Makale: Özhan Öztürk

Öteki Dünya veya Öbür Dünya Ölen insanların ruhlarının barındığı mekân için çeşitli din ve kültürlerde kullanılan genel terimdir. Neredeyse tüm kültürlerde insan yaşamının sona erdiğinde ruhunun bir şekilde yaşamaya devam edeceği inancı bulunmaktadır. İlk kültürlerde çoğunlukla cennet cehennem ayrımı yapmadan tek bir mekân düşünülen öteki dünya genellikle yer altında tasavvur edilmiştir. Babil, Asur ve diğer Eski Mezopotamya toplumları “Karanlık Dünya” olarak adlandırdıkları öteki dünyanın yer altında olduğuna inanmış, pek çok mağara, çukur hatta gölün girişi olduğu sanılmıştır.

Bazı halklar ise öteki dünya denizle özdeşleştirmiş olup sözgelimi ölülerin toprak altındaki su dolu dünyaya indiğine inanan Amerikan yerlilerinden Navaho halkı ile ölülerin ruhlarının Pasifik okyanusunun altında yaşamaya ve çalışmaya devam ettiğine inanan Melanezya halkları bu düşüncededir.

Bazı toplumlar ise öteki dünyanın gökyüzü veya yıldızlarda olduğuna inanmaktadır. Örneğin Amerikan yerlisi Pueblo halkı ölülerin yağmur bulutu olduğuna inanırken bazı Güney Amerika yerlileri ölülerin gökyüzünde ve batı yönünde (güneşin battığı yön) olduğunu düşünmektedir. Benzer şekilde Polinezya adaları halkları da atalarının bir zamanlar batıdaki bir adadan geldiğine öldüklerinde ruhlarının bu adaya yolculuk yaptığına inanmaktadır.

Mısır Mitolojisinde Öteki Dünya

Bilinen en eski inanç sistemi olan Mısır dininde öteki dünya inanışı önemli bir rol

Ölüler Kitabı’nda yürekleri tartan tanrıça Maat

oynamaktadır. Antik Mısır literatüründe öteki dünya kavramına ilk olarak Kemet’te rastlanmış olup, dünyada gerçekleştirilen doğru davranışların “Wehem ankh” olarak anılan öteki dünyada ölümsüzlükle mükâfatlandırılacağı bildirilmiştir. Ayrıca piramit yazıtlarında, tabut yazıtlarında, Ölüler Kitabı’nda ve Yer altı dünyası gibi ezoterik çalışmalarda öteki dünya inancı hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Beden öldüğünde “ka” (ruh) ile “ba” (kişilik) Ölüler krallığına gitmekte, ruh Aaru diyarı adı verilen cennete vardığında Osiris ölüden korunma karşılığı çalışma talep etmektedir. Ölüler kitabında öteki dünyada işkence görmekten kurtulabilen günahsız bir kalbin bilmesi gereken sözler ve sırlar kaydedilmiştir. İki Gerçek Koridoru’nda ölenin kalbi bir teraziye konup karşı kefeye “Şu” adı verilen tüy konulmakta, kalbin tüyden hafif gelenler Aaru’ya kabul edilirken, gelmeyenler Ammit adlı iblis tarafından parçalanmaktaydı. Mısırlılar aynı zamanda ölenleri mumyalayıp lahite yerleştirerek öteki dünya yolculuğuna hazırlamaktaydı. Bu halde Mastaba adı verilen mezarlara yerleştirilen cesetlerin Yalu diyarında güneşe eşlik edeceği düşünülmekte, tabuta ölünün ihtiyaç duyacağına inanılan Ölüler Kitabı, yemekler ve mücevherler konulmakta, ölünün ağzı açık bırakılmaktaydı.

Afrika Mitolojisinde Öteki Dünya

Afrika halklarının büyük kısmı ölümden sonra ruhun yer altında bulunup bir tanrı tarafından yönetilen öteki dünyaya gittiğine burada da tarla ekmek, yemek hazırlamak gibi benzer işler ile meşgul olduğuna inanmaktadır. Sözgelimi Etiyopya’da yaşayan Oromo halkı ölümden insanın gölgesinin Ekera adını verdikleri öteki dünyada yaşamaya devam edeceğine inanmaktadır. Nijeryalı İbo halkı ise ölenlerin yeraltı dünyası tanrıçası Ala’nın rahmine kabul edildiğine inanmaktadır. Ölenin bedeni toprağa gömülerek sembolik olarak yeryüzü tanrısı ve tanrıçası (Ala, Ama) ile birleşeceği ruhun ise dünyayı terk edeceği inancı neredeyse tüm toplumlarda ortaktır. Bazı halklar ölü ruhların Djakomba, Gamab, Gaona, Xu adlarıyla bilinen Yaratıcı Tanrı’nın ikamet ettiği gökyüzündeki cennete gideceğine inanmaktadır. Sözgelimi Kung halkının inanışında tanrı Gaona ölenlerin ruhunu yeryüzünden yanına almakta ve evinin alt katına yerleştirmektedir. Niyeryalı Edo halkı ölülerini ayakları Batı yönünde okyanusa dönük olarak gömmekte böylece ruhlarının bir kanoya binerek denizin ötesindeki gök kubbedeki cennete ulaşacağına inanmaktadır.

Japon Mitolojisinde Öteki Dünya

İlk Şinto efsanelerinde insanların ölüm sonrası ne yaptıklarına dair bilgi verilmemişse de Japon yaratılış efsanesinde yeraltında bulunan iğrenç görünümlü Yomi adlı öteki dünyada kurtların cesetleri yediği ve iblislerin hüküm sürdüğü anlatılmaktadır. Bununla birlikte Budizmin benimsenmesi Şintoizmin kasvetli öteki dünya anlayışını yumuşatmıştır. Japon Budist inanışında ölüler biz düzlüğü geçip, yüksek bir dağı tırmandıktan sonra “Sanzu no Kawa” adlı nehrin açtığı 3 geçide ulaşmaktadır. Yaşamı boyunca iyilikten ayrılmayanlar köprüyü kullanırken, hem iyi ve hem de kötü yanları davranışları olanlar nehrin sığ tarafından geçmekte kötüler ise canavarların yaşadığı derin suları aşmak zorundadır. Nehrin öteki yakasında yolcuları yaşlı bir karşılayıp temiz kıyafetler vermekte ve Emma-O adı verilen yeraltı dünyasına göndermektedir. Yolcular burada önceki hayatlarında gerçekleştirdikleri eylemlere göre yeniden doğmadan önce hatalarını telafi etmek için çalışmak zorunda kalmaktadır. Başlangıçta Şinto inancında ölümden sonra cezalandırılma olmadığı halde Budizm’le birlikte girmiş olup günümüz Japonya’sında ölüm konulu ayinlerde Budist törenlerin Şinto geleneğinden daha fazla uygulanmasının da sebebi olmalıdır.

Yunan-Roma Mitolojisinde Öteki Dünya

Yunanlılar ölülerin tanrı Hades’in yönettiği yer altı dünyasında yaşamaya devam ettiğine inanmaktaydı. Tanrıların habercisi Hermes ölü ruhları yaşam ile ölüm arasında uzanan Styx nehri kıyısına bırakmakta Kharon adlı kayıkçı 1 altın karşılığında ruhları karşı kıyıya taşımaktaydı. Bu yüzden Yunanlılar cenaze töreni sırasında ölünün ağzına Kharon’a geçiş ücreti olarak ödemesi için bir altın sikke koymaktaydı. Hades’e varan ruh önce Aeakus, Rhadamantus ve Minos tarafından yargılanmakta ardından Elysium, Tartarus veya Asphodel Çayırı’na gönderilmektedir. İyi insanların gidebildiği Elysium Çayırı yeşil tarlalar, vadi ve dağlardan oluşan güneşin sürekli parladığı güzel bir yer olup, sakinleri barış ve mutluluk içinde yaşamaktadır. Tartarus ise kötü ve tanrılara karşı affedilmez suçlar işleyen insanların gönderildiği karanlık ve sıkıntı dolu bir yerdir. Asphodel Çayırı ise iyi ve kötü yönleri eşit olan sıradan insanların gönderildiği bir yerdir. Yunan mitolojisinde Hades’in girişini koruyan üç başlı köpek Kerberus’u yakalamak Herakles’in görevlerinden birisi olarak anlatılmakta ayrıca Cicero’nun Scipio’nun rüyası ve Virgil’in Aeneid destanında yeraltı dünyasına inen kahramanların serüvenleri işlenmektedir. Roma inançları da benzer olmakla birlikte Hades, Pluto olarak adlandırılmaktaydı.

İskandinav Mitolojisinde Öteki Dünya

Manzum ve nesir Eddalarda Valhalla, Niflhel ve Hel adlı 3 öteki dünyanın bahsi geçmekte olup bunların Yunan-Roma mitolojisindeki Elysium, Tartarus ve Asphodel ile benzerliği dikkat çekicidir. Valhalla savaş sırasında kahramanca ölen cesur savaşçılar ile dolu bir cennet, Niflhel yemini bozmak ve kadın kaçırmak benzeri suçlar işleyenlerle Hel ise hayatı boyunca iyi veya kötü bir şey yapmayanlarla doluydu.

Güney Amerika Yerlileri Mitolojisinde Öteki Dünya

Güney Amerika halkları tanrıların yeryüzündeki hayat üzerinde büyük öteki dünya üzerinde ise sınırlı bir etkisi olduğunu düşünmektedir. Ölüyü yanına yemek, çanak çömlek ve çeşitli eşyalarla birlikte gömen İnkalar ölümden sonra gidildiğine inanılan Hanak-paka adlı soğuk ve karanlık yeraltı dünyasında yeryüzündekine benzer bir çeşit hayatın olduğuna inanmaktaydı. Çibça halkı ise ölülerin örümcek ağından yapılmış teknelere binerek yeryüzünün merkezine yolculuk ettiğine inanmaktaydı.

Maya Mitolojisinde Öteki Dünya

Ölüleri Öteki dünyada çeşitli testleri geçmek zorunda olup, Maya kutsal kitabı Popul Vuh’ta Kahraman İkizlerin babaları ve amcalarını kurtarmak için yeraltı tanrıları ile giriştiği mücadele Mayaların ölümden sonra yaşam inancı hakkında detaylı bilgi vermektedir.

Çin Mitolojisinde Öteki Dünya

Çinlilerin ölümden sonra hayat düşüncesi din değişimiyle paralel olarak çeşitli dönemlerde değişikliğe uğramıştır. Başlangıçta Çinliler için öteki dünya hayatı yeryüzündekinden farklı olmayıp, sözgelimi imparatorlar öteki dünyada da hüküm sürmeleri için para, silah ve diğer eşyalarıyla gömülmekteydi. Budizmin kabulüyle birlikte tüm ruhların reenkarne olup dünyaya yeniden gelmeden önce cehennemde günahlarının cezasını çekeceği inancı yaygınlaşmıştır. Budist mezheplerinde kişinin günah miktarına göre gideceği sayıları 8-128 arasında değişen cehennemler Taoistlerce 10’a sabitlenmiştir. Qin Guang Wang ve Feng Du Dadi Taoizmin öteki dünya ile ilişkili tanrıları olup, Çin düşüncesinde cehennem kavramı Batıdan farklı olarak yeni bir hayata başlamadan önceki arınma yeri olarak görülmektedir.

Kuzey Amerika Yerlileri Mitolojisinde Öteki Dünya

Wisconsin’de yaşayan Menomini halkınca anlatılan “Karısını Ruhlar Diyarı’nda takip eden Adam” adlı efsaneye göre bir adam karısına kendinden önce ölmesi durumunda öteki dünyaya birlikte gideceği sözünü vermiştir. Gerçekten de bir gün karısı ölen adam akrabalarının engellemesine karşın kendi isteğiyle karısının yanına gömülmüştür. Ölüler Diyarına giden karısını takip eden adam kadının izlerini takip ederek batıya doğru yol almıştır. Ölüler Dünyasına ulaşan adamın karşısına girişteki büyük bir çadırda bulunan yaşlı bir adam “Neden geldin?” diye sorunca adam “karısını çok sevdiğini ve geri götürmek istediği” cevabını vermiştir. Yaşlı adam işinin zor olduğunu söylediği adama yardım sözü verirken, karısından saklanmasını tembihlemiş ve dans etmeye başlamıştır. Yaşlı adamı gören insanlar çadıra doluşmuş ve dansa katılmış bir süre sonra kadın da çadıra gelmiştir. Yaşlı adam flüt büyüklüğünde bir nesne çıkararak kadını kocasına doğru itmiştir. Adam nesneyi kocaya verirken adamı karısı ne derse desin dışarı çıkmasına izin vermemesi konusunda uyarmıştır. Adam kadını sıkıca tutarak yaşlı adamın çaldığı davulu dinlemiş, davul sustuğunda karısıyla birlikte gömüldükleri yerde üstelik bedenlerinin içinde olduğunu fark etmiştir. Adamın annesi karı-kocayı canlı görünce olan bitene inanmamış ve korkuyla ağlayarak kocasının yanına koşmuştur. Köy halkı mezarları kazıp şaşkınlıkla boş olduklarını fark ettiğinde çifte bir cenaze çadırı yaparak yerleşmelerini sağlamıştır. Kadın uzun süre ağladıktan sonra konuşmaya başlamış, insanlar da karı kocanın hikâyesine inanmışlardır.

Mezopotamya Mitolojisinde Öteki Dünya

İnsanların ölümden sonra ruh haline yeraltı dünyasında yaşamaya devam ettiğine inanılmakta olup ölülerin yakınları mezarlarına yiyecek, içecek ve yağ sunmaktaydı. Gılgamış destanında ölen arkadaşı Enkidu’yu görmek için yeraltı dünyasına inen Gılgamış’ın arkadaşının hayaletine (gidim) ölüler dünyası hakkında sorular sormuş, usulüne uygun gömülenlerin kabul edildiği yere ateşte yanan insanların gelmediği onların ruhlarının dumana dönüşüp gökyüzünde dolaştığını öğrenmiştir.

Türk Mitolojisinde Öteki Dünya

Ölümden sonra gökyüzüne bir kuş veya Er Töştük destanında olduğu sinek formunda uçularak gidileceğine inanılmaktadır. 11. Yüzyılda Farsça cennet anlamına gelen ‘uçmak’ sözcüğü bu inançla paralellik gösterdiğinden aynı anlamda Türkçe’ye kabul edilmiştir. Gökyüzünde insanların yeryüzündekine benzer bir yaşam sürdüreceğine inanıldığından oraya at, silah hatta uşakları da gömerek beraber götürmenin gerekli olduğuna inanılmaktaydı. Türkler ve Moğollar toplum içinde yapılan hataları şiddetle cezalandırdığından öteki dünyaya bırakacak bir hesaplaşma bırakmamakta ölüm sonrası ödül ve ceza kavramları bilinmemekteydi. Bu yüzden Tamul veya Tamuk olarak adlandırılan cehennem inanışının sonradan ve diğer dinlerin etkisiyle kabul edildiği sanılmaktadır.

ÖTEKİ DÜNYAYA AKAN NEHİRLER  (Yunan Mitolojisi)

Neredeyse her kültürde mitolojinin konusu olan pek çok nehir bulunmakta hatta bu nehirlerin bazılarının bu dünyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yunan mitolojisinde Akheron, Kokytus, Lethe, Phlegethon ve Styx yeryüzü ile yeraltı dünyası arasında bağlantı oluşturan, her birinin farklı bir özelliği bulunan nehirler olarak anılmaktadır.

  • Akheron, kayıkçı Kharon’un ölüleri Hades’e taşıdığı nehrin adı olup, buraya gelen insanlar artık yaşam özelliklerini kaybettikleri için Istırap ırmağı olarak da anılmaktaydı.
  • Lethe, Unutuş ırmağı olarak da bilinmekte olup, bu nehrin suyundan içen insanlar geçmiş hayatta yaşadıklarını unutuyorlardı.
  • Phlegethon, Ateş ırmağı olarak da bilinmekteyse de insanları yakmıyordu.
  • Styx, Yeraltı dünyasını 9 kez dolaşan nehir yeryüzü ile Ölüler dünyasını birbirinden ayırmaktaydı.

Kaynak: Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınları. Ankara, 2016

Ayrıca Oku: Cehennem

Ayrıca Oku: Şeytan

Takip, tavsiye ya da beğeni için