Bıldırcın

Trabzon’un doğusunda buldurcin veya buldurce (Rize) olarak telaffuz edilen sülüngiller familyasından boz renkli bir kuş olup ülkemizde yerli ve göçmen olarak görülmektedir. Anadolu’ya ilkbaharda göçmen olarak gelenler yüksek yaylalara yerleşirler. Erkeğinin boynunda bulunan koyu renkli lekelere sahip olmamalarıyla tanınabilen dişi bıldırcınlar, hafifçe eşeleyip, kuru otlarla doldurduğu yuvalarına bıraktığı 8-14 arasında yumurta üzerinde, 18-20 gün kuluçkaya otururlar.

Göçmen bıldırcınlar, Trakya ve Karadeniz üzerinden geçerek, kışı Orta Afrika’da yazı ise Romanya, Rusya bozkırlarında geçirirler. Çay tarımı öncesinde, göçmen gelen bıldırcınlar Doğu Karadeniz bölgesindeki mısır tarlaları ve çayırlıklarda bol yem bulduklarından 15 gün kadar yataklar, bu dönemde atmaca, ağ veya ateşli silahlar kullanılarak bol miktarda avlanırlardı. Rize ve doğusunda 1950’li yıllardan itibaren çay tarımının yaygınlaşması, mısır tarlalarının çaylığa dönüşmesi neticesinde, bıldırcınların beslenebileceği alan miktarı sınırlanmış, bu olayda pek çok göçmen kuş gibi, bıldırcınların da bölgeden yataklamadan transit geçmeleri sonucunu doğurmuştur. Bıldırcın göç sırasında, açık ve aydınlık havalarda, diğer kuşların çıkamayacağı bir yükseklikten uçarak avcı kuşlara yem olmaktan korunurdu.

Bıldırcın nasıl pişirilirdi?

Bıldırcın (Coturnix coturnix) yumurtaları

Kapalı havalarda deniz üzerinden gelen bıldırcınlar, çayırlık alanlarda konakladıktan sonra göçlerine devam etmekteydiler. Bıldırcın, yağmurlu havalarda, denizden gelir, ıslandığı zaman çabuk yorulduğundan, en yakın ışık olan yere inmek zorunda kalır, sahilde avcıların kurduğu ağlara yakalanırlardı. Ağa yakalanan bıldırcınlar temizlenip pişirilirdi: Bıldırcın dörde bölünüp fasülyeye, Lazca pirinconi adıyla bilinen pilava konulabilir, kavrulup ekmekle yenilebilir ya da pileki adı verilen yayvan toprak güveçte patlıcanlı yemeği yapılabilirdi.

Türkçe kökenli bir kelime olan bıldırcın (Çuvaşca păltărčan; Azerice bildirçin; Hakazca püdürčün) Lazca otrike veya otriçi adlarıyla bilinmektedir. (Latince Coturnix coturnix, Almanca Wachtel, İngilizce quail, İspanyolca Codorniz, Fransızca caille, İtalyanca Quaglia). Eylül ayı içinde Kestane Karası ve Ayeser fırtınalarından sonra meydana gelen üçüncü büyük fırtına zamanı ise Bıldırcın geçimi olarak anılmaktaydı. (Trabzon)

Bıldırcın Anası

Anadolu’da bıldırcın kılavuzu olarak bilinen Rallidae familyasından bir kuş cinsi olup yerel lehçede buldurcin anasi, Lazca ise ğarğa olarak anılmaktadır (Latince Crex crex, İngilizce Corncrake, Danimarkcaa Engsnarre, Hollanda Kwartelkoning, Fince Ruisrääkkä, Fransızca Râle des genêts, Almanca Wachtelkönig, İtalyanca Redi quaglie, Norveçce Åkerrikse, İspanyolca Guión de codornices, İsveçce Kornknarr)

Bozbakal

Yaban tavuğunun adı olup (Trabzon) Anadolu’da bakal ‘karatavuk, sığırcık’ (Bursa, Samsun, Balıkesir, Kastamonu, Bartın, Zonguldak, Isparta) olarak da bilinmekteydi.

Bozmaka

Ökse Ardıcı kuşuna Rize ve civarında verilen isim olup Lazca maçapule adıyla bilinmektedir.. Sırtı gri-kahverengi, göğüs kısmı ise beyaz üzerine siyah kırçıllı tüylerle kaplı, karatavuktan daha büyük ama diğer ardıçlarla kıyaslanınca küçük kafalı ve uzun kuyruklu bir kuştur. Avrupa ve Karadeniz kıyıları boyunca tüm yıl yerli olup yazın Rusya, Polonya, İsveç steplerine göç ederler (Latince Turdus viscivorus (İngilizce Mistle Thrush; Danimarkaca Misteldrossel; Hollandaca Grote Lijster; Fince Kulorastas; Fransızca Grive draine; Almanca Misteldrossel; İtalyanca Tordela; Norveçce Duetrost; İspanyolca Zorzal charlo; İsveçce Dubbeltrast)

Takip, tavsiye ya da beğeni için