Dünya Halkları

Altaylar, Altay Türkleri: Tarih ve Kültür

Altaylar veya Altay Türkleri, Rusya’ya bağlı Altay Cumhuriyeti (Rusça Respublika Altay ‘Респу́блика Алта́й’) ve Altai Krai (Rusça Altaysky kray ‘Алта́йский край’) federasyonlarında yaşayan Türklerin genel adı olup, Çelkan, Kumandin, Telengit, Teles, Teleut ve Tubalar adlı halklardan oluşmaktadır. Altay Türkleri kendilerini Altay halkı veya Altaylı anlamına gelen ‘Altay Kizhi’ olarak adlandırmaktaysa da Altay kabileleri kendielrini genellikle yaşadıkları yerin coğrafi özelliklerine göre sözgelimi nehrin (Mayma nehrine atfen ‘Mayma Kizhi’) ya da ormanın (Yiş ormanına atfen ‘Yiş kizhi’) adıyla tanımlayabilmektedir. Bazı yazarlar yanlışlıkla Güney Altayları,  Beyaz Kalmıklar, Biy Kalmıklar veya Dağ Kalmıkları olarak…

Oku
Dünya Halkları

Türkler, Türkçe ve Türkiye Hakkında Özet Bilgi

Türkler Etnik açıdan bakıldığında Türkler aynı dili konuşan kültürel bir grubun adıdır ama bahsi geçen grup içerisinde ırksal birliğin olduğunu söylemek mümkün değildir. Türklerin tarihsel ve kültürel olarak Çinlilerin Tu-Kiu adıyla tanımladığı göçebe halk ile ilişkili olduğu sanılmakta olup, muhtemelen MÖ 2000’lerde Çin kaynaklarında Hiungnu adıyla geçen halk Moğollar ve diğer göçebe halklar ile birlikte Türkleri de kapsamaktaydı.

Oku
Moğol Mitolojisi Türk Mitolojisi

Ergenekon Destanı (Türk-Moğol Mitolojisi)

ERGENEKON 14. yüzyılda Reşidüddin Hamedani’nin kaleme aldığı Cami’üt-Tevarih adlı eserinin “Mujallad-i Awwal” bölümünde ve Ebu’l Gazi Bahadır’ın kaleme aldığı Şecere-i Türkî adlı eserinde Moğolların yaratılış destanı olarak anlatılan efsanenin adıdır. Tatarlar tarafından yenilgiye uğratılan Nekuz ve Qiyan adlı iki kardeş ile eşleri önce Ergene Kon adlı dar ve sarp bir yere yerleşmiş sülalesi 400 yıl boyunca çoğaldıktan sonra bölgeyi Börteçine (Bozkurt) liderliğinde topluca terk etmişlerdir.

Oku
Karadeniz

Karadeniz Ansiklopedik Sözlük Kaynakçası

Aşağıdaki kaynakça Özhan Öztürk tarafından yazılan Karadeniz: Ansiklopedik Sözlük (İstanbul, Heyamola Yayınları, 2005) adlı  ansiklopedik sözlük için kullanılmıştır.

Oku
Karadeniz Tarihi

Batum (Bathus Limen, Batumi) Tarihi

Makale: Özhan Öztürk Bathus Limen[1] veya Portus altus[2], Arrian ve Pliny’nin Akampsis’in 75 stadia kuzeyinde yer aldığını bildirdiği Bathys[3] nehrinin Karadeniz’e döküldüğü delta yakınlarında, Hadrian döneminde (MS 117-138) kaleye dönüştürülmüş bir limanın adıdır.

Oku
Karadeniz Tarihi

Torul (Ardasa, Messo Khaldeon, Beş Kilise) Tarihi

Makale: Özhan Öztürk Ardasa, Ortaçağ’da Messo-Khaldeon (Mezo Haldiya, Orta Haldiya) adıyla bilinmekte olup,  Beş Kilise’den 3 saatlik yürüme mesafesinde, Gümüşhane’nin 15-20 km kuzeybatısında bulunmaktaydı.

Oku
Karadeniz Tarihi

Of, Hayrat ve Çaykara Tarihi, Trabzon

Makale: Özhan Öztürk Ofis[1] veya Ofius adı ilk olarak Arrian’ın Periplus’un da -bugünkü Araklı Karadere ağzında kurulmuş- antik Hyssus limanının 90 stadia doğusunda bir dere adı olarak geçmekte ve Kolhis ile Canik[2] ülkelerini birbirinden ayırmaktadır. Bu dönemde bir yerleşim yeri olarak anılmayan Of’un Roma döneminde bugünkü konumunda bir pazar yeri olarak gelişmiş olması muhtemeldir.

Oku
Karadeniz Tarihi

19. Yüzyılda Trabzon Nüfusunun Etnik ve Dini Dağılımı

Makale: Özhan Öztürk 1831 Osmanlı nüfus sayımına göre Trabzon Merkez kazada 6.300, Vakfıkebir ve Sağır’da 5.962, Polathane’de 8.432, Yümerek’de (Yomra) 6.775, Tonya’da 1.910, Sürmene’de 12.985, Of’ta 18.940 erkek yaşamakta olup, buna Trabzon sancağındaki 11.431 reaya eklenince toplam 72.715 erkek etmekteydi.

Oku
Karadeniz Tarihi

1912 Seçimlerinde Trabzon

Makale: Özhan Öztürk Trablusgarp mağlubiyeti, yol ortasında gazetecilerin öldürülmesi, iç isyanlar, hafiye cemiyeti olayı ve Hizb-i Cedit bölünmesinin yıprattığı İttihat ve Terakki Fırkası, mecliste 21 Kasım 1911’de kurulan Hürriyet ve İtilaf Partisi’nin şiddetli muhalefetiyle karşı karşıya gelince 15 Aralık 1911’de sözde Kanun-ı Esasi’nin 35. maddesini değiştirmek gerçekteyse muhalefeti tasfiye etmek için çoğunluğun sağlanamadığı bir oylama yapılmasını ve 18 Ocak 1912’de 3 ay içerisinde yeni seçim kararı alınarak Meclis’in feshedilmesini başarmıştır[1].

Oku
Karadeniz Tarihi

Trabzon Osmanlı Dönemi Tarihi (3. Bölüm) 19. yüzyılın 2. Yarısı

Makale: Özhan Öztürk Göçmen Trafiği 1860’larda Rusya’nın göçe zorladığı Çerkez muhacirlerin büyük kısmı Trabzon ve Samsun yoluyla Osmanlı topraklarına giriş yaparken çoğu aç ve hasta olan muhacirlerin önemli bir kısmı tifüs ve çiçek hastalığı yüzünden ölmüş, salgın kent merkezinde yayılınca Trabzon ve Samsunluların önemli bir bölümü hastalık kapmamak için kenti terk etmiştir[1]. İngiliz raporlarına göre 1 Aralık 1863-17 Şubat 1864 tarihleri arasında sadece Trabzon’da 3 bin göçmenin yanı sıra kentin yerlilerinden 470 Türk, 36 Rum, 17 Ermeni, 9 Katolik ve 6 Avrupalı salgın hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetmiştir[2].

Oku
Karadeniz Tarihi

Trabzon Osmanlı Dönemi Tarihi (3. Bölüm) 19. yüzyılın 1. Yarısı

Makale: Özhan Öztürk Tanzimat Sonrası Trabzon 1838 Tanzimat Fermanı Hristiyanların yaşam koşullarını iyileştirirken yeni ekonomik fırsatlar yaratmış, daha iyi yaşam şartları için sürekli Rusya’ya göç veren Pontus Rumları artık Trabzon ve civarındaki yurtlarında güvenli ve refah içinde yaşayabileceklerinin farkına varmışlardır[1]. İngiltere’nin Trabzon konsolosu W. G. Palgrave, yerel çıkarları gözeten derebeylerin halk tarafından desteklendiğini buna karşın bölgeye atanan hükümet yetkililerinin yerel çıkarlar ile İstanbul’un planları arasında denge kuramadıkları için başarısız olduğunu bildirmiştir.

Oku
Karadeniz Tarihi

1461: Osmanlı’nın Trabzon’u fethi, Trabzon İmparatorluğu’nun Yıkılışı

Makale: Özhan Öztürk Nisan 1461’de Fatih Sultan Mehmet, Sinop’ta bekleyen ve bazıları top taşıyan 300 gemilik donanmayı Gelibolu Sancakbeyi Kasım Bey ve Kaptan-ı Derya Yakup Bey komutasında Trabzon’u denizden kuşatmak için yola çıkarırken, kara ordusunu ise Trabzon’a gönderildiğinin anlaşılmaması için Sivas’tan kuzeye doğru yönlendirmiştir. Anadolu Beylerbeyi Gedik Ahmet Paşa komutasındaki öncü kuvvetler Akkoyunlu Yar Ali Bey’in elinde tuttuğu Koyulhisar’ı 3 gün süren bir kuşatmadan sonra ele geçirince Uzun Hasan’ın amcazadesi Hurşîd Bey komutasındaki Akkoyunlu kuvvetleri Osmanlı kuvvetlerine baskın yapmayı denedilerse de bozguna uğramışlardır.

Oku
error: Telif sorunu yaşamamanız için makalemi beğendiyseniz içeriğini değil sadece linkini paylaşabilirsiniz !!