Samuray endüstri öncesi Japon toplumunun savaşçı kastının adıdır. Buşido ‘savaşçının yolu/sanatı’ kurallarına sıkı sıkı bağlı bir yaşam disiplinini benimseyen samuraylar hatalarını ‘seppuku’ adı verilen kısa kılıçlarıyla karınlarını deşerek intihar eylemiyle öderlerdi. Bu intihar töreni sırasında kaişaku (cellat) adı verilen bir arkadaş ya da öğrencisinin yardımı da gerekmektedir.

Samuray nedir?

Heian öncesi dönemde saburau, ardından saburai formlarında kayıtlı kelimeler 10.

1880 yılında bir samuraya hizmet eden 2 geyşa, Japonya

yüzyılın başlarında, Kokinşu döneminde samuraya dönüşmüş olup ‘Asaletin yakın hizmetkârları’ anlamındadır.

Japon tarihinde buşi ‘savaşçı’ kelimesi ilk olarak Şoku Nihongi (MS 797) tarihinde kaydedilmiş, 12. yüzyıldan itibaren ise buşi ve sabarai kelimeleri birbirlerinin yerine kullanılmaya başlanmış, Edo döneminde 16. yüzyıl sonları ile 17. yüzyılın başlarında saburai,

Samuray söylencelerinde bahsi sıkça geçen Matsumoto kalesi, Japonya

samuraya dönüşmüştür.

Bir klan veya daimyo’ya bağlı olmayan, efendisi ölmüş, kovulmuş ya da kendi isteğiyle özgürlüğü seçmiş samuraylara ise ‘dalga adam’ anlamına gelen ronin adı verilmekteydi. Edo döneminde 300 civarında bulunan ve ‘Han’ adı verilen tımarlara hizmet eden samuraylara ise hanşi adı verilmekteydi.

Samurayların ücreti koku adı verilen 180 litre pirinç olarak ödenirdi.

Samuraylar için kullanılan diğer terimler:
  • Buke ‘Savaşçıları barındıran ev ve bu evede kalan samuraylara denilirdi’
  • Mononofu ‘Savaşçı’
  • Muşa ‘Savaş sanatçısı’
  • Şi ‘Efendi’
  • Tsuvamono ‘Güçlü Adam’
  • Uruvaşi ‘Kültürlü insan’

Samuray silahları

 Buşido ‘Savaşçının yolu’ öğretisi samuray ruhunu katana ‘kılıç’ ile özdeşleştirmesine karşın diğer silahları da kullanmaktaydılar. Genpuku adı verilen törende vakizaşi adlı kısa kılıç verilen çocuk bir yetişkin adı alıp samuray ilan edilirdi. Böylece daişo (katana ve vakizaşi ‘büyük ve küçük kılıç’) takmaya hak kazanırdı. 16. yüzyılda ateşli silahların yaygınlaşmasına dek samurayın temel silahlarından birisi yumi (yay) olmakla birlikte özellikle 15. yüzyıldan itibaren mızrak da popüler olmuştur.

samurai

Çift kılıç takıp, zırh kuşanmış samuray

Samuray ruhu

Samuray hayaleti Japon toplumunda halen varlığını sürdürüyor. Ortaçağ savaşçılarının

Katana tutan bir Samuray

efsanevi cesareti, askeri açıdan kuvvetli bir Japonya’nın özlemini çeken insanlara güç veriyor. Geçenlerde bir general Kuzey Kore’den gelecek olası bir tehditle ilgili konuşmasına ‘Biz samurayların torunlarıyız’ diyerek başlamıştı. Japon anayasasının uluslararası anlaşmazlıklarda askeri güç kullanımını yasaklamasına ve komuoyunun barışçı dış politikaya büyük destek vermesine karşın muhafazakar politikacılar,Japonya’nın yabancı ülkelerle savaşmasının önünü açacak değişiklikleri tartışırken giderek daha sık samuray ruhuna başvuruyor.

İdealize edilmiş samuraya duyulan özlem dinmiyor ve Tokyo’nun Sengakuci Tapınağı gibi mekânlarda açığa çıkıyor. Ziyaretçiler

Katana: Samuray kılıcı

her gün 47 Ronin’in mezarlarında tütsü yakıyor -47 Ronin, 1703’te efendilerinin ölümünden sorumlu subayın başını keserek Şogun’un iktidarına karşı çıkmıştı. Daha sonra seppuku yapan ronin’ler Japonya’nın en sevilen isyancıları olmuştu.

Ancak Japonların çoğuna göre samuray mezarında huzur içinde yatıyor; samuray artık mumyalanıp tarihe karışmış zalim bir kişilik, çoğunlukla kabuki oyunları ve aksiyon filmlerindeki heyecanlı sahnelerin yıldızı olarak ortaya çıkan trajik bir kahraman. Samurayın dönemi geldi ve geçti, aynen dalından düşen kiraz çiçeği gibi. Hiç bir mezar taşı yazısı, 13. yüzyıl samuray savaş öyküsü Heyke Monogatari’nin ilk cümlesinden daha çarpıcı olamaz:

“Gururlu insanlar sonsuza dek yaşayamaz, onlar bir ilkbahar gecesi rüyasına benzerler. Güçlüler bile yok olacaktır, tıpkı rüzgârın önüne kattığı tozlar gibi.” (O’Neill 2006: 96)

Miyamoto Musaşi kimdir?

Miyamoto Musaşi veya Miyamoto Musashi (宮本 武蔵) Japonya’nın en ünlü

Miyamoto Musaşi hasmı Bokuden ile savaşırken

savaşçısı olan efsanevi kılıç ustası ve samurayın adıdır (1584-13 Haziran 1645) 30 yaşına geldiğinde 60’tan fazla dövüşte rakiplerinin tümünü yenmiş ölmeden hemen önce Kyushi dağında inzivaya çekildiği bir mağarada savaş sanatı öğretisinin temel kaynaklarından Go Rin No Şo (Beş Çember Kitabı) adlı kitabını yazmıştır.

Gerçek adı Shinmen Musaşi No Kami Fuji-vara No Genşin olan samuray, Tokyo’nun güneybatısında bulunan Musaşi bölgesinin Miyamoto köyünde doğmuş olup ‘Fujivara’ adlı soylu bir ailenin üyesiydi (No Kami: Asalet unvanı) Yedi yaşındayken babası Munisai ölünce bir rahip olan dayısı tarafından büyütülmüştür. Şogun Toyotomi Hideyoşi’nin Japonya’yı birleştirmek için uğraştığı isyan ve şiddet dolu günlerde büyüyen Musaşi’nin daha on üç yaşındayken mızrak usatası Arima Kihei’yi basit bir sopa kllanarak öldürdüğü bilinmektedir. Macera peşinde hiç kesmediği saçları ve nadir yıkanmasının da verdiği rezillikle çift kılıç kuşanmış olarak Japonya’yı dolaşarak kılıç sanatında ustalaşmaya çalışmıştır. İeyasu Şogun olunca rakip saflarda Aşikaga’nın ordusunda savaşmış, muharebeden ve yenik düşen bir orduya karşı başlatılan sürek avından kurtulmayı başarmıştır. Kan davalı olduğu Yoşioka ailesinin iki oğlunu öldürüp birini ağır yaralamıştı. Hozoin tapınağında mızrak dövüşünü incelemiş, Şişido Baikin adlı orak ve zincir ustasını öldürmüş, tahta kılıç kullanarakı Matsudaria efendinin kılıcını kırdıktan sontra hocalığını yapmış, Sasaki Kojro gibi pek çok kılıç ustasını yenilgiye uğratmış ve ünü tüm Japonya’ya yayılmış bir efsane olmuştur.

Beş Çember Kitabı, Miyamoto Musaşi
Ni Ten İçi Ryu denilen strateji yolunu yıllardır öğretiyorum ve şimdi ilk kez yazılı olarak açıklayacağım. Kanei’nin yirminci yılının (1645) onuncu ayının ilk on günü içindeyiz. Gökyüzüne saygı sunmak, Kwannon’a dua etmek ve Buda’nın önünde secdeye varmak üzere Kyushu’da Higo Twato’su dağına çekildim. Harima bölgesinden savaşçı Şinmen No Kami Fujiwara No Genşin’im ve altmış yaşındayım…

Strateji savaşçının zanaatıdır. Komutanlar bu zanaatı hayata geçirmeli, birlikler bu yolu bilmelidir. Günümüz dünyasında strateji Yolu’nun gerçekten anlayan savaşçı yoktur.

Çeşitli yollar vardır. Buda’nın yasasıyla selamet yolu, öğrenme yolunu yönlendiren Konfüçyus yolu, bir tabibin sağaltma yolu, ozanın Waka yolu, çay, okçuluk ve daha pek çok sanat ve beceri vardır. Herkes eğilim duyduğunu uygular.

Savaşçının ki ise ikili kalem ve kılıç yolu olduğu ve her iki yola da eğilimi olması gerektiği söylenir. Bir insanın doğal bir yatkınlığı yoksa dahi, yolun her iki kesimine de sıkı sıkı sarılmakla savaşçı olabilir. Genelde söylemek gerekirse, savaşçının yolu ölümü kararlıca kabulleniştir. Görev bilinci ya da utanç nedeniyle yalnızca savaşçıların değil, rahiplerin, kadınların, köylülerin ve daha aşağı insanların öldüğü doğru olsa da, bu farklı bir şeydir. Savaşçı insanları alt etme üzerine temellenen strateji yolunu öğrendiği için farklıdır. Kişilerle kılıç dövüştürürken ya da savaşlara katılırken, kendimize ve efendimize güç ve ün kazandırabiliriz. Stratejinin erdemi budur (Toprak Kitabı 49-51).

Buşido Japonca ‘Savaşçının Yolu’ anlamına gelen kelime, MS 11-14 yüzyıllar arasında samurayların uyması gereken bir dizi ahlaki ve felsefî prensipi içeren kurallar bütünün adıdır.

Buşido’nun sahip olması gereken yedi erdem:
  1. Gi (Doğruluk, doğru karar)
  2. Yu (Cesaret)
  3. Jin (Cömertlik)
  4. Rei (Saygı)
  5. Makoto (Dürüstlük, namus)
  6. Meiyo (Onur)
  7. Çuugi (Sadakat)
Yamamato Tsunenori
Bir savaşçı için, savaşçının yoluna (Buşido) bağlı kalmaktan başka yol yoktur. ‘Savaşçının yolu’ nedir? Sorusunu çabucak yanıtlayabilecek pek az kimse vardır. Çünkü onu yüreklerinde bilmemektedirler. Bundan, Savaşçının yolunu uygulamadıklarını görebiliriz. Savaşçının yoluyla ölüm kastedilmektedir. Yaşamla ölüm arasında bir seçim söz konusu olduğunda, ölümü seçmek demektir. Bundan fazla bir anlam ifade etmez. Şeylerin içine nüfuz edebilmek, kararlı olmak demektir. ‘Niyetlerini gerçekleştirmeden ölmek, yararsızca ölmek demektir’ gibi deyişler, güçsüz Kyoto, Osaka Buşido’suna özgüdür. Yaşam ve ölüm seçenekleriyle karşı karşıya kaldıklarında, özgün plana uyma konusunda kararsızdırlar. Yaşamayı herkes ister. Akıllarında hayatta kalmayı bulundurarak kuramlar oluşturuyorlar. ‘Niyetinde başarıya ulaşmayan kişinin yaşamaya devam etmesi korkaklıktır’ deyişi kalpsiz bir tanımdır. Yenilince ölmenin işe yaramaz bir ölüm olduğunu ileri sürmek, deli bir görüştür. Bu utanç verici bir şey değildir. Savaşçının yolunda yapılabilecek en önemli şeydir. Ruhunu sabahtan akşama doğru tutup ölüm fikrine alışabilirsen, ölümde kararlı olabilirsen ve kendini bir ceset olarak görebilirsen, böylelikle savaşçının yoluyla bütünleşebilirsen, yaşamdan yenilgi olasılığı olmadan geçebilir, görevini tam olarak yerine getirebilirsin.

Kaynak: Beş Çember Kitabı 50-51

Ninja  Feodal Japonya’da casusluk ve suikast amaçlı kullanılan ninjutsu adlı savaş sanatında eğitimli, ninja-ken adlı kısa kılıçları ve bazı suikast silahlarını kullanan tepeden tırnağa siyah kıyafetlere bürünmüş kişilerin adıdır. Japonya’ya MS 522 yılında savaş sanatları becerisine sahip rahiplerce getirilmiştir. MS 8. Yüzyıldan itibaren varlıklı birbirleriye rekabet halinde olan varlıklı ailelerin güç kazanması suikastçi ve casuslara olan ihtiyacı arttırmış bu da bugün bildiğimiz anlamda Ninja savaşçıların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Ninjalar, samuraylar ile karşılaştırıldığında daha zayıf olduklarından, ortadan kaybolma, binaların üzerinde sıçrayabilme ve 10 insan gücünde olmak gibi bazı hayali niteliklerin kendilerine yakıştırılarak efsaneleştirilmelerini teşvik ederek düşmanlarını korkutmayı başarmışlardır. 17. yüzyılda Ninjitsu eğitimi Japonya’da yasaklanmakla birlikte Ninjalar varlıklarını yakın zamana dek sürdürmüşlerdir.

Nito Ryu, Nijen Ryu, İki Kılıç Okulu  Efsanevi Japon samuray Miyamoto Musaşi’nin yarattığı iki kılıçla birden dövüşme stilinin adı olup, birden çok düşmanla karşılaşırken başvurulması gereken bir yöntemdir. Musaşi karşısında bir kişi varken asla çift kılıç kullanmamıştır.

Okçuluk  Nara ve Heian dönemlerinde samurayların temel silahı olan yay, savaş tanrısı Haçiman’ın da elinden düşmeyen kutsal bir silahtır.

Roku Gu ‘Altı Parça’  Samurayların savaş sırasında giydikleri altı parçadan (göğüslük, eldiven, kol, önlük, kalça zırhları) oluşan zırhın adıdır.

Ronin Muromaçi (MS 1138 -1573) ve Tokugava (MS 1603-1867) dönemlerinde ortaya çıkan efendisiz samurayların adı olup, Japonca ‘dalga adam’ anlamına gelmektedir. Samurayların aksine toprak ağalarını değil, yeni gelişen burjuva sınıfına hizmet etmişlerdir.

Seppuku Karın bölgesini keskin bir bıçak yardımıyla deşerek intihar etme ayininin adı olup, daha çok onurlu bir hayatı sürdüremeyecek bir olaya karışan samuraylar tarafından Buşido öğretisinin bir parçası olarak gerçekleştirilmekte ve harakiri adıyla da bilinmekteydi.
< Japonca setsu ‘kesmek’ + fuku ‘karın’

Beş Çember Kitabı, Go Rin No Şo  Japon samuray Miyamoto Musaşi’nin benzersiz kılıç tekniğini anlattığı kitabının adı olup kastedilen beş çember Budizm’in 5 temel elementidir (toprak, hava, su, ateş, rüzgâr, boşluk)

Asano, Asano Takumi No Komi Naganori Kırk yedi Ronin efsanesinin başlamasına neden olan soylunun adıdır. Kendi-sini küçük düşüren kişi tarafından öldürülünce ölen efendilerine sadık kalan kırk yedi samurayı ronin konumuna düşmüşler ama Asano’nun intikamını da almayı başarmışlardır.

Bunbu İçi, Kalem ve Kılıç Tokugava dönemi Japonya’sında genç samuraylar savaş sanatlarının yanı sıra Çince klasiklerin yazımı ve güzel yazı sanatında da eğitim almaktaydılar. Bu döneme özgü samuray eğitim prensibinin adıdır.

Kırk Yedi Ronin Efendileri Asano Naganori’nin hile ile öldürülmesinin ardın-dan Ronin durumuna düşen eski samuraylarının Kira Yoşinaka’yı öldürerek efendilerinin öcünü almalarını anlatan 18. Yüzyıla özgü efsanenin adıdır.

Ayrıca Oku: Katana

Kaynak

Özhan Öztürk. Folklor ve Mitoloji Sözlüğü. Phoenix Yayınları. Ankara, 2009

Takip, tavsiye ya da beğeni için