Yusuf, Eski Ahit’e göre Yakup ile Rahel’in on birinci oğlu olup, Bünyamin’in (Benjamin) ağabeyidir. Tanrının rüyaları yorumlama yeteneği bahşettiği çocuğa ayrıca babası Yakup rengârenk bir kaftan hediye etmiştir. Yusuf 17 yaşında, yarı üvey kardeşleri ile birlikte babasının sürülerini güderken rüyasında peygamber olacağını gördüğünü, babası ve kardeşlerine anlatınca, kıskanç kardeşleri tarafından ölmesi için Dothan’da bir kuyuya atılmıştır.

Kardeşlerden Yehuda Yusuf’un ne de olsa kardeşleri olduğunu onu öldürmeyip satmaları gerektiğine diğerlerini ikna edince Yusuf kuyudan çıkarılarak yirmi gümüşe Medyenli İsmailoğulları‘na satılmıştır. Kardeşler çocuğun elbisesini de kana bulayıp babalarına getirince Yakup oğlunu vahşi bir hayvanın parçaladığını düşünerek günlerce yas tutmuş, Yusuf’un elbisesinden arta kalanları beline sararak dolaşmaya başlamıştır. Medyenli kervancılar Yusuf’u Mısır firavunun saray muhafız komutanı Potiphar’a köle olarak satmıştır. Bir süre sonra çocuğun yakışıklılığından etkilenen evinin hanımı Yusuf’a birlikte olmayı teklif etmiş, çocuk efendisine bu kötülüğü yapmayacağını ve tanrının buyruğuna karşı gelmeyeceğini söyleyerek kadını reddedilince tecavüz iftirasıyla zindana atılmıştır. Yusuf, zindandayken firavunu kızdıran saray fırıncısı ile şarap tadımcısı zindana atılmış adamların gördükleri rüyaları doğru yorumlamıştır. 7 yıl sonra firavun kendisini çok kaygılandıran bir rüyayı ardı ardına iki kez görmüşse de saraydaki hiçbir danışmanın rüyaya yorum getirememiştir. Bunun üzerine şarap tadımcısı Yusuf’u hatırlayarak başından geçeni firavuna anlatınca Yusuf çağrılmış, rüyayı doğru yorumlayarak hapisten kurtulmuştur. Yusuf firavunun rüyasını ülkede 7 yıllık bolluk, 7 yıl kuraklık olacağı şeklinde yorumlamış, bolluk zarfında ülkedeki ürünlerin beşte birinin depolanması gerektiğini dahası ülkeyi bilge bir adama emanet etmeleri gerekliliğini tavsiye etmiştir. Henüz 30 yaşında olan Yusuf’tan etkilenen Firavun IV. Amenhotep mühür yüzüğünü parmağından çıkarıp adını değiştirip Zaphenath Paneah (Sırları açığa çıkaran) yaptığı Yusuf’un eline takarak Mısır’a yönetici yapmıştır. Bolluk yıllarında tahıl stoklayan Yusuf kuraklık başlayınca ülkesini rahat ettirmekle kalmamış, civar ülkelere de tahıl satmış bu arada babasının Mısır’a tahıl almaya gönderdiği kardeşlerini onlar kendisini tanımasa da tanımış, onlara bir oyun oynamaya karar vermiştir. Yusuf kardeşlerine Mısır’a casusluk amacıyla geldikleri suçlamasıyla hayat hikâyelerini anlattırmış aralarından Şimon’u tutsak ederek istedikleri tahılı vererek en küçük kardeş Bünyamin’i de getirmeleri şartıyla serbest bırakmış ama bu sırada onlara bir oyun daha ederek alması gerek tahıl parasını da fark ettirmeden tahıllarla birlikte gizlice yanlarına koymuştur. Yakup başta kaybedeceği korkusuyla Bünyamin’i vermek istememişse de kıtlığın dayanılmaz boyuta ulaşmasıyla çocuğu, torbalarda buldukları parayı, yeni alacakları tahılın parasını ve ülkenin en iyi ürünlerinden hediye paketlerini göndermiştir. Yusuf tarafından iyi karşılanıp, yemeğe davet edilen kardeşler tahılı alıp geri dönerken Bünyamin’in torbasına gizlice şarap içmek ve fal bakmakta kullandığı gümüş kâsesini ile tahılın parasını saklatılınca yeniden tutuklanmışlardır. Yusuf ceza olarak Bünyamin’i köle alarak yanında alıkoyacağını söyleyince ağabeyi Yehuda, Bünyamin yerine kendisini köle olarak alması için Yusuf’a yalvarmış, yaşlı babasının Yusuf’tan sonra Bünyamin’in acısına dayanamayacağını söyledi. Bunun üzerine daha fazla dayanamayan Yusuf huzurundaki Mısırlıları odadan çıkardıktan sonra ağlayarak kimliğini açıklamış, durumu öğrenen firavun Yusuf’tan ailesini Mısır’a getirmesini isteyerek onlara en güzel yerleri vereceğini söylemiştir. Yakup, tüm ailesi ve tüm malları ile Yusuf’un gönderdiği arabalara binerek Mısır’a göçmüş orada Goşen’e yerleştirilmişlerdir. Babası Yakup’un ölümünden sonra kardeşleri Yusuf’un intikam almasından korkmuşlarsa da Yusuf intikam almayacağını aksine kardeşlerine ve çocuklarına da bakacağım sözleriyle kardeşlerini affetmiştir.

İslam inancında Yusuf peygamber olarak kabul edilmekte olup, öyküsü Eski Ahit ile büyük ölçüde örtüşen Yusuf suresinde anlatılmaktadır.

Züleyha

Eski Ahit’e göre firavunun hizmetinde Muhafız birliği komutanlığı yapan devlet adamı Potiphar’ın karısı olup (Tekvin, 37) İslam söylencelerinde de bahsi geçmektedir. Kenan ülkesinde yaşayan Yakup peygamberin oğlu Yusuf (Joseph) kıskanç kardeşleri tarafından kör bir kuyuya atıldıktan sonra kervancılar tarafından bulunup Mısır’da köle olarak satılmıştır. Potiphar tarafından satıl alınan Yusuf’a adamın karısı Züleyha çılgınca âşık olmuş uğruna güzelliği ve servetini harcamıştır. Bir gün tüm kadınları evine davet eden Züleyha sofrada kadınların önüne meyve koyduktan sonra ellerine birer bıçak verip görmeleri için Yusuf’u çağırmıştır. O güne dek Züleyha’yı ayıplayan kadınlar gencin güzelliğine hayran kalıp farkında olmadan ellerini doğrayınca Züleyha “İşte sizin gördüğünüz bu güzellik benim aşkımdır!” diye durumunu açıklamış ve kadınların çoğunca haklı bulunmuştur.  Bununla birlikte efendisinin karısına el sürmek istemeyen Yusuf bir süre sonra kadın tarafından kendine tecavüz ettiği gerekçesiyle şikâyet edilince zindana atılıp, kırbaçlanmıştır. Bir süre sonra firavunun rüyasını doğru yorumlayınca serbest bırakılan Yusuf, efendisi Potiphar öldükten sonra Züleyha ile evlenmiştir.

Kaynak: Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınları. Ankara, 2016

Takip, tavsiye ya da beğeni için