‘apsimon’ (ateş) formunda vermektedir.

Zinak veya cinak kelimesi de Tonya, Akçaabt ve Torul’da ‘kıvılcım’ anlamıyla kaydedilmiştir. Bununla birlikte bu kelimenin kökeni Ermenice ‘un haline getirlmiş buğday’ anlamına gelen cnik olup, Karadeniz bölgesinde hatta Anadolu’da cinek, civekcinik ve zinik formlarında toz zerrresi veya küçük anlamı veren kullanımları tespit edilmiştir: ‘arı kovanlarındaki pislik'(Burdur), ‘ceviz içinin dörtte biri’ (Bulancak), ‘minicik’ (Erzurum), ‘küçük taneli hububat (Ordu), ‘küçük salatalık’ (Erzincan), ‘benek’ (Harput), ‘küçük insan pisliği’ (Trabzon) bunların başlıcalarıdır. Ayrıca Trabzon’da ‘hayat’ adı verilen salonunda ateş yakılan geleneksel  Karadeniz evlerinde, dumanın dışarı çıkabilmesi için çatıda açılan küçük delik de cinak olarak anılmaktaydı.

Cuhnis, çuğnis, çuğni, çuğunis, zihnis veya zunis ise Trabzon ve Rize’de ‘yanık’ , ‘dibi tutmuş yemek’, ‘is, kurum’, ‘yanık kokusu’ anlamlarında kullanılmaktadır. Cuhnis etmek ise ‘yemeği yakmak anlamındadır. Karadeniz Rumcasında Giresun ve Santa’da çihnizo (τζιχνιζω), Giresun, Ordu, Ünye, Sinop, Trabzon ve Gümüşhane’de çuhnizo (τζουχνίζω) formlarında aynı anlamda tespit edilen kelime, Orta dönem Yunanca’da çiknono (τζικνωνω) ‘yanmak’, hatta Arnavutça’da bile ciknosa formlarında tespit edilmiştir.

Loha, kor ateş, köz anlamına gelen kelime (Rize) ayrıca ‘lodos; sıcak bunaltıcı hava’ anlamında da kullanılmaktaydı (Trabzon)

Ğastopi Ateşin üzerindeki kül tabakası (İkizdere)

Ğanzoğot Köz, kor (Hemşin); ğoncoğot (Çayeli Raşot)

Kaynakça

COŞKUN, O. (2002), İkizderemiz s. 51, 54

DANKOFF, R. (1995), Armenian Loanwords in Turkish. Harrassowitz Verlag. Wiesbaden s. 165

GEDİKLİ, F. (2004), Akçaabat Yazıları. Yedirenk Yayınları. İstanbul s. 166, 183, 243

GÜLER, Z. (1992), Harput Ağzı. Elazığ s. 131

EMİROĞLU, K. (1989), Trabzon Maçka Etimoloji Sözlüğü s. 28, 238

KALYONCU, H. (2001), Trabzon-Tonya Ağzının Dilbilgisel Özellikleri ve Tonya Sözlüğü. Trabzon s. 73, 120

KARA, İ. (2001), Güneyce. Dergâh Yayınları. İstanbul s. 22

ÖZTÜRK, Özhan. Karadeniz Ansiklopedik Sözlük. Heyamola Yayınları. İstanbul, 2005 s. 223

PAPADOPULOS, LP. (1958-1961), Ιστορικόν Αεξικόν της Ποντικης διαλέκτου. Atina s. I 174, 175, 349, 389

Türkiye’de Halk Ağzından Derleme Sözlüğü (1963-1976). Ankara s. 31, 290, 1196, 1301, 2281

TZITZILIS C. (1987) Griechsche Lehnwörter Im Türkıshen. Österrecheschen Akademe Der Wıssenschaften. Wıen  s.29, 125

YANIKOĞLU, B. (1943), Trabzon ve Havalisinde Toplanmış Folklor Malzemesi. İstanbul s. 260

Takip, tavsiye ya da beğeni için