Makale: Özhan Öztürk

Khaemweset, Khamwese, Khaemwese, Khaemwaset veya Setne Khamwas, Mısır Mitolojisinde firavun II. Ramesses/Ramses’in (MÖ 1304–1237) 4. oğlundan esinlenerek yaratılan hayali bir karakterin adıdır. Gerçek Khamwaset Memphis kentindeki Ptah tapınağında ahip olarak görev yapmış, kutsal boğalar için yeni tarz mezarlar geliştirirken Giza ve Saqqara’da ki Eski Krallık döneminden kalan anıtları restore ettiği için modern yazarlar tarafından ilk Mısırolog olarak da anılmıştır. 

Kurgusal Khaemweset’e atfedilen öykülerden günümüze iki tanesi bütünüyle ulaşmıştır. Bunlar:

Thoth’un Büyü Kitabı

Setne üvey kardeşi İnaros ile birlikte içinde tanrı Thoth’un büyü kitabında barındırdığı söylenen ve Naneferkaptah ile karısı Ahwere’nin hayaletleri tarafından korunan prens Naneferkaptah’ın kayıp mezarını bulmayı başarmıştır. Bu sırada Ahwere, Sethe’ye kocasının kitaba olan tutkusunun çifti nasıl ölüme sürüklediğinin öyküsünü anlatmıştır. Kral Mernebptah’ın çocukları olan Naneferkaptah ile Ahwere babalarının da rızasıyla evlenmiş ve Merib adlı bir oğulları doğmuştur. Bu dönemde Naneferkaptah yaşlı bir rahipten çeşitli yılan ve canavarla korunan bir kutunun içinde bulunan sihirli bir kitabın varlığını öğrenmiş, balmumundan yapılmış bir kayıkla Koptos’tan ayrıldıktan sonra gardiyan canavarlarını öldürdüğü kitabı ele geçirmeyi başarmıştır. Kitabın bir kopyasını bira içerisinde eriterek içen adam böylece pek çok bilgiye sahip olmuştur. Thoth kitabın çalındığını öğrenince Re’nin yardımını istemiş, o da Merib ile Ahwere’nin boğularak ölmesini sağlamıştır. Naneferkaptah büyü gücüyle kısa süreliğine dirilttiği ailesinden Thoth’un şikâyeti ve ölüm nedenlerini öğrenince kızı ve torununun ölüm nedenini öğrenecek kraldan korktuğu Memphis’e dönmemiş, kitabı bir ip yardımıyla gövdesine bağladıktan sonra Nil nehrine atlayarak intihar etmiştir. Ahwere’nin anlattığı trajediye rağmen Setne’nin kitaba duyduğu arzu tükenmemiş kitap karşılığında canını ortaya koyarak kadınla bir çeşit dama oyunu alan senet oynamaya kalkışmışsa da, İnaros son anda kendisini kurtarmış ikili kitabı da alarak kaçmayı başarmıştır. Setne sonradan Bastet rahibelerinden Tabubu adlı güzel bir kıza çılgınca âşık olmuş, kız Bubastis’teki evine sevişmek için çağırdığı adamdan karşılık olarak çocuklarının ölüsünü istemiştir. Adam kadının istediğini yapınca Tabubu çocukları parçalayıp yemeleri için kedi ve köpeklere atmıştır. Setne tam kadınla sevişmek üzereyken birdenbire kendine gelmiş, yanı başında firavunun olduğunu fark etmiş ve çıplak olduğu için çok utanmıştır. Firavun çocukların canlı olduğunu söylediği Naneferkaptah’a hemen kitabı yerine Naneferkaptah’ın mezarına ulaştırmasını söylemiş o da Ahwere’nin de yardımını alarak denileni yapmıştır.

Siosiris

Setne’nin karısı hamile kalabilmek için özel bir içecek hazırlayarak amacına ulaşmış, Seten’de rüyasında gördüğü çocuğun adını Osiris’in oğlu anlamına gelen Siosiris koymuştur. Çocuk bir dahi olarak doğmuş kısa sürede öğretmenlerinden bile bilgili birisi olarak yetişmiştir. Bir gün Seth ile oğlu iki biri ardından çok ağlayanı olan bir zengin ile ağlayanı olmayan yoksul bir adama ait iki cenaze görmüşlerdir. Setne oğluna zengin adamın çok şanslı olduğunu anlatırken çocuk ona yoksul adamın öteki dünyada daha şanslı olduğunu söylemiş ve babasını insanların nasıl cezalandırıldığını görmeleri için öteki dünyaya götürmüştür. Burada göz yuvalarının anahtar deliği olarak kullanılması ya da dokuduğu ipler sonsuza dek eşeklerce kemirilerek yok edilen insanlar gibi çeşitli ıstırap yöntemlerini gördükten sonra ölen yoksul adamın Osiris’in sarayında güzel kıyafetler içerisinde gayet mutlu olduğunu görmüşlerdir. 20 yaşına geldiğinde büyü öğrenen Siosiris kendine meydan okuyan Nubialı bir büyücüyü mühürlü dokümanların içlerindeki yazıyı mührü bozmadan okumayı başararak şaşkınlık içerisinde bırakmıştır. Bir gün Nubia kralı 3 Nubialı büyücünün tüm Mısır’a salgın bir hastalık olacağını, Mısır firavunu kaçırıp dövmesi halinde bu durumun önüne geçileceğini söylemişlerse firavun Menkhpresiamun kendini küçük düşürecek bu kehaneti ciddiye almamıştır. Kral kendi kâhini Horus’un oğlu Paneşe’ye ne yapması gerektiğini sorunca adam krala balmumundan bir heykelini yaptırıp, Nubia’ya göndermesi gerektiği tavsiyesinde bulunmuştur. Sonunda Nubia ve Mısırlı büyücüler Menkhpresiamun’un sarayında büyü düellosuna girişmişlerdir. Nubialı kadın büyücü erkek kaz kılığına girerken Paneşa hayvan bakıcısı olup kaza hükmedince kadın Nubialıların sonunun hayra alamet olmadığını görmüş, ülkesine kaz formunda dönerken Nubialılar Mısır’ı 1500 yıl süreyle rahat bırakacaklarına dair söz vermişlerdir.

KaynakÖzhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınları. Ankara, 2016

Takip, tavsiye ya da beğeni için