Mitoloji, belirli bir din, halk veya uygarlığa ait, genellikle rahip veya ozanlar tarafından kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılarak varlığını sürdürmüş, insanlık ile evrenin yaratılış ve doğasını, geleneklere özgü inanç ve uygulamaların sebebini, yaşanmış veya tasarlanmış olağanüstü olaylar ve kahramanlar yardımıyla açıklamaya yönelik, kökeni belirsiz söylencelerin tümüne verilen isimdir.

Mitoloji nedir?

Mitoloji, Batı dillerine Fransızca (mythologie) veya geç dönem Latince üzerinden geçmesine karşın Yunanca (μυθολογία) kökenlidir ve tam karşılılığı “efsane anlatmak”tır. Orijinal anlamı “konuşma, söylev” olan ve zamanla anlam genişlemesine uğrayarak “efsane, öykü” olarak kabul gören Yunanca mithos (μυθος) ve “anlatmak” anlamına genişleyen logos (λογος) “kelime, sebep” terimlerinin birleşiminden oluşmuştur.

Mitos, Yunanca ‘uydurulmuş söz’ anlamındaki ‘mythos’ kelimesinden Batı dillerine girmiş olup, Türkçe içerisinde mit ve efsane ile eşanlamlı kullanılmaktadır. Yunanlılar mitos kavramını zamanla geliştirmiş olup, Homeros’un döneminde sözlerin edebi tarzda düzenlemesi olarak algılanırken Plato döneminde mecazi öykü, Aristoteles döneminde “tema” sonrasında ise neredeyse drama anlamına genişlemiştir.

Mitolojinin konusu

Konu itibariyle mitoloji, tanrılar, doğaüstü yaratıklar veya bir halkın tarihinin ilk zamanlarında yaşamış olağanüstü güç ve yeteneklere sahip, yüceltilmiş kahraman atalarının, tanımlanmamış bir geçmiş zamanda geçen eylemlerinden oluşmakta, tabiat olaylarını, evren veya insanın (genellikle kendi halkının) yaratılışını, gelenek ve göreneklerin kökenini açıklamaya çalışmakta böylece ortak inançlara sahip bir toplumun müşterek bir kimlik oluşturmasını da sağlamaktadır.

Söylenceler günümüze oranla çok daha basit toplumlar tarafından hatta uygarlığın henüz başlangıç döneminde yaratılmış bile olsalar “ben kimim, nerede ve neden yaşıyorum, varlığımı nasıl sürdürebilirim, hayatımın bir amacı var mı?” gibi bugün bile cevabını aradığımız soruları yanıtlama çabası gütmekte, kişilere toplum içinde kabul edilebilir bir yaşam sürdürmeleri için örnek alabilecekleri hazır modeller sunmaktadır. Krallar, asiller, derebeyler, kabile şefleri gibi hiyerarşik yapıların ve farklı sosyal sınıfların bulunduğu kompleks toplumların panteonu da aynı ölçüde karmaşık olmaktadır. Mitolojinin temeli olan söylenceler, genelde kabul gören bir yoruma göre, zaman içinde ilgili halkın asimilasyonu, tapınılan dinin terk edilip dini kurumların lağvedilmesi, uygarlığın çöküşü gibi dramatik olaylar sonucunda geleneksel bağların yitirilmesi, kahramanların maceralarının gerçeklik iddiasını kaybetmesi, kültür değişiminin zaruri hale gelmesiyle dejenere olmakta ve masallara dönüşmektedir.

İlk insanların tabiat ve toplumu yorumlamak amacıyla yarattığı efsanelerin doğruluk ve yararlılığı tek tanrılı dinlerin (Yahudilik, Hristiyanlık, İslam) ortaya çıkışı ve yayılışıyla birlikte sorgulanmış, eski kültür ve dine ilişkin pek çok öge gibi yok olmuş ya da yeni dinin kabul edebileceği şekilde form değiştirmiştir. Bununla birlikte Avustralya Aborijinleri, Amerikan yerlileri, bazı Asya ve Afrika halkları gibi toplumlarda geleneksel öykü ve efsaneler, din ve kültürün temel ögesi olarak günümüze dek varlıklarını sürdürebilmeyi başarmışlardır. İlkel toplumlarda atalar ve geçmişin kutsal kabul edilmesi tanrılar ile doğaüstü yaratıkların var olduğu başka bir dünyanın varlığına dahası onların yaşanan dünyayı biçimlendirdiği düşüncesine neden olmuştur. Geçmişin efsanelerle gizemli, kutsal ve dokunulmaz kılınması “zamanın başlangıcından itibaren yapıldığı iddia edilen” gelenek, ayin ve dinlerin sorgulanmasını engellemiştir. Evrensel ve sosyal modelleri barındıran efsaneler özellikle kıtlık, savaş, iktidar değişikliği gibi kargaşa zamanlarında anlatılarak toplum üzerinde sakinleştirici etki yaratması beklenmiştir. Efsane kahramanları topluma örnek olarak sunulan davranış modelleri olmakla birlikte her zaman saf iyi ve kötü olduklarını söylemek mümkün olmayıp sözgelimi Zeus ve Odin’in zaman zaman hata yaptığı ve adaletten sergilendiği görülmektedir.

Mit, Efsane ve Masal

Mitlerin uzak geçmişte yaşandığı iddia edilen ve bir kültürün inancını açıklamak için anlatılan kutsal öyküler olup, efsaneler ise daha yakın (en azından tarihlendirilebilir) geçmişte yaşanmış, yerel ve tarihsel olay ve kahramanların doğru veya uydurma öykülerini barındırmaktadır. Masal ise tamamen kurgulanmış bir edebiyat tarzı olup, cadılar, prens ve prensesler, krallar, çobanlar, yetimler gibi genel karakterlerin öykülerinden oluşmaktadır. Sonuçta mitler ve efsaneler kimi zaman masallarla karıştırılmakta ise de bu türlerin arasındaki sınırlar bellidir. Sözgelimi masalların geçtiği kale, ülke, köy veya dağın tam olarak coğrafi konumu belli değilken Ağrı Dağı efsanesinde olduğu gibi efsaneler de coğrafi ögeler gerçektir. Doğaüstü olay ve varlıklar mit, efsane ve masalların tümünde görülebilmekteyse de öykülerdeki varlık amaçları farklılık göstermektedir. Sözgelimi mitlerde bir tanrı ejderhayı öldürüp bedeninden yeryüzünün yaratılmasını sağlarken, efsanelerde gerçek bir kahraman sözgelimi St. George bir köy veya ülkeyi kurtarıp, Hıristiyanlığı yaymak için, masallarda ise anonim bir prens veya çoban âşık olduğu prenses ile evlenebilmek için aynı eylemi gerçekleştirmektedir.

Mitolojik temalar

Halkların birbirinden farklı detay ve kahramanlara sahip efsaneleri olmakla birlikte mitografi biliminin gelişimiyle ortaya konulduğu gibi bunlar arasında yaratılış, zaman, kökler, toplumsal kurumlar, kıyamet gibi kavramları açıklamaya yönelik anlatıların birbiriyle ortak motifler içerdiği anlaşılmıştır. Pek çok kültürde mitolojik olayların altın çağ adı verilen insanların mükemmel şartlar altında uzak geçmişte yaşandığına sonradan yozlaşıldığına inanılmaktadır. Kökler teması evrenin, dünyanın, coğrafi bölgelerin, hayvan ve insanların başlangıcıyla ilişkili olup, hayat ve ölümün anlamını da içermektedir. Bazı kültürlerde tanrıların kötülerle yaptığı bir savaş sonucu kaybetmeleri veya büyük bir sel tufanı sonucu gerçekleşen kıyamet mitleri de yer almaktadır. Bazen yanlış anlama, şaka, hurafeler de mit ve efsanelerin ortaya çıkıp gelişmesine sebep olmaktadır ki bunlar daha çok şehir efsaneleri ve kriptozoolojinin konusunu oluşturmaktadırlar.

Kaynak:

Özhan Öztürk. Folklor ve Mitoloji Sözlüğü. Phoenix Yayınları. Ankara, 2009

Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınevi. Ankara, 2016

Takip, tavsiye ya da beğeni için