İnsan veya hayvan memesi, göğüs ucu anlamına gelen terim sadece Karadeniz bölgesinde değil Anadolu’nun pek çok yerinde cicik, cıcık, cucuk (Ordu, Giresun, Artvin, Ankara, Afyon, Çanakkale, Erzincan, Bitlis, Malatya, Elazığ, Trabzon, Samsun, Sinop, Ordu, Giresun, Çorum, Tokat, Amasya, Kayseri), çiçig (Çamlıhemşin), cicig (Bayburt, Gümüşhane, Rize) ve Lazca çiçi, çiça formlarında söylenmektedir. Giresun’da ve Anadolu’nun bazı bölgelerinde cicik formu (Kayseri, Isparta) ‘meme emen çocuk’ Sivas ve Tokat’da cücük, Şebinkarahisar’da çücük ve Muğla’da cicik formlarında ‘civciv’  anlamında kullanıldığı da kaydedilmiştir.

Türkçe, Moğolca ve Sanskritçe ortak kök

Meme kelimesi pek çok arkaik dilde aynı zamanda ‘emmek’ anlamına da gelmekte olup, insanlık tarihi kadar eski ve yaygın bir kelime olduğundan net bir köken tespiti yapmak mümkün değildir. Sanksritçe cucu:ka, cucuka, Hurrice cuci, Macarca cicik, Farsça cucuk, Ermenice cicik (cucuk), Korece čjóč, hatta Güney Amerika’da And dağlarında yaşayan ve eski İnka İmparatorluğu’nun dilini konuşan Quechua yerlilerinde bile meme anlamında çuçhu, çiçhiy kelimeleri kullanılmaktadır.  Bununla birlikte kelime Türkçe içerişinde de eskidir. Divan-i Lugat-it Türk (1070) ve Codex Cumanicus’da (1300) gibi tarihi kaynaklarda (‘süt emen domuz’ anlamında kullanılan çocuk (Kıpçakça çoçka, Moğolca çoçğa, Çağatayca cocğa) ve çiçek (Moğolca çeçeg, Uygurca çeçek, Kumanca çiçek, Kıpçakca çeçe:k) kelimeleriyle ilişkili olduğu bellidir. Bununla birlikte günümüz Türk dillerinde tavuk anlamında kullanılmaktadır (Gagavuzca čož’uk, Türkmence ž’o:ž’uk, Karaçayca, Kumıkca žüžek, Özbekce, Uygurca žužuk, Kırgız čöže).

Yukarıdaki anlamlarının dışında cucuk, cücük, cıcuk, cucuk, çuçuk formlarında Trabzon, Rize, Gümüşhane ve Doğu Anadolu’da şuyük, şücük, şüjuk, şüyük formlarında ‘peynir mayası’ hatta ‘lor peynirin süzülüp alındıktan sonra geriye kalan suyu’ anlamlarında kullanılan kelime farklı bir kökene sahip olup, muhtemelen Ermenice šič (ut) ‘süzmek, dialektlerde šiĵug (Muş), šuĵux (Sivas) ile ilişkilidir.

Kaynakça

BLÄSING, U. (1992), Armenisches Lehngut im Türkeitürkischen am Beispiel von Hemşin. Amsterdam-Atlanta # 1

CAFEROĞLU, A. (1946; 2. Baskı 1994), Kuzey-Doğu İllerimiz Ağızlarından Toplamalar. İstanbul s. 312

CLAUSON, G. (1972), An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth Century Turkish. Oxford s. 400

ÇELİK A. (1999), Trabzon-Şalpazarı Çepni Kültürü. T.C. Trabzon Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Yayınları. Trabzon s. 553

DANKOFF, R. (1995), Armenian Loanwords in Turkish. Harrassowitz Verlag. Wiesbaden s. 72

DEMİR, N. (2001), Ordu İli ve Yöresi Ağızları. Türk Dil Kurumu Yayınları. Ankara s. 338

EMİROĞLU, K. (1989), Trabzon Maçka Etimoloji Sözlüğü s. 64

ÖZCAN. S (1990), Gümüşhane Kültür Araştırmaları ve Yöre Ağızları. Kültür Bakanlığı s. 569

ÖZTÜRK, Özhan. Karadeniz Ansiklopedik Sözlük. Heyamola Yayınları. İstanbul, 2005

Türkiye’de Halk Ağzından Derleme Sözlüğü (1963-1976). Ankara s. 958, 3705, 3794

TÜRKYILMAZ, H.İ. (1995), Dünden Yarına Tüm Yönleriyle Eynesil. Eynesilliler Kültür ve yardımlaşma derneği s. 180

Takip, tavsiye ya da beğeni için