Karadeniz Tarihi

Çarşamba Tarihi (Gölcanik, Çeharşenbe), Samsun

Makale: Özhan Öztürk Bıjışkyan, Çarsamba’nın bulundugu mevkinin vaktiyle göl olduğunu, daha sonra nehir yatağının degişerek denize dogru aktığını, bu yüzden fermanlarda “Cenik Göl” olarak adlandırıldığını bildirmiştir[1]. 1455 tarihli defterlerde pazar ve cami adı olarak bahsi geçen yerleşim, adını Çarşamba günleri kurulan pazardan almış olmalıdır. İlk olarak Osmanlı tahrir defterlerinde bugünkü Çarşamba ilçe merkezine en yakın köy olan Canlı köyünün gelirleri arasında 200 akçelik “Bazar-ı nefs-i Çeharşenbe” adıyla geçmektedir[2].

Oku
Karadeniz Tarihi

Alaçam Tarihi (Zalihis, Hellenopontus, Leontopolis, Kömenüz), Samsun

Makale: Özhan Öztürk Zalihis[1] veya Zalikon MS 6. Yüzyılda Bizanslı coğrafyacı Hierokles’in Synecdemus adlı yapıtında “Saltos Zalihis”[2] adıyla Paphlagonia içlerinde etrafı ormanlarla çevrili bir kent olarak geçmektedir. MS 2. yüzyılda Ptolemaeus Halys nehrinin 210 stadia batısında Karadeniz’e dökülen Zalikos adlı bir nehirden bahsederken[3] Marcian, Zagorus’un 90 stadia uzağında bulunan bu nehrin ağzında, dereyle aynı adı taşıyan bir köyün varlığını da bildirmiştir. İlçe sınırlarında yapılan arkeolojik kazılarda Sivritepe, Dedetepe, Gökçeboğaztepe’de Hitit dönemine ait yerleşmeler tespit edilmiştir.

Oku
Karadeniz Tarihi

Terme Tarihi (Themiskyra, Tirmedos), Samsun

Makale: Özhan Öztürk Themiskyra[1],  Thermodon[2] nehrinin ağzında Amisos‘un 60 km batısında kurulmuş antik bir kentin adı[3] olup, bugüne dek kazılmamakla birlikte hiç bir dönemde polis olmadığı sanılmaktadır.[4] Ptolemy yerleşimi olduğundan daha batıda İris Nehri ile Heraklium Burnu arasında tanımlama hatasına düşerken[5], Skylax, Themiskyra’yı bir Yunan kenti olarak anmış Diodorus ile Aiskhylos[6] ise Amazonlar tarafından kurulduğunu bildirmiştir.[7] Yunan mitolojisinde Amazon kraliçesinin sarayının burada olduğu ve Herakles’in Hippolyte’in kemerini almak için Themiskyra’ya geldiğine dair bir anlatı bulunmasının yanı sıra, Argo efsanesinde de bahsi geçmektedir.

Oku
Karadeniz Tarihi

İsyan, sürgün ve ölüm: Karadeniz Rumlarının Sonu

Makale: Özhan Öztürk  1. Dünya Savaşı sırasında Karadeniz Rumlarının Rus ordusu için cephe gerisinde casusluk ve çetecilik faaliyetlerinde bulunması ihtimaline karşı önlem olarak 9 Mart 1916’da Kamacan Dağı, Deve Boynu, Kolaz Dağlan, Zigana Kordunu, Horos Dağı kuzeyindeki Rum köyleri ile Canik Sancağı dâhilinde firarileri saklayan, Giresun’da çetecilik yapan Rumların iç bölgelere nakledilmiştir. Yerel makamların tüm Rum nüfusun tahliyesi arzusuna rağmen Harbiye Nazırı Enver Paşa 12 Mart 1916 tarihinde sadece ilk emrin uygulanmasında ısrar etmiştir.[1] Pontus Rumlarının savaş bölgesinden uzaklaştırılması 1. Dünya savaşı sırasında Rumlara uygulanan ilk tehcir olmayıp, Çanakkale Savaşı…

Oku
Karadeniz Tarihi

Megali İdea ve Pontus: Siyasi Arenada Venizelos ve Hrisantos

Makale: Özhan Öztürk  “Ben bir tohum ektim, zamanı geldiğinde ülkem onun muhteşem meyvelerini toplayacak” Rigas Feraios[1]  Bağımsız Yunanistan’ın kuruluşu’nun Anadolu Rumlarına Etkisi 1821 Yunan isyanı sırasında Yunanistan’da yaşayan 25 bin kadar Müslüman sadece Hristiyan Yunanlılar’a ait bağımsız bir Yunanistan yaratma önünde engel görüldükleri için çoluk çocuk katledilmiş olup, işlenen cinayetler bir nefret patlamasından ziyade önceden planlanmış siyasi bir planın uygulanmasından ibarettir ki[2] 1830’da Osmanlı imparatorluğu Londra Protokolü ile Yunanistan’ın bağımsızlığını tanımak zorunda kaldığında karşısında artık Türksüz, Müslümansız bir devlet bulunmaktaydı. 

Oku
Karadeniz Tarihi

Merzifon Amerikan Koleji ve Pontusçuluk

Makale: Özhan Öztürk Bir Osmanlı limanına ilk yanaşan Amerikan bandıralı gemi 1782 yılında “Grand Turk” olurken, “reçine, halı, kuru üzüm, deri, incir, afyon” gibi geleneksel Doğu ürünlerini New England’a taşımıştır[1]. 1803 yılında Amerikan Maliye Bakanlığı’nın ithalat-ihracat istatistiklerinde Türkiye için ayrı bir sütun açılırken Türk-Amerikan ticareti hızla gelişmiş hatta 1821 Yunan Bağımsızlık savaşında Amerikan ticaret çevreleri Osmanlı devletini desteklemiş, Amerikan çıkarları uğruna Yunanistan’ın bağımsızlığını tanımayı 8 Kasım 1837’ye dek geciktirmişlerdir. 19. Yüzyılın son çeyreğinde ABD-Osmanlı ticareti hızla gelişirken 1887’de Osmanlı ithalatında silah ve cephane oranı % 97’yi bulmuş[2], ticaretin yanı sıra…

Oku