Yedikule Hisarı, İstanbul kara surlarının en önemli ve daha çok törenler için kullanılan giriş kapısı olan Altınkapı (Yaldızlı Kapı) arkasında söylenceye göre Bizans İmparatoru Zeno daha muhtemel olarak ise II. Theodosios (408-450) döneminde Bizans’a misafir gelen yabancı sarayların mensuplarını ağırlamak 413-439 arasında inşa edilen kaledir. II. Teodosios, Haliç dolaylarında bulunan surları, batıdan gelen düşman saldırılarını da önlemek için Marmara Denizi’ne dek uzatmıştır. Bu sırada I. Teodosius’un yaptırdığı eski zafer takı da giriş kapısı gibi iki yanından surlara bağlanmıştır. İmparator Altın Kapı’yı yaptırıken iki yanında birer kule yaptırmış sonradan kule sayısı arttırılmıştır.

Yedikule Hisarı Müzesi nerede? Yedikule hisarına nasıl gidilir?

 

Bizans döneminde kullanılan ilk adı yuvarlak anlamına gelen Strongilo (Στρογγύλο) iken sonrasında Kiklovio (Κυκλόβιο) kalesi olarak adlandırılmıştır. Bir söylenceye göre ise Bizans döneminde beş kule barındıran bölgenin adı Yunanca beş Kule anlamına gelen “Penta Pyrgion” iken II. Mehmet’in fetihten sonra 1457-1458’de mevcut 4 kuleye, 3 kule daha eklemesiyle Yedikule adı verilmiş, yerli Rumlar da bunun Rumca karşılığı Heptapyrgion’u (Ἑπταπύργιον) adını benimsenmiştir.

Fatih Sultan Mehmet, Yedikule’ye yeni kule ve surlar ekletip kuleleri bağladıktan

Mermer Kule, 1910

sonra burada bir garnizon oluşturmuştur ki 1 dizdar evi ile 12 asker evinin bulunduğu bu garnizonda 1 dizdar, 1 dizdar yardımcısı,6 komutan ve 50 asker görev yapmaktaydı. Bizans döneminde erzak deposu olan kuleler Osmanlı döneminde silah deposu ve devlet hazinesinin korunması için kullanılmıştır. Silâhlar ve hazinenin Topkapı sarayına taşınmasından sonra Yedikule’nin önemi yavaş yavaş azalmıştır.

Yedikulenin Osmanlı dönemi isimleri

Genç Osman Kulesi

16. Osmanlı padişahı II. Osman bu kulenin 2. Katında katledilmiş olup, burada çok sayıda idam gerçekleştirildiği için “Kanlı Kuyu” olarak da adlandırılmıştır. Burada kesilen kafalar zemindeki delikten aşağı atılınca, oradaki denize bağlanan su

Yedikule Hisarı, 1890

yolundan birkaç gün içinde denize kavuşmaktaydılar. Yabancı mahkûmlar Zindan Kulesin’de kalırken Kanlı Kule’de Müslüman tutuklular kalmaktaydı

Cephanelik Kulesi

Cephanelik ve zindan olarak kullanılmıştır.

III. Ahmet Kulesi, Küçük Kule, Pastroma Kulesi

III. Ahmed döneminde (1703-1730) 1724-1725’te sekiz köşeli olarak yeniden inşa edilmişse de ancak III. Osman döneminde (1754-1757) tamamlanmıştır. Küçük Kule

Osmanlı döneminde Yedikule hisarı etrafındaki evler

oalrak bilinen güneydeki Bizans burcu 1766 Büyük İstanbul Depremi sırasında yıkılmış olup, sonradan yenilenmemiştir. Kulenin hemen yanındaki kasırda başlayan yangında sıçrayan alevlerden zarar görmüştür.

Hazine Kulesi, Darı Kulesi

Kuzeydoğudaki yuvarlak kulenin adı olup, Fatih döneminde Osmanlı hazinesinin muhafazası için inşa edilmiştir. III. Murat döneminde (1574-1595) saraya aktarılmadan önce devletin hazinesi burada muhafaza ediliyordu. III. Murad’ın hekimbaşısı Dominico hatıralarında 250 asker tarafından korunan bu kulede külçe altın para, diğerinde silah, zırhlar, kıymetli eyer ve at koşumları diğerlerinde ise eski armalar, antika eşya resmi devlet evrakı korunduğundan bahsetmiştir.

Zindan Kulesi

Ortada bulunan prizma şeklindeki bu yapı zindan olarak kullanılan iki kuleden birisi

Yedikule Hisarı Kapısı, 1890-1900

olup, hapsedilen yabancı mahkûmların duvarlara yazdıklarına ithafen Kitabeler Kulesi olarak da adlandırılmaktaydı. Bununla birlikte esirden ziyade rehin muamelesi gören yabancı mahkûmlar hisar içerisinde hatta şehirde bile rahatça dolaşabilmekte, mahallerdeki evlerde de kalabilmekte ve ibadet için dışardan rahip getirebilmekteydiler.

Kız Kulesi, Top Kulesi

Güneydoğuda yer alıp zindan olarak da kullanılan bu kule de 1782 Aksaray-Yedikule

Türkçe Altınkapı veya Yaldızlı Kapı, İngilizce Golden Gate, Latince Porta Aurea, Yunanca Χρυσεία Πύλη

Altınkapı veya Yaldızlı Kapı, 1880

yangından etkilenmiş, içindeki tutuklular da yanarak ölmüştür.

Bayrak Kulesi

Altın Kapının üzerindeki kulenin adı olup, sağ ve solunda muhafız odaları bulunmaktaydı. Kulede yeniçeriler nöbet tutuğundan bu adı almıştır.

Yedikule Zindanı

Osmanlı tarihinde ilk idam edilen sadrazam olan Çandarlı Halil Paşa‘nın Yedikule’de idam edildiği iddia edilmekteyse de kanıtlamak mümkün değildir. Son Trabzon Rum İmparatoru olan David Komnenos ve oğulları 1463’de Yedikule’de idam edilmiştir. II. Mehmet’in vezirlerinden Mahmut Paşa, Yavuz Sultan Selim’in 16. yy başında Mısırı alıp Memluklara son vermesiyle Kostantiniye’ye getirilen son Abbasi Halifesi 3. Mütevekkil burada hapsedilmiştir. Kapıkulu askerleri ile Yeniçerilerin başlattıkları isyanda 1622’de tahtından indirilen Genç Osman sadrazam Davud Paşa ve emrindeki cellatlar tarafından burada katledilmiş, cesedi saraya götürülmüş ve I. Ahmet türbesine gömülmüştür. Sadrazam Davud Paşa’nın sonu da farklı olmamış 1 yıl sonra aynı kulede kafası kesilerek öldürülmüştür.

Ayrıca çok sayıda yabancı elçi ve devlet adamı da burada hapsedilmiştir ki bunlar arasında Venedikli Stephanus Alberti (1607), Julius Ardrea Virasina (1600), Fransız Konsolosu Jean de la Haye (1660), Elçi Ruffin, İstanbul Ermeni Patriği Avedik (1703), Eflâk Prensi Constantin Brancoveanu (1714), diğer elçilerin ricaları sonucunda serbest bırakılan Rus Elçisi Kont Aleksi Oberskov (1787) , Sadrazam Kara Davud Paşa (1622), Baş Mimar Kasım Ağa (1651), Girit Fatihi Deli Hüseyin Paşa sayılabilir. Bunlardan Napolyon Savaşları sırasında hapsedilen Fransız diplomat ve yazar François Pouqueville anılarını “Voyage en More, Constantinople, en Albanie, et dans plusieurs autres parties de l’Empire Othoman, pendant les années 1798, 1799, 1800 et 1801” adlı çalışmasında aktarırken zindan hakkında detaylı bilgi vermiştir.

1837’den itibaren Yedikule’nin zindan olarak kullanılmasına son verilmiş, 1878’de içerisine “Mithat Paşa İnas Sanayi-i Nefise Mektebi “ adlı kız okulu yapılarak Maarif Nezaretine tahsis edilmişse de kısa bir süres sonra kapanmış yapı, 1895’te Müze-i Hümayun’a bağlanmıştır.

Yedikule Hisarı ve Altın Kapı’nın son restorasyonu Cahide Tamer tarafından 1958–1970 yılları arasında yapılmış olup, 1985’te Hisarlar Müzesi Müdürlüğü’ne bağlı olarak ziyarete açılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, daha önceleri kısa süreler için konser ve tiyatro gösterilerine ev sahipliği yapmış olan Yedikule Hisarı’nı 2004 yılında özel bir şirkete 30 yıllığına kiralamıştır. Swiss Turkish International İç ve Dış Ticaret Şirketi, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na sunduğu projeyle hisarı 30 yıllığına kiralamış, Yedikule Meydanı’na dozer ve greyderlerle girilmiş, zemindeki orijinal taşlar yerlerinden sökülüp üzerlerine mıcır dökülmüş, alanı genişletmek amacıyla 80-90 yıllık olduğu belirtilen 60’a yakın sedir ve akasya kesilmiştir. Arkeologların basına yansıya itirazlarından sonra Şehristanbul Derneğinin şikâyeti üzerine İl Defterdarlığı aleyhine açılan davada İstanbul 1. İdare Mahkemesi, 2006 yılında kiralama işlemin iptal edilmesine karar vermiş, son olarak Danıştay 13. Dairesi 24.12.2008 tarih ve 2008/8294 No’lu kararı ile İstanbul 1.İdare Mahkemesi’nin kararını onamıştır.

Ayrıca Oku: Yedikule semti, Fatih İstanbul

KAYNAKÇA

Bayraktar, M., Yenidoğancı, V. (1994). “Tarihsel Olaylarıyla Yedikule Hisarı”, Türkiyemiz, S. 72 s. 36-51

Belge, M., İstanbul Gezi Rehberi. İstanbul, 2007

“Tarihten pist yaptılar”. Radikal Gazetesi.22 Mayıs 2004

“Yedikule ‘pist’ olmaktan kurtuldu”. Radikal Gazetesi.5 Ekim 2006

“Yedikule”. Yeni Hayat Ansiklopedisi. İstanbul, 1979 Cilt 6. s. 3320

The Oxford Dictionary of Byzantium. Ed. Alexander P. Kazhdan. Oxford University Press. New York ve Oxford, 1991. Cilt II s. 858-59

Takip, tavsiye ya da beğeni için