Fin Mitolojisi

Kalevala Sözlüğü

Kalevala nedir Kalevala, 19. yüzyılda Finli filolog ve halkbilimci Elias Lönnrot’un (1802–1884) Karelia sözlü edebiyat ürünlerinden derlediği Fin manzum destanlarının “Kaleva diyarı” anlamına gelen adı olup, Fin dilinin en önemli literatürü ve Finlandiya’nın milli destanıdır. Fin halkının milli gururunu okşayıp, dünyaya Fin kültür, kimlik ve tarihini tanıtan yapıtın 1917 yılında Rusya’ya karşı girişilen Fin bağımsızlık savaşına ilham verdiğine inanılmaktadır. Doktor, botanikçi ve dilbilimci olmasına rağmen en büyük tutkusu eski Fin hikâyelerini (özellikle kuzeybatı Rusya’daki Karelia [Fince ‘Karjala] bölgesinden) toplamak olan Lönnrot Kalevala’nın ilk baskısını (Eski Kalevala) 1835-36 yıllarında iki cilt…

Oku
Karadeniz Tarihi Ortadoğu Mitolojisi

Nuh tufanı Karadeniz’de mi oldu?

Amaç: Bu makalenin amacı Nuh Tufanı gerçekliğini, nedenlerini, oluş şekli ve zamanını sorgulayan kişilere dini veya bilimsel kaynaklara dayalı cevaplar aramak olmayıp, Karadeniz Tufanı teorisi ile Gılgamış Destanı ve Nuh Tufanı arasındaki benzerlik ve farklılıkları özetlemek, bugüne dek ileri sürülen delilleri ve karşı görüşleri ortaya koyduktan sonra üzerine mitoloji ve tarihten yeni ya da pek bilinmeyen kaynaklar ışında kendi katkımla değerlendirmeye çalışmaktır. Özet: Son Buluz çağı sonrasında MÖ 5600’lerde hızlı ısınma neticesinde buzulların erimesinin Akdeniz’in su seviyesini yükselmesi, o dönemde küçük bir tatlı su gölü olan Karadeniz ile arasında yer alan toprak…

Oku
Karadeniz Kültürü

Serander, Mazı, Paska, Nayla, Bagen (Tahıl ambarları)

Makale: Özhan Öztürk Serander, mazı, paska, nayla ve bagen, geleneksel Karadeniz köy evlerinin yanında bağımsız olarak kestane (nadiren ceviz, kiraz) ağacından dört (nadiren 6, 8 hatta 12) ahşap direk üzerine inşa edilen zahire ambarı olup, döşeme ve duvarlarındaki ızgaralardan havalandırma sağlanmaktaydı.

Oku
Karadeniz Türkçesi

Sıfatlar sözlüğü K – Z (Doğu Karadeniz Türkçesi)

Kakuç Eğri (Trabzon, Rize); kakuça “dizleri veya beli bükülmüş kişi” (İkizdere) Karanas Ehil, evcil (Çaykara Ogne); karaneş “yabancı otların bitmediği çayır ” (Tonya) Karapşit Kara kuru, kavruk ve çirkin kişi (Çaykara, Tonya İskenderli)

Oku
Karadeniz Türkçesi

Sıfatlar sözlüğü A – İ (Doğu Karadeniz Türkçesi)

Abanges Kıt akıllı adam, işini doğru dürüst yapmasını beceremeyen kişi (Trabzon). Aynı zamanda ‘Yarım yamalak, baştan savma yapılmış iş’ anlamında kullanılmaktadır. Abemas Bizim köylü, bizim aileden, bizim dilimizi (Rumca) konuşan (Trabzon) Abore Beceriksiz; değersiz; işe yaramaz, (Trabzon) Antik Yunanca aporos (αποροσ) “yetersiz”, Yunan dialektlerinde [Makedon, Karadeniz] apore (απορε) “değersiz” kelimesinden ödünçlenmiştir.

Oku
Karadeniz Kültürü

Karadeniz Bölgesinde Kullanılan kap, kacak isimleri

Tirki, ‘enlemesine kesilen ağaç gövdesinden yapılmış hamur teknesi’ (Ordu, Giresun, Samsun) ve ‘ağaçtan yapılmış büyük su kabı’ anlamlarına gelmekteydi (Trabzon).  Anadolu’da ‘hamur teknesi’ (Seyhan, İçel, İzmir), ‘ağaçtan yapılmış kap, karavana, tencere’  (İçel, Niğde, Kütahya) ve ‘ağaç yağ kutusu’ (Tokat, Kütahya) anlamları tespit edilmiştir. Ayrıca bölgede ‘yaba; ot savurmak için kullanılan çatal ağızlı uzun saplı değnek’ anlamında tirki ve tirçi formları kaydedilmiştir (Giresun).

Oku
Karadeniz ekoloji

Yabani ot ve çiçek isimleri (Karadeniz Bölgesi)

Apotrak Yabani devedikeni (Trabzon, Rize); abutirak, apustiraka, apustirak (Yusufeli), Lazca aputraki (Pazar) ve abutragi (Arhavi). Ormanlık alanlanlarda bulunan, 60-100 cm kadar yükseklikte, örümcek ağsı beyaz kıllı, dikenli, üst kısımlarında dallanan otsu bir bitkidir. Yapraklar iri, ait yapraklar tüysü kesik, kısa saplı, üsttekiler gövdeye bitişik, iri dikenli dişlidir. Haziran ayında açan çiçek tablaları iri, kırmızı menekşe renginde, sargı yaprakları sarımtrak, uzun dikenlidir. Yusufeli’nde, bitkinin kökleri toz haline getirilip enfiye gibi kullanılmaktadır.

Oku
Karadeniz Kültürü Karadeniz Türkçesi

Hayvan yuvaları: Fol, Pin, Pun

Fol, kuş, tavuk, yılan, böcek, arı gibi hayvanların yuvası anlamına gelmektedir (Trabzon, Giresun, Ordu, Bayburt, Rize): ‘Derenin kenarında/ Sarı yılanın foli’.  Trabzon Rumcasında foleya ‘ev, yuva, kümes’, pulifol “kuş yuvası”, kosarafol ‘tavuk kümesi’, kosbofol ‘karatavuk yuvası’ anlamalrına gelmekte olup, Gümüşhane’de folluh, Anadolu’da hol (Çankırı, Isparta, Bilecik, Seyhan, Bolu), holu (Kırşehir, Konya), halluk (Çankırı, Muğla), holluh (Yozgat), olluk (Kırklareli) formlarında aynı anlamda kullanılmaktaydı.

Oku
Karadeniz Kültürü

Evcil Hayvanlar: Siğır, Keçi, Koyun, Eşek, At (Karadeniz Bölgesi)

Sığır, Karadeniz bölgesinde siğur (Trabzon), sıır ve sıyr (Şalpazarı) formlarında söylenmekte olup, Trabzon Rumcasında zoo, Lazca puçi aynı anlamda kullanılmaktaydı. Küçükbaş hayvanlardan farklı olarak ahırdaki tüm sığırlara bir ad verilmesi adeti Karadeniz’in her yöresinde yaygın olup, isimlendirmede hayvanın fiziki özellikleri ve cinsiyeti göz önüne alınmaktaydı.

Oku
Karadeniz Türkçesi

Denizcilik Terimleri Sözlüğü – B -Ç

Balağan, Yunus avcılığı döneminde, avlanan yunus balıklarının, toplandığı ve yağlarının çıkarıldığı, deniz kenarına inşa edilmiş derme çatma baraka adı. Balağanların içerisinde bulunan ve altında odun ateşi yakılan büyük kazanlarda yunus balığı eti kaynatılarak yağı çıkartılırdı.

Oku
Karadeniz ekoloji Karadeniz Türkçesi

Toprak solucanı ve çengelli solucan: cicil, zizil veya çiçili

Toprak solucanına verilen isim olup, Gümüşhane ve Trabzon’da cicil veya zizil, Rize’de çiçili, Lazca zizi olarak söylenmektedir. Bununla birlikte Trabzon Rumcasında zizil ‘tenya; bağırsak solucanı’, skoleç ise ‘yer solucanı’ anlamında kullanılmaktadır (Latince Lumbricus terretis, Almanca Regenwurm, İngilizce earthworm, İspanyolca Lomriz, Fransızca ver de terre, İtalyanca Lomrico, Yunanca σκουλήκι)

Oku
Karadeniz Türkçesi

Civciv, çocuk ve çiçek kelimelerinin kökeni cicik, cıcık, cucuk

İnsan veya hayvan memesi, göğüs ucu anlamına gelen terim sadece Karadeniz bölgesinde değil Anadolu’nun pek çok yerinde cicik, cıcık, cucuk (Ordu, Giresun, Artvin, Ankara, Afyon, Çanakkale, Erzincan, Bitlis, Malatya, Elazığ, Trabzon, Samsun, Sinop, Ordu, Giresun, Çorum, Tokat, Amasya, Kayseri), çiçig (Çamlıhemşin), cicig (Bayburt, Gümüşhane, Rize) ve Lazca çiçi, çiça formlarında söylenmektedir. Giresun’da ve Anadolu’nun bazı bölgelerinde cicik formu (Kayseri, Isparta) ‘meme emen çocuk’ Sivas ve Tokat’da cücük, Şebinkarahisar’da çücük ve Muğla’da cicik formlarında ‘civciv’  anlamında kullanıldığı da kaydedilmiştir.

Oku
error: Telif sorunu yaşamamanız için makalemi beğendiyseniz içeriğini değil sadece linkini paylaşabilirsiniz !!