Anzarot veya anzorot, Trabzon argosunda ‘rakı’, İstanbul argosunda ‘kalitesiz rakı’ anlamında kullanılmaktaysa da gerçekte Türkçe adı anzarot, Latince Astragalus (Papilionaceae) olan İran kökenli Astragalus (Papilionaceae) grubundan bir çalı bitkisidir. Bu ağacın reçinesinin yara tedavisinde kullanılmasına atfen böyle bir yakıştırma yapılmış olmalıdır.
Arapça ʿanzarūt veya enzerut kelimesi Osmanlıca üzerinden Modern Türkçe ve

Anadolu lehçelerine de geçmiş olup, Eski Roma’dan bu yana anzarot reçinesi ile zeytinyağı karıştırılarak melhem haline getirildikten sonra yaraların sağaltılmasında ve göz hastalıklarının tedavisinde kullanılıyordu.

Anzorot sofrasi mancasiz olmaz’ (rakı sofrası yemeksiz olmaz) Trabzon’dan deyim
Tam eğleneceğimiz sırada anzarot bitti.” Hüseyin Rahmi Gürpınar.

Rakı nedir? Ülkelere göre rakı çeşitleri

Rakı, üzüm (‘rakı’ Anadolu, ‘uzo’ Yunanistan), incir (Yunanisyan) ve erik (‘slivovits’,

Geçmişte meyhanelerin kapanma vakti geldiğinde rakıyı fazla kaçıran müdavimler ‘küfeci’ denilen hamallar tarafından büyük boy  sırt sepetinde taşınarak evlerine bırakılır, bu durum ‘küfelik olmak’ olarak adlandırılırdı.

Sırbistan), yabani kiraz (‘kirsh’, Almanya, İsviçre), elma (‘applejack’, ABD), pirinç (‘sake’, Japonya) gibi meyvelerin alkolle mayalandırılarak damıtılmasıyla elde edilen bir içki türü olup, içine sadece Türkiye ve Yunanistan’da anason katılmaktadır. Türk argosunda ‘rakı’ için kullanılan pek çok kelime olup anzarot dışında Akyazılı, Giravatli, Pirna, Pırna, Fahrettin Kerim, Apeki, Pirne, Çarmak, carmak, carmacur, piriz, çarmakçur, piyiz, dem, düz, piys, aslan sütü, imam suyu, düz ve düziko bunların başlıcalarıdır. Türk rakısı yüksek dereceli (93-94˚) kuru ve yaş üzüm ispirtosunun anason tohumu ile iki defa damıtılmasından elde edilir. Rakı, Arapça araḳῑ kelimesinden dilimize girmiş olup, damıtılırken imbikten ter tanecikleri gibi damla damla düştüğünden Arapça ‘ter’ anlamındaki araḳ kelimesi ile özdeşleştirilmiş olmalıdır. 17. Yüzyılda Evliya Çelebi seyahatnamesinde rakı üreten esnafı ‘arakçiyan’ olarak nitelemiştir. Ülkemizde 1944 yılından itibaren rakı üretimi ve satışı Tekel Genel Müdürlüğü tarafından yapılmışsa da 2001 yılında yüksek alkollü içkilerde devlet tekeli kaldırılınca özelleştirme ile birlikte rakının ilk kez özel sektör tarafından üretilmesinin önü açılmıştır. 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun değişmesi ile kanunda ‘üzüm kökenli bir distilat olan suma veya

Ordu Perşembeli türkücü Kâmil Sönmez’in aziz hatırasına (1947-2012) Rakı sofrası muhabbetsiz olmaz!

tarımsal kökenli etil alkol ile karıştırılmış sumanın, beş bin litre veya daha küçük hacimli geleneksel bakır imbiklerde, anason tohumu ile ikinci kez distile edilmesiyle üretilen rakının, Türkiye’de üretilmesi ve üründeki toplam alkolün en az %65’inin suma olması şarttır” ifadeleriyle ilk kez “rakı tanımı” yapılmıştır. Ayrıca Türk Patent Enstitüsü tarafından 2009 yılında “rakı” coğrafi işaret tescili yapılarak koruma altına alınmıştır.

Şira Nedir?

Üzüm suyu. Karadeniz Rumcası şira (σιρά [Giresun, Santa, Trabzon, Ordu]) olan kelime Antik Yunanca sireon (σίραιον) “şarap yapmak amacıyla yeni kaynatılmış üzüm suyu” ve Yunanca sireon (συραιον) “üzüm suyu” kelimelerinden ödünçlenmiştir.

İçelim güzelleşelim’, ‘ne olacak bu memleketin hali’ ve  ‘Batsın bu dünya’ deyişlerini içeren mizah dolu bir rakı kadehi

Kaynakça

DEVELLİOĞLU, F. (1990) Türk Argosu. Aydın Kitabevi. Ankara s. 85
ÖZTÜRK, Özhan. Karadeniz Ansiklopedik Sözlük. Heyamola Yayınları. İstanbul, 2005
PAPADOPULOS, LP. (1958-1961), Ιστορικόν Αεξικόν της Ποντικης διαλέκτου. Atina. s. II 282
SAV E. (1994), Rakı Sohbetleri. Bilgi Yayınevi. İstanbul s. 13-109
Türkçe Sözlük (1998), Türk Dil Kurumu (9. Baskı). ‘Ankara s.1843
YANIKOĞLU, B. (1943), Trabzon ve Havalisinde Toplanmış Folklor Malzemesi. İstanbul S.260
ZAT, V. (1994), Adabıyla Raki ve Çilingir Sofrasi. İletisim Yayinları. İstanbul s. 24-223

Takip, tavsiye ya da beğeni için