Bufud ‘Mantar’ ve ‘kuru’ anlamlarına gelen kelime (Akçaabat) ayrıca ‘sirke, pekmez gibi yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf, mantar’ (Giresun) ve ‘pas; oksitlenme; sürahi, çaydanlık ve bardakta meydana gelen tortu, kireç’  (Samsun, Ordu, Gümüşhane) anlamlarına kaydedilmiştir.

Çakal osuruğu Krem rengi bir mantar türü olup yenilmeyen bu mantara, bir gece içinde çıktığı düşünüldüğünden bu isim verilmiştir (Sürmene)

Hevlek Yenilebilir bir mantar türü (Giresun). Anadolu’da hevlek ‘Sabanın tarlada bıraktığı iz’ (Kayseri) anlamında kayıtlıdır.

Dil buran Tadı acı olmasına rağmen yenilebilir, üstü mavimtrak renkte yabani mantar türü (Trabzon)

Drosi Yaşlı kestane ve gürgen ağaçlarının gövdesinde yetişen bir mantar türü olup tazeleri soğanla kavrularak yenilir; kuru olanları ise ateş yakmak için çıra gibi kullanılırDI. Sürmene ve Çaykara’da laksi, Ordu ve Giresun’da tanagena adıylabilinirdi.

Kukuvaka veya guguvaga, kahverenkli benekleri olan, iç petekleri genellikle beyaz nadiren hafif pembemsi yenilebilir bir yer mantarı türünün adıdır (Trabzon, Gümüşhane). Rize’nin İkizdere ilçesinde ‘yaylada yetişen ve çiçek kısmından sivilceler için ilaç yapılan bir ot” anlamında kukuvaç kelimesi kayıtlı olup, Trabzon’da kukuvaka aynı zamanda ‘çömelerek oturmak’ anlamında kaydedilmiştir.

Gavur papağı Zehirli bir mantar çeşidi (Trabzon Şalpazarı)

Gelin parmağı Zehirsiz bir mantar türünün adı olup (Tonya), geyik boynuzlarını andıran yapısından dolayı gelincuk tırnağı adıyla da bilinmekteydi (Akçaabat)

Anakenar veya anagena ağaç gövedesinde yetişen ıslak, yağlı görünümlü yenilen bir mantar türü olup (Şalpazarı, Akçaabat), Trabzon’un doğusunda laksi adıyla bilinmektedir.

Köpek işemesi Zehirli bir mantar türü (Akçaabat)

Levlek Yenilebilen bir mantar türü (Trabzon Şalpazarı)

Laksi, Yağlı, ıslak görünüşlü bir ağaç mantarı olup, köylülerin guguvaga dışında

Ağaç mantarı, Trabzon

yediği tek mantar türüdür (Trabzon). İlkbahar yağmurlarıyla birlikte yaşlı ağaçlarda yetişen bu mantar türü Trabzon’un batısında anagena, Lazca oce adlarıyla bilinmektedir. Trabzon’da lakşiya ‘Islanmış’ anlamına gelmekteydi.

Loydufes Zehirli bir mantar çeşidi (Hemşin)

Tirmit Krem renkli yenilebilen bir mantar türünün adı olup (Ordu, Giresun) Trabzon’un doğusunda kukuvaka olarak bilinmektedir. Tırmıt, tırmut (Gümüşhane) ve dirmit formudna kaydedilen mantar türü ayrıca fındık mantarı olarak bilinmekteydi. Ayrıca Maçka ‘da tirmiza adlı zehirli bir mantarın varlığı bildirilmiştir. Tirmit yemeği yapmak için, 500 gram tirmit küçük küçük doğranır, iyice yıkanır. Acılığını gidermek için 5-10 dakika tuzlu suda bekletilir.  Bu arada 4-5 baş soğan doğranır, tereyeğında kavrulur. Man-tarlar da sudan alınıp kurulanarak tavaya konur, az su ve tuz eklenerek bir süre kaynatılırdı. Mantarların sertleşmemesi için çok ateşte tutmamak gerekirdi. Ermenice tirmit ‘acı mantar’ (Hemşin, Trabzon) kelimesiyle ilişkilidir.

Kav, dere içleri gibi nemli alanlarda yer alan kızılağaç ve gürgenlerin diplerinde yetişen krem rekli bir ağaç mantarıdır. Bu mantar su ve barutla kaynatılıp, çekiçle dövüldükten sonra kurutulup, çakmaktaşıyla ateşlenebilen kahverengi yanıcı bir madde haline gelmekte ve kibrit yaygınlaşmadan önce sigara içmek ya da ateş yakmak için tüm Anadolu’da kullanılmaktaydı. Osmanlı dönemi geleneksel Karadeniz erkek kıyafetinde, çakmaklı tüfeği yağlamak için taşınan yağdanlığın haricinde, sigara yakmak için taşınan içine çakmak taşı ve kav konulup belde taşınan kutunun adı kavlık veya kavluk olarak bilinmekteydi. Tiryaki, önce sigarasını sarmakta, arkasından çakmağı, çakmak taşını ve kavı almakta,, çakmağı taşa vurur, çıkan kıvılcım kava aktarılır; ateş alan kav sigaranın açık olan uç kısmına yerleştirilir. Böylece tütün, dolayısıyla sigara yanmaya başlardı. 13. yüzyıl öncesi Türkçe kayıtlarda ka:v (Hakaz), kaw (Harzemşah), kow (Kuman), ka:w (Kıpçak) formunda geçen kelimenin Farsça’ya da Türkçe’den geçtiği ileri sürülmüştür.

Kaynakça

BLÄSING, U. (1992), Armenisches Lehngut im Türkeitürkischen am Beispiel von Hemşin. Amsterdam-Atlanta # 82

BUCAKLİŞİ, İ.A. & UZUNHASANOĞLU, H. (1999). Lazuri- Turkuli Nenapuna. Akyüz Yayıncılık. İstanbul. s. 374

CLAUSON, G. (1972), An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth Century Turkish. Oxford. s. 579

DANKOFF, R. (1995), Armenian Loanwords in Turkish. Harrassowitz Verlag. Wiesbaden. s. 191

EMİROĞLU, K. (1989), Trabzon Maçka Etimoloji Sözlüğü. s. 170, 218

GEDİKLİ, F. (2004), Akçaabat Yazıları. Yedirenk Yayınları. İstanbul. s. 164, 180

KALYONCU, H. (2001), Trabzon-Tonya Ağzının Dilbilgisel Özellikleri ve Tonya Sözlüğü. Trabzon. s. 66

KAZMAZ, S. (1994), Çayeli Geçmiş Günler ve Halk Kültürü. Türk Halk Kültü-rünü Araştırma ve Tanıtma Vakfı. Ankara. s. 195

ÖZTÜRK, Özhan. Karadeniz Ansiklopedik Sözlük. Heyamola Yayınları. İstanbul, 2005

Türkiye’de Halk Ağzından Söz Derleme Dergisi (1939-1951). Maarif Matbaası. İstanbul. s. 723

TÜRKYILMAZ, H.İ. (1995), Dünden Yarına Tüm Yönleriyle Eynesil. Eynesilliler Kültür ve yardımlaşma derneği. s. 185

URAZ, M. (1933), Halk Edebiyatı Şiir ve Dil örnekleri. Suhulet Kütüphanesi. İstanbul. s. 513

Yurt Ansiklopedisi (1982-1983), Anadolu Yayıncılık. 10+1 cilt. İstanbul. s. 6320

YANIKOĞLU, B. (1943), Trabzon ve Havalisinde Toplanmış Folklor Malzeme-si. İstanbul. s. 283,

Takip, tavsiye ya da beğeni için